wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

HİKAYE UNSURLARI VE ANLATICI

Total questions: 10

Worksheet time: 26mins

Name
Class
Date
1.

Bugün hava güzeldi. Ilık bir sonbahar günü...

Okuldan çıkınca eve değil, parka doğru yürüdüm. Aklım ilk dersten beri parktaydı. İlk derste Buket kulağıma bir şeyler fısıldamış, aklımı başımdan almıştı.

“Aslı, parka sonbahar gelmiş!”

Önce inanmak gelmedi içimden. Sonbahar bizim mahalleye gelmez sanıyordum. Çünkü sonbahar sararan yapraklar, solan çiçekler demekti. Mahallemizde tek bir ağaç olmadığına göre sonbahar da bizim mahalleye uğramaz, diyordum.

Parkın kapısından girdiğimde büyülendim sanki. Nefesimi tuttum, o olağanüstü güzelliği doya doya seyrettim. Sihirli bir değnek ağaçların yapraklarının yeşilini sarıya, bordoya, kırmızıya çevirmişti.

Çantamı yere koydum. Önümdeki yaşlı çınara sevgiyle sarıldım.

“İşte!” diye bağırdım. “Bu gerçek bir sonbahar!”

1) Metinde anlatılan olay nedir?

a)

Bir çocuğun sonbaharı tanıması ve sevmesi

b)

Bir çocuğun parkta arkadaşlarıyla oynaması

c)

Bir çocuğun mahallelerine ağaç dikmesi

d)

Bir çocuğun mahallelerine ağaç dikmesi

2.

Olay nerede gerçekleşmiştir?

a)

okulda

b)

parkta

c)

evde

d)

sokakta

3.

Bugün hava güzeldi. Ilık bir sonbahar günü...

Okuldan çıkınca eve değil, parka doğru yürüdüm. Aklım ilk dersten beri parktaydı. İlk derste Buket kulağıma bir şeyler fısıldamış, aklımı başımdan almıştı.

“Aslı, parka sonbahar gelmiş!”

Önce inanmak gelmedi içimden. Sonbahar bizim mahalleye gelmez sanıyordum. Çünkü sonbahar sararan yapraklar, solan çiçekler demekti. Mahallemizde tek bir ağaç olmadığına göre sonbahar da bizim mahalleye uğramaz, diyordum.

Parkın kapısından girdiğimde büyülendim sanki. Nefesimi tuttum, o olağanüstü güzelliği doya doya seyrettim. Sihirli bir değnek ağaçların yapraklarının yeşilini sarıya, bordoya, kırmızıya çevirmişti.

Çantamı yere koydum. Önümdeki yaşlı çınara sevgiyle sarıldım.

“İşte!” diye bağırdım. “Bu gerçek bir sonbahar!”

Çocuk, neden parkın kapısından girince büyülendiğini sanıyor?

a)

Ağaçların yapraklarının rengini beğendiği için

b)

Ağaçlar kendisiyle konuşmaya başladığı için

c)

Parktaki ağaçların hepsi kırmızı olduğu için

d)

Ağaçların sarı yaprakları yerleri örttüğü için

4.

Bugün hava güzeldi. Ilık bir sonbahar günü...

Okuldan çıkınca eve değil, parka doğru yürüdüm. Aklım ilk dersten beri parktaydı. İlk derste Buket kulağıma bir şeyler fısıldamış, aklımı başımdan almıştı.

“Aslı, parka sonbahar gelmiş!”

Önce inanmak gelmedi içimden. Sonbahar bizim mahalleye gelmez sanıyordum. Çünkü sonbahar sararan yapraklar, solan çiçekler demekti. Mahallemizde tek bir ağaç olmadığına göre sonbahar da bizim mahalleye uğramaz, diyordum.

Parkın kapısından girdiğimde büyülendim sanki. Nefesimi tuttum, o olağanüstü güzelliği doya doya seyrettim. Sihirli bir değnek ağaçların yapraklarının yeşilini sarıya, bordoya, kırmızıya çevirmişti.

Çantamı yere koydum. Önümdeki yaşlı çınara sevgiyle sarıldım.

“İşte!” diye bağırdım. “Bu gerçek bir sonbahar!”

Olayın gerçekleştiği zaman aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Soğuk bir sonbahar günü

b)

Sıcak bir sonbahar sabahı

c)

Ilık bir sonbahar günü

d)

Serin bir sonbahar akşamı

5.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım farklı bir kişi ağzından yapılmıştır?

a)

Soner,

birkaç yıldır evin bir odasında yeni bir bilgisayar üret­meye çabalıyordu. Bu

yüzden okul bitince hemen iş aramaya kalkışmadı.

b)

Yasemin ve

Bora çiftlikte çalı­şacaklarını duyunca toprakla, bitkiyle uğraşacaklarını

sanmışlardı. Oysa geldikleri çiftlik esrarlı bir köy görünümündeydi.

c)

Akdeniz'i

boydan boya aşmak haftalar sürdü. Adem, ülkesinden giderek uzaklaşmakta

olduğunu düşündükçe dertleniyordu. Ama pişman değildi.

d)

Dedem beni çok severdi, onun en küçük torunuydum.

