NEW
Font size
WorksheetsLiterature
Total questions: 25
Worksheet time: 32mins
Aşağıdakilerden hangisi metinleri sınıflandırırken kullanılan ölçütlerden olamaz?
Gerçeklikle ilişkileri
Yazılış Amaçları
Bilimlerle İlişkileri
Anlatım Biçim ve Teknikleri
Hedef Kitleleri
Aşağıdaki parçaların hangisi öğretici metinlerin birinden alınmış olamaz?
Eğitimde teknolojinin önemi artık yadsınamaz bir gerçek durumundadır. Eğitim kurumlarının buna kayıtsız kalması genç kuşaklara zarar verir.
Yazar üç yıl dergilerde yazılarıyla boy gösterdikten sonra birdenbire inzivaya çekilmiştir. Bunda özel hayatında yaşadığı sıkıntılar etkilidir
Dili iyi kullanmanın önemi özellikle topluluk karşısında konuşurken ortaya çıkıyor. Kötü bir konuşma herkesi rahatsız ediyor.
Yıllar var ki konağın bahçesini hiç bu kadar kalabalık görmemişti. Bugün, onun için, gençliğinden açılmış bir sayfa gibiydi
Türkçeye yabancı dillerden giren kelime sayısının özellikle bazı dönemlerde arttığı gözleniyor. Bu dönemlerde yapılan çalışmalar bunun önüne geçmeye yetmemiş.
Aşağıdakilerden hangisi sanatsal metinlerin özelliklerinden değildir?
Sanat metinlerinde amaç okuyucuya estetik zevk vermektir.
Yazarın üslup kaygısı vardır.
Söz sanatlarına yer verilir.
Sanatsal metinlerde kapalı anlatım söz konusudur.
Dil göndergesel işlevde kullanılır.
Aşağıdakilerden hangisi plastik sanatlar grubunda yer almaz?
Heykel
Resim
Hat
Tiyatro
Mimarlık
Bir yazar romanında anlattığı insanı çevre ilişkileriyle beraber veriyorsa edebiyatın hangi bilimden yararlanması gerekir?
Tarih
Coğrafya
Psikoloji
Sosyoloji
Felsefe
Aşağıdakilerden hangisi öğretici metin grubuna girmez?
Biyografi
Deneme
Makale
Fabl
Gezi Yazısı
Yazma sürecinin ikinci aşaması nedir?
Planlama
Taslak Metin Oluşturma
Metni Paylaşma
Metni Düzeltme
Hazırlık Yapma
Uzun ve biraz da yorucu bir yolculuktan sonra Teyran tepesine geldim. Epey yol aldıktan sonra at da ben de yorulmuştuk. Başımı, ellerimin arasına alıp gözlerimi kapatarak bir süre öylece kaldım. At beni anlamış gibi gelip durdu karşımda; uysallaştı, başını önüne düşürdü
Yukarıdaki metnin anlatım tekniği nedir?
Açıklayıcı
Tartışmacı
Öyküleyici
Betimleyici
Tanık Gösterme
Her gece iki üç film seyreden televizyon tutsakları neyse, bir günde bir roman bitiren otobüste, trene, yolda, yatakta okuyanlar da odur. Yığınla kitap okumak övgüye değer değil bence. Okuyup düşünmek, o yapıtı yeniden yaratmak önemli. Bu da bir emek, sabır ve planlı çalışma işi. Diyeceğim on beş günde ya da ayda bir roman bitirip tam bitirmek. Bu nedenle "Çok okuyun." diyenlere karşıyım.
Metnin anlatım tekniği nedir?
Betimleyici
Açıklayıcı
Öyküleyici
Örnekleyici
Tartışmacı
Küçük Ağa hücresine çekildikten sonra yeni tanıştığı bu insanları geç vakte kadar düşündü, bazı cümlelerin üzerinde uzun uzun durdu. Bütün bunlardan sonra vardığı neticeler şunlardır: Bir kere Ankara umduğu ve sandığı gibi kuvvetli bir düzenin merkezi değildi, fakat umduğundan da, sandığından da çok daha büyük, çok daha önemli karakter kazanmaya istidatlı görünüyordu. Bunu sezmek Küçük Ağa’nın başını döndürdü. Bugünkü panoramaya bakınca birbiriyle güç bağdaşan, hatta bağdaşmaya şansı bulunmayan, zira kimi tiksindirici, kimi ümit ve şevk kamçılayıcı, kimi insanı kara kara düşündüren, kimi de hayran eden detaylar göze çarpıyordu.
Metin hangi bakış açısı ve kişisiyle yazılmıştır?
