NEW
Font size
WorksheetsDeneme 6
Total questions: 12
Worksheet time: 12mins
16. Yüzyıla kadar İslam dünyası ile rekabet edemeyen Avrupa, Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform ve Sanayi İnkılabı ile birlikte her alanda ilerleme kaydetti. Zamanla büyük devlet ünvanını kaybeden Osmanlı Devleti üstünlüğü geri almak için hamleler yaptıysa da zamanla dağılma dönemine girdi. Bir yandan azınlık isyanları ile uğraşırken diğer yandan kapitülasyonların etkisiyle Avrupa’nın açık pazarı haline geldi.
Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Devlet birçok alanda gerilemeye başlamıştır.
Osmanlı devleti çok uluslu bir yapıya sahiptir.
Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının asıl sebebi Sanayi İnkılabı’dır.
Siyasal üstünlük Osmanlı’dan Avrupa’ya kaymıştır.
Osmanlı Devleti Avrupalı devletlerden aldığı borçları ödeyememişti. Bunun üzerine Avrupalı devletler Osmanlı’nın gelir kaynaklarına el koyarak kendi alacaklarını tahsil etmek amacıyla Duyun-u Umumiye Teşkilatını kurdular. Devlet, gelir kaynaklarını Avrupalı devletlerin eline bırakmak zorunda kalmıştı.
Yukarıdaki bilgilere bakılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Osmanlı Devleti ekonomik bağımsızlığını yitirmiştir.
Fransız İhtilali devleti olumsuz etkilemiştir.
Sanayi İnkılabı Osmanlı devletinin güçlenmesini sağlamıştır.
Kapitülasyonlar sayesinde Osmanlı Borçlarının tamamını ödemiştir.
“Manastır Askerî İdadisinde (lise) Fransızcada geri idim. Öğretmen benimle çok ilgilenmiyor sadece bana uyarılarda bulunuyordu. Bu uyarılar çok gücüme gitti. İlk ev izni zamanında çözüm aradım. İki, üç ay gizlice Frerler Okulunun özel sınıfına gittim. Böylece okuldakinden daha fazla Fransızca öğrendim. Edebiyata fazla ilgim yoktu. Ömer Naci bizim sınıfa gelmişti. Benden okuyacak kitap istedi. Bütün kitaplarımı gösterdim. Hiçbirini beğenmedi. Kitaplarımı beğenmemesi gücüme gitti. Şiir ve edebiyat diye bir şey olduğunu o zaman öğrendim. Şiir ve edebiyatla ilgilenmeye başladım.
” Mustafa Kemal’in anlattıklarına bakarak;
I- Çevresindeki insanları etkilemiştir.
II- Karşılaştığı sorunlara çözüm yolları aramıştır.
III- Kararlı bir kişiliğe sahiptir.
Yargılarından hangisine yada hangilerine ulaşılabilir?
Yalnız I
I ve II
I ve III
II ve III
Mustafa Kemal, I. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’daki devletlerarası rekabeti değerlendirerek çıkabilecek bir savaşta “Alman kuvvetleriyle olanlar yenilecektir.” diyerek görüşünü belirtmiştir. Nitekim savaşın sonucunda İttifak Devletleri mağlup olmuştur.
Buna göre Mustafa Kemal ile ilgili olarak,
I. Dönemin askerî şartlarını doğru değerlendirmiş, ileri görüşlü bir askerdir.
II. Osmanlı Devleti'nin yöneticileri ile ortak görüşlere sahiptir.
III. İttifak Devletlerinden yana politikalar üretilmesi gerektiğini savunmuştur.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Yalnız I
Yalnız III
I ve II
I, II ve III
İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı’nda İttifak Devletleri ile yapılacak olan barış antlaşmalarının koşullarını belirlemek istemiştir. Diğer İttifak Devletleri ile yapılacak antlaşma koşulları belirlense de Osmanlı Devleti ile yapılacak antlaşmada İtilaf Devletleri uzlaşma sağlayamamışlardır. Özellikle Batı Anadolu'yu paylaşma konusunda anlaşmazlığa düşmüşlerdir. Bu sebeple Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşması diğer barış antlaşmalarından daha geç imzalanmıştır.
Bu durumun ortaya çıkmasına sebep olan olay aşağıdakilerden hangisidir?
Bolşevik İhtilali sonucunda Rusya’nın savaştan çekilmesi
Wilson İlkeleri ile sömürgecilik faaliyetlerinin yasaklanması
İtalya ile Yunanistan arasında İzmir meselesinin ortaya çıkması
Milletler Cemiyetinin kurularak dünya barışının sağlanmak istenmesi
I.Ülkenin tamamını işgalden kurtarma hedefi ile kurulmuştur.
II. Mustafa Kemal önderliğinde kurulmuş düzenli birliklerdir.
III. İç ve dış düşmanlara karşı mücadele etmişlerdir.
IV. Türk milletinin bağımsızlık düşüncesinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
Yukarıda verilenlerden hangileri Kuvâyı Millîye’ye ait özellikler arasında yer alır?
I ve II
III ve IV
I, II ve IV
II, III ve IV
*Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir
*Osmanlı Hükûmeti üzerine aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir.
*Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Amasya Genelgesi’nde yer alan bu kararlar dikkate alındığında,
I. Millî egemenlik ilkesine vurgu yapılmıştır.
II. Bağımsızlığa önem verilmiştir.
III. Manda ve himaye ilk kez reddedilmiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Yalnız I
Yalnız II
I ve II
I, II ve III
Erzurum Kongresi’nde Temsil Heyeti oluşturuldu. Başkanlığına Mustafa Kemal getirildi. Bu heyete tüm Doğu Anadolu’yu temsil etme yetkisi verildi. Doğu illerindeki cemiyetler, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi. Doğu illerindeki sorunları görüşmek amacıyla toplanan kongre, aldığı kararlar yönüyle Millî Mücadele’nin çok önemli bir adımını oluşturdu. Kongrede vatanın bütünlüğüne, milletin birlik ve beraberliğine yönelik kararlar alındı.
Bu bilgilere göre Erzurum Kongresi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bölgesel amaçlarla toplanan kongrede ulusal nitelikli kararlar alınmıştır.
Millî Mücadele’nin teşkilatlanmasına çalışılmıştır.
Erzurum’da kurulan Temsil Heyeti başlangıçta bölgesel niteliklidir.
Manda ve himaye ilk kez Erzurum Kongresi’nde reddedilmiştir.
Şahin Bey kendisinden Antep yolunu açmasını isteyen Fransız Komutanlığına şu mektubu yazmıştır: “Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresinde Türk kanı vardır. Her bucağında bir atanın mezarı vardır. Eski zamanlardan beri Türkler bu topraklarda yaşamaktadır. Türk bu topraklara, bu topraklar da Türk’e ısındı, kaynadı. Sadece siz değil bütün dünya bir araya gelse bizi bu topraklardan ayıramaz. Sonra sen, Türk esir yaşamaz, diye duymadın mı? Namus ve hürriyeti için ölüme atılmak bize, ağustos ayı sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir. Sizler canı kıymetli insanlarsınız. Bize çatmayınız. Bir gün evvel topraklarımızdan savuşup gidiniz. Yoksa kıyarız canınıza.”
Şahin Bey’in bu sözlerinden yola çıkılarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Vatan savunmasına önem vermiştir.
Anadolu’nun Türkler için öneminden söz etmiştir.
Kararlı olduğunu ifade etmiştir.
Uzlaşmacı bir tavır sergilemiştir.
“Kâzım Karabekir Paşa, anne babaları Erzurum ve Erzincan bölgelerinde öldürülen iki bin kadar yetim Türk çocuğunu evlat edinmişti. Bunlar, 4-14 yaş arasında çocuklardı. Kâzım Karabekir, çocukları özellikle birer sanat ve meslek sahibi olacak şekilde yetiştiriyordu. Bunlardan bazıları gayet iyi marangozluk öğrenmişti. Güzel resim çizmeyi, çocukça fakat sanatkârca oymalar yapmayı biliyorlardı. Kâzım Paşa, ceza usulünü kaldırmıştı. Bununla birlikte çocukların kişiliklerinin serbestçe gelişmesini önlemeyecek bir disiplin kurmuştu. Kötü hareketi görülen çocuğu karşısına alıp onunla tek başına konuşurdu. “Paşa Baba”nın bir kenara çekip öğüt verdiği çocuğun bir daha kötü bir şey yaptığı olmazdı. Çocuklarda en çok göze çarpan şey dürüstlük, doğru sözlülüktü. Bu özellikleri öğütlerle değil içinde yaşadıkları çevreden, havadan almaktaydılar.
Bu bilgiler doğrultusunda aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Disiplinli bir yapı kurulmuştur.
Düşmanla savaşın yanı sıra toplumsal hayat da şekillendirilmeye çalışılmıştır.
Devletin asker ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır.
Çocukların meslek sahibi olması amaçlanmıştır.
I.Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
II. Moskova Antlaşması
III. Londra Konferansı
IV. İstiklal Marşının Kabulü
V. Afganistan'la Dostluk Antlaşması
I. İnönü Muharebesinden sonra yaşanan gelişmeler oluş sırasına göre dizildiğinde numaralandırma nasıl olur?
II-III-V-IV-I I
II-IV-III-I-V
I-III-IV-V-II
I-V-III-IV-I
TBMM, Sevr Antlaşması’na şiddetle karşı çıkmış ve bu antlaşmayı yok sayarak tanımadığını ilan etmiştir.
TBMM’nin Sovyetler Birliği ile imzaladığı Moskova Antlaşması’nın aşağıdaki maddelerinden hangisi, Sovyetlerin Sevr Antlaşması konusunda TBMM ile aynı düşüncede olduğunu göstermektedir?
Sovyetler Birliği, Batum’un Gürcistan’a bırakılması şartıyla TBMM’nin Gürcistan ve Ermenistan ile imzaladığı antlaşmaları tanıyacaktır.
Sovyetler Birliği elinde bulunan bütün esirleri üç ay içerisinde iade edecektir.
Taraflar arasında ekonomik ve kültürel ilişkiler sıklaştırılacaktır.
İki taraftan birinin tanımadığı uluslararası bir antlaşmayı, diğeri de tanımayacaktır.
