wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

KAZANIM DEĞERLENDİRME UYGULAMASI 5.1

Total questions: 10

Worksheet time: 50mins

Name
Class
Date
1.

(...)

Çocuklar haberi alınca hızlıca sokağın sonundaki kırmızı boyalı eve koştular. Arkadaşları İsmail’i görmek için sabırsızlanıyorlardı. Kazadan sonra onu ilk kez görecekleri için heyecanlı ama bacağını kaybettiklerini bildikleri için çok hüzünlü bir an yaşıyorlardı ve aralarında onu nasıl teselli edebileceklerini tartışıyorlardı ki bir ses duyuldu: “Hadi gençler orada ne dikilip duruyorsunuz, içeri girsenize!” Hepsi de tedirgin bir şekilde sırayla içeri girdiler. İsmail’i gördüklerinde hepsi de çok şaşırmıştı çünkü aldıkları bilgilerin eksik olduğunu o anda fark etmişlerdi.

(…)

Yukarıdaki metin hangi yazı türünden alınmıştır?

a)

A) Öykü

b)

B) Haber yazısı

c)

C) Masal

d)

D) Fabl

2.

Uzun zaman sonra halasını karşısında görünce etekleri zil çaldı. İnanılmaz bir mutluluk yaşadı. Evine gelen

misafire hazırlıksız yakalanınca etekleri tutuştu, büyük bir telaşa kapıldı. Ona ikram edebileceği yiyecekler

aradı. Halasına layık bir yemek ikramında bulunabilmek için hazırlıklara girişti. Eli ayağına dolaştı, yapacağı

işleri hep birbirine karıştırdı. İşe nereden başlayacağını büsbütün şaşırmıştı. Evine ilk defa bir misafir

geliyordu. El etek öpeceği kimse de yoktu şu saatte.

Bu metinde “etek” sözcüğünün geçtiği deyimlerden hangisinin açıklaması verilmemiştir?

a)

A) Etekleri zil çalmak

b)

B) Etekleri tutuşmak

c)

C) Eli ayağına dolaşmak

d)

D) El etek öpmek

3.

“Yanmak” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?

a)

A) Ormanların yanması ekosistem için çok büyük bir tehlikedir.

b)

B) Ocakta yanan odunlara bakarken aklından türlü şeyler geçirirdi.

c)

C) Ben bu yaz da arkadaşımla tatile gidemediğime çok yanıyorum.

d)

D) Sabah kahvaltısında yemiş olduğu acı biber, onu yakmıştı.

4.

Son zamanlarda sağlam dostluklara pek rastlayamıyoruz . Çünkü çıkarlarımızı, dostluklarımızdan daha kıymetli

görüyoruz. Bencilleşen ruhumuz, benliğimizde başkalarının hüzünlerine ve kederlerine yer vermiyor. Kendi

heveslerimizle, hırslarımızla o kadar dolmuş taşmışız ki başkalarının elemi , kederi ruhumuzda sığınacak küçücük

bir yer bile bulamıyor. Böyle olunca da yapay, samimiyetten uzak dostluklar yaşıyoruz. Onlar da çabucak yıkılıveriyor

zaten.

Bu metne göre sağlam dostluklar kurulamamasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Sağlam dostluklar kurma çabası içinde olanların çoğu zaman başarısız olması

b)

B) İnsanlar için beklenti ve çıkarlarının daha öncelikli olması

c)

C) Dostluk köprüleri kurmada insanların birbirlerine yeteri kadar fırsat tanımaması

d)

D) Başkalarının kederlerine kalbimizde yer olmaması

5.

I. Gökyüzünün başka rengi de varmış!

II. Geç fark ettim taşın sert olduğunu.

III. Su insanı boğar, ateş yakarmış!

IV. Her doğan günün bir dert olduğunu,

V. İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Yukarıdaki şiirin kaçıncı dizesinde “Belirli zamandan sonra olan, erken karşıtı” anlamına gelecek bir

sözcük kullanılmıştır?

a)

A) I

b)

B) II

c)

C) III

d)

D) IV

6.

Türkçe Öğretmeni Serhat Bey, öğrencisi Rasim’den “İyilikseverlik, iyi huylu olma” konularının ele alındığı

atasözlerini içeren bir araştırma ödevi vermiştir.

Buna göre Rasim, ödevinde hangi atasözünü kullanmamıştır?

a)

A) Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

b)

B) Ne verirsen elinle o gelir seninle.

c)

C) Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar.

d)

D) Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.

7.

“ Bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalına ait özel anlamlar taşıyan sözcüklere terim anlamlı sözcük denir.”

Buna göre aşağıdaki seçeneklerden hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?

a)

A) Bugün dersimiz güzel geçti.

b)

B) O gün kaybolurum diye çok korkmuştum.

c)

C) Matematik dersinde üçgenler konusunu işledik.

d)

D) Sözleriyle beni çok kırmıştı.

8.

“Görmek” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde “Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak”

anlamında kullanılmıştır?

a)

A) Türk kelimesinin ne anlama geldiğini herkes görecek.

b)

B) Boş zamanlarında köydeki evinin masraflarını görürdü.

c)

C) Biz bu topraklarda ne devirler gördük.

d)

D) Çok sıkıntı çekmişti ama sonunda cebi para da gördü.

9.

Korelilerin bugün kullandığı alfabe olan Hangıl, 1443 yılında Kral Sejong tarafından hazırlatılmıştır. Rivayet o ki Kral Sejong şöyle demiştir: “Halkım için öyle bir alfabe yapacağım ki güneş doğarken onu ilk kez gören bir kişi, güneş batarken tamamen öğrenmiş olacak.”

Kral Şejong bu sözü ile Hangıl alfabesinin hangi özelliğini vurgulamıştır?

a)

A) Hangıl’ın dünya üzerinde en çok kullanılan alfabe olmasını

b)

B) Hangıl’ın kısa sürede ve kolaylıkla öğrenilebilir olmasını

c)

C) Hangıl’ın karışık ve yazılması zor bir alfabe olmasını

d)

D) Hangıl’ın dünyanın en eski alfabesi olmasını

10.

Son hece oyunu en az iki kişiyle oynanan bir oyundur. İlk kişi bir sözcük söyler. Sıradaki kişi önceki kişinin

söylediği sözcüğün son hecesiyle başlayan yeni bir sözcük söyler. Oyun bu şekilde devam eder.

Bu oyunu oynayanlardan Zeynep ‘’yatılı’’ ,

İsa ‘’kıraç’’,

Şeyma ‘’çiçek’’,

Ayşe ‘’çekyat’’ ve Ahmet ‘’lıkır’’

sözcüklerini söylemiştir.

Bu bilgilerden yola çıkarak oyunu oynayanların doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Şeyma - İsa - Ayşe - Zeynep - Ahmet

b)

B) Zeynep - Ahmet - İsa - Ayşe - Şeyma

c)

C) İsa - Şeyma - Ayşe - Ahmet - Zeynep

d)

D) Şeyma - Ayşe - Zeynep - Ahmet - İsa