wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Fiilimsi, Tür Bilgisi, Paragrafta Anlam, Deyimler

Total questions: 20

Worksheet time: 40mins

Name
Class
Date
1.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde altı çizili ek diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?

a)

Keloğlan, nükteli konuşmalarıyla etrafındakileri her zaman güldürürmüş.

b)

Ördek yavruları biraz büyüyünce ortalıkta dolaşmaya başlamış.

c)

Gereksiz konular üzerinde çok fazla durmayın, derdi dedem.

d)

Sazlıkta yarım daire şeklinde ilerleyen avcılar, büyük bir balık yakalamayı umuyorlardı.

2.

Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Birkaç adım attıktan sonra elinde olmadan onlara baktığında gördüklerine inanamadı. Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı.

Bu parçadaki altı çizili sözcüklerden hangisi fiilimsi değildir?

a)

ayırmadığı

b)

yürümeye

c)

baktığında

d)

kurtulmuş

3.

Sabah dümdüz ve sessiz olan deniz, öğleden sonra dalgalanıp coşar, bu yüzden sabahın erken saatlerini değerlendirmeye çalışın.


Bu cümledeki fiilimsilerin türü aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

a)

Sıfat-fiil - sıfat-fiil - zarf-fiil

b)

İsim-fiil - zarf-fiil - sıfat-fiil

c)

Zarf-fiil - isim-fiil - sıfat-fiil

d)

Sıfat-fiil - zarf-fiil - isim-fiil

4.

Küçüklüğünüzde severek diktiğiniz bir fidanı yıllar

I

sonra ağaç olarak görmek, hiç bıkmadan onunla ilgi-

II III

lenmek ve toprağı kuruyunca onu sulamak büyük bir

IV

güzellik.

Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi diğerlerinden farklı türde bir fiilimsidir?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

IV

5.

Aşağıdakilerden hangisinde zarf-fiil cümleye zaman anlamı katmıştır?

a)

Havalar soğuyunca hepimiz köyümüze döneriz.

b)

Büşra koşarak güvercinlerin arasına daldı.

c)

Köpekten korkan çocuk ağlaya ağlaya yanıma geldi.

d)

Akşama kadar dinlenmeden çalışmıştı.

6.

Aşağıdaki dizelerden hangisinde hem isim-fiil hem de zarf-fiil kullanılmıştır?

a)

Gölgesi hâlâ serin, duruşu hâlâ yüce

Bir pınar ki göklere serpiliyor gönlünce.

b)

Doluyor dalga dalga açılan sokaklara

Yaklaştıkça büyüyen, genişleyen manzara.

c)

Yağınca göl oluyor, yağmayınca çöl,

Hakkınız var bulutlarım, beni affedin.

d)

Ya taş kesilip onu dinlemek istiyorum,

Ya dağdan dağa şöyle ünlemek istiyorum.

7.

Dağda dolaşırken yakma kandili,

I

Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!

II

Ne söylemez akan suların dili,

III IV

Sessizlik içinde çağlama gurbet!


Bu dörtlükte numaralanmış sözcüklerden hangisi sıfat-fiildir?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

IV

8.

Evinde, çok güzel hazırlanmış akşam sofrası onu bekliyordu.


Bu cümledeki fiilimsi grubu aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

a)

çok güzel hazırlanmış akşam sofrası

b)

güzel hazırlanmış akşam sofrası

c)

hazırlanmış akşam sofrası

d)

çok güzel hazırlanmış

9.

Türkçede bazı sözcükler isim-fiil ekiyle türediği hâlde zamanla isimleşmiş, fiilimsi özelliğini kaybetmiştir.


Aşağıdakilerden hangisinde bu açıklamaya uygun bir sözcük vardır?

a)

Babamın yaptığı uçurtma çok güzel uçuyordu.

b)

Yorulsa da bahçesini çapalamaya devam etti.

c)

Ödevlerini erken bitirme telaşına düştü.

d)

Kanayan kolunu bir bezle sarmayı düşündü.

10.

Bu vatan toprağın kara bağrında

Sıra dağlar gibi duranlarındır

Bir tarih boyunca onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerindir


Bu dörtlük aşağıdaki şiir türlerinden hangisine örnektir?

a)

Lirik

b)

Epik

c)

Pastoral

d)

Didaktik

11.

Dünyada yeni kurulmaya başlayan moleküler biyoloji dalının ilk profesörlerinden oldu. DNA sarmalının çözelti içinde nasıl durduğuna açıklama getiren Oktay Sinanoğlu, dünyanın pek çok yerinde buluşları ile ilgili konferanslar verdi. Kimya alanında yaptığı çalışmalarla adından söz ettirdi.


Bu parça aşağıdaki türlerin hangisinden alınmış olabilir?

a)

Otobiyografi

b)

Deneme

c)

Makale

d)

Biyografi

12.

