Worksheetsİyi ki Doğdun Atatürk'üm!-Füreya
Total questions: 5
Worksheet time: 1hrs 15mins
“ Füreya”, eğitime çok önem veren bir ailede büyüdü. İstanbul’da yaşadıkları konakta Fransızca bilen annesi, piyano çalan ablaları ve teyzeleri vardı. Kitap okumayı çok seven büyük bir aileye sahipti. Ailesi Füreya’nın sanata yönelmesi konusunda ona tüm imkânları sundu. Annesi Hakkiye Hanım ise, Fransızca öğrenmesi konusunda çok çaba sarf etti. Evde zaman zaman onunla Fransızca konuşmaya özen gösterdi.
Füreya’nın babası Asaf Emrullah Bey, Milli Mücadele yıllarını “Mustafa Kemal” ile birlikte göğüslemişti. Cephelerde savaşarak işgal altında olan topraklarımızı korumak için canını feda etmekten kaçınmadı. Bu yıllarda Mustafa Kemal ile birlikte ülkenin kurtuluşu için sık sık bir araya gelmişler…
Füreya, bir gün evlerine akşam yemeğine gelen misafirin çakmak çakmak mavi gözlerini unutamadı… Ona keman çaldığını, Fransızca konuşabildiğini anlattı.
Mavi gözlü adam “Aferin. Keşke her Türk kızı, sizin gibi lisan ve müzik bilse. Kim bilir belki bir gün…” dedi.
Füreya bu konuşmadan sonra dizleri titreye titreye mutfağa döndü. Ama ona bir kere daha bakmak istiyordu… Daha sonra babasından mavi gözlü adamın “MUSTAFA KEMAL“ olduğunu öğrendi.
Füreya ikinci kez Mustafa Kemal’i gördüğünde Paşa onu hatırladı. “Bach’ın“ eserlerinden çalmasını istedi. Füreya, kemanı boynuna dayadı ve incecik parmaklarıyla çalmaya başladı. Gözleri kapalıydı. Yüzü o kadar duyguluydu ki… Parça bittikten ve her türlü iltifatı dinledikten sonra odasına gitti. Gümüş kakmalı kutusundan hatıra defterini çıkardı. Aşağı indiğinde ufak bir tereddüt geçirdi. Ya reddederse… Ama her şeyi göze alıp yürüdü. “Defterime benim için bir şeyler yazar mısınız efendim?” dedi. Mustafa Kemal, Füreya’nın uzattığı defterle kalemi aldı ve onu çok uzun yıllar etkileyecek olan satırları yazmaya başladı.
Yazı “Füreya Hanım” diye başlıyordu. “ Görüyorum ki siz çok çalışkan bir insansınız. Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalısınız ve bir şeyler vermelisiniz memlekete...”
Füreya defteri kutsal bir emanet gibi göğsünün üzerine bastırıp odasına çıktı. Kendimi milletime gerçekten borçlu hissediyordu. Bir an büyüyecek ve memleketinin adını yurtdışında tanıtan bir konser solisti olacaktı. Yok… Belki de kendini Türk çocuklarına adardı, onlara keman çalmasını ve Fransızca konuşmasını öğretirdi.
Yukarıdaki metin Ayşe Kulin’in “Füreya” adlı kitabından alıntıdır.
Füreya’nın yerinde sen olsaydın Atatürk’e kendinde beğendiğin hangi yönünü anlatırdın?
Füreya Atatürk’ü hiç tanımasaydı sence ne olurdu?
Füreya, Mustafa Kemal’i ikinci kez görmeseydi sence ne olurdu?
Füreya’nın ailesi eğitime bu kadar önem vermeseydi ne olurdu?
Sence Atatürk sanata önem vermeseydi ne olurdu?
