wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

8. Sınıf Söz Sanatları Testi

Total questions: 20

Worksheet time: 20mins

Name
Class
Date
1.

Keşke bugün çıkmasaydım dışarı, diye söylendi küçük kaplumbağa. Hava öyle sıcaktı, güneş öyle yakıcıydı ki! Dağı taşı eritiyordu bugün. Ter içinde kaldı kaplumbağa, can sıkıntısıyla of çekti. Bugünün tadı tuzu olmayacaktı besbelli.

Bu parçadaki altı çizili cümlelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?

a)

Kişileştirme

b)

Abartma

c)

Benzetme

d)

Konuşturma

2.

Aşağıdaki atasözlerinden hangisi mecaz anlam taşımamaktadır?

a)

Rüzgâr eken fırtına biçer

b)

Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur

c)

Emanet ata binen, tez iner.

d)

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

3.

Öğretmenler bir çiçek,

Bizlerse kelebeğiz.

Bilgiyi mezara dek,

Baş tacı bileceğiz. (Rıfkı KAYMAZ)

Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?

a)

Benzetme

b)

Konuşturma

c)

Abartma

d)

Kişileştirme

4.

Dışarıda fırtına gittikçe artıyor, rüzgâr ıslak kamçısını kerpiç duvarlarda gezdiriyordu. Yükselen sular tahta oluklardan taşıyor, gürültüyle yerlere dökülüyordu.

Bu parçadaki kişileştirme sanatının göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Fırtınanın konuşturulması

b)

Suların oluklara benzetilmesi

c)

Rüzgâra insan özelliklerinin yüklenmesi

d)

Fırtınanın anlatımında aşırılığa gidilmesi

5.

Bir gün adamın biri ninesine küçük torununun nerede olduğunu soracak olmuş. Nineciğin gözlerinden seller gibi yaşlar akmış, akmış da ninecik hiçbir şey söyleyememiş.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisinde verilen söz sanatları vardır?

a)

Benzetme - Abartma

b)

Konuşturma - Benzetme

c)

Abartma - Kişileştirme

d)

Kişileştirme - Benzetme

6.

Öğretmen, doğan güneş gibidir, etrafını aydınlatarak karanlıklara meydan okur.

Bu cümledeki benzetmede "kendisine benzetilen" aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Öğretmen

b)

Güneş

c)

Karanlık

d)

Meydan

7.

Senin için dağları deler, yol açarım yâr

Senin için denizleri kuruturum yâr

Senin için gök kubbeyi yerlere çalarım yâr

Canım iste canım bile sana kurban yâr


Bu dizelerde ağır basan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Konuşturma

b)

Kişileştirme

c)

Benzetme

d)

Abartma

8.

Baharda gelinlik kız gibi süzülen Osmaniye, güzel bir Akdeniz ilidir.


Bu cümledeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisinde vardır?

a)

Köylüler, kara haberi aldıkları gibi yola çıktılar

b)

Konserde dinlediğim şarkılar bana yaşama sevinci verdi

c)

Bu kale, şehrin mimarlık tarihindeki ilk önemli yapıydı.

d)

Burası bir ada değil, gökten denize düşmüş bir cennetti.

9.

Uçuşur beyaz deniz kuşları alay alay

Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su

İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu

Uyandırır ihtiyar köprüyü tramvay


Bu dizelerdeki söz sanatları, aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

a)

Konuşturma - Abartma

b)

Abartma - Kişileştirme

c)

Benzetme - Kişileştirme

d)

Benzetme - Abartma

10.

Karga, ağzında peynirle gelmiş, bir dala konmuş. Bunu gören tilki seslenmiş kargaya: ― Karga kardeş, senin sesin ne de güzeldir! Karga: ― O zaman bir ‘‘Gak!’’ diyeyim sana. Karga ‘‘Gak!’’ derken peyniri düşürmüş, tilki de peyniri alıp kaçmış.


Bu parçada ağır basan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kişileştirme

b)

Konuşturma

c)

Abartma

d)

Benzetme

11.

Gökteki yıldızlar kadar sayısız

Ah, yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları

Anladım farkınız yok koparılmış başaktan!


