NEW
Font size
WorksheetsFELSEFE TARİHİ (İLK - ORTA - YENİÇAĞ KTT)
Total questions: 20
Worksheet time: 15mins
I) Epiktetos II) Sokrates III) Thales IV) Aristoteles V) Gorgias
Verilen filozoflardan hangileri Anadolu’da yaşamıştır?
I, II, III
I, III, IV
I, III, V
II, III, IV
III, IV, V
Hristiyan felsefesinde ele alınan konulardan biri de tümeller problemidir. Buna göre;
I. Tümeller ayrı bir varlık olarak Tanrının zihnindedir.
II. Tümeller tek tek varlıkların içinde yer alır.
III. Tümellerin tek başına gerçeklikleri yoktur. Onlar soyutlama ve genelleme sözlerinden ibarettir.
açıklamalarının ait olduğu görüşler sırasıyla aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?"
Kavramcılık - Adcılık - Kavram realizmi
Kavramcılık - Kavram realizmi - Adcılık
Kavram realizmi - Kavramcılık - Adcılık
Kavram realizmi - Adcılık - Kavramcılık
Adcılık - Kavramcılık - Kavram realizmi
Sokratik yöntem, bilginin açığa çıkmasını sağlayan bir tartışma yöntemi olarak kullanmıştır. Bu tartışmada Sokrates karşısındakine sadece sorular sorar ve onun kendi cevaplarından doğan sonuçları görmesini sağlar. Sonuçları akla uygun olmayan cevapları eleyerek, doğru cevaba ulaşmaya çalışır. Böylece kişi düşüncede adım adım ilerleyerek doğruya ulaşacak ya da doğru bildiğinin farkına varacaktır.
Buna göre Sokratik yönteminin dayandığı temel varsayım aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Bilgi duyu verileri olmadan sezgi yoluyla elde edilir.
Akıl, bilgiye deneyimlerin sentezi sonucu ulaşır.
Bilgi doğuştan akıl yoluyla gelir
Bilginin varlığı yarar ilkesine dayanır
Bilgilerin doğruluğu kişiden kişiye değişir
I. Kötülük Problemi
II. Tanrının Varlığı Problemi
III. Tümeller Problemi
Yukarıda verilenlerden hangileri 2.yüzyıl-15. yüzyıl Hristiyan felsefesi temel problemlerindendir?
Yanlız I
Yanlız II
I-II
I-III
I-II-III
Machiavelli, bireyin mutluluğu için uğraşmaz. Bütün amacı aslında sadece devletin bekası ve mutluluğudur. İnsanlar da bunun için vardır. Ona göre insan bir doğa gücüdür, canlı bir enerji kaynağıdır. Bu yüzden Hristiyanlığın çizmiş olduğu mütevazı, alçak gönüllü insan tipine karşıdır. Onun özlemini çektiği insan tipi İlk Çağ insanı gibi atılgan ve üretken olanlardır. İnsan gerekirse yüce bir amaç için devletin varlığını, kendi varlığına tercih edebilmelidir. Machiavelli’ye göre iki tür insan vardır: Tarihi yaşayanlar ile tarihi yapanlar. Onun gönlü şüphesiz ikincisinden yanadır.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Birey, kendini olduğundan küçük göstermeli, tevazu sahibi olmalıdır
Cesareti ve mücadele azmiyle birey, kapasitesini sonuna kadar kullanmalıdır
Birey, devletin kaderini belirlemede aktif rol oynamalıdır
Siyaset anlayışında devletin bütünselliği ön planda tutulmalıdır
Bireyler, devletin devamı için kendisini feda edebilmelidir
Felsefe tarihine bakıldığında farklı dönemlerde farklı görüşlerin ortaya çıktığı görülmektedir. Nitekim Skolastik dönem sonunda da düşünceye ait unsurlarda değişiklikler olmuş, Rönesans ile başlayıp 17. yüzyılda pekişen yeni bir düşünce sistemi ortaya çıkmıştır. Modern düşünce denen bu yeni sistem inanç yerine aklı temel almıştır.
Aşağıda yer alan ifadelerden hangisi modern düşüncenin özellikleri arasında yer almaz?
Teoloji, felsefeye egemendir
Bilim, sağladığı yarardan ötürü önemlidir
Dünyevi yaşam tarzı vardır
Birey ön plan çıkmıştır
Hukuk, devlete bağlıdır
Aristoteles’e göre her şeyin orta yolu insan için iyi ve erdemli olandır. Orta yol, herhangi bir şeyin ne fazlasını ne de azını istemektir.
Aşağıdaki atasözlerinden hangisi Aristoteles’in bu görüşüne uygundur?
