NEW
Font size
WorksheetsMAYIS KTT FEN'LER
Total questions: 15
Worksheet time: 9mins
I. Devlet (Platon)
II. El Medinetü’l Fâzıla (Fârâbî)
III. Ütopya (T. More)
IV. Cesur Yeni Dünya (A. Huxley)
V. 1984 (G. Orwell)
Numarayla belirtilmiş olanlardan hangileri gerçekleşmesi istenen ütopyalardandır?
I-II
II-III
III-IV
I-II-III
III-IV-V
Aşağıdakilerin hangisi 15-17. yüzyıl felsefi döneminin özelliklerinden değildir?
A) B) C) D) E)
İnsan aklı ön plana çıkmıştır.
Bilimsel çalışma hızlanmıştır.
Bilim ve felsefe dogmatik yargılar içerir.
Hümanizm düşüncesi oldukça gelişmiştir.
Antik Yunan ruhunun yeniden canlandığı dönemdir.
Descartes’a göre çevredeki her şey bizi yanıltmaya müsaittir. Bu yüzden insan, doğru sandığı tüm bilgilerden şüphe duymalıdır. Ancak hakkında şüphe duymayacağı seviyeye geldiğinde kesin bilgiye ulaşır. Bilgilerin kesinliği, akıl tarafından onaylanarak tamamlanır.
Metne göre aşağıda verilen kesin yargılardan ilk olarak hangisine ulaşılır?
2x2=4
Ben varım.
Dünya dönüyor.
Evrenin yaratıcısı Tanrı’dır.
Ruh, düşünen varlıktır.
A.Botton’un “Statü Endişesi” adlı eserine göre N. Machiavelli, insanların bencilce hareket etmeye eğilimli olduğu görüşündedir. Sevginin temelinde yer alan şükran duygusunu arkada bırakıp kendi işlerine göre bir yol tutarlar. İnsanda korkuyu canlı tutan, güç gösterisine maruz kalma ve cezalandırılma ihtimalidir. Bu ihtimalin insanlar üzerinde etkili olmadığı hiç görülmemiştir. İnsanların bir arada tutulması için güçlü bir prens tarafından yönetilmeye gereksinimleri vardır. Prens, mutlak güç sahibi olmalı ve gerektiği gibi hareket edebilmelidir. Bunun için bütün kurumların ona bağlı olması gerekir.
Bu metne göre aşağıdaki düşüncelerden hangisi Machiavelli’nin görüşlerine karşılık gelmektedir?
İnsan, insanın kurdudur.
Amaca ulaşmak için her yol mübahtır.
Düşünüyorum, o hâlde varım.
Tebaanın refahı, erkin gücünün sınırıdır.
Özel mülkiyet, her türlü mutsuzluğun kaynağıdır.
İnsan, doğal ve hukukun olamadığı bir düzende insanlarla güç ve çıkar yüzünden anlaşmazlığa düşer. Sürekli bir çatışma ve savaş hâlindedir. Bu durum, insanların güvenliğini tehlikeye sokar.
Hobbes’un görüşlerini destekleyen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
İnsan, insanın kurdudur.
Bilgi, benzeri olmayan güçtür.
İnsan için otorite zorunlu bir gereksinimdir.
Amaca ulaşmak için her yol mübahtır.
Devlet, düzenin sağlanması için gereklidir.
İnsan aklı, içinde taş ve hayaletlerin olduğu sihirli bir küre olarak düşünülürse ön yargı, yanlış soyutlama ve genellemeler, temelsiz kabuller ve hurafeler insan düşüncesine engel olan, yıkılması gereken putlar olarak görülür.
Metinde geçen F. Bacon’ın düşüncesine göre aşağıdakilerden hangisi yapılması gerekenlerden sayılmaz?
İnsana ait yerleşik inançları gözden geçirme
Astrolojiyi, fal ve büyüye olan inancı kaldırma
İnsan aklından temelsiz düşünceleri ayrıştırma
Olaylara bakışta ön kabullerden hareket etme
Genellemelerin kusurlu olanını dışarıda bırakma
Bilimsel olanın deney ve gözlem yoluyla ve tümevarım yöntemiyle ortaya konulması gerektiğini savunarak günümüz pozitivist felsefesinin epistemolojik temellerini oluşturmuş ünlü düşünür kimdir?
Galileo Galilei
Isaac Newton
Francis Bacon
Nicolaus Copernicus
Johannes Kepler
Aşağıdakilerden hangisinin "mekanist evren anlayışı" Batı dünyasının doğaya yönelik geleneksel bakışını terk etmesinde etkili olmuştur?
Descartes
Isaac Newton
Spinoza
Francis Bacon
Hobbes
Aşağıdakilerden hangisi 15 - 17. yy'da öne çıkan konular ve görüşlerden değildir?
