wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

MUTASYON MODİFİKASYON ADAPTASYON

Total questions: 10

Worksheet time: 10mins

Name
Class
Date
1.

Posterdeki örnekler incelendiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

a)

Çevresel faktörler canlıların genetik yapısında değişikliğe yol açabilir.

b)

Çevresel faktörlerin etkisiyle canlılarda meydana gelen her değişiklik yavru döllere aktarılabilir.

c)

Çevresel faktörlerle canlıların dış görünüşlerinde değişiklikler meydana gelebilir.

d)

Çevresel faktörlerde değişiklik olmazsa bir türe ait canlıların genotipleri birbirinin aynısı olur.

2.

Bir öğrenci çok sevdiği bitkisinin pembe renkli olan çiçeklerinin zamanda mavi renge dönüştüğünü gözlemlemiştir. Bu sırada bitkiyi sulamak için çeşme suyu yerine kardeşinin bir araştırma için hazırladığı alüminyum sülfat damlatılmış çözelti kullandığını fark etmiştir.

Bu bitkiyi içinde bahçe toprağı bulunan başka bir saksıya diktikten sonra bir iki günde bir içme suyu ile sulamıştır.Zamanla çiçeklerin mavi renginin değiştiğini yeni açan çiçeklerin de pembe renkli olduğunu gözlemlemiştir.

Bu gözlemlerle ilgili ,

Alüminyum sülfat damlatılmış çözelti ile sulama bu bitkinin çiçek renginden sorumlu gende mutasyona neden olmuştur. Çeşme suyu ile sulanan mavi çiçekli bitkinin yeni açan çiçeklerin pembe renkli olması modifikasyondur. Toprağın alüminyum sülfat damlatılmış çözelti ile sulanması bitkide varyasyona neden olarak yeni bir türün oluşmasını sağlamıştır

ifadelerinden hangileri doğrudur ?

a)

Yalnız I

b)

Yalnız II

c)

I ve III

d)

II ve III

3.

Buna göre afişte bulunan hangi kutucuk virüsün mutasyona uğradığı konusunda bilgi içermektedir?

a)

1

b)

2

c)

3

d)

4

4.

2011 yılında Japonya’da oluşan deprem ve tsunamiden sonra Fukuşima nükleer santralinde radyasyon sızıntısı meydana gelmiştir. Bir süre sonra santralin çevresinde yaşayan Lisenet ailesinden mavi kelebek türünün görünüşünde bazı değişiklikler gözlemlenmiştir.

Bu kelebekler üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda iki nesil sonra bile kanatlarında küçülme ve gözlerinde de şekil bozukluğu olduğu belirtilmiştir. Kazadan iki ay sonra santrale yakın bir bölgeden toplanan bu türe ait kelebekler laboratuvar ortamında yetiştirildiğinde bir sonraki nesilde mutasyona uğrayan özelliklerin görülme oranında %18 artış olmuştur. Bu kelebeklerle sağlıklı kelebekler çiftleştirildiğinde mutasyona uğrama oranının %34’e yükseldiği gözlemlenmiştir.

Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

a)

Laboratuvarda üremeleri sağlanan kelebeklerin tamamında sızıntının etkisi gözlenmiştir

b)

Mutasyona uğramış bireylerin sağlıklı bireylerle değerlendirilmeleri sızıntının etkisini azaltmıştır.

c)

Mutasyonun üreme hücrelerinde meydana geldiğinin kanıtı kelebeklerdeki değişimin sonraki nesillerde gözlenmesidir.

d)

2011 yılında meydana gelen nükleer sızıntı ile bir çok canlının gen yapısında değişiklik meydana gelmiştir

5.

Kakım su kenarlarında, tarlalarda ve kırlarda yaşayan uzun vücutlu, kısa bacaklı ve kısa kuyruklu, nesli tükenme tehlikesi altında olan bir gelincik türüdür.

Kakımlar; kış aylarında tümüyle beyaz renkli iken yaz aylarında kürklerinin üst tarafı kahverengi, alt tarafı beyazdır. Ancak kakımlar yaşadıkları coğrafyanın tümünde mevsimle birlikte renk değiştirmez. Sıcak bölgelerde hiç beyazlaşmadan yaz kürküyle kalırlarken daha soğuk olan bölgelerde beyaz renkli kış kürkleriyle görülürler.

Buna göre çevre koşullarının kakımların kürk renginde oluşturduğu değişimle ilgili olarak aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılabilir?

a)

Kakımlarda oluşan değişim yavrularını aynen aktarılır.

b)

Kakımların DNA diziliminde değişiklik meydana gelmiştir.

c)

Çevre koşulları kakımın görünüşümde kalıcı değişiklik oluşturmuştur.

d)

Kakımların bazı genlerinin işleyişinde değişiklikler meydana gelmiştir.

6.

