NEW
Font size
WorksheetsRönesans
Total questions: 17
Worksheet time: 9mins
15 ve 16. yüzyıllarda Batı’da güzel sanatlar, edebiyat ve düşünce alanında meydana gelen yenilikler ve gelişmelere “Rönesans” adı verilmektedir. Avrupa'da ortaya çıkan Rönesans “yeniden doğuş” anlamındadır.
Batı’nın yaşadığı bu süreci yeniden doğuş olarak adlandırılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Tarihsel ve kültürel köklerinden bütünüyle kopmayı istemesi
Bilim ve teknik alanlarda büyük gelişmeler yaşanması
Antik Yunan'ın özgür düşünce ortamına dönmeye başlaması
Skolastik düşünce yapısını devamı niteliğinde olması
Dini ve ahlaki değerleri güçlendirmeye amaçlaması
Rönesans'ta başlayıp 17 yüzyılda pekişen düşünce sistemine “modern düşünce” adı verilir. Modern düşünce ile birlikte ait olan tüm unsurlarda da değişim yaşamıştır.
Aşağıda verilenlerden hangisi söz edilen değişimlerden biri değildir?
Birey ön plana çıkmıştır
Hukukun devlete bağlı olması gerektiği düşünülmüştür
Toplumsal hayat dünyevileşmiştir.
Hayatın tüm unsurları dine bağlı olarak ele alınmıştır
Doğanın deney ve akıllı açıklanabileceği düşünülmüştür.
Descartes, şüpheyi bir yöntem olarak kullandığından ve doğru bilgiye ulaşıldığında bu şüphe ortadan kalkar.
Buna göre, Descartes’in şüphe anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Şüphe, temel amaçtır.
Şüphe, doğru bilgiye ulaştıran araçtır.
Şüphe, eleştiriyle eş değerdir.
Şüphe, yargıda bulunmamızı sağlar.
Şüphe, doğru bilginin önündeki engeldir.
Aşağıdakilerden hangisinin 15-17. yüzyıl felsefesinde öne çıkan konu ve görüşlerden olduğu söylenemez?
Hümanizm
Bilimsel Yöntem
Hukuk Felsefesi
Kartezyen Felsefe
Arkhe problemi
Hint, Mısır, Antik Yunan ve İslam ilimleri kitaplarının Avrupa dillerine çevrilmesiyle başlayan bilim ve felsefenin etkisi; Batı’da aklın ön plana çıkmasını sağlamıştır. Coğrafi keşifler neticesinde matbaanın kullanılması okuryazarlığı artırmıştır. Yine coğrafi keşiflerin etkisiyle ticarette gelişmeler görülmüş ve üretim tarzının değişmesiyle toplumda sosyal farklılaşmalar oluşmuştur. Amerika’nın keşfiyle beraber orada yaşayan yerlilerden elde edilen kaynaklar ve Afrika’nın sömürgeleştirilmesiyle sağlanan ucuz işgücü, Batı’nın farklı coğrafyalarla kültürel ve ekonomik etkileşimde bulunmasına neden olmuş ve bahsedilen tüm durumlar Avrupa’da Rönesans felsefesini oluşturmuştur.
Bu parçadan Rönesans felsefesi ile ilgili çıkarılacak genel yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Coğrafi gelişmeler ticarette önemli bir artış sağlamıştır.
Rönesans’ın ortaya çıkmasında birden çok etken vardır.
Rönesans hareketlerinin etkisi tüm Avrupa’yı etkilemiştir.
Bu dönemde kültürel etkileşimler yaşanmaya başlamıştır.
Rönesans hareketleri ile beraber yeni toplumsal sınıflar oluşmuştur.
Spinoza’ya göre doğadaki nedensellik varlıkların iradi olarak eylemlerinin önünde bir engel olarak görülebilecek bir zorunluluk içerebilir. Bu durumda özgür olmanın imkânsızlığı savunulabilir görünse de, bu kolaya kaçmak olur. Çünkü; özgürlük, varlıktaki nedensellik içeren sistemi yönlendirmek değil bu akıl dolu işleyişin farkındalığında davranmaktır.
Bu parçaya göre Spinoza için ‘özgürlük’ aşağıdakilerden hangi ifadeyle örtüşür?
