NEW
Font size
Worksheets8. Sınıf Türkçe Denemesi 12
Total questions: 20
Worksheet time: 30mins
Öz eleştiri; bir kişinin kendi davranışları üzerine yönelttiği yargı, otokritik olarak tanımlanmaktadır.
Bu tanıma göre aşağıdaki cümlelerin hangisi bir öz eleştiri cümlesi sayılamaz?
Daha temiz bir dünya için çabalamağım için ben de suçluyum.
Bilinçli ailelerin sayısı az olduğu için birçok çocuk yazık ki heba oluyor.
İnsanları bu konuda bilinçlendirme adına daha çok makale yazabilirdim.
Kitap okumayarak çocuklara kötü örnek olduğumun farkındayım.
Fatma Teyze'nin hayat arkadaşından kalan tek, hatıra bu pembe panjurlu evdi.
Yukarıdaki cümlede geçen "hayat arkadaşı" söz öbeğinin anlamı hangi cümlede kullanılmıştır?
Yıllar geçtikçe hatıralar bir bir gözümde canlanıyor.
Senin bana söylediklerin hiçbir zaman aklımdan çıkmıyor.
Bu sene eşimle birlikte çok farklı planlarımız vardı.
Arkadaşlar arasında böyle sıkıntılı dönemler olmuştur.
Yazları bu küçük mahalle kahvesinin bahçesine sık sık gittiğim için; karayelin, tipinin çılgınca savrulduğu ve uğuldadığı akşam içeriye girdiğim zaman yadırganmadım. Kahve sapa bir yerdeydi. Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı ile üzerinde hala üç dört kuru yaprak sallanan bir asmaya kar öyle işlemişti ki bahar akşamları, yaz geceleri pek sevimli olan bahçenin mora kaçan renginin güzelliğine öylece bakakaldım. Camın kenarına yerleşip de buğuları silince uzun zaman daldım.
Bu mor ışık o kadar çabuk koyulaştı ki kahvenin ışıkları henüz yanmamıştı.
Yukarıda verilen metinle ilgili hangisi söylenemez?
Birden çok duyu harekete geçirilmektedir.
Öyküleyici anlatım biçimine yer verilmiştir.
Anlatım üçüncü kişi ağzı ile yapılmıştır.
Betimlemelerden faydalanılmıştır.
Bazı fiilimsi ekleri, eklendiği sözcüklerle kalıplaşarak
kalıcı isim oluştururlar. Bu sözcükler artık
fiilimsi olma özelliğini kaybeder.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalıcı isim
farklı bir fiilimsi ekinin kalıplaşmasıyla oluşmuştur?
Aradığı yeri bulamayınca en yakın danışmaya sordu.
Her zaman buradan dolmuşa binip evine
giderdi.
Yiyecekleri doğru muhafaza etmezsek bozulabilir.
Bu kitabın yazarı beni derinden etkileyen bir yana sahip.
"Dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir; her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır. Bir çiçeğin koparılması; bir rengin, bir kokunun yok olmasıdır. Tek dile, tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur."
(Yaşar Kemal)
"Elmas ile kömür aynı karbon sayısına sahip ancak moleküler yapıları sebebiyle biri elmas diğeri kömür. Kömüre bu yüzden kara elmas denir. İnsanı düşünelim; herkes topraktan yaratıldı. Ancak ahlak, merhamet, vicdan gibi kimyasal bağlar onun asıl ismini belirler."
(Prof. Dr. Aziz Sancar)
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda verilen iki alıntının ortak özelliğidir?
Tanımlamaya başvurulmuştur.
Tanık gösterme yapılmıştır.
Karşılaştırma yapılmıştır.
Benzetme yapılmıştır.
Küçük kız etrafına baktı ve şaşkınlıktan çığlık attı, gördüğü harika manzara karşısında gözlerini kocaman açmıştı. Kasırga, evi inanılmaz güzellikteki bir bölgeye, nazikçe indirmişti. Her tarafta ağızları sulandıran meyvelerle dolu uzun ve yemyeşil çimenler vardı. Parlak çiçek tarhları, çalılar vardı ve ağaçların dallarında nadir rastlanan parlak tüylü kuşlar şakıyordu. Yeşil kıyıların arasından akan parlak bir dere, uzun süre kurak, gri çayırlıklarda yaşayan bu kıza hafifçe mırıldanıyordu. Bu yabancı ve güzel manzaraya bakarken şimdiye dek gördüğü en tuhaf insan topluluğunun ona doğru yaklaşmakta olduğunu fark etti.
