NEW
Font size
Worksheetsbilim, siyaset ve sanat felsefesi çıkmış sorular
Total questions: 16
Worksheet time: 8mins
Toplumsal varlık olarak bir arada yaşamak zorunda olan insanlar arasında, çeşitli istek ve amaçların bir noktada çatışacak şekilde toplanması nedeniyle bir çekişme durumu ortaya çıkar. Eğer ortada uyuşmazlıkları önleyecek bir erk olmazsa çatışmalar insanlığın yok olmasına yol açar. Böyle durumlarda kural koyucuya sahip olma ve ona boyun eğme gereği duyulur. Bu ihtiyacı giderecek kurum da devlettir. Üstün bir otoriteye sahip olan devlet ve onun koyduğu kurallar, bireyi diğer insanların saldırı ve eziyetlerinden korur.
İbn-i Haldun’un görüşlerini yansıtan bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
(2011-YGS)
Devlet toplumsal iradenin ürünüdür.
Devletin varlığı doğal ve zorunludur.
Devlet, bireylerin ve kurumların karşılıklı güveniyle varlığını sürdürür.
Devlet, mutlak bir güç değil toplumun amaçlarını gerçekleştirmek için bir araçtır.
Devlet, toplumu baskı altında tutabilmek için sınırsız yetkiyle donatılmalıdır.
. Toplumsal düzenin yasal olması yeterli değildir; toplumsal düzen, aynı zamanda meşru görünmelidir. Bireyin, korku içinde yaşayan bir uyruk olarak değil, ikna olmuş bir yurttaş, özgür bir birey olarak toplumsal normları kendisinin normları diye algılaması da zorunludur. İnsanın bu normları içselleştirmesi, “rıza” ya da “meşrulaştırma” dediğimiz şeydir.
Parçaya göre, meşruluğun dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
(2006-ÖSS)
Düzeni sağlayan yasalar bulunması
Normların bütün bireyler için bağlayıcı olması
Normların benimsenmesi
Bireyin isteklerinin göz önünde bulundurulması
Normların başka toplumlar tarafından da kabul görmesi
Brian Redhead'a göre, siyasal düşünce tarihi, belli bir soruyu yanıtlama çabalarının tarihidir. Soru aynen durmakta yalnızca yanıtlar değişmektedir. Verilen yanıtların başlıcaları şunlardır:
- Çünkü, varlığım devletin varlığına bağlıdır.
- Çünkü, devlet Tanrı'nın iradesidir.
- Çünkü, devlet ve ben bir anlaşma yaptık.
- Çünkü, devlet ahlaki düşüncenin gerçekleşmesidir.
Buna göre, siyasal düşünce tarihi aşağıdakilerden hangisinin sorgulanmasına dayanır?
(2003-ÖSS)
Bürokrasinin gereğinin
Devlet-ekonomi ilişkisinin
Devlete itaat nedeninin
İdeal düzenin olabilirliğinin
Bireyin devlet için vazgeçilmezliğinin
İnsanların düşünce ve görüşlerini serbestçe ifade etmesi, doğruların ve gerçeklerin ortaya çıkmasına ve kavranmasına katkıda bulunur. Bir düşünürün dediği gibi, düşüncelerin savunulmasından gerçekler doğar.
Aşağıdaki yargılardan hangisi bu görüşü destekler?
(2000-ÖSS)
Devletin ekonomik alana müdahalesinin azaldığı, bireylerin özgürce ekonomik girişimde bulunduğu dönemlerde toplumsal refah yükselmiştir.
Bilim ve felsefedeki başlıca ilerlemeler, düşünce ve inanç özgürlüğünün olduğu dönemlerde ve ülkelerde gerçekleşmiştir.
Bireyin yeteneklerini özgürce geliştirdiği eğitim ve ortamlarında, dünyada iz bırakan sanatçılar yetişmiştir.
Bireylerin yurttaş olarak haklarının korunduğu toplumlarda oluşan güven ortamı, insanların daha üretken olmasını sağlamıştır.
Çeşitli düşünce ve görüşlerin bir arada yaşaması, ilk önce, değişik kültürlerle iletişim olanağı bulan toplumlarda görülmüştür.
