NEW
Font size
WorksheetsTÜRKÇE DENEME SINAVI (TY-1)
Total questions: 20
Worksheet time: 2hrs 40mins
I. Onun gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı. II. Hikâye zor, acımasız ve hoşgörüsüz olduğu için oturursunuz ancak başından kalkamazsınız. III. Yaşadıkları binanın temelinin bu tarafı 10 cm oturmuş. “Oturmak” sözcüğü numaralanmış cümlelerde aşağıda verilen anlamlardan hangisine uygun kullanılmamıştır?
A) Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
B) Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
C) Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
D) Toprak veya yapının çökmesi, aşağı inmek
I. Yolun 300 km ilerisinde heyelan olduğunu bildiği için toprak yoldan gitmeyi tercih etmişti. ( Sebep – sonuç)
II. Yüreği insan sevgisiyle, merhametle, iyilikle dolu olduğundan yardım kuruluşlarında gönüllü olarak çalışıyordu. ( Amaç – sonuç )
III. İşleri gereği bilgisayar başında ara vermeden çalışmak kişilerde ilerdeki yaşlarda sağlık sorunlarına yol açabiliyor. ( Sebep – sonuç)
IV. Sağlıklı kararlar alabilmek adına konuyu derinlemesine araştırmış ve topladığı bilgileri rapor olarak yazmıştı. ( Amaç - sonuç )
Numaralanmış cümlelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen anlam ilişkisi yanlıştır?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
• Van Gölü, Bitlis’in Tatvan ilçesi sınırları içerisinde yer alır.
• Aktif hâldeki yanardağdan çıkan lavların bir vadiye akıp set oluşturması sonucu meydana gelmiştir.
Yukarıda yer alan iki cümlenin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bitlis’in Tatvan ilçesi sınırları içerisinde yer alan Van Gölü, aktif hâldeki yanardağdan çıkan lavların uzun yıllar boyunca bir vadiye akıp set oluşturması sonucu meydana gelmiştir.
B) Aktif hâldeki yanardağdan çıkan lavların bir vadiye akıp set oluşturması sonucu meydana gelen Van Gölü, Tatvan ilçesi sınırları içerisinde yer alır.
C) Bitlis’in Tatvan ilçesi sınırları içerisinde yer alan Van Gölü, aktif hâldeki yanardağdan çıkan lavların bir vadiye akması sonucu meydana gelmiştir
D) Aktif hâldeki yanardağdan çıkan lavların bir vadiye akıp set oluşturması sonucu meydana gelen Van Gölü, Bitlis’in Tatvan ilçesi sınırları içerisinde yer alır.
Seksek oyununun aşamalarını gösteren yukardaki görselde 4 ve 6. basamağa yazılacak ifadeler aşağıdakilerden hangisinde doğru belirtilmiştir?
A) 4- Beş kâğıda sağ ayak izimizi çiziyoruz. 6- Kâğıtları şekildeki gibi yapıştırıp oyuna başlıyoruz
B) 4- Beş kâğıda sol ayak izimizi çiziyoruz. 6- Kâğıtları yere yapıştırıp oyuna başlıyoruz.
C) 4- Üç kâğıda sağ ayak izimizi çiziyoruz. 6- Kağıtları yan yana yapıştırıp oyuna başlıyoruz
D) 4- Üç kâğıda sağ ayak izimizi çiziyoruz. 6- Kâğıtları üst üste yapıştırıp oyuna başlıyoruz.
• Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren; kip ve şahıs ekleri ile çekimlenmiş sözcük veya sözcük grubuna yüklem denir.
• Cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şeye özne denir.
Bu bilgilerden hareketle,
I. “Bahçe kapısından hızla çıkan çocuk, yolun karşısındaki bakkala doğru gitti.” cümlesinde özne, “çıkan çocuk” söz grubudur.
II. “Poyraz Emir, zor durumda olan sınıf arkadaşına hemen yardım etti.” cümlesinde “yardım etti” söz grubu yüklem görevindedir.
