
paragraf bilgisi 5
Authored by cihangir özkaner
Other
9th - 12th Grade
Used 3+ times

AI Actions
Add similar questions
Adjust reading levels
Convert to real-world scenario
Translate activity
More...
Content View
Student View
11 questions
Show all answers
1.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
1. Genç adam bir sokakta durduğunu fark etti. Sokak, yolun iki yanında duvar gibi duran bitişik evlerden oluşuyordu. Geleceğin kentlerinde sokağın kalmayacağını düşündü. Yeşil alanların ortasında yükselen blok yapılarda yaşayacak insanlar. Sokak hayatı ortadan kalkacak. Ya dilimizdeki sokakla ilgili sözler? "Sokak kapısı, sokak süpürgesi, sokağa atılmak, sokağa dökülmek, sokaktaki adam..." Kim bilir belki de anneler çocuklarının kulağını çekmeyecek: "Sokak çocuklarıyla oynama!" demeyecek.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmaktadır?
Sokağın toplum yaşamındaki önemi
insanların modern yaşama hazırlıksız olmaları
Türkçedeki deyim sayısının çokluğu
Toplumsal yaşamdaki değişikliklerin dile etkisi
Bir kavramın yok olmasının insanlar üzerindeki etkisi
2.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
Bahar bir başka gariplikte bastırıyor İngiltere'de. Şu beş sene içinde nesine alışabildim ki baharına aşinalık hissedebileyim. Mayıs içinde, kışı ve baharı birlikte yaşıyorsunuz. Hatta, aynı gün iki ayrı mevsimi iç içe paylaşıyorsunuz. Sabah gün dolusu bir güneş... Öğleye doğru bir yağmur bastırıyor... Ve sonra mübalağasız, ceviz büyüklüğünde bir dolu serenadı. Evlerdeki kaloriferler bile, bilgisayarlara bağlı oldukları halde, zaman zaman ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Hele güneş iki saat için yüzünü gösterdi mi, çiçeklerle bezenmiş bahçelerde ve sokak merdivenlerinde, insanlar semaya poz veriyorlar.
Bu parçada aşağıdakilerden özellikle hangisi üzerinde durulmaktadır?
İnsanların değişken mevsim şartlarına ayak uyduramaması
İngiltere'de baharın diğer mevsimlerle iç içe olduğu
İngiltere'de yaşamın verdiği tedirginlik
İngilizlerin güzel havalara hasret kalmaları
Değişik iklim koşullarının İngilizlerin karakterlerine yansıdığı
3.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
Türkiye'de kitapçılık, son çeyrek" yüzyıl içinde çehre değiştirdi. Öncelikle kitabı seven, işinin manevi boyutuyla tatmin olan bir kitapçı türü vardı eskiden, şimdi sayıları eni konu azaldı o insanların. Yalnızca kitap satan, iyi "çeşit" bulunduran pek az dükkân görüyoruz. Çoğu, kırtasiye, kaset, oyuncak hatta başka tüketim malları bulunduruyor. Vitrine, kolay satılan maldan başkası zor giriyor.
Yazar, bu parçanın bütününde aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
Türkiye'de satılan kitap sayısının günden güne azalmasından.
Kitapçıların başka mallar satmaya yönelmesinden.
Kitapçılarda, kitap çeşitlerinin az olmasından.
Kitabın ticari bir mal gibi görülmesinden.
Kitapçılık anlayışının değişmesinden.
4.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
Karadeniz'le Akdeniz'in kucaklaştığı, Asya'yla Avrupa'nın yeşillikler ve mavilikler ortasında yüz yüze geldiği, uygarlıklar, kültürler köprüsü olan İstanbul, doğal kültürel zenginlikleriyle birçok sanatçıya esin kaynağı olmuştur. Edebiyatımızda en çok şiir İstanbul üzerine yazılmıştır. Müziğimizdeki ölümsüz yapıtların pek çoğu İstanbul'la ilgilidir. En güzel mimari eserler İstanbul'u donatmıştır. 18. ve 19. yüzyılda minyatürlere, gravürlere konu olmuştur İstanbul. Kimi Avrupalı ressamlar da İstanbul'a gelmeden İstanbul yaşantısını tuvallerine yansıtmışlardır. Cumhuriyet dönemi ressamları da İstanbul tutkusunu yoğun biçimde yaşadılar. Kısacası, İstanbul'u görüp de yapıtına yansıtmayan sanatçı yok gibidir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Pek çok sanatçının İstanbul'u konu edinen eserleriyle ünlü olduğu