Modern bilimin öncüleri olarak kabul edilen Copernicus, Kepler, Galileo, Newton astronomi alanından başlayarak bilim anlayışında önemli bir dönüşüme yol açtılar. Onların katkısıyla hakikat arayışında engel oluşturan geleneksel bakıştan vazgeçildi. Hatta otoritelerin bilimde yeri olmadığına inanılmaya başlandı. “X doğrudur.” biçimindeki bir önermeye artık “Hangi otorite bunu söylüyor?” sorusuyla değil, “Bununla ilgili kanıtınız ne?”, “Deliliniz nerede?” diye karşılık verilir oldu. Sonunda otoriteler de eleştirel sorgulamaya açık, hesap sorulabilir olarak görüldü.
Bu parçaya göre bilimin modernleşmesi aşağıdakilerden hangisine dayandırılabilir?
(2011-YGS)
Olaylar arasında neden sonuç ilişkisi aranmasına
Hakikati arama çabalarının ağırlık kazanmasına
Yöntem problemlerinin çözülmesine
Düşünmenin mantık ilkelerine dayandırılmasına
Dogmatik anlayışın yıkılmasına
Bir paradigmanın açıklayamadığı olgular, sorular, durumlar yani anomaliler ortaya çıktığında o paradigmanın taraftarları ya bu durumu görmezden gelir ya da hâlâ olguları bu paradigmayla açıklama çabasını sürdürürler. Ama asla bu paradigmadan vazgeçmezler. Bu durum, gece kaybettiği anahtarını arayan adamın, anahtarını, düşürdüğü sokağın karanlık köşesinde değil de ışığın daha iyi olduğu sokak lambasının altında aramasına benzer.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi paradigma değişimini güçleştiren etmendir?
(2010-YGS)
Olgulardaki niceliksel değişimi fark edememe
Olguları kurama uydurmaya çalışma
Benimsenen kuramların yetersiz oluşu
Nesnel bakıştan yoksun olma
Ölçüm araçlarının kurama göre hazırlanmış oluşu
Bir bilim adamı, buluşuyla ilgili olarak “Başkalarının otobana dönüştürebilecekleri bir patika açtım.” diyor.
Bilim adamı bu sözüyle, aşağıdakilerden hangisini benimsediğini gösterir?
(2008-ÖSS)
Bilimin birikimli olarak ilerlediğini
Bilimsel çalışmanın kişiye özgü uğraş olduğunu
Bilimsel çalışmanın, başkalarını düşünerek yapılması gerektiğini
Bilimsel çalışmanın sistemli olması gerektiğini
Bilimin teknolojiyle yakından ilişkili olduğunu
Sanat eserleri diğer nesneler gibi vardır. Resimler bir şapka veya palto gibi duvarda asılı dururlar. Sözgelimi Van Gogh’un bir çiftçinin ayakkabılarını gösteren resmi bir sergiden diğerine taşınıp durur, aynı Zonguldak’tan gönderilen kömür veya Karadeniz ormanlarından gönderilen tomrukların taşınması gibi. Cemal Süreya’nın şiirleri, bir öğrencinin sırt çantasında diğer eşyalarıyla bir arada bulunabilir. Beethoven’in eserleri kitapevlerinde raflara tıpkı kırtasiye malzemeleri gibi yerleştirilir. Yine de bir şeyi sanat eseri olarak görüp diğer nesnelerden ayrı tutuyorsak o, estetikle ilgili görüşlerimize uygun demektir.
Bu parçaya göre sanat eseri diğer nesnelerden hangi açıdan ayırt edilir?
(2011-YGS)
Estetik kaygılarla oluşturulmasıyla
Doğayı aynen yansıtmasıyla
Alımlayıcının değerlendirme biçimiyle
Evrensel nitelik taşımasıyla
Yaratıcısının düşüncesini içermesiyle
Bir Japon filminde, evlenecek çift baharda çiçek açmış kiraz ağaçlarının çevrelediği yolda yürüyordu. Görüntü harikaydı, beni çok etkilemişti. Japon inançlarında çiçek açmış kiraz ağacının, muhteşem güzelliği nedeniyle kutsal sayıldığını daha sonra bir belgeselden öğrendim. Bunu öğrenmiş olmam o görüntüyle ilgili estetik yargımı değiştirmedi.
Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisini destekler niteliktedir?
(2010-YGS)
Sanat eserinin topluma vereceği bir ileti olmalıdır.
Estetik yargılar güzelin bilgisinden çok, alınan hazza bağlıdır.
Doğada güzel olanlar sanatta da güzeldir.
Sanatın amacı güzeli ortaya koymaktır.
En az bir süje haz alıyorsa o sanat eseridir.
Bizleri sanata yönelten güçlü dürtülerden biri de gündelik hayatın acı verici kabalığından, sıkıcı monotonluğundan ve sürekli değişen kişisel istekler zincirinden kaçma gereksinimidir.
Bu cümlede sözü edilen gereksinim, sanatta özellikle hangi yolla giderilir?
(2004 – ÖSS)
Belirli bir üslubu sürdürme
Alanını sınırlama
Kurmaca dünya oluşturma
Kalıcı yapıtlar verme
Kullanacağı tekniği belirleme
Doktorlar, ateşli hastalıkları, başlangıcında iyileştirmenin hiç de güç bir iş olmadığını, asıl güçlüğün herhangi bir hastalığı saptama konusunda yaşandığını söylüyorlar. Ama zaman geçip de eğer hastalığın farkına varılıp gerekenler yapılmazsa, iyileştirilmesi çok güç oluyor. Aynı şey “devlet” için de söz konusudur. Çünkü herhangi bir yönetimde ortaya çıkma olasılığı bulunan aksaklık ve huzursuzluklar önceden saptandığında, bu tehlikeyi önlemek daha kolaydır. Ancak, bu aksaklıkların herkes tarafından görülecek ölçüde filizlenip büyümesine izin verilecek olursa, olayları kontrol altına almak için etkili çareler bulmakta zorlanılacaktır.
Bu parçada devletin sorumluluklarının hangisinden söz edilmektedir?
A) Eğitim seviyesi yüksek yurttaşlar yetiştirmek için politikalar geliştirme
B) İşleyişiyle ilgili olarak yurttaşlarını bilgilendirme
C) Varlığını sürdürmek için yurttaşlık bilincini güçlendirme
D) Kendi yapısını sorgulama ve çıkabilecek sorunlara karşı önlem alma
E) Kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili uluslararası sözleşmelere bağlı kalma
(2001 – ÖSS)Doktorlar, ateşli hastalıkları, başlangıcında iyileştirmenin hiç de güç bir iş olmadığını, asıl güçlüğün herhangi bir hastalığı saptama konusunda yaşandığını söylüyorlar. Ama zaman geçip de eğer hastalığın farkına varılıp gerekenler yapılmazsa, iyileştirilmesi çok güç oluyor. Aynı şey “devlet” için de söz konusudur. Çünkü herhangi bir yönetimde ortaya çıkma olasılığı bulunan aksaklık ve huzursuzluklar önceden saptandığında, bu tehlikeyi önlemek daha kolaydır. Ancak, bu aksaklıkların herkes tarafından görülecek ölçüde filizlenip büyümesine izin verilecek olursa, olayları kontrol altına almak için etkili çareler bulmakta zorlanılacaktır.
Bu parçada devletin sorumluluklarının hangisinden söz edilmektedir?
(2001 – ÖSS)
Eğitim seviyesi yüksek yurttaşlar yetiştirmek için politikalar geliştirme
İşleyişiyle ilgili olarak yurttaşlarını bilgilendirme
Varlığını sürdürmek için yurttaşlık bilincini güçlendirme
Kendi yapısını sorgulama ve çıkabilecek sorunlara karşı önlem alma
Kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili uluslararası sözleşmelere bağlı kalma
Geometri kuralları belirlenirken nasıl nokta, çizgi, uzay gibi temel kavramlardan yola çıkılıyorsa hukuk kuralları da hak, adalet, etik gibi kavramlara dayandırılır; yasalar bu kavramlardan türetilir. Tarih boyunca ister teokrasiyle, ister otokrasiyle, ister demokrasiyle yönetilsin, tüm devletler hukuka gereksinim duymuşlardır. Bir devletin hukuk sistemi, o devletin yapısının biçimlenmesinde etkilidir. Devletlerin hukuk sistemleri arasındaki farkı belirleyen de yasa yaparken gerekli temel kavramları hangi ilkelerden aldıkları ve o kavramları nasıl kullandıklarıdır.