Kamera- Kahraman
Kamera-Gözlemci
3.Kişi- Kahraman
3.kişi- İlahi
1.kişi-ilahi
Temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli bir antlaşma sitemi olan dil aynı zamanda bir milleti diğer milletlerden ayıran en önemli unsurdur. Dil, akan bir nehir gibi içinden geçtiği her topraktan beslenir. Ziya Gökalp; "Her uygar ulusun konuşma ve yazı dili, karşılaştığı uygarlıklardan alınan sözcük ve deyimlerle doludur. Bu bakımdan her ulusun dili, o ulusun çağlar boyunca yaşadığı tarihin sanki bir özetidir. Dile bu gözle bakılırsa dil anlam kazanır." der.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
Benzetme
Tanımlama
Karşılaştırma
Tanık Gösterme
Örneklendirme
Mahallenin yanı başında beyaz sakallı, oldukça ihtiyar bir adama rastladım. Kendisine yaklaşıp saygılı bir ifadeyle durumunu sordum. Beni ilkin duymadı. Bir daha ona aynı şeyleri iletmek için ses tonumu yükselttim. Beni duyduğunu hareketleriyle gösterdi. Bana garip garip baktı.
Yukarıdaki paragrafın anlatımıyla ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Paragrafta kahraman bakış açılı birinci kişi ağızdan (ben) anlatım esastır.
Anlatıcı, paragrafta aynı zamanda kahramanlardan birisidir.
Kahraman anlatıcı, birinci tekil şahıs ağzı ile konuşmuştur.
Anlatıcı olayın merkezinde yer almaktadır.
Anlatıcı, olayları sadece görendir.
Bütün şiir severler okumalı bu kitabı. Yazarın hoşsohbet üslubundan sevecenlikler doldurmalı koynuna. Yazar yüreğinden kopanların kılına bile dokunmadan geçirmiş yazıya. Ağır, bilimsel bir anlatım yok. Anlama yeteneğinizi zahmete sokacak hiçbir cümleye, sözcüğe rastlamazsınız. Cümleler kısa, ama değişik anlamlar çağrıştıracak zenginlikte. Hem de anlam sandukasının bırakın kapağının açılmasını tahtaları komple sökülmüş olarak…
Bu parçada söz edilen kitapla ilgili olarak aşağıdaki anlatım özelliklerinin hangisinden söz edilmemiştir?
İçtenlik
Doğallık
Bütünlük
Yoğunluk
Açıklık
Bir kitap bir çırpıda okunuyorsa anlatımın hangi özelliği ağır basar?
Sadedir
Açıktır
Akıcıdır
Yoğundur
Özgündür
Aşağıdakilerden hangisi giriş cümlesi olamaz?
Adam olmak cinsiyet meselesi değil şahsiyet meselesidir.
Hayatın gerçek amacı bilgi değil eylemdir.
Kabul edilen yalnızlık bir zaferdir.
Bunun için çok çalışmak az çalışmaya yeğdir.
Taşı delen suyun gücü değil damlaların devamlılığıdır.
Batı Karadeniz’deki Kastamonu yöresinde yol kenarındaki bir tabelada “Daş düşebülü, ayu çıkabülü.” yazmaktadır.
Bu tabeladaki cümle, dilin hangi özelliğini göstermektedir?
Ağız
Şive
Lehçe
Jargon
Argo
Su yosunları, suyun altındaki yaşam için çok önemli bitkilerdir. Suyun asit oranını dengeleyip sabit tutmalarının ötesinde balıklar için de bir numaralı besin kaynağıdır. Bu su yosunlarının ölümü, deniz ve denizde yaşayan canlılar açısından tam bir felaket olur. Bu yosunlarla beslenen birçok canlı ölür. Denizin asit dengesi bozulur. Bu bozulan denge birçok canlının daha ölümüne yol açar.
Bu parçada dil hangi işlevinde kullanılmıştır?
Heyecana bağlı işlev
Alıcıyı harekete geçirme işlevi
Göndergesel işlev
Kanalı kontrol işlevi
Sanatsal işlev
Belli bir meslek grubunun kendi arasında konuştuğu özel dile ne ad verilir?
Argo
Kargo
Jargon
Şive
Lehçe
I. Kulak verki havasında bahçemizin
II. Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden
III. Bir türkü söylenmede kendiliğinden
IV. Nasıl dinlersen öyle, şen veya hazin
V. Dinledikçe ömrün artar, öyle güzel!
Numaralanmış dizelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
I
II
III
IV
V
Aşağıdakilerin hangisinde virgülün (,) kullanımıyla ilgili bir bilgi yanlışı yapılmıştır?
Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime grupları arasına konur.
Tarihlerin yazılışında gön, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur.
Hitap için kullanılan sözcüklerden sonra konur.
Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan öğeleri belirtmek için konur.
Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul bildiren evet, hayır gibi sözcüklerden sonra konur.
Deneme; roman, hikaye ve tiyatrodan daha ilginç bir türdür.
Aşağıdakilerden hangisinde noktalı virgül (;) bu cümledeki görevine benzer biçimde kullanılmıştır?
