NEW
Font size
WorksheetsPARAGRAF BİLGİSİ 6
Total questions: 13
Worksheet time: 26mins
Görmek, organlarımızdan birinin doğal bir işidir. Nefes almayı nasıl öğrenmiyorsak, görmeyi de öğrenmek zorunda değiliz. Bakmak ise, görüşümüzün eğitimi ile olur. Gayet sade ve normal olan bu eğitim, çok defa ihmal ediliyor yapılmıyor ve insanların çoğu bakmayı bilmiyorlar.
Yukarıdaki parça için en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
Bakmayı Bilmek
Görmek ve Bakmak
Düşünme Yolu
Bakma Yöntemi
Düşünme Eğitimi
Geçmişi bilmemek, geçmişi unutmuş görünmek; sanat bizimle, bizim çağımızla başlıyor savını ortaya atmak demektir. Biliyorum, kişi başlarken böyle duyar, bu duyguya kapılır. Ama sanatçı çok da oyalanmadan bu duygusundan kurtulmaya bakmalıdır. Çünkü bu inanç, "sanatın kalıcı bir niteliği olmadığı" gibi kötü bir anlayışı yerleştirecek.
Bu parçada yazarın, yerleşmesinden korktuğu anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
Sanatın ölümsüzlüğü yakalayamayacağı
Sanatından sanatçının beklentisiz olması
Geçmişin, sanatçı tarafından unutulması
Sanatçının geçmişten bağımsız hareket etmesi
Sanatın düne ait değerlerle beslenemeyeceği
"Sanatçının imkânları" derken rahatlığı, kolaylığı kastetmiyorum. Sanatçı, her şartta ve imkânda yine de bir çilenin adamıdır. Çilesini çekmeyen bir sanatçının geleceğe dönük eser ortaya koyabilmesi zaten düşünülemez..
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Gerçek sanat, toplumun sorunlarını irdeleyen sanattır.
Sanatçı, gerekli ortamı bulduğu an eserini ortaya koyar.
Geleceğe dönük sanat eserleri bir birikimin sonucudur.
Kalıcı sanat eserleri bir çilenin ürünüdür.
Sanatçıyı olgunlaştıran verdiği eserlerdir.
Genel olarak bir kitaptan söz ederken "Ne kadar güzel, tam düşündüğüm gibi!" deriz. Aslında doğru olan "Ne tuhaf! Daha önce bunu hiç düşünmemiştim, galiba doğru." veya "Şu anda onu anlayamıyorsam da, bir gün anlayacağımı ümit ediyorum." gibi cümleler kullanmaktır.
Bu parçaya göre bir kitabı değerlendirmede asıl önemli olan nedir?
Yazarın, okurun beklentilerine yer vermiş olması
Okuyucunun yazarla aynı düşünceleri paylaşması
Kitabın, okuyucunun ufkunu genişletecek nitelikte olması
Düşüncelerin güzel işlenmiş olması
Çok değişik düşünceler içermesi
Büyük insanlarla sohbet etmek, hemen herkesin arzu edeceği bir olaydır. Bunun da bir tek yolu vardır: Okumak. Bir kitabı dikkatle okumak, yazarlarıyla saatler süren bir sohbeti devam ettirmek demektir. Eserleri vasıtasıyla onların dünya, insan ve hayat hakkındaki fikirlerini öğrenebilirsiniz. Kitaplar, insanlar ve asırlar arasında bilgi alışverişini sağlayan vasıtalardır.
Bu parçadan çıkarılacak en uygun sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük insanlarla sohbet etmek okumaktan daha zevkli ve faydalıdır.
Bir kitabı okumak, yazarı hakkında bilgi edinmekten başka bir fayda sağlamaz.
Yazar, yazdığı eserlerle okura kendi beğenisini aşılar.
Büyük insanlarla sohbet etmek isteyenler onların kitaplarını okumalıdır.
Kitaplar, geçmişin bir tutanağı olan kişisel eserlerdir.
"Şiir nedir?" diye soruyorsunuz. Edebiyat yapmayı, büyük laf etmeyi sevenler için şiir ne değildir ki ! Şiir bir çığlıktır, bir ilan-ı aşktır, sallanan bir yumruktur, bir ümittir, bir kurtuluştur... Şüphesiz bunların hepsi şiirde olabilir, fakat bunlar düz- yazıda da olan şeylerdir. Şiirin ne olduğunu anlayabilmek için, onu düzyazıdan ayıran özellikleri aramak, onlar üzerin- de durmak daha doğru olur sanıyorum.
Yazar bu sözleri hangi düşünceyi anlatmak için söylemiştir?
Şiiri tarif etmenin zorluğunu anlatmak için.
Şiirin içeriğinin ne olduğunu anlatmak için.
Şiirsiz bir toplum düşünülemeyeceğini vurgulamak için.
Her konuda şiir yazılabileceğini anlatmak için.
Her konuda şiir yazılabileceğini anlatmak için.
Bir sanatçı ölür ölmez: "Eşsiz bir insandı, yeri doldurulamaz, onun eksikliğini hep duyacağız..." türünden sözler, o sanatçı hakkında söylenmiş nesnel değerlendirmeler değildir. Onu sanatçı olarak düşünüp değerlendiriyorsak bırakalım zamana. Yıllar, hatta asırlar sonra eserleri okunuyor, adı dillerde dolaşıyor mu ona bakalım.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Sanatçı nesnellikten hiç ayrılmamalıdır.
Zaman, sanatçının ününden bir şey eksiltmez.