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır
Kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu
Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
Damdan düşen damdan düşenin hâlini bilir
Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır
"Dokuz yıl yanlış yolda yürüdüm. Astrologlara da başvurdum; onlar da kan, et ve gururdan oluşan insanı sorumluluktan kurtarmak için bu davranışınızın nedeni Mars, Venüs diyorlardı. Çok yakın bir arkadaşımı kaybettim. Kendime Tanrıya güven dediğimde itaat etmiyordu. Kaybettiği insan güvenmesini istediğim hayalden daha gerçek ve daha iyiydi. Kartaca'ya gittim, zaman ve insanlar acıyı dindirdiler. Yirmi beşimde Aristo'nun kategorilerini tek başıma okudum ve elime hiçbir şey geçmedi."
Augustinus'a ait bu parçadan, filozof ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Çektiği acılardan kurtulmaya çalışmıştır
Gerçeğin bilgisine ulaşmak için farklı yollar denemiştir
Astrolojinin sunduğu bilgileri benimsemiştir
Doğruyu bulma yolunda kendi içinde savaş vermiştir
Aradığı cevapları bulmak için felsefeden yararlanmayı denemiştir
Orta çağ felsefesinden sonra 17. yüzyıl felsefesi, yeni bir tarih felsefesinin egemen olduğu dönemdir. Bu yeni dönem, dünyaya ve insana yeni bir bakış açısının sonucu ortaya çıkmıştır. 17. yüzyıl felsefesi, insanı eyleminin öznesi kılan, yeni ve seküler (dünyevi) bir tarih felsefesi geliştirir. Yaratıcı ve özgür insan, bundan böyle kendi kurduğu ve rolünü oynadığı için de anlamı kendisine kapalı olmayan bir tarihin öznesidir.
Buna göre 17. yüzyıl felsefesi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Felsefenin dünyevi bir nitelik kazandığı
İnsanın ön plana çıkarıldığı
Önceki dönem felsefesinden büyük oranda farklılaştığı
Dünyanın anlaşılmasında mevcut kabullerin korunduğu
Felsefenin ve tarihin merkezinde insanın olduğu
Descartes’a göre doğruluk, hiçbir kuşkuya ve anlaşılmazlığa yer vermeyen bilginin özelliğidir.
Buna göre Descartes, bilginin doğruluğunu aşağıdakilerden hangisine dayandırmaktadır?
Yararlı olmasına
Açık ve seçikliğine
Gerçeklikle uygunluğuna
Kendi içinde tutarlı olmasına
Çoğunluk tarafından kabul edilmesine
MS 2. yüzyıl – MS 15. yüzyıl döneminde felsefe ve din yoğun bir şekilde etkileşim içine girmiştir. Bu çağda felsefeye, inancın pekiştirilmesi amacıyla başvurulmuştur.
Parçaya göre bu dönemde felsefenin aşağıdaki alanlardan hangisine yaklaştığı söylenebilir?
Fizik
Teoloji
Metafizik
Retorik
Hitabet
MÖ. 5.yy’da Sofistlerle birlikte bilginin kendisi şüphe ve eleştiri konusu olmuş; insanın nesneleri kendisinde olduğu gibi bilip bilemeyeceği tartışılmıştır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi felsefenin cevap aradığı sorulardan biri haline gelmiştir?
Varlığın ilkeleri nelerdir?
Evrenin ana maddesi nedir?
Bilimsel bilginin değeri nedir?
Doğru bilgi elde edilebilir mi?
Değişmeyen, kendisiyle özdeş kalan şeyler var mıdır?
Her şeyin ortak olduğu Güneş Ülkesinde zenginlik ya da yoksulluk söz konusu değildir. Ülkede herkesin ihtiyaçları karşılanır. Kimsenin özel mülkiyeti yoktur, her şey ortaktır. Güneş Ülkesinde yaşayanlar mala mülke önem vermezler, sadece ihtiyacı kadarını alırlar.
Campenella’nın bu görüşleri siyaset felsefesinde aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Sivil toplum
İstenilen ütopya
Karizmatik egemenlik
Güçler ayrılığı
Bürokrasi
Skolastik felsefede teoloji egemendir. Felsefi açıklamalar dinsel kabullerin doğrultusunda yapılmaktadır. Akıl-inanç probleminde aklın yetersizliği vurgulanmış, bu eksikliğin inançla tamamlanabileceği düşünülmüştür. Bu nedenle kiliseye tam bağlılığın esas alınması gerektiği savunulmuştur.