İstanbul'a gösterilen ilginin Cumhuriyet döneminde arttığı
İstanbul'un, Türk sanatının ilham kaynaklarının başında yer aldığı
İstanbul'un, doğal ve tarihi güzellikleriyle sanatın her dalına konu olduğu
İstanbul'daki yaşamın dünyanın her yerindeki sanatçılar için ilgi çekici olduğu
5.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
Karşımıza çıkan olayları, nesneleri, insanları gören, onlarla alışverişte bulunan biz değiliz sanki. Bakarken başkalarının gözünü ödünç alıyor, işitirken kulak dolgunluğuyla işitiyoruz. Oturuştan kalkışa, eğlenmeden dinlenmeye hep başkalarını örnek alıyoruz. Başkalarının hoşlandığından hoşlanmaya özen gösteriyoruz. Beğenilerimiz başkalarının beğenileriyle uyuşmayınca canımız sıkılıyor. Herkesin sevdiğini sevmeyince, herkesin kınadığını kınamayınca içimiz rahat etmiyor. Herkesin üzüldüğüne üzülmek, herkesin alkışladığını alkışlamak üzere kurulmuşuz sanki.
Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
İnsanların, varlıkları benzer şekilde algılamalarından
insanların başkalarını örnek almasından
Bütün insanların aynı düşünce etrafında toplanmamalarından
insanların kendilerine özgü davranışlarının azlığından
İnsanların olaylar karşısında aşırı duyarlı davranmalarından
6.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
Büyük şehir, bize kiminle birlikte olmamız konusunda bir seçme olanağı vermiyor. Otobüse ya da dolmuşa, durakta öbeklenmiş olanlar kimlerse, onlarla biniyorsunuz. Oysa eskiden istanbul'da taşıtlara binenler birbirlerini tanırlardı. Özellikle Boğaz vapurlarında yolcuların birbirlerini tanımaları çok doğaldı. Hatta iskelede birbirlerine yol vermeye çalışırken, vapuru dakikalarca bekletenler olurdu. Artık böylelerine rastlamak mümkün değil.
Bu parçada yazar, aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
Büyük şehirlerde, yaşamın tekdüze bir hale gelmesinden
Büyük şehirlerdeki trafik sorunundan
İstanbul'un tarihi kimliğini kaybetmesinden
Büyük şehirlerde insan ilişkilerinin giderek zayıflamasından
Büyük şehirlerde insan ilişkilerinin giderek zayıflamasından
7.
MULTIPLE CHOICE QUESTION
2 mins • 1 pt
Günümüz sanatçısı kural dinlemeyen, yenilik yolunda ilerleyişine engel olan kuralları çiğnemekten çekinmeyen sanatçı durumundadır. Gerçi kuralsız bir sanat düşünülemez; yenileşme, değişme kuralların yenileşmesinden, değişmesinden başka bir şey değildir; ama sanatçı bağı koparırken bir baskıdan kurtulmanın sevinci içinde, çoğu zaman kendini alabildiğine özgürlüğe gidiyor sanır. Oysa sanatta tam bir özgürlük yoktur. Kurallar ölüyor, doğuyor, daralıyor, genişliyor, çoğalıyor, azalıyor ama büsbütün ortadan kalkmıyor. "Her şey değişti, kural mural kalmadı artık." diyoruz, sonra bir de bakıyoruz ki yepyeni kurallar arasındayız.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Çağdaş sanatçılar kural tanımayan bir anlaşıyla sanat yapmaktadırlar.
Sanatçı, ne kadar özgür davranmak istese de sanattaki kurallardan büsbütün kurtulamaz.
Sanat, yapısını her an yenileyen ve kalıcılığını böyle sağlayan bir alandır.
Hiçbir kurala bağlı olmayan bir sanatçı, çağdaş ve gerçek ürünler ortaya koyamaz.
Sanatçının kural tanımazlığının altında yatan gerçek, çevresinden gördüğü baskılardır.
Access all questions and much more by creating a free account
Create resources
Host any resource
Get auto-graded reports

Continue with Google

Continue with Email

Continue with Classlink

Continue with Clever
or continue with

Microsoft
%20(1).png)
Apple
Others
Already have an account?