Bir sanatçının gerçek değerini zaman belirler.
Kişiler, sanatçıları iyi değerlendiremez.
Ölüm, sanatçıya olan ilgiyi azaltır.
Mesleği yazar olan bir insan olarak kendime, büyük halk yığınları ne ister, herkese nasıl yararlı olurum diye hiç sormamışımdır. Amacım, hep kendimi daha kavrayışlı ve daha iyi hale getirmek, kişiliğimin özünü yükseltmek, sonra iyi ve doğru bildiğim şeyleri dile getirmek olmuştur.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Sanatta önemli olan çoğunluğun isteği değil, kişilikte ve sanatta olgunluğa ermektir.
Amaç herkese yararlı olmak değilse iyi bir sanatçı olunamaz.
Sanatta toplumun istekleri gözardı edilmemelidir.
Sanatçı, kişiliğini esere yansıtmalı, okuyuculara bu kişiliği örnek almalarını salık vermelidir.
Gerçek sanatçı, yalnız kendini değil, toplumu da yükseltmeyi amaçlamalıdır.
Kendine özgü geleneksel toplumun bilinç yapılarından ve kavramlarından farklı bilinç yapıları ve kavramları geliştiren modernizasyon olayı, geleneksel toplum yapısını alt üst etmiştir. Bu olay tabiatla, çevresiyle ve kendisi ile uyum içinde olan insanı, giderek yalnızlaşan ve kendisine, çevresine yabancılaşan bir varlık haline getirmiştir.
Yukarıdaki parçadan çıkarılacak asıl sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumlar geleneklerini yitirmektedir.
Modern toplumda bilinçli insanlar yetişmemektedir.
Modernleşme düzenli bir yaşam biçimi getirir.
Modernleşen toplumlar daha hızlı ilerler.
Modernleşme, insanın zararına gelişmektedir.
Güçlü taklitçiler, taklitlerine kendi doğalarını koyarlar; kendi fırça sürüşlerini, kendi söyleyişlerini... Öyle ki, Shakespeare bile taklit ederdi; oyunlarından çoğunun, zamanındaki öbür oyunları andırması bundandır. Hamlet'ten önce Hamlet'ler vardır, nasıl ki Le Cid'den önce Le Cid'ler varsa. Bununla birlikte dâhi bir taklitçi, eserine kendi damgasını basmanın bir yolunu bulur.
Parçada anlatılmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Taklit, sanatçıyı başarıya ulaştırır.
iyi sanatçılar, iyi birer taklitçidirler.
Büyük sanatçılar, taklitle işe başlasalar bile özgün olmayı başarabilmişlerdir.
Taklit etmek sanatçıyı özgünlükten uzaklaştırır.
Sanatçı, taklit ettiği esere yaklaştığı ölçüde başarılı olur.
Batılı sanat eserleri, beni bana vermiyor. Onların bir de benden geçmesi; bizim koşullarımızda değişmeler geçirip yeni biçimlere girmesi gerek. Bir eserdeki yaşantıları paylaşabilmemiz, onlara katılabilmemiz, düşünce ve sözcüklerin aydınlığı kadar, belki daha önce, benzer bir yaşanmışlığı şart koşuyor.
Parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sanat eseri insanı anlatmak zorundadır.
Sanat eseri yaşantılardan oluşan bir bütündür.
Sanat eseri ulusal şartlara ve kişisel yaşama uyum göstermelidir.
Sanat eseri Batılı bir anlayışın süzgecinden geçerek okuyucuya iletilmelidir.
Sanat eseri içinden çıktığı toplumun sorunlarına çözüm getirmelidir.
Korkakların endişelerini bilirsiniz. Her köşe başında bir yankesici bekliyordur onları. Tesadüfen evinin penceresine bakan birisi, hırsız damgasını yemiştir artık. Boğaz'da sandalla karşıya geçerken kaç defa sulara batırır sandalı kafasında. Korkan da geçer karşıya, korkmayan da. Sandal batsa yine hepsi batacak değil mi? Fark, birisinin acıyı, sıkıntıyı bir an çekmesi, diğerinin ise sürekli o sıkıntıyı zehir gibi yudumlamasıdır.
Bu parçanın temel düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Korku, insanın cesaretini tamamen yok eder.
Korkaklık, hayatı yaşanmaz hale getirir.
Korku, insanın kendisinden çok çevresine zarar verir.
Aşırı korku insanı yavaş yavaş çevresinden uzaklaştırır.
Günlük hayatta insana korku veren pek çok olay] vardır.
Nice şairler, bilginler vardır, unutulmuşlardır. Adlarını ancak sokak başlarında görürsünüz. Bir gün gelir de değiştirirler sokağın adını, başka bir bilginin, başka bir şairin adını verirler. Eski bilgine, eski şaire büsbütün saygısızlık değil midir bu? Bir aşağılama olmaz mı? İyisi mi bırakmalı bu töreyi, dokunmamalı bu tanınmış kişilere. Onlar eserleriyle yaşasınlar, tarihte yaşasınlar. Eserleriyle yaşamayanları da adlarına sokak açmakla yaşatmaya kalkmayalım.
Parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Ünlü kişilerin adını sokaklara vermek onlara saygısızlıktı
Sokak adları sık sık değiştirilmemelidir.
Ünlü olmayan kişilerin adı sokaklara verilmemelidir.
Büyük sanatçılar toplumun her kesimince sevilirler.
Ünlü kişiler, isimleri sokaklara verilerek değil, eserleriyle yaşamalıdır.