Bu parçada hukukun hangi yönünden söz edilmemektedir?
(2002-ÖSS)
Belirli kavramları temel aldığından
Her tür devlet düzeni için gerekli olduğundan
Devlet düzeni üzerinde etkili olduğundan
Yapısının, dayandığı temel kavramlara göre değiştiğinden
Bilimsel kurallarla uyumlu olması gerektiğinden
Toplumun saygın ve demokratik olarak gördüğü kurumlardaki bozulmalar, kamuoyunu böyle görülmeyen kurumlardaki bozulmalardan daha çok rahatsız eder.
Bu durumun temelinde yatan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
(2004-ÖSS)
Kötü olmazsa iyinin değeri bilinmez
Saygınlık göreceli bir kavramdır.
En iyinin bozulması en kötüdür.
İyi, zamanla değişen bir kavramdır.
Kurumlar toplumun güvencesiydi
Kitap okuyan bir çocuğun, kendisini kitabın konusunda kaptırması, söz gelişi zavallı Robinson'un adadan kurtarmak için kafa yorması, sanat yapıtının doğası yönünden ilginç bir durumdur. Elindeki romana dalmış bir yetişkinin, odaya başka birinin girmesiyle birden irkilmesi, gerçek dünyaya ancak birkaç saniye duraksadıktan sonra uyum sağlayabilmesi de böyle bir durumun sonucudur. Bu iki örnekte de romanın kurmaca yapısı, okuru yaşadığı dünyadan çekip olayların salt duyularla izlenemeyeceği bir dünyaya itmiştir.
Bu parçaya dayanarak sanat yapıtıyla ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
A) Düş gücüyle keşfedilebilecek ayrı bir dünyası vardır.
B) Sanatçının dünyaya bakış açısını yansıtır.
C) Yaşamın değerinin kavranmasına yardımcı olur.
D) Temel amacı, gerçeğin kavranmasını sağlamaktır.
E) Gerçek dünyayı yücelterek yeniden kurgular.
(2002-ÖSS)
Kitap okuyan bir çocuğun, kendisini kitabın konusunda kaptırması, söz gelişi zavallı Robinson'un adadan kurtarmak için kafa yorması, sanat yapıtının doğası yönünden ilginç bir durumdur. Elindeki romana dalmış bir yetişkinin, odaya başka birinin girmesiyle birden irkilmesi, gerçek dünyaya ancak birkaç saniye duraksadıktan sonra uyum sağlayabilmesi de böyle bir durumun sonucudur. Bu iki örnekte de romanın kurmaca yapısı, okuru yaşadığı dünyadan çekip olayların salt duyularla izlenemeyeceği bir dünyaya itmiştir.
Bu parçaya dayanarak sanat yapıtıyla ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
(2002-ÖSS)
Düş gücüyle keşfedilebilecek ayrı bir dünyası vardır.
Sanatçının dünyaya bakış açısını yansıtır.
Yaşamın değerinin kavranmasına yardımcı olur.
Temel amacı, gerçeğin kavranmasını sağlamaktır.
Gerçek dünyayı yücelterek yeniden kurgular.
Estetik beğenilerin tartışılamayacağı sözü doğru olabilir; ama bu, beğeninin gelişebileceği doğrusunu da dışlamamalıdır. Bunu, herkes, herhangi bir alanda, günlük yaşantısından çıkarabilir. Örneğin, değişik müzik türleri dinlemekten pek keyif almayan birisi, müziğin diğer türlerini inceleyecek vakit, istek ve fırsat bulsa, yeğlediği türü ve tarzları yanılmadan ayırt edecek düzeye gelebilir; artan bilgisi de müzikten daha ince tatlar almasına katkıda bulunabilir. Aynı şekilde bir kişi değişik minyatürleri seyrede seyrede minyatür sanatı konusunda bir anlayışa ve seçiciliğe ulaşabilir.
Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?
(2001-ÖSS)
Sanat hakkında bilgi sahibi olmak için sanata eleştirel bakmak gerekir.
Yapımı çok zaman ve emek gerektiren yapıtlar çoğunluk tarafından beğenilir.
Sanat yapıtları ancak o ürünü yaratan sanatçılar tarafından açıklanabilir.
Üzerinde görüş birliğine varılan yapıtların sanatsal değeri vardır.
Sanattaki beğeni, karşılaşılan eserler çeşitlendikçe gelişir.
Bir araştırmayı tamamladığım zaman, sonuçlarımı ve dayanaklarımı önce, meslektaşlarımın katıldığı bilimsel toplantılarda sunarım. Eğer bir yanlış ya da eksiklik bulunmazsa, çalışmamı makale haline getirip bir dergiye yollarım. Derginin editörler kurulu makalemi uygun görürse, iki ya da üç hakemden görüş ister. Her hakem ayrı ayrı, makalemin yayımlanması hakkındaki görüşünü derginin editörüne bildirir. Hakemler araştırmamda yanlış bulurlarsa, editör, bu yanlışları bana yazılı olarak iletir. Ben bu yanlışları düzeltebilirsem süreç yeniden başlar. Ancak bunları düzeltemezsem, aylarca uğraşarak bulduğum sonuçları unutup çalışmaya yeniden başlarım.
Bilimsel çalışmanın bu parçada anlatılan evresi, aşağıdakilerden hangisiyle özetlenebilir?
A) Bilimsel bilgi, bilimsel yönteme uygun biçimde yapılan deneyler sonucunda elde edilir.
B) Farklı bilim dalları arasındaki dayanışma, bilimsel gelişmeyi hızlandırır.
C) Bilim adamının sahip olduğu dünya görüşü, ne tür bilimsel çalışma yapacağını ve bulgularını nasıl yorumlayacağını etkileyebilir.
D) Bir bilginin bilimselliğinin yetkili bilim çevresince denetlenip onaylanması gerekir.
E) Bugün birtakım olguları açıklamada yararlanılan bir bilimsel görüş, zamanla yerini başka bir bilimsel görüşe terk edebilir.
(2000-ÖSS)
Bir araştırmayı tamamladığım zaman, sonuçlarımı ve dayanaklarımı önce, meslektaşlarımın katıldığı bilimsel toplantılarda sunarım. Eğer bir yanlış ya da eksiklik bulunmazsa, çalışmamı makale haline getirip bir dergiye yollarım. Derginin editörler kurulu makalemi uygun görürse, iki ya da üç hakemden görüş ister. Her hakem ayrı ayrı, makalemin yayımlanması hakkındaki görüşünü derginin editörüne bildirir. Hakemler araştırmamda yanlış bulurlarsa, editör, bu yanlışları bana yazılı olarak iletir. Ben bu yanlışları düzeltebilirsem süreç yeniden başlar. Ancak bunları düzeltemezsem, aylarca uğraşarak bulduğum sonuçları unutup çalışmaya yeniden başlarım.
Bilimsel çalışmanın bu parçada anlatılan evresi, aşağıdakilerden hangisiyle özetlenebilir?
(2000-ÖSS)
Bilimsel bilgi, bilimsel yönteme uygun biçimde yapılan deneyler sonucunda elde edilir.
Farklı bilim dalları arasındaki dayanışma, bilimsel gelişmeyi hızlandırır.
Bilim adamının sahip olduğu dünya görüşü, ne tür bilimsel çalışma yapacağını ve bulgularını nasıl yorumlayacağını etkileyebilir.
Bir bilginin bilimselliğinin yetkili bilim çevresince denetlenip onaylanması gerekir.
Bugün birtakım olguları açıklamada yararlanılan bir bilimsel görüş, zamanla yerini başka bir bilimsel görüşe terk edebilir.
