Font size
Worksheets8.Sınıflar 1.Ünite Kelimeleri
Total questions: 121
Worksheet time: 1hrs 1mins
honest: (anıst)
dürüst
anlayışlı
düşünceli, nazik
cömert
understanding: (andırsıtendin)
dürüst
anlayışlı
düşünceli, nazik
cömert
tactful: / thoughtful (tektful / tootful)
dürüst
anlayışlı
düşünceli, nazik
cömert
generous: (cenerıs)
dürüst
anlayışlı
düşünceli, nazik
cömert
caring: (keerin)
ilgili
adil
sadık
kibar, nazik
fair: (fea)
ilgili
adil
sadık
kibar, nazik
loyal: (loyıl)
ilgili
adil
sadık
kibar, nazik
kind / polite: (kaynd / polayt)
ilgili
adil
sadık
kibar, nazik
adventurous: (edvençırıs)
maceraperest
yardımsever
eğlenceli,komik
kararlı
helpful
maceraperest
yardımsever
eğlenceli,komik
kararlı
amusing: (emyusin)
maceraperest
yardımsever
eğlenceli,komik
kararlı
determined: (ditömınt)
maceraperest
yardımsever
eğlenceli,komik
kararlı
reliable: (relayıbıl) / trustworthy (tırastvörti)
maceraperest
yardımsever
eğlenceli,komik
güvenilir
truthful: (tırutful)
dürüst
destekleyici
rahat
havalı
supportive: (sıppotiv)
dürüst
destekleyici
rahat
havalı
laid-back / relaxed (leyd bek / rileksd)
dürüst
destekleyici
rahat
havalı
cool: (kuul)
dürüst
destekleyici
rahat
havalı
jealous: (celıs)
kıskanç
sinsi
bencil
huysuz
sneaky: (sıniiki)
kıskanç
sinsi
bencil
huysuz
self-centered: (self sentırd)
kıskanç
sinsi
bencil
huysuz
bad-tempered: (bed tempırd)
kıskanç
sinsi
bencil
kötü huylu
mean: (miin)
cimri, kaba
sinirli
kibirli
güvenilmez
aggressive: (ıgressiv)
cimri, kaba
agresif
kibirli
güvenilmez
arrogant: (erıgınt)
cimri, kaba
agresif
kibirli
güvenilmez
unreliable: (anrilayıbıl)
cimri, kaba
agresif
kibirli
güvenilmez
stubborn: (sıtabırn)
inatçı
ideal arkadaş
gerçek arkadaş
yakın arkadaş
ideal friend (aydiyıl fırend)
inatçı
ideal arkadaş
gerçek arkadaş
yakın arkadaş
true friend (tıruu fırend)
inatçı
ideal arkadaş
gerçek arkadaş
yakın arkadaş
close friend (kıloz fırend)
inatçı
ideal arkadaş
gerçek arkadaş
yakın arkadaş
best friend (best fırend)
en iyi arkadaş
ideal arkadaş
gerçek arkadaş
yakın arkadaş
mate / buddy (meyt badi)
arkadaş
sınıf arkadaşı
arkadaşlık kurmak
sır paylaşmak
classmate: (kılasmeyt)
arkadaş
sınıf arkadaşı
arkadaşlık kurmak
sır paylaşmak
make friends (meyk fırends)
arkadaş
sınıf arkadaşı
arkadaşlık kurmak
sır paylaşmak
share secrets (şee sıkrıts)
arkadaş
sınıf arkadaşı
arkadaşlık kurmak
sır paylaşmak
keep secrets (kiip sıkrıts)
sır saklamak
gece gündüz aramak
(birini) desteklemek
güvenmek
call day and night: (koll dey en nayt)
sır saklamak
gece gündüz aramak
(birini) desteklemek
güvenmek
support / back somebody up: (sıppoot bek sambadi ap)
sır saklamak
gece gündüz aramak
(birini) desteklemek
güvenmek
trust / count on / depend on / rely on: ( tırast / keunt on / dipend on / rilay on)
sır saklamak
gece gündüz aramak
(birini) desteklemek
güvenmek
have things in common (hev tings in kamın)
ortak noktaları olmak
yalanlar söylemek
gerçeği söylemek
yardım etmek
have similar interests:
benzer zervkleri olmak
yalanlar söylemek
gerçeği söylemek
yardım etmek
gen on well with (get on vel vit)
benzer zervkleri olmak
iyi geçinmek
gerçeği söylemek
yardım etmek
have a good relationship (hev e gud rileyşınşip)
benzer zervkleri olmak
iyi geçinmek
iyi ilişkisi olmak
yardım etmek
tell lies: (tell lays)
yalanlar söylemek
gerçeği söylemek
iyi ilişkisi olmak
yardım etmek
tell the truth: (tel di tıruth)
yalanlar söylemek
gerçeği söylemek
iyi ilişkisi olmak
yardım etmek
tell the truth: (tel di tıruth)
yalanlar söylemek
gerçeği söylemek
iyi ilişkisi olmak
yardım etmek
help: (help)
yalanlar söylemek
gerçeği söylemek
iyi ilişkisi olmak
yardım etmek
attach importance (ateç impotıns)
önem vermek
birlikte zaman geçirmek
birlikte çok iyi
zaman geçirmek
spend time together (sıpend taym tugedı)
önem vermek
birlikte zaman geçirmek
birlikte çok iyi
zaman geçirmek
have a great time together (hev e gıreyt taym tugedı)
önem vermek
birlikte zaman geçirmek
birlikte çok iyi
zaman geçirmek
accept: (ıksept)
kabul etmek
reddetmek
teklif etmek
davet
refuse: (refyuz)