III. “Yıllar önce Ordu’da yaşadığı bir olayı bize anlatınca çok ağladı Elif Hanım.” cümlesinde özne “Elif Hanım” iken yüklem “çok ağladı” söz öbeğidir.
Numaralanmış cümlelerde verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğru değildir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II.
D) I ve III.
Babaannem; zaman yirmi yaşına kadar birer birer, kırk yaşına kadar ikişer ikişer, elli yaşına kadar beşer beşer, ellisinden sonra da onar onar geçer, derdi. Yaş aldıkça zaman dört nala hızla geçiyor gibi gelmeye başladı bana. Vakit göreceli olarak küçülüp büyüyor sanki. İlkokuldayken aşırı uzun sürüyormuş gibi gelen yaz tatilleri şu an oldukça kısa geliyor. Üzerinden taş çatlasa bir hafta geçmiştir dediğim bir olayın bir ay önce olduğunu fark ettiğimde dehşete kapılıyorum. Aslında günler normal bir hızda seyrediyor ama ayları, yılları düşündüğümde zamanın ne kadar çabuk geçtiğini görüyorum.
Bu metinde bahsedilen durumu aşağıdaki deyimlerden hangisi özetler?
A) Zamana bırakmak
B) Zamana uymak
C) Zaman kazanmak
D) Zaman su gibi akmak
Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisinde altı çizili sözcüğün eş anlamlısı yay ayraç içinde yanlış verilmiştir
A) Babası dehşet ve ızdırap içinde yakasını gevşetmeye uğraşır. (Üzüntü)
B) Ödevlerini yapmanın verdiği sorumlulukla hareket ediyordu. (Görev)
C) Tüm hazırlıkları tamamlıyor, onunla daha çetin bir savaşa hazırlanıyordu. (Güç)
D) Onu karşısında görünce kalbi birden hız hızlı çarpmaya başladı. (Yürek)
Sıfat fiiller cümlede sıfat tamlaması kurabilir. “Yürünesi yollar vardı önümde.” cümlesindeki “yürünesi” sözcüğü sıfat fiildir ve “yürünesi yollar” şeklinde sıfat tamlaması kurmuştur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat fiil, sıfat tamlaması kurmamıştır?
A) Daha önünde okunacak ondan fazla kitap vardı.
B) Biz, döşeğini hep yere sermiş bir milletin evlatlarıyız
C) Alt edilmez dalgalara diz çöktürmüş Ömer Alp.
D) Hayatta gördüklerimi birer tecrübe olarak sakladım
A) İnsanlar doğaya iyi baksınlar.
Yeşildir tabiat güzeldir doğa.
Çevresine türlü çiçek eksinler.
Suları soğuktur, güzeldir doğa
B) Niçin bu derenin suları kara,
Niçin böyle hırçın akıyor dere?
Niçin deli gibi koşup kenara,
Billurdan kancalar takıyor dere?
C) Tanıdığım bir ağaç var
Gesi bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamış
Allahın işine bakın.
D) Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı.
Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent.
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.
. Fatih Öğretmen, Türkçe dersinde 8. sınıf öğrencileri arasında “En Güzel Şiir Okuma Yarışması” düzenlemiştir. Yarışmaya Ela, Sude, Ahmet Yaser, Zeynep, Funda, Nisanur, İlker ve İrem katılmıştır. Öğrencilerin elde ettikleri dereceler ile ilgili bilinenler şunlardır:
• Funda, yarışmada altıncı sırada kendine yer bulmuştur.
• Sude, yarışmayı Zeynep’ten hemen önce Ahmet Yaser’den sonra hemen sonra bir derece ile tamamlamıştır.
• İlker, yarışmada Nisanur’un hemen önünde dördüncü sırada yer almıştır.
Bu bilgilere göre,
I. Yarışmayı birinci bitiren kişi Ahmet Yaser’dir.
II. İrem, yarışmada kendine yedinci sırada yer bulmuştur.
III. Zeynep, Nisanur’dan daha iyi bir derece almıştır.
yargılarından hangisi ya da hangileri kesinlikle söylenir?
