wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

11 FELSEFE ATS 2 ÇALIŞMA

Total questions: 10

Worksheet time: 10mins

Name
Class
Date
1.

Bilimsel faaliyetlerin eski Yunan uygarlığı’nda başladığı kabul edilir. İnsanoğlu çağlar boyunca yağmurun yağması ve mevsimlerin oluşması gibi doğa olaylarını mitolojik hikayelerle açıklamıştır. Thales ve eski Yunan düşünürler, doğa üstü güçlere dayalı bu mitolojik açıklamaları reddetmiş ve yerine, doğal olaylara dayalı duyusal verileri esas alan açıklamalar yapmışlardır.


Buna göre, bilimsel faaliyetlerin eski Yunan uygarlığında başladığı iddiası aşağıdaki seçeneklerden hangisine dayandırılabilir?

a)

Doğal olayları birden çok nedene bağlamalarına

b)

Araştırmalarında sonuçtan çok yönteme önem vermelerine

c)

Doğa olaylarını, somut verilerden hareketle açıklamalarına

d)

Genelden özele giden akıl yürütmeler yapmış olmalarına

e)

Doğal olaylara ilişkin sistemli gözlemler yapmalarına

2.

Daha önceden Yunan filozofları doğayla ilgilenirken M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren sofistler, felsefenin merkezine insanı, değerleri, ahlakı ve toplumu koymuşlardır. Çünkü bu yüzyılda Yunan toplumu demokratik bir yönetim şekline kavuşmuştur.


Buna dayanarak felsefe hakkında aşağıdaki yargılardan öncelikle hangisine ulaşılabilir?

a)

Felsefe, yaşanılan çağın olay ve koşullarından etkilenir.

b)

Felsefe kendi çağının ötesinde bir düşünme biçimine sahiptir.

c)

Felsefe toplumsal yapıdan etkilenmeyen tutarlı bir düşünme biçimidir.

d)

Felsefe, içinde yaşanılan toplumun ve çağın olaylarından uzak bir düşünme etkinliğidir.

e)

Felsefe, doğa olayları ile birlikte toplumsal olaylar üzerine de sorgulama yapar.

3.

Rüzgar üşüyen için soğuk, üşümeyen için sıcaktır. Ölüm, insan için kötü, mezar taşı satan için iyidir.

Bu görüşe sahip bir filozof aşağıdakilerden hangisini savunamaz?

a)

İnsanın her şeyin ölçüsü olduğunu

b)

Kesin doğruların olamayacağını

c)

Bilgilerimizin göreceli olduğunu

d)

Herkesin algılarının farklı olabileceğini

e)

Her şeyin mutlak olarak bilinebileceğini

4.

Platon’a göre sadece ideaların bilgisi kesin ve değişmezdir. Duyusal varlıklar kesin olarak bilinemez. Çünkü onlar bugün, dünden farklı olabilen varlıklardır. Dolayısıyla onlara ilişkin yargılarda her geçen gün değişecektir. Bu türden yargılara bilgi değil, sanı denir.

Buna göre Platon için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Kesin bilginin olanaksızlığını ileri sürdüğü

b)

Gerçek varlığın ideal türden olduğunu kabul ettiği

c)

Duyular aracılığı ile elde edilen bilgiyi sanıya indirgediği

d)

Değişen varlıkların bilgisinin kesin olmadığını iddia ettiği

e)

Nesnel ve ideal dünya hakkında farklı bilgiler elde ettiği

5.

Sokrates, diyaloğu, bilginin açığa çıkmasını sağlayan bir tartışma yöntemi olarak kullanmıştır. Bu tartışmada Sokrates karşısındakine sadece sorular sorar ve onun kendi cevaplarından doğan sonuçları görmesini sağlar. Sonuçları akla uygun olmayan cevapları eleyerek, doğru cevaba ulaşmaya çalışır. Böylece kişi düşüncede adım adım ilerleyerek doğruya ulaşacak ya da doğru bildiğinin farkına varacaktır.

Buna göre Sokrates’in bu yönteminin dayandığı temel varsayım aşağıdakilerden hangisi olabilir?

a)

Duyu verileri olmadan sezgi yoluyla elde edilir.

b)

Akıl, bilgiye deneyimlerin sentezi sonucu ulaşır.

c)

Bilgilerimiz doğuştan akıl yoluyla gelir.

d)

Bilginin varlığı yarar ilkesine dayanır.

e)

Bilgilerin doğruluğu kişiden kişiye değişir.