Deizm
Bilimsel yöntem
Hukuk felsefesi
Kartezyen felsefe
Hümanizm
Aşağıdakilerden hangisi Francis Bacon'un "zihin putları" diye tanımladığı idollerden değildir?
Kabile idolleri
Mağara idolleri
Bilim idolleri
Çarşı-pazar idolleri
Tiyatro idolleri
Rönesans dönemi düşünürlerinden Petrarca “insanın ne olduğunu” bilmek ister ve doğru yaşamanın ölçütünü araştırır. Ve ona göre doğru yaşamın kaynağı Hristiyanlıkta değil, Roma Stoa’sındadır. Bu öğretiye göre insan için en yüksek değer ruhunun bağımsızlığı, özgürlüğüdür. Buna da inanç ile değil, akıl ve erdem ile ulaşılır.
Buna göre, Rönesans dönemi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Dini dogmalar en güvenilir bilgi kaynağıdır.
Doğru ve erdemli davranışı toplumsal kabuller belirler.
Birey olmak, otoritelerden bağımsız, aklı kılavuz edinmeyi gerektirir.
Kilisenin öğretileri, doğru yaşamın ilkelerinin belirleyicisidir.
İnsan kendini ait olduğu kültürle bağ kurarak var edebilir.
Skolastik düşünce, insanı Tanrı tarafından kaderi belirlenmiş, eyleminin gerçek sahibi olmayan, ontolojik ve siyasal açılardan itaat eden bir varlık olarak temellendiriyordu. Rönesans yeni bir insan, toplum ve tarih anlayışı getirirken bu anlayışı da değiştirdi. Artık insan, Tanrının mutlak iradesiyle çizdiği bir tarihte yaşamıyordu. Çünkü Aydınlanma, en büyük öznesi kutsal olan bir tarih anlayışının yerine, tarihi inşa ettiği düşünülen bir özne-insan algısı üretti. Burada insan, toplum ve iktidar karşısında etkisiz bir nesne olmaktan çıkarak bunun aksine onlara karşı bireyselliğini koruyabilecek bir biçimde belirginleşti.
Parçaya göre Skolastik düşünce ile Rönesans düşüncesi arasındaki temel fark aşağıdaki hangi iki kavram arasındaki ilişki ile ilgilidir?
Tarih ve bilim
İnsan ve Tanrı
Toplum ve birey
İktidar ve insan
Doğa ve bilim
Descartes'a göre zihni bölünmez olarak algılayabildiğimiz hâlde, hiçbir cismi bölünür olmaksızın algılayamayız. Bedenin yarısını algılayabilirken zihnin yarısını algılayamıyoruz. Böylece görürüz ki onların yalnızca doğaları farklı değil aynı zamanda onlar birbirlerinin de karşıtıdırlar.
Descartes'in bu görüşü aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?
Düalizm
Hümanizm
Rasyonalizm
Realizm
Entüisyonizm
Descartes modern düşünceyi başlatan bir yönelime sahiptir: “İyi bir yargı verme ve doğruyu yanlıştan ayırt etme gücü, (tam olarak söylemek gerekirse sağduyu veya akıl olarak adlandırılan güç), doğal olarak bütün insanlarda eşittir”. Bütün insanlara eşit olarak dağılan bir yargılama ve ayırt etme gücü biçiminde akıl, modern akıl düşüncesinin başlangıcıdır.
Descartes’ın, modern felsefenin kaynağı olarak düşünülmesinin nedeni hangi seçenekte kapsamlı olarak verilmiştir?
Özneyi akıl yolu ile doğru bilgiye ulaşabilen bir varlık olarak epistemolojinin merkezine yerleştirilmiş olması
Aklın tüm insanlarda doğuştan var olduğu düşüncesi
Tanrının insanlara bildirdiği doğrulara, akıl sahibi bir varlık olan insanın bu yetisi ile ulaşabilmesi
Akıl ve inancı birbirinden kesin olarak ayırması
Tüm insanlarda aklın ortak olarak var olduğu fikri
Spinoza'ya göre, eğer aşağı doğru akan bir su düşünebilen bir varlık olsaydı, kendi özgür istenci ve iradesiyle aşağı doğru akmakta olduğunu düşünürdü. Karar verme durumumuzu başka bir açıdan da özgürlük olarak kabul edemeyiz. Çünkü kararlarımız çoğunlukla hafıza denilen yapının etkileriyle oluşur. Spinoza'ya göre hafızaya hâkim olabildiğimiz söylenemez. Spinoza için özgürlük, insanın kendi doğasında mevcut olan zorunluluklara uyması durumudur.
Bu parçaya göre özgürlük aşağıdaki ifadelerden hangisiyle açıklanabilir?
Hafızayı kullanmadır.
Doğayla bütünleşmektir.
Hafızaya hakim olmaya çalışmaktır.
Zorunluluğun tanınmasıdır.
Çevreye uyum sağlamaktır.