Hikaye unsurlarına göre metinde hangisine yer verilmemiştir?
Olay
Yer
Zaman
Kişi
Türkçe, İnkılap Tarihi ve İngilizce derslerinin olduğu bir sınava Aysun, Bora, Ceylan, Davut ve Eda adlı öğrenciler girmiştir. Bu sınavla ilgili şunlar bilinmektedir:
• Her dersin sınavına üçer öğrenci girmiştir.
• Aysun, yalnızca Türkçe ve İnkılap Tarihi sınavlarına girmiştir.
• Bora ve Davut, yalnızca İnkılap Tarihi ve İngilizce sınavlarına girmişlerdir.
Bu bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden hangisi kesin olarak söylenir?
Eda, en az iki sınava girmiştir.
Ceylan tüm sınavlara girmiştir.
Ceylan, Türkçe sınavına girmiştir.
İngilizce sınavına girmeyen öğrenciler Aysun ve Eda'dır.
İnsan dışındaki varlıklara insana özgü duygu ve davranışlar kazandırma sanatına teşhis (kişileştirme) denir. Örneğin; "Yar deyince kalem elden düşüyor/ Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor/ Lambada titreyen alev üşüyor." dizelerinde "Lambada titreyen alev üşüyor" bu sanata verilebilecek güzel örneklerden biridir.
Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisinde kişileştirme sanatına başvurulmuştur?
Pazardan aldığım biberler zehir gibi acıymış.
Sen iste yeter ki iste yıldızları ayaklarına
sereyim.
Güneş tepenin ardından masum bir bakış attı.
Gül dalına bülbül konar, gonca güller açar.
Etraftaki aroma çok hoşuma gitmişti. Hemen kaynağını bulmaya çalıştım. Mutlu sona ulaşmam çok uzun sürmedi.
Bu cümledeki altı çizili kelimenin anlamını veren sözcük aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Mehmet Akif, Türk şiirinin en önemli yapıtaşlarından biridir.
Okuyucu tarafından beğenilmek sanatçının başarısını artırır.
Tadı ve hoş kokusuyla dikkat çeken menengiç kahvesi çok sağlıklıdır.
Çevremizi temiz tutmazsak geleceğimizi kendi ellerimizle yok ederiz.
"Edebim el vermez edepsizlik edene;
Susmak en güzel cevap edebi elden gidene." (Yunus Emre)
Yukarıda yer alan dizelerde hangi öge yer almamıştır?
Yüklem
Yer tamlayıcısı
Zarf tümleci
Özne
Türk müziğinde önemli bir yeri bulunan ve milyonların sevdiği bir isim olan Barış Manço, Türk müziği'ne yaptığı eşsiz katkılarla efsaneye dönüşen şarkıları ve hala genç nesle yol gösteren sözleriyle anılıyor. Barış Manço şarkılarında sevgi ve kardeşliği işlemiş, evrensel mesajlar vermiştir. Bunun yanında atasözleri ve deyimleri şarkılarına taşıyarak Türk dilinin inceliklerine katkıda bulunmuştur.
Yukarıda verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi Barış Manço'nun şarkılarına örnek gösterilemez?
Kara haber tez duyulur, unutsun beni demiş sin, Bende kalan resimleri mektupları istemişsin.
Bir dünya ki temelinin her taşında yalan var
Dışı parlak içi boş, yeminler neye yarar
Nasıl anlatsam bilemiyorum, gözlerim kararıyor Tepetaklak oldu dünya tersine sanki
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Çağımızda doğanın yok edilmesi artık dünyamızın başlıca sorunudur. Havanın, suyun kirlenmesi doğanın dengesinin bozulması insanlığın bugünkü sorunlarından başlıcasıdır. Toprak aşınması çağlardan bu yana vardır. Toprağın dengesi çağımıza kadar bozularak gelmiştir Eski yerleşme yerleri, en büyük yıkıma uğramış yerlerdir.
Yukarıdaki parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?
Tanımlama
Sayısal verilerden yararlanma
Örneklendirme
Tanık gösterme
11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır. Dönemin halifesi Ebu'I Kasım Abdullah'a sunulmuştur. "Türk Dilinin Toplu Sözlüğü" anlamına gelir. Türkçenin ilk sözlüğü ve dil bilgisi kitabıdır. 7500 Türkçe kelime ve bunların Arapça karşılığı verilmiştir. Türk dilini Araplara öğretmek amacıyla yazılmıştır. Yazar, Türkçe kelimelerin karşılıklarını göstermiş ve bunu halk dilinden derlediği örneklerle açıklamıştır. Eserin asıl önemi, bu derleme metinlerden ileri gelmektedir. Türk boyları, coğrafyası, örf ve gelenekleri hakkında önemli bilgiler verir. Devrin Türk dünyasını gösteren bir haritada esere eklenmiştir.