Çevre koşullarının değişmesi genlerin işleyişini değiştirebilir. Bir tavşan türünde kürk renginden sorumlu olan genin işlevi ortam sıcaklığındaki değişimlere bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir. Bu genin bir aleli tüm vücutta siyah renkli kürkün gelişmesini kontrol eder. Bu alel 35 °C’un üzerindeki sıcaklıklarda etkin değildir. Tavşanların vücudunun büyük bir kısmında vücut sıcaklığı 35 °C’un üzerinde olduğu için kürk rengi beyazdır. Bununla birlikte kulak, burun, kuyruk ve ayaklar 25 °C gibi daha düşük sıcaklıkta olduğundan bu organların üzerindeki kürk rengi siyahtır. Ayrıca yeni doğan tavşanların kürklerinin de vücudun her yerinde beyaz olduğu bilinmektedir.

Buna göre hakkında bilgi verilen tavşan türünün kürk rengi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

a)

Beyaz kürklü doğanların, yaşamları boyunca tüm vücut kısımlarının kürk renginin beyaz olması beklenir.

b)

Vücutlarının siyah renkli kürke sahip olan kısımlarındaki hücrelerde kürk rengi ile ilgili alel bulunmaz.

c)

Yeni doğanların kürklerinin tamamen beyaz olması, embriyonun geliştiği anne vücut sıcaklığının 35 °C’un üzerinde olmasından kaynaklanabilir.

d)

Beyaz ve siyah renkli kürk oluşumu genlerin değil, yalnızca çevresel koşulların kontrolünde gerçekleşir.

7.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

a)

A geninin işlevsiz olduğu çiçekte çiçek organlarının tümünün normal gelişim göstermesi beklenir

b)

B geninin işlevsiz olduğu çiçekte üremeden sorumlu hiçbir organın gelişmediği görülür.

c)

C geninin işlevsiz olduğu çiçeği eşeyli üremeyi in girmesi için gerçekleştirmesi beklenir.

d)

Çiçekte bir organın oluşumu üzerinde birden fazla gen etkili olabilir.

8.

Ekili tarlalardaki tarım ürünlerine zarar veren bir böcek türü ile mücadele edebilmek için yapılan uygulamada kimyasal bir ilaç püskürtülmüştür. İlk uygulamada zararlı böcek popülasyonunun büyük bir kısmının ortamdan kalktığı belirlenmiştir. Bölgede zamanla bu böcek popülasyonunun yeiden artmasından sonra aynı kimyasal ilaç tekrar uygulanmıştır. Bu uygulamada ise söz konusu böceklerin artık etkilenmediği görülmüştür.

Bu tarım alanlarında yapılan uygulamalar ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a)

Birinci uygulama sonrasında hayatta kalan böceklerin, ilgili kimyasal ilaca dirençlilikten sorumlu kalıtsal özelliklerini, üremeleri sırasında yavrularına aktardıkları söylenebilir.

b)

Birinci uygulama yapılmadan önce böcek popülasyonunda bazı bireylerin ilgili kimyasal ilaca karşı dirençli olduğu söylenebilir.

c)

Uygulanan kimyasal ilacın, bu böcek popülasyonunda doğal seçilime neden olduğu söylenebilir.

d)

Birinci uygulama öncesinde zararlı böcek popülasyonunun bireylerinin tamamının aynı kalıtsal yapıda olduğu söylenebilir.

9.

Resimde bir deniz anemonu ile onun uzantıları arasında yaşayan palyaço balığı verilmiştir.

Bu anemonlar, uzantıları üzerinde bulunan zehirli iğnelerini kullanarak yakınlarına kadar gelen küçük balıkları sokup zehirler ve onlarla beslenebilir. Palyaço balıkları, vücut yüzeyindeki kaygan mukus tabakası sayesinde anemonun zehrinden etkilenmez. Böylece, palyaço balıkları anemonun uzantıları arasında rahatça dolaşır, düşmanlarından saklanır ve güvenli bir şekilde beslenir.

Verilen durumla ilgili olarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

a)

Deniz anemonunun yaşadığı ortamdaki balıklar arasında, anemonun zehirli iğnelerinden etkilenme özelliği farklı olan balıklar vardır.

b)

Deniz anemonunun zehri, kendisiyle birlikte yaşayan balık türünün seçiliminde etkili olmuştur.

c)

Palyaço balıkları, deniz anemonlarının zehrinden etkilenmeyecek bir adaptasyona sahiptir

d)

Deniz anemonlarının zehri, palyaço balıklarının genotipini etkilemeden fenotiplerinde gözlemlenebilir bir değişiklik yapmıştır.

10.

Buna göre hangisi kamuflaja örnektir?

a)

Zehirli arıların etrafında uçan bazı sineklerin de bu arılar gibi sarı-siyah şeritlere sahip olması.

b)

Bazı böceklerin saldırıya uğradığında vücudundaki değişik sıvıları ortama salması

c)

Bazı kelebeklerin kanat desenlerine benzer yapraklar üzerinde bulunması

d)

Zehirli ok kurbağasının parlak renklenmesi nedeniyle düşmanları tarafından kolayca tanınıp av olmaktan kurtulması