O gün oldukça ince giyinmiştik; yağmurda ıslanınca hastalandık.
Babam, Murat'a; Ahmet'e, İrfan'a güvendiği kadar güvenmiyordu.
Sen söylüyorsun, o söylüyor; ama kimse bildiğinden şaşmıyor.
Serdar, Özgür, Yavuz A grubunu; Selin, Burcu, Dilara B grubunu oluşturdular.
Gamze anlatıyor, Gizem dinliyor; fakat Gizem anlatınca Gamze dinlemiyor.
(I) Hikâye (öykü); yaşanmış ya da yaşanabilir olay veya durumların kişi, yer ve zamana bağlı olarak okuyucuda heyecan ve zevk uyandıracak şekilde anlatıldığı kısa edebî türdür. (II) Hikâyede genellikle olay tek, kişi sayısı az ve tek boyutlu, zaman ve mekân anlatımı yüzeysel olup çoğu kez uzun cümleler kullanılmaz. (III) 14. yüzyılda İtalyan edebiyatında Boccaccio’nun yazdığı “Decameron” adlı eser, hikâye türünün ilk örneği kabul edilir. (IV) Batılı anlamda hikâye, Türk edebiyatına Tanzimat’la girmiş olup Ahmet Mithat Efendi’nin “Letâif-i Rivâyât” adlı eseri, ilk hikâye örneklerindendir. (V) Teknik açıdan güçlü, Batılı örneklere benzeyen ilk hikâye ise Şemsettin Sami’nin “Küçük Şeyler” adlı eseridir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
I
II
III
IV
V
Kırmızı düğmeli teybin başındayım. Gözlerimi bu küçük, siyah kutudan ayıramıyorum. Başımı kaldırıp amcamın muzip gülüşlü resmine, sarı-siyah çiçek desenli koltuğun bana nasıl baktığına, dolabının açık kalan kapaklarıyla bana sarılmaya çalışan televizyona bakacak cesaretim yok. Otuz ikilik mum boya takımım yanımda olsa her şeyin resmini baştan yapabilirim belki. Bu hayata nasıl yazılmak istiyorsam öyle çizerim kendimi. Ama gücüm yok. Batı’nın en hızlı atı Silver yanında olmadan Maskeli Süvari nereye kaçabilir ki? Kapının kenarında duran çocukluğum, kasette anlatılanları dinlemeye can atıyor. Bir an göz göze geliyoruz. Bana yardım etmesini çok istiyorum ama artık birbirimizden o kadar uzağız ki... Elim, teybe doğru uzanırken amcamın sesini duyuyorum: “Kırmızı düğmeye basarsan her şey silinir!”
Bu şekilde sonlanan bir hikâye ile ilgili,
I. İnsanların davranışları hayatın doğallığı içinde verilmiştir. II. Bir olaydan çok hayatın belli bir kesiti sunulmuştur.
III. Merak unsuru yoktur.
yargılarından hangileri çıkarılabilir?
Yalnız I
I-II
I-III
II-III
I-II-III
Türk edebiyatında durum hikâyeciliğinin öncülerinden biridir. Klasik hikâye tekniğinden uzak, kendine has bir anlatım tarzı geliştirmiştir. Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerinde çağrışımlardan yararlanarak şiirsel bir üslup kullanmıştır. Hikâyelerinde mekân olarak genellikle İstanbul’u seçmiş; Adalar’a, özellikle de Burgazada’ya önem vermiştir. Burgazada’ya yerleşerek balıkçıları, Ada’nın doğal güzelliklerini, sıradan insanların yaşama sevincini hikâyelerinde işlemiş, anlattığı konuya özgü kelimelerle ördüğü hikâyelerinde yalın bir dil kullanmış, ağırlıklı olarak diyalog ve iç konuşma anlatım tekniklerinden yararlanmıştır. Semaver, Sarnıç, Lüzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut, Son Kuşlar ve Alemdağ’da Var Bir Yılan, yazarın tanınmış hikâyelerindendir.
Bu parçada kendisinden söz edilen öykücü aşağıdakilerden hangisidir?
Memduh Şevket Esendal
Kenan Hulusi
Kemal Bilbaşar
Sait Faik Abasıyanık
Ömer Seyfettin
Ayrı, her şeyden, herkesten ayrı ve uzak kalmak; sadece kendisini dinlemek, yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu. O nedenle sakız gibi çiğnenmiş sözlerden, bir dua kadar çok yinelenmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan, hiçliğin ve güzelliğin hüküm sürdüğü bu çöle gelmişti.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki altı çizili deyimlerden herhangi birinin açıklaması değildir?
Bir şeyi kaybetmek
Yalnız Kalmak
Hiçbir belirti olmamak
Sık sık tekrarlanıp durmak
Etkisini devam ettirmek