Doğadaki zorunluluğun bilincinde olma
İmkansız olduğunu kabul etme
İnançlarında ısrarcı olma
Tutkuların peşinden gitme
Doğayı değiştirmeyi amaç edinme
Bacon, doğanın bilgisine ilişkin doğru bilgi elde etmek istiyorsak algılarımızı kullanmamız gerektiğini öne sürer. Ancak algılarımız tek başına doğayı anlamamıza yeterli değildir. Çünkü insanlarda ön yargılar vardır. Eğer doğaya ilişkin doğru ve güvenilir bilgi edinmek istiyorsa, insanın bu önyargılarından kurtulması gerekir. Ancak bu, tek başına yeterli değildir. Nasıl ki el, bir alet olmaksızın çok az şey yapma gücüne sahipse, akıl da araçsız, yani yöntemsiz kullanıldığında güçsüz kalır. Oysa yöntem onu güçlü kılar. Bu yöntem ise algılardan genel kavramlara ulaşma yoludur.
Bu parçada Bacon’ın savunduğu bilimsel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Nedensellik
Tümevarım
Birleştirici yöntem
Analoji
Tümdengelim
Hobbes’a göre insan doğası gereği bencil bir varlıktır. Sürekli kendi çıkarları peşinde koşar. Durum böyle olunca güçlü zayıfı ezmeye başlar ve bazı bireylerin mal ve can emniyeti tehlike altına girer. İnsanların birbirlerine zarar vermelerini engellemek için ortak uzlaşı ile devlet denen yapı kurulur.
Hobbes’un bu düşüncesinden hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Devlet yapay bir kurumdur.
İktidar olmak için her yol denenebilir.
Devlet güçlülerin egemenliğindeki bir kurumdur.
Ekonomik çıkarlar toplumun huzurunu bozmaktadır.
İnsan kendi çıkarlarını arka plana atabilen bir varlıktır.
Aydınlanma Felsefesi'nin kaynağı Rönesans felsefesi ve özellikle de 17.yüzyıl felsefesinin ortaya koyduğu ilkelerdir. Rönesans’tan itibaren düşüncenin tarihsel otoritelerden kurtulması, bilgi ve yaşam hakkında akla ve deneyime dayanmaya başlaması söz konusudur. 17.yüzyılda bu gelişmeler sistemleştirilip temel ilkelere dönüştürülmeye başlanmış, Aydınlanma Felsefesi'nin düşünsel temelleri bir anlamda hazırlanmıştır. Sekülerleşme Aydınlanma Felsefesi'nin ve genel anlamda aydınlanmacılığın her türlü girişiminde temel olmuş olan bir yönelimdir.
Buna göre parçada altı çizili olan ve 17. yüzyılın genel düşünce yapısını yansıtan hangi belirgin özelliği Aydınlanma Felsefesi üzerinde etkili olmuştur?
Rasyonalizmin ve empirizmin temele alınmış olması
Toplumsal hayatın dünyevi olması
Bireyciliğin ön planda olması
Metafizik düşünce tarzının reddedilmesi
Evrensel bir tavrın temele alınması
Hume’a göre nedensellik diye gördüğümüz şey
bir olaydan sonra başka bir olayın gelmesidir.Bu iki olay arasında birinin neden diğerinin ise sonuç olduğunu ve aralarında nesnel, zorunlu bir bağ olduğunu bize bildiren bir izlenimimiz yoktur. Sadece olayların art ardalığını görmemizin bizde oluşturduğu psikolojik temelli bir alışkanlık vardır.
Buna göre nedensellik ilkesi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aklın apriori bir kategorisidir.
Olaylar arasında bulunan nesnel bir bağdır.
Sezgi ile elde edilen apaçık bir fikirdir.
Psikolojik temelli algısal bir yanılmadır.
Duyum ve izlenimlerin yarattığı deneyimlerle kazanılır.
Comte’a göre sadece olgular konu edilmeli, olguların arkasındaki ilk nedenler ya da özlerle uğraşılmamalıdır. Çünkü bu “öz” ve “ilk neden”ler gözlenemezler; onlar metafizik karakterlidirler. Bilimsel bilginin amacı gözlem ve deneyle olguların bilgisine ve bunlardan hareketle doğa yasalarına ulaşmak olmalıdır. Ancak bu tür bir bilgiyle gelecekteki olayları önceden bilmek ve düzenlemek mümkün olacaktır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Comte’un görüşleriyle çelişmektedir?
Metafizik öğeler reddedilmelidir.
Bilmek önceden görebilmek içindir.