Bu dizelerde “yoksul çocuklar” aşağıdakilerin hangisinde verilenlere benzetilmiştir?

a)

Gök - Yıldız

b)

Yıldız - Başak

c)

Yurt - Başak

d)

Yurt - Gök

12.

Aşağıdaki dizelerden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?

a)

Bütün kusurlarım toprak gizliyor

Merhem çalıp yaralarım düzlüyor

b)

Dallarda rüzgâr hışırtısı dindi

Bütün kuşlar yuvalarında şimdi

c)

Gitgide en karanlıklarda erir kaybolurduk

Bir kalın perdeydi geceler mutsuz, buruşuk

d)

Her akşam hançeriyle beni kalpten yaralar

İçime karanlığı dolduran mağaralar

13.

İşte doğduğun eski evdesin birden

Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven

Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik

Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar


Bu dizelerde kişileştirilen varlıklar aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

a)

Lamba, merdiven

b)

Ninniler, beşik

c)

Ev, beşik

d)

Mağluplar, mahzunlar

14.

(I) Bizim memlekette dağ taş, orman ağaç hayatın hikâyesini anlatır. (II) Toprak burada ustanın elinden çıkmış bir çinidir, desen desen. (III) Toprak verimlidir; kuru çubuk diksen meyve verir, salkım salkım. (IV) Portakallar dallarında birer güneştir, turuncu turuncu.


Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangilerinde aynı söz sanatı kullanılmıştır?

a)

I ve III

b)

I ve IV

c)

II ve III

d)

II ve IV

15.

I. Gülüşün mavi güneşler dağıtır

II. İki iri yakut damlası gözlerin

III. Gül yaprağına işlenmiş

IV. Bir özlemsin yaşlanmayan


Bu dörtlüğün ikinci dizesinde bulunan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kişileştirme

b)

Konuşturma

c)

Benzetme

d)

Abartma

16.

Karşımda, bin metre aşağıda İskenderun Ovası, soluk almaya hâli ve niyeti olmadan güneş altında dümdüz yatıyor. Aşağısı bana bir seyahat romanındaki Afrika çölünü andırıyor.


Bu metinde aşağıdaki söz sanatlarından hangileri vardır?

a)

Konuşturma - Abartma

b)

Kişileştirme - Benzetme

c)

Abartma - Kişileştirme

d)

Benzetme - Konuşturma

17.

Cebeci İstasyonu’nda bir tren

Nefes nefese soluyordu.

Gerilmiş bir keman teli gibiydik.

Ankara Kalesi’nde bir eski çalar saat

Bilmem kaçı vuruyordu.


Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yoktur?

a)

Konuşturma

b)

Benzetme

c)

Mecaz

d)

Kişileştirme

18.

Kara dumanlı, emektar lokomotifiyle geçmişi temsil eden tıknefes bir tren ayrılıyor istasyondan. Soluya soluya, yavaş, sessiz bir ayrılış... Ne inen yolcusu ne uğurlayan bir dostu var trenin. Belki de hışımla kente girip kaygıyla ayrılan bir Zonguldak katarı!


Bu metinde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi ağır basmaktadır?

a)

Benzetme

b)

Konuşturma

c)

Abartma

d)

Kişileştirme

19.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen söz sanatı yoktur?

a)

Niçin bu derenin suları kara

Niçin böyle hırçın akıyor dere? (Kişileştirme)

b)

Gönlüm, benim gönlüm, o bir rüzgârdır

Sonsuz denizlerin ufkunda eser (Benzetme)

c)

Gözlerinden akan her damlada

Okyanuslar kadar derinlik gördüm (Abartma)

d)

Güneşin ışıktan kollarını yakalıyor gök

Ağır ağır çekiyor dağın sırtına (Konuşturma)

20.

Başımızın üstünde nereden geldiği bilinmeyen bir rüzgâr esiyordu. Bu rüzgâr, kızgın çöllerin içinden çıkarak alnımızı bir alev gibi yakıyordu.


Bu parçada bir söz sanatı kullanılmıştır. Bu sanatın göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

a)

“Rüzgârın yakıcılığı”nın “alev”e benzetilmesi

b)

“Rüzgâr”a insan özellikleri yüklenmesi

c)

“Çöl” ve “rüzgâr”ın konuşturulması

d)

“Çöl”ün anlatımında aşırılığa gidilmesi