WorksheetsTranslation Quiz 1
Total questions: 50
Worksheet time: 9mins
She never minds others.
Diğerlerini asla zihnine almaz.
Diğerlerini asla umursamaz.
How much is the fee for attending the event?
Etkinliğe katılım süresi ne kadar?
Etkinliğe katılım ücreti ne kadar?
It doesn't matter.
Anne değil.
Sorun değil.
I prefer pop to jazz.
Pop müziği jazz müziğe tercih ederim.
Jazz müziği pop müziğe tercih ederim.
Following the rules
Kurallara uyma
Ruloları takip etme
By the way ...
Bu arada ...
Bu yolda ...
Stir constantly until it boils.
Kaynayana kadar sürekli karıştır.
Kaynayana kadar aralıklı karıştır.
Pour the mixture.
Malzemeleri karıştırın.
Karışımı dökün.
How can we shape the cookies?
Kurabiyeleri nasıl yoğurabiliriz?
Kurabiyelere nasıl şekil verebiliriz?
Behaving fairly
Adil davranma
Rahat davranma
What would you like for a main course?
Ana yemek olarak ne istersiniz?
Ana ders olarak ne istersiniz?
Hope to see you all.
Tümünüzü görmek hayalim.
Hepinizi görmek umuduyla.
We have similar interests.
Benzer ilgi alanlarına sahibiz.
Aynı ilgi alanlarına sahibiz.
Carla attaches great importance to frienship.
Carla'nın arkadaşları harika ve ilgi çekicidir.
Carla arkadaşlarına çok önem verir.
Who do you take cooking classes with?
Yemek pişirme derslerini kiminle alıyorsun?
Yemek pişirme sınıfları ile kimi alıyorsun?
How long does she read in a day?
Bir günde nasıl kitap okur?
Bir günde ne kadar süre okur?
More than twice a month
Ayda en çok iki kere
Ayda iki kereden fazla
Which language do you prefer speaking?
Hangi dili konuşmayı tercih edersin?
Hangi dili öğrenmeyi tercih edersin?
Which cuisine do you prefer?
Hangi kuzenini tercih edersin?
Hangi ülkenin mutfağını tercih edersin?
When should we add water?
Suyu ne zaman eklemeliyiz?
Suyu ne zaman kaynatmalıyız?
Do we have to use butter?
Kullanımlık tereyağımız var mı?
Tereyağı kullanmamız gerekiyor mu?
I believe ...
Umuyorum ki ...
İnanıyorum ki ...
It's urgent.
Harika.
Acil.
What do you mean by that exactly?
Bununla tam olarak ne demek istiyorsun?
Bununla örnek mi kastediyorsun?
It's necessary for everyone.
Herkes için mecburi.
Herkes için gerekli.
For what purposes do you use the internet?
İnterneti hangi cihazlarla kullanırsın?
İnterneti hangi amaçlarla kullanırsın?
Pay attention to the etiquette, please.
Görgü kurallarına dikkat et lütfen.
Etikete göre öde lütfen.
How do the users mostly access social media?
Kullanıcılar sosyal medyaya en çok nasıl ulaşıyorlar?
Kullanıcıların bir kısmı sosyal medyaya nasıl ulaşıyorlar?
In other words
Diğer dünyalarda
Diğer bir deyişle
I'll probably ...
Muhtemelen ben ...
Profesyonelce ben ...
Translating a sentence
Bir cümleyi tercüme etme
Bir cümleyi aktarma
Will you help me choose?
Pişirmemde bana yardım eder misin / edecek misin?
Seçmemde bana yardım eder misin / edecek misin?
What percentage of teenagers ...
Gençlerin yaşı ne ...
Gençlerin yüzde kaçı ...
I'm afraid he's not available at the moment.
Korkarım ki şu anda müsait değil.
Korkarım ki şu anda meşgul değil.
Could you put me through to Mr. Black, please?
Bay Black'i bana çağırabilir misiniz lütfen?
Beni Bay Black'e bağlayabilir misiniz lütfen?
As soon as possible
Mümkün olan en kısa sürede
Mümkün olarak yakındayken
Telephones provide people to connect easily.
İnsanlar telefonlarla kolaylıkla bağlantıda kalır.
Telefonlar insanların kolayca iletişim kurmasını sağlar.
How many minutes do we heat it?
Kaç dakika ısıtıyoruz?
Nasıl fırında pişiriyoruz?
Sprinkle some salt.
Biraz tuz ekleyin.
Biraz tuz serpiştirin.
I'll lend you.
Sana mercimek yedireceğim.
Sana ödünç vereceğim.
What school is she studying at?
Okulda ne okuyor?
Hangi okulda okuyor?
What sports would you like to try?
Hangi sporları denemek istersin?
Hangi sporları yapmayı seversin?
What about a slumber party?
Parti ne hakkında?
Pijama partisine ne dersin?
May I take your order?
Siparişimi alır mısınız?
Siparişinizi alabilir miyim?
We will pay $300 including transportation.
Ulaşım dahil $300 ödeyeceğiz.
Pasaport dahil $300 ödeyeceğiz.
He keeps our secrets.
O, sırlarımızı saklar.
O, sırlarımızı açıklar.
Don't miss the opportunity.
Bu portfolyoyu özleme.
Bu fırsatı kaçırma.
I haven't seen you for ages.
Seni yaş günlerinde göremedim.
Seni çok uzun zamandır görmedim.
I don't know how to attach a file.
Nasıl dosya ekleneceğini bilmiyorum.
Kim ekleyecek dosyayı bilmiyorum.
I hope ...
Umarım ...
Sanırım ...