Yalnız I
Yalnız II
I ve III
II ve III
Bu açıklamaya göre aşağıdaki soru cümlelerinin hangisi farklı bir ögeyi buldurmaya yöneliktir?
Aynayı ne bu kadar parlattı?
Ahşap sehpalar sana ne hatırlattı?
Ne yoktu kitabın sayfalarında?
Ne doldurdu güzel kokusuyla odayı?
“Gemi azıya almak” deyimi atlı kültürün ürünüdür. Ancak geçmişinde ya da şu anında at kullanan bir millet bu deyimi anlayabilir. Çünkü bu deyimde kastedilen şey, atın gem denilen koşum parçasını azı dişlerinin arasına alarak orada sıkıştırıp kontrol edilemez olması anlamına gelir. Yani Anadolu insanı bu durumda gemi azı dişlerinin arasına alan bir atın yönetilemez hale geleceğini, dizginleri çekerek atın ağzını acıtamayacağını bilir. Bunun ayrıntısını başka bir millet anlayamaz. İşte bu yüzden…
Bu metin aşağıdakilerin hangisi ile devam ettirilmelidir?
bazı deyimler konuşulduğu ülkenin sınırlarını aşamaz.
deyimler her ülkede aynı anlama gelmektedir.
bütün özlü sözlerin anlamları her ülkede farklıdır.
deyimler farklı dillere kelime anlamıyla çevrilmelidir
Edebiyatta olup bitenleri, edebiyatın canlılığını, yazarın verimliliğini hatta yapıtlarının başarısını ya da başarısızlığını kuşaklarla, yaşla değerlendirmek çoğu zaman bizi yanlışlığa götürür. Dostoyevski en büyük iki yapıtından birini, “Karamazof Kardeşler”i, ölmeden hemen önce bitirdi. Thomas Mann ise gene en büyük iki yapıtından biri olan “Buddenbrook Ailesi”ni bitirdiğinde daha yirmi altı yaşındaydı. Bu iki yazar da ömürlerinin erken ve geç dönemlerinde başka birçok kitap yazdılar.
Bu paragraftan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Yazarlar, yeni dünyalar kurma çabasıyla sürekli bir arayış içindedirler.
B) Yazarlar yaşamlarının belirli dönemlerinde kalıcı ürünler verirken bunu çoğu zaman sürdüremezler.
C) Yazarların yazma ve yaratma gücü yaşla açıklanamayacak bir olgudur
D) Yazarlar, hayatlarının belirli dönemlerinde yeni konular bulmak için çok çalışmalıdır.
Sözümün akışını bozup güzel cümleler aramaktansa güzel cümleleri bozup sözümün akışına uydurmayı daha doğru bulurum. Bir sözün ardından bizler koşmamalıyız; söz bizim ardımızdan koşmalı, işimize yaramalı, faydalı sağlamalıdır. Söylediğimiz şeyler sözlerimizi almalı ve dinleyenin kafasını öyle doldurmalı ki artık sözcüklerini hatırlayamasın. İster kâğıt üstünde olsun ister ağızdan, benim sevdiğim, tercih ettiğim konuşma; düpedüz, içten gelen, lezzetli, şiirli, ahenkli sıkı ve kısa kesen bir konuşmadır. Güç olsun, zararı yok ama sıkıcı olmasın; süsten, özentiden kaçsın; düzensiz, gelişigüzel ve cesurca yürüsün. Dinleyen, her yediği lokmayı tadarak yesin.
Bu paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Yaptığımız konuşmalar, karşımızdaki insanların bunalmasına yol açmamalıdır.
B) İçten gelen, damak tadı veren ve kısa olan konuşma, tercih edilmesi gereken konuşmadır
C) Konuşmalarımızda sözün ardından koşmalı ve sözün bizim önümüzde olmasına dikkat etmeliyiz
D) Etkileyici cümleleri bozup kendi sözüne uydurarak konuşmak, konuşmalarımızda olması gereken bir durumdur
Aşağıda bazı bitki türleriyle ilgili bilgilere yer verilmiştir.