Yazar, gerçekle olağanüstü olanı gerçeklik duygusu oluşturacak şekilde birleştirmeyi başarmış. Anlatılanların gerçek olmayacağını bildiğiniz hâlde onlara inanmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Buna bir de yazarın dili kullanmadaki başarısı eklenince ortaya böyle güzel bir roman çıkmış.


Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Eleştiri

b)

Biyografi

c)

Sohbet

d)

Mektup

13.

Raylardan gelen tıkırtılar daktilo sesine, şaka cıvıltısı da bu sese karıştı. Annemi hatırladım, Feride'nin mahzun edasını. Tren yavaşladı. İleride bir istasyonda duracak galiba. Benim de kalbim duracak gibi oldu. Aniden kompartımana daldım. Aceleyle bavulu, daktiloyu indirdim. Koridordan geçip vagonun iniş kapısına ulaştım. Tren gitti.

Bu metin aşağıdaki türlerden hangisine özgü nitelikler taşımaktadır?

a)

Anı

b)

Deneme

c)

Hikâye

d)

Masal

14.

Ustalarımızdan çalakalem yazmanın keyfine ilişkin çok söz işittik. Yine de yazdığım her cümleyi dönüp tekrar okumaktan vazgeçemiyorum. Dil üzerine yazıyor olunca dil yanlışı yapmamın toleransla karşılanmayacağı düşüncesi beni bu tutuma yöneltiyor. Bazen, doğruyu söylemek gerekirse bu kaygı, yazma arzumu, zevkimi azaltıyor. Gel gelelim, huylu huyundan vazgeçmiyor.

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Deneme

b)

Sohbet

c)

Köşe yazısı

d)

Makale

15.

Çocukluğu olmayanın gençliği de olmaz. Bir şey söyleyeyim mi ben size, ihtiyarlığı da olmuyor böylesinin. Hani güzel bir ihtiyarlık vardır, insan çocukluğunda yaptıklarını, gençliğinde yaptıklarını hatırlar, anlatır da gözlerinin içi parlar, ben kendimde değil, başkalarında gördüm onu. Çocukluğu, gençliği olmamış kişinin yaşlılığında da bir tatsızlık var, yalnız ölümü düşünüyor, ölümden korkuyor, işte o kadar.

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Köşe yazısı

b)

Deneme

c)

Sohbet

d)

Anı

16.

Uygur ilinde Hulin adında bir dağ vardı. Bu dağdan Tuğla ve Selenge adında iki ırmak çıkardı. Bir gece bu iki ırmak arasındaki bir ağacın üzerine gökten mavi bir ışık indi. İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle takip etti. Mukaddes ışık, ağacın gövdesinde aylarca durdu. Ağacın gövdesi gittikçe kabarıyor, oradan güzel musiki sesleri geliyordu. Bir gün ağacın gövdesi yarılarak içinden beş çocuk çıktı. Halk ve amirler onlara büyük saygı gösterdiler. Bu çocukların en büyüğünün adı Sungur Tigin, ikincisinin adı Kutur Tigin, üçüncüsü Tükel Tigin, dördüncüsü Ur Tigin, beşincisinin adı Buğu Tigin'di.

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Efsane

b)

Fabl

c)

Roman

d)

Destan

17.

Aydınlık bir güne uyandık bu sabah. Güneş ağaçlara ışıltılı bir taç takmıştı. Denizin mavisinin gökyüzünün mavisiyle buluşması gözlere şenlikti. Sessizliğin sesi huzur veriyordu insana. Kahvaltı öncesi sahilde bir yürüyüş yapmak için aşağı indim. Temiz havayı ciğerlerime doldurup yaşadığım o ana şükrettim.

Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Öyküleme

b)

Betimleme

c)

Açıklama

d)

Tartışma

18.

İstanbul çeşitli medeniyetlerin izlerini taşır. Bu açıdan bakıldığında zengin bir mirasa sahiptir. İşte Batı Roma'dan, yani Bizans'tan kalma surlar, sarnıçlar, Ayasofya; işte Mısır'dan getirildiği söylenen Dikilitaş...

Bu metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarının hangisinden yararlanılmıştır?

a)

Tanımlama

b)

Tanık gösterme

c)

Örnekleme

d)

Karşılaştırma

19.

"Anlamak, idrak etmek, bir şeyin olabileceğine inanmak" anlamına gelen deyim aşağıdakilerden hangidir?

a)

Aklı kesmek

b)

Akıl erdirememek

c)

Akıl etmek

d)

Aklı başına gelmek

20.

*Keklik gibi

*Maval okumak

*Dallanıp budaklanmak

*Zart zurt etmek


Bu deyimler anlamlarıyla eşleştirildiğinde aşağıdakilerden hangisi dışarıda kalır?

a)

Bir iş, konu ya da durumun yayılıp genişlemesi, karışık bir hâl alması

b)

Söylenen hiçbir şeyi beğenmemek

c)

Güzel, alımlı, hareketli

d)

Yalan söylemek, yalan söyleyerek oyalamak