Bu parçaya göre Skolastik felsefe için aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Akıl her şeyin ölçütüdür
Akıl tüm olan bitenleri kavrayabilir
Akli olmayan görüşler eksiktir
Akıl kısıtlı bilgiye ulaşabilir
Akıl tümden reddedilmelidir
Felsefenin ortaya çıktığı ilk dönemde filozoflar varlığın ana maddesini aramış ve verdikleri cevaplarda doğayı temel almışlardır. Filozoflar varlığın bu “ilk neden”ini arkhe olarak isimlendirmiştir.
Aşağıdaki filozoflardan hangisi, varlığın arkhesini toprak, su, hava ve ateş olmak üzere dört unsur ile açıklamıştır?
Parmenides
Empedokles
Anaksagoras
Thales
Demokritos
Hobbes’a göre insan eylemlerinin biricik ve temel amacı hayatın korunması ve sürdürülmesidir. Kişinin eylemleri ne olursa olsun, ona iyi veya kötü diyen kişinin kendisidir. Herkes doğa tarafından eşit yaratılmıştır. Bu eşitlikte herkesin kendisi için iyi olanı ve haz vereni araması gayet doğal bir durumdur. Kişi daima yararına olanı yapar.
Bu parçadan, aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
Bir kişinin eylemleri her zaman kendi iyiliği içindir
Her eylemde en yüksek amaç kişisel menfaatleri korumaktır
Ahlaki değerler iyi-kötü bağlamında kişiden bağımsız olamaz
İnsan kendini, başkalarının düşünceleri doğrultusunda gerçekleştirir
Mutlak iyi veya mutlak kötü diye bir şey söz konusu değildir
Aristoteles’e göre her varlık bir maddenin form kazanması sonucu ortaya çıkar. Bu oluşun ise dört çeşit nedeni vardır: bir şeyin kendisinde olup bittiği neden, maddenin şekil almasını sağlayan hareket ettiren neden, maddenin biçimsel nedeni ve maddenin biçim kazanmasındaki amacı gösteren neden.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Aristoteles’e göre varlığın oluşumuna yol açan nedenlerden biri değildir?
Formel neden
Fail neden
Durağan neden
Ereksel neden
Maddi neden
F. Bacon’a göre doğru bilgiye ulaşmak için öncelikle zihnin ön yargılardan kurtarılması gerekir. Bu ön yargılar için “idol” kavramını kullanan Bacon, idolleri pencerenin önüne birikmiş ve gerçekleri net bir şekilde görmemize mani olan lekelere benzetir. Ona göre yüzyıllardır doğruluğu sorgulanmadan okunup ezberlenen kitapların değil, doğanın kitabının okunması gereklidir.
Bu parçadan hareketle F. Bacon’un aşağıdakilerden hangisini eleştirdiği söylenebilir?
Pozitif bilim anlayışını
Özel olaylardan yola çıkılarak genel yargılara ulaşılmasını
Gözlem ve deneye başvurulmasını
Kesin olarak görülen dogmatik bilgilerin doğruluğunu
Bilimsel şüphe ve araştırma anlayışını
Medici ailesinin 15. yüzyılda bilim ve tabiat tarihi adına destekledikleri çalışmaların insanlığa çok katkısı oldu. Bilim ve sanat üzerinde yeşereceği bir toprak ve uygun iklim ister. İşte Medici ailesi bu zemini ve iklimi yaratarak Rönesansın doğmasına, Avrupa’nın ve dünya tarihinin değişmesine yol açtılar. Michelangelo’dan Leonardo da Vinci’ye kadar sanat ve bilim tarihinin dâhileri Medici ailesinin koruması altına girdiler.
Buna göre bilim ve felsefenin gelişimi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?
Uygun ortam ve kültür
Zengin bir tarihi birikim
Ülkelerin doğal kaynak zenginliği
Güçlü otoritelerin varlığı
Ülkelerin ekonomik gelişmişliği
İslam felsefesinde doğalcı görüşleriyle öne çıkan Râzî, insanın ruh ve beden olmak üzere iki bileşenden oluştuğunu belirtir. Ezelî ve ebedî olan ruhun amaçlarını gerçekleştiren bedenle düalist bir varlık anlayışı sergiler. Ruhun rasyonel, hayvansal ve bitkisel olmak üzere üç parçalı olduğu görüşünde olan Râzî; erdemi, ruhun rasyonel parçasının rasyonel olmayan parçaları denetim altında tutması olarak düşünür.
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Râzî'nin erdem görüşü açısından değerlendirildiğinde doğrudur?
İnsan, davranışlarını aklı sayesinde kontrol edebilir
Ruhun amacı bedeni yönetmektir
Akıl, maddeye olan bağımlılığından ruhu kurtarır
Erdemli olmak için duygular açığa çıkartılmalıdır
Ruhun paçaları arasındaki ahenk erdemin göstergesidir