Hatmi: Çok yıllık otsu bir bitkidir. Bozkırlarda ve tarla kenarlarında yetişir. Yazın beyaza yakın ve pembemsi çiçekler açar.
Fescitarağı: Fescitarağıgiller ailesindendir. Ülkemizin hemen her yerinde görülür. İlkbaharın sonlarından sonbahara kadar beyaz çiçekler açar.
Cancan: Çok yıllık otsu bir bitkidir. Bozkırlarda, çayırlarda, yol kenarlarında yetişir. İlkbaharda ve yaz mevsiminde mavi çiçekler açar.
Karahindiba: Papatyagiller ailesindendir. Ülkemizin hemen hemen her yerinde görülür. İlkbaharın sonlarından sonbahar kadar sarı çiçekler açar.
Bu bilgilerden hareketle, bitki türlerinin görselleri aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Aşağıdaki metinlerin hangisinde anlatım farklı bir kişi ağzıyla yapılmıştır?
A) Üşüyorduk. Hava buz gibiydi. Bizi dondurucu soğuktan küçük bir mağara koruyordu. Aramızdan birinin cesaretini toplayıp odun toplamaya gitmesini bekliyorduk. En sonunda kalktım ve odun toplamak için dışarı çıktım. Odun ararken aklımdan bir sürü tehlike senaryoları geçiyordu.
B) Oyunlarıyla geleceği için yapmak zorunda olduğu çalışma arasına sıkışmış bir nesildendi o kara yağız çocuk. Tarlada çalışırken dinlenme aralarında oyun oynayan hatta kendi oyuncağını kendisi yapan bir nesildendi. Tahtayı oyup güzel bir traktöre, plastik atıklarla telleri birleştirip havalı bir tankere, küflü telleri eğip büküp telden bir arabaya dönüştüren nesildendi.
C) Okula başlamak düşüncesi herkesi heyecanlandırır küçük yaşlarda. Çocuklar kendilerini düşünce olarak hazırlarlar ve hevesle beklerler. Hele beslenme çantası hayali… Okul vaktinin hangi diliminde çıkar o beslenme çantası ortaya ve ne zaman sarar sınıfı çeşit çeşit yemek kokuları, düşüncesi. Tabii, benim öyle hayal ettiğimdendir belki de bu düşünceler
D) Çam ağaçlarının arasındaki maki çalılıklarını gördükçe kafama yatmayan yerlerini hatırlardım sosyal bilgiler dersinde gördüğüm iklim ve bitki örtüsü konularının. Akdeniz ikliminin bitki örtüsü maki ise çam ağaçları ne geziyordu orada? Çam ağaçlarının boyu neden kısa değildi maki bitkileri gibi?
Empati; (duygudaşlık) karşımızdaki kişinin duygularını anlama, kendimizi karşımızdakinin yerine koyup onun düşüncelerini hissetme durumudur. Merhamet; bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma durumudur.
Buna göre,
Tunahan:
- Babacığım, bugün arkadaşlarımla okuldan eve gelirken kötü bir durumla karşılaştık. Aşağı caddede yavru bir köpeğe araba çarptı. Köpeğe çarpan kişi durmadı ve yoluna devam etti. Arkadaşlarımızla hemen köpeğin yanına koşup etraftan yardım istedik. Bize yardıma gelen kişilerle köpeğe zarar vermeden hemen en yakındaki veterinere götürdük. Veteriner, hemen gerekli müdahaleyi yaptı ve onu tedavi etti. Baba:
- …………………….
Bu metinde boş bırakılan yere aşağıdaki cümlelerden hangisi yazılırsa baba empati ve merhamet kavramını en iyi şekilde yansıtmış olur?
A) Sizlerin hayvancağıza yardım etmesi güzel bir davranış gibi gözükse de sizin orada olmamanız gerekirdi.
B) Yaptığınız bence hatalı bir hareket olmuş çünkü hayvana yardım etmek sizin göreviniz değil oradaki yetkililerin görevidir.