Yukarıdaki metinde "Divanu Lugati't-Türk" ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisine yer verilmemiştir?
Dil ve anlatım özelliklerine
Hangi özelliğinden dolayı önemli olduğuna
Kim tarafından ve ne zaman yazıldığına
Kitaptaki haritanın nasıl çizildiğine
Dilimizin zengin kullanım olanakları sayesinde bir kelime kullanıldığı cümleye göre farklı anlamlara gelebilir. Bu nedenle kelimeleri cümle içerisinde değerlendirmek gerekir.
Buna göre "gitmek" kelimesi, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yakışmak, uygun olmak" anlamında kullanılmıştır?
Elinde ne varsa gitti.
Başını alıp buralardan gitti.
Bu elbise ona çok gitti.
Konunun nereye gideceği belli değil.
"Bir ömür hayallerinin peşinden koştu." cümlesinde "koştu" sözcüğü çekimli fiildir ve cümlede yüklem görevindedir. "Ömrü hayallerinin peşinden koşarak geçti." cümlesinde ise "koşarak" kelimesi fiil anlamını korusa da yapılan eylemin durumunu bildirdiği için zarf-fiildir.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde zarf-fiil kullanılmıştır?
Durup köşe başında deliksiz dinlesem.
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur.
İnsan bir akşamüstü ansızın yorulur.
Şu dünyada yalnız kalan kimsesiz, çaresiz olan yalnız be yalnız insandır. Herkesin, her şeyin yaşaması,
ölümsüzlüğü var insanın yok. Ağaçlar ,kuşlar, otlar, böcekler, yılanlar, çıyanlar hiç birisi yok olmuyor. Ama
insan yok oluyor. Çünkü insan kendinde başlayıp kendinde bitiyor.
Yukarıdaki metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İnsan bu dünyada çok şanslı varlıktır.
Doğadaki her varlık yok oluyor.
Bu dünyada yok olmayan tek varlık insandır.
Bu dünyada yalnız kalan, kimsesiz kalan yalnızca insandır.
Söz söyleyenin kişisel görüşlerini, duygularını belirten ifadelere öznel yargı denir. Nesnel yargılarsa kişisellikten uzak, yoruma yer verilmeyen ifadelerdir.
Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisi
yorum içeren bir cümledir?
Yazarın bu kitabı daha önce hiç yayınlamadığı bir metin türünde yazılmış.
Roman Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşayan İzmirli bir aileyi konu almış.
Günümüzde kitap yazmak oldukça kolay peki ya yazar olmak?
Gençlerin takip ettiği kişilerin kitapları çok satanlarda yerini alıyor.
Ülkemizin en az kitap okuyan kesimini yetişkinler oluşturur.
Türkiye'de kitap okuyanların oranı hiç okumayanların iki katından fazladır.
Kitap okuyanların sayısını artırmak için okuma eğitimine ailede başlanmalıdır.
Türkiye'nin yüzde altmış sekizi bir şekilde kitap okumaktadır.
Cümle başladıktan sonra cümlenin anlamını pekiştirmek, kuvvetlendirmek, anlatılana biraz daha açıklık getirmek veya ek bilgi vermek için kullanılan, cümle içerisinde iki virgül ( , ) ya da iki kısa çizgi ( - ) arasına yerleştirilen söz ya da söz gruplarına ara söz denir. Ara söz cümlede her zaman ögelerin açıklayıcısı olmayabilir.
Buna göre aşağıda verilen cümlelerden hangisinde ara söz herhangi bir ögenin açıklayıcısı olarak kullanılmamıştır?
Osmanlı Devleti, yedi cihana nam salan o kadim devlet, bizlere eşsiz yapıtlar bırakmıştır.
Okulun bahçesinde, sonbaharda, yapraklar dökülünce onları toplamaktan büyük bir keyif alırdık.
İyi insanlara, kadir kıymet bilenlere, her zaman toplum olarak saygı duymak gerekir derdi babam.
Öğretmenimi -annem kadar sevdiğim o kadını- bir gün mutlaka ziyaret edeceğim.