6.

Platon’a göre, maddi şeylerin bağımsız bir varlığı yoktur. Onlar ideal varlıklar evrenindeki mükemmel biçimlerin geçici birer yansımasıdır. Aristoteles ise; maddesiz formun ve formsuz maddenin olamayacağını ileri sürer. Ona göre her varlığın, aynı zamanda varoluş amacı, kendi mükemmel “öz” ünü yine kendi içinde taşımaktır.

Buna göre Aristoteles’i Platon’dan ayıran temel nokta aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Varlığın yapısının bilenemeyeceğini düşünmesi

b)

İdeal varlıkların mükemmel olduğunu düşünmesi

c)

Asıl gerçekliğin maddenin içindeki öz’de saklı olduğunu düşünmesi

d)

Varlığın salt formdan oluştuğunu savunması

e)

Formun maddeden ibaret olduğu görüşünü ileri sürmesi

7.

Aristoteles’e göre, ahlaki eylemin amacı mutluluktur. İnsanın mutluluğu bu dünyada gerçekleşir. İnsan aklı ile hazları dengeleyebilir. Asıl mutluluk bu şekilde ortaya çıkar.

Aristoteles’in bu düşüncesine dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

Kötü eylemler bireyin mutluluğuna engel olur.

b)

İnsan başkalarını mutlu edebildiği sürece mutludur.

c)

İnsan aklı ile hazlarını dengede tutabildiği sürece gerçek mutluluğa ulaşır.

d)

Toplumsal mutluluk bireyin mutluluğundan daha önemlidir.

e)

Bireyin hayattaki amacı sürekli mutluluk peşinde koşmak olmalıdır.

8.

Anaksimenes nitelik bakımından değişmeyen, kendisiyle aynı kalma özelliği gösteren, gevşeyip yoğunlaşabilen bir maddenin varlığın özü olabileceğini iddia ederken; Empedokles birbiriyle karışıp daha sonra ayrılabilen, fakat kendisi değişmeyen ilk madde üzerinde karar kılmıştır. Demokritos’ta ise bu sorunun cevabı, maddenin temeli olan atom fikrine dönüşmüştür.

Parçada aşağıdaki konulardan hangisi ele alınmaktadır?

a)

Değişmenin tüm var olanların temeli olarak ele alınması

b)

İlk Çağ’da idealar problemiyle ilgilenilmesi

c)

Filozofların düşüncelerinin, yaşadıkları çağda genel geçer olması

d)

Materyalistlerin varlığın özüne, farklı unsurları temele alarak ulaşmaları

e)

Empedokles ve Demokritos’un varlığın aynı nitelikte olduğunu savunmaları

9.

Sofistlerle birlikte felsefenin yönünün değiştiğini söyleyebiliriz. Sofist filozoflar, doğa filozoflarının araştırdığı arkhe problemini felsefenin konusu olmaktan çıkarmış ve ilk defa “Doğru bilgi mümkün müdür?” sorusunu sormaya başlamışlardır. Bilgi insandan insana değişmektedir; çünkü her insan farklı duyumlarla bilgiler elde etmektedir.

Buna göre Sofistlerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

a)

Sofistlerle birlikte bilgi, felsefenin konusu haline gelmiştir.

b)

Sofistlere göre değişmez, genel geçer bir bilgi yoktur.

c)

Sofistler varlığın mutlak bilgisinin elde edilebileceği iddiasındadır.

d)

Sofistler doğa felsefesi ile ilgilenmemişlerdir.

e)

Sofistler epistemolojik problemlere yönelmiştir.

10.

Herakleitos’ta diyalektik, yeni bir şeyin ortaya çıkmasıdır. Bu oluş karşıtların savaşıyla mümkündür. Çatışma yeni birşeylerin meydana gelmesinin sebebidir. Örneğin; gece ve gündüzün savaşı bir günü oluşturur.

Verilen paragrafta Herakleitos’un diyalektik düşüncesi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

a)

Diyalektik yeni bir şeye varmak için kullanılan bir yoldur.

b)

Karşıtların savaşı yeni bir şeyler oluşturur.

c)

Gece; tez, gündüz; antitez, bir gün ise; sentezdir.

d)

Çatışma dönüşümlü olarak sürmektedir.

e)

Diyalektik evrenin ana maddesidir.