C) Sizin içinde bulunduğunuz durumu anlayabiliyorum, hayvancağıza üzülüp yardım etmeniz size yakışan çok yerinde bir davranış olmuş.
D) Güzel davranışlar ama hayvana çarpan arabanın sahibini bulup ondan hesap sorulmasını da sağlasaydınız çok daha güzel olurdu diye düşünüyorum.
Yurdumuzun dört bir yanı tarihi yapıtlarla kuşatılmış durumda. Her bir köşede ayrı bir eser görmekteyiz. Teknolojinin bu kadar gelişmemiş olduğu zamanlarda bu eserlerin nasıl yapıldığı bilinmiyor ama en azından ne amaçla yapılmış ve ne amaçla kullanılmış olduğunu tahmin edilebiliyor. Mesela yanda iki tane köşeli dik sütunun üstüne bir köşeli sütunun yan oturtularak oluşturulan yapı bölümünün kale girişlerindeki kapı olduğunu tahmin edebiliriz. Düz bir kaya üzerinin dikdörtgen şeklinde biraz oyulup eğim verildikten sonra eğimin alçakta kalan kısmına büyük ve yuvarlak bir kazan görünümlü oyuk oluşturulan şeklin ise üzümlerin suyunu çıkarmak için oluşturulmuş olduğunu anlarız. Düzgünce ve aynı boyda kesilmiş taşların üst üste konulduğu şekillerin de kale duvarları olduğunu anlamaktayız. Bu eserlerin birçoğu koruma altında olmasına rağmen maalesef birçoğu da on belki de yirmi yıl sonra yok olacak.
Bu metinde aşağıdaki görsellerin hangisi açıkça anlatılmamıştır?
Aşağıdaki bölümlerde virgülün kullanıldığı yerlerle ilgili bazı kurallara ve bu kuralları içeren örnek cümlelere yer verilmiştir.
I. Cümlede anlam karışıklığını gidermek için kullanılır.
II. Birden fazla yüklemi olan cümleleri birbirinden ayırmak için konur. III. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli sözcük ve sözcük gruplarının arasına konur.
IV. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi sözcüklerden sonra konur.
a. Tamam, sizlerle çevrenin korunması konulu toplantıya geleceğim.
b. Üç günlük okul gezisinde Sümela Manastırı, Uzungöl ve Ayder Yaylası gezildi.
c. Hava çok sıcak olduğu için yaşlı, ağacın gölgesinde oturmaya karar vermişti.
d. Sararmış yapraklar hazan mevsiminde Niksar’ın caddelerini süslüyordu, şehre farklı bir güzellik katıyordu.
Bu bilgilerden hareketle, verilen kurallarla örnek cümlelerin doğru eşleştirildiği seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
A) I-a, II-b, III-d, IV-c
B) I-c, II-d, III-b, IV-a
C) I-c, II-b, III-d, IV-a
D) I-a, II-d, III-b, IV-c
• Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, rütbe ve meslek adları büyük harfle başlar.
• Özel ada dahil olmayan gazete, dergi, tablo vb. kelimeler küçük harfle yazılır.
• Yer adlarında ilk isimden sonra gelen ve deniz, nehir, göl, dağ, boğaz, köprü, anıt, saray, köşk vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar.
• Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar. Belirli bir tarih söz konusu değilse ay ve gün adları küçük harfler yazılır.
Yukarıda verilen yazım kurallarına göre,
I. Sabahları işe giderken mahalledeki bakkaldan Milliyet Gazetesi’ni alırdı.
II. Öğretmen Ömer Alp Bey, yeni atandığı okulda bugün görevine başlamış.
III. 3 Ekim 2018 çarşamba günü okulumuz öğrencileri Ordu’da yazarlarla buluştu.
IV. Yaz tatilinde babamla Ege’de yer alan Marmaris Kalesi’ni gezme fırsatını yakalamıştık.
Cümlelerin hangilerinde yazım yanlışı bulunmamaktadır?
A) I ve II.
B) I ve III.
C) II ve IV.
D) III ve IV.