Bana hep "Beyaz" derdi. Adım Songüldü ama o hiç söylemezdi adımı.

6.

Eski evimi yıktırıp yerine yenisini yaptırmam gerekiyordu. Mimara boş odaları gezdirirken her birin­ de yaşanmış, çeşitli olayları an­latıyordum. Yer yer kopup sark­mış duvar kağıtları, donuk pencere camları, kararmış tuğla ocaklar bu eski evde pek yakın­ da insanların yaşadığına tanıklık ediyordu.

Bu metinde aşağıdaki unsurlar­ dan hangisine yer verilmemiş­tir?

a)

zaman

b)

yer

c)

kişiler

d)

olay

7.

Aşağıdaki cümlelerin hangisin­de anlatım birinci kişi ağzından yapılmamıştır?

a)

Mahallemizde yalnızca bir bakkal vardı. O da oyuncak türünden şeyler

getirmezdi ne­ dense. Top bile satmazdı. Biz de eski kumaş parçalarını bir­leştirir,

top yapıp oynardık.

b)

Babam, elinde bir tepsiyle bahçeye geldi. Tepsinin içinde dün akşam

annemin pişirdiği pilav, nohutlu pırasa yemeği ve yarım ekmek vardı. Babam

bahçe kapısını açıp Kamil'i de çağırdı.

c)

Emine Hanım, evinin işini ve çiçeklerle ilgilenmeyi bitirdikten sonra

kapı önüne bir sandalye çıkardı. Orada oturur, örgü örerdi. Gelen geçen

kadınlar ilgiyle bakardı onun durmadan işleyen parmaklarına

d)

Okula gitmek için tarla aralarında yürüyordum. Toprak­lar ekili olduğu

için kestirme bir yol bulamamıştım. Bu ne­denle yolum uzuyordu. Sıkıl­mamak

için de kendi kendime konuşuyordum.

8.

Bir sabah babam işe yetişmek için aceleyle hazırlanırken her zaman kapı önünde duran ayak­kabısının tekini bulamamıştı. Önce çalındığını düşündü ama hırsızın ayakkabının tekini kapı önünde bırakıp gitmeyeceğini, ikisini de alacağını düşünerek bu yargısından vazgeçti. O gün eski ayakkabılarını giyip işe gitti. Ba­bamın ardından bahçeye çıkıp ayakkabının tekini aramaya baş­ladım. Babama bir şey söyleme­miştim ama bunu yapan eminim ki köpeğimiz Oymak'tı.

Bu metinle ilgili aşağıdakiler­den hangisi yanlıştır?


a)

Olay bir sabah vakti gerçekleşmiştir.

b)

Mekan unsuruna yer verilmemiştir.

c)

Metinde ayakkabısını bulamayan babanın eski ayakkabılarıyla işe gitmek

zorunda kalması anlatılmaktadır.

d)

Olayın kahramanları çocuk, baba ve köpektir.

9.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır ?


a)

Bundan senelerce önce bizim köye gelmiş. Avare

bir gezginmiş. Tüm köylü onu çok sevmiş ve bir daha göndermek istememiş.

Yıllarca köyle duran bu gezgin bir gün sessiz sedasız kaybolmuş.

b)

Hayatım boyunca doğrunun peşinde oldum. Hiç

kimseyi kandırmak ya da aldatmak gibi bir niyetim olmadı. Ben sadece inandığı

gibi yaşayan biri olmanın gayretini veriyorum o kadar.

c)

Yılların yorgunluğu gözlerinde hissediliyordu.

Bir harita gibi çizilmiş yüzü, dermanını kaybetmiş bacakları artık hayattan

zevk almadığını haykırır gibiydi. Bir köşeye oturdu ve öylece bekledi.

d)

Düşündükçe daha da üzülüyordu. Bu hatayı nasıl

yapabildiğine bir türlü inanamıyordu. Oysa bu iş onun için sıradan bir iş

olmaktan öte değildi. Düşüne düşüne adeta içi içini yemeye başlamıştı.

10.

Aşağıdaki parçalardan hangisi kahraman bakış açısıyla yazışmamıştır?

a)

Onun derslerinde hepimiz çok eğlenirdik. Derse

her girişinde bizim dikkatimizi çekmeyi başarırdı. Ders boyunca onu can

kulağıyla dinlerdik. Her sözü bizim için çok değerliydi.

b)

Uzun süre beklediğimiz haber nihayet gelmişti.

Hemen bavullarımızı toplayıp otobüse yetişmek için koştuk. Yol boyunca camdan

dışarının muhteşem manzarasını seyrede seyrede yolculuğun keyfini çıkardım.

c)

Kendisine doğru yuvarlanan kocaman kayayı son

anda fark edebilmişti. Bir anda kendini kenara atmayı başarabildi. Ne

olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bir de baktı ki eski bina iyiden iyiye

dökülmeye devam ediyor.

d)

Kendime her zaman güvenmesini bilmişimdir. Her

konuda mutlaka yapabileceğim bir şeyler olduğuna inanırım. Ama o gün anladım

ki kendime ne kadar güvenirsem güveneyim başkalarının yardımına da ihtiyacım

var.