Olgular arasında değişmez ilişkiler vardır.
Doğru bilgilere ulaşmak, varlığın özünü kavramakla mümkündür.
Bilim duyumların bize sağladığı olgular arasındaki ilişkileri araştırmalıdır.
Kant’a göre bir eylem; bir eğilimden ya da kişisel bir duygudan dolayı değil de, bir ödev bilincinden dolayı gerçekleşmişse ahlaki bir eylem olabilir. Buna göre bir kişi örneğin, bir yoksula kendi içindeki acıma duygusundan dolayı para vermişse bu eylem ahlaki değildir. Ancak aynı kişi, ‘yoksullara yardım etmek gerekir.’ diyen bir ödev bilinciyle yoksula para vermişse, o zaman bu kişinin eylemi ahlaki bir eylem olur.
Buna göre bir eylemin ahlaki değerini belirleyen temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Eylemin yöneldiği kişinin yoksul oluşu
Eyleme hangi ilkeden hareketle karar verildiği
Eylemin sonuçlarının fayda getirecek oluşu
Eylemin özgür tercihlerle gerçekleşip gerçekleşmediği
Eylemin toplumun beklentileri doğrultusunda gerçekleşmesi
Bir dükkânınız var ve meyve satıyorsunuz.İnsanlar sizden alışveriş yaptığı sürece kibar davranıyorsunuz, para üstünü eksiksiz veriyorsunuz. Çünkü böyle davranırsanız insanların size güven duyacağını, dükkânınıza daha sık gelerek alışveriş yapacaklarını düşünürsünüz.
Bu durumda Kant’a göre, iyiyi gerçekleştirmiş olsanız bile, eyleminizin ahlaki bir değeri yoktur.
Buna göre ahlaki eylemin değerini belirleyen ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Eylemin başka bir amaç için araç olarak kullanılması
Eylemin toplumun beklentileri doğrultusunda gerçekleşmesi
Ahlaki eylemin kendinde bir amaç olması
Eylemin dayandığı ilkenin kişiden kişiye değişmesi
Eylemin pratikte bir yarar sağlaması
Hegel’e göre Aydınlanma, saf bir içgörünün yaygınlaşması ve evrenselleşmesidir ve tarihsel bir hareket olarak belirir. Bu hareketin temel düşüncesi, akıl yetisiyle birlikte başlı başına bireyin yargının mutlak ölçütü olduğudur. Birey üzerine getirdiği vurgu ile Aydınlanma, yerleşik dinsel anlayışla çatışma içine girer.
Bu parçaya göre Aydınlanma felsefesinin temele aldığı yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Rasyonalizm
Pragmatizm
Emprizm
Septisizm
Kritisizm
J.J.Rousseau “İçimizden her biri, varlığını, bütün kuvvetini ortak genel iradenin emrine verir ve biz her ortağı bütünün bölünmez parçası kabul ederiz.” derken aşağıdaki kavramlardan hangisine dikkat çekmektedir?
Güçler ayrılığı
Doğal düzen
Ütopya
Toplum sözleşmesi
Katılımcı demokrasi
Hegel var olan tek şey olarak ruh ve tin (Geist) dediği bir ilkeden hareket eder. Gerçek olan tin bir oluş, bir gelişme, bir evrim, içerisindedir. Bu hareketlilik, düşüncenin tam özgürlüğünü hedefleyen kendine özgü bir yasayla gerçekleşir. Böylece tin derece derece maddeyi ya da tüm var olanları yaratmaya başlar.
Buna göre Hegel’in varlık anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Varlığın gelişimini belli bir yasaya bağlar.
Varlığı idealist bir tavırla ele alır.
Varlık maddesel bir nitelik taşır.
Değişimi kabul eder.
Var olan her şeyin nedeni mutlak ruhtur.
Felsefede çıkış noktası, duyularımızın sağladığı bilgidir, olguların bilgisidir.Biz yalnız duyuların sağladığı olguların bilgisini elde edebiliriz.Bunun için olguların arkasında olanlarla uğraşmamalıyız. Olgulara dayanmayan, deneyle doğrulanmayan her türlü bilgi anlamsızdır.
Bu düşünce aşağıdaki filozof ve akımlardan hangisine ait olabilir?
Kant’ın kritisizmine
A.Comte’un pozitivizmine
J.Locke’nin empirizmine
Hegel’in rasyonalizmine
K.Marx’ın materyalizmine