kabul etmek
reddetmek
teklif etmek
davet
offer:(offı)
kabul etmek
reddetmek
teklif etmek
davet
invitation: (inviteyşın)
kabul etmek
reddetmek
teklif etmek
davet
invite: (invayt)
davet etmek
davet eden
davet edilen
etkinlik
Inviter: (invaytı)
davet etmek
davet eden
davet edilen
etkinlik
Invitee: (invitii)
davet etmek
davet eden
davet edilen
etkinlik
event/activity: (ivent / aktiviti)
davet etmek
davet eden
davet edilen
etkinlik
busy: (biizi)
meşgul
mazeret bildirmek
sebep bildirmek
detayları sormak
make/give an excuse (meyk / giv en ekskiyuz)
meşgul
mazeret bildirmek
sebep bildirmek
detayları sormak
give a reason (giv e riizın)
meşgul
mazeret bildirmek
sebep bildirmek
detayları sormak
ask for details: (ask foo diteyıls)
meşgul
mazeret bildirmek
sebep bildirmek
detayları sormak
apologize: (epolocayz)
özür dilemek
düzenlemek
düzenleyen
katılmak
organize: (oogınayz)
özür dilemek
düzenlemek
düzenleyen
katılmak
organizer: (oogınayzı)
özür dilemek
düzenlemek
düzenleyen
katılmak
join / attend (coin attend)
özür dilemek
düzenlemek
düzenleyen
katılmak
deadline: (dedlayn)
son başvuru tarihi
konum
gönderici
alıcı
location: (lokeyşın)
son başvuru tarihi
konum
gönderici
alıcı
sender: (sendı)
son başvuru tarihi
konum
gönderici
alıcı
receiver: (rısiivı)
son başvuru tarihi
konum
gönderici
alıcı
date: (deyt)
tarih
zaman
yer
ücret
time: (taym)
tarih
zaman
yer
ücret
place: (pıleys)
tarih
zaman
yer
ücret
fee: (fii)
tarih
zaman
yer
ücret
fair: (fea)
fuar
sergi
turnuva
pijama partisi
exhibition: (egzibişın)
fuar
sergi
turnuva
pijama partisi
tournament: (toonımınt)
fuar
sergi
turnuva
pijama partisi
slumber party (sılamı paati)
fuar
sergi
turnuva
pijama partisi
birthday party (bööfdey paati)
doğum günü partisi
sinema
tiyatro
maç izleme
movie theater (muuvi tiyata)
doğum günü partisi
sinema
tiyatro
maç izleme
theater: (tiyata)
doğum günü partisi
sinema
tiyatro
maç izleme
watching a match: (vaçin e meç)
doğum günü partisi
sinema
tiyatro
maç izleme
concert: (kansıt)
konser
piknik yapmak
lunapark
arkadaşlarla
buluşmak
have a picnic (hev e piknik)
konser
piknik yapmak
lunapark
arkadaşlarla
buluşmak
amusement park: (emyuzmınt paak)
konser
piknik yapmak
lunapark
arkadaşlarla
buluşmak
meet up with friends (miit ap vif fırends)
konser
piknik yapmak
lunapark
arkadaşlarla
buluşmak
reunion: (riyunyın)
bir araya gelmek
piknik yapmak
lunapark
arkadaşlarla
buluşmak
Are you busy on Saturday evening?
(Aa yu biizi on setıdey iivnin)
Cumartesi akşamı meşgul müsün?
Neden sinemaya gitmiyoruz?
Partiye gitmeye ne dersin?
Pikniğe gidelim mi?
Cuma günü lunaparka gitmek ister misiniz?
Why don’t we go to the cinema? (vay dont vi go tu dı sinma?)
Cumartesi akşamı meşgul müsün?
Neden sinemaya gitmiyoruz?
Partiye gitmeye ne dersin?
Pikniğe gidelim mi?
Cuma günü lunaparka gitmek ister misiniz?
What/How about going to the party?
(Vat / hav ebaut goin tu dı paati)
Cumartesi akşamı meşgul müsün?
Neden sinemaya gitmiyoruz?
Partiye gitmeye ne dersin?
Pikniğe gidelim mi?
Cuma günü lunaparka gitmek ister misiniz?
Shall we go to the picnic?
(şell vi go tu dı piknik)
Cumartesi akşamı meşgul müsün?
Neden sinemaya gitmiyoruz?
Partiye gitmeye ne dersin?
Pikniğe gidelim mi?
Cuma günü lunaparka gitmek ister misiniz?
Would you like to go to the amusement park on
Friday?
(vuc yu layk tu go tu dı emyuzmınt paak on Fıraydey?)
Cumartesi akşamı meşgul müsün?
Neden sinemaya gitmiyoruz?
Partiye gitmeye ne dersin?
Pikniğe gidelim mi?
Cuma günü lunaparka gitmek ister misiniz?
Yes, why not?
(yes, vay nat?)
Evet, neden olmasın?
Çok isterim
Tabii ki
Tabii ki kulağa harika geliyor.
Harika olurdu.
I’d love to. (ayd lav tu)
Evet, neden olmasın?
Çok isterim
Tabii ki
Tabii ki kulağa harika geliyor.
Harika olurdu.
Sure. / Of course. (şuı af kooz)
Evet, neden olmasın?
Çok isterim
Tabii ki
Tabii ki kulağa harika geliyor.
Harika olurdu.
Sure, that sounds great. (şuı det saundz gıreyt)
Sure, it sounds awesome. (şuı it saundz aasım)
Evet, neden olmasın?
Çok isterim
Tabii ki
Tabii ki kulağa harika geliyor.
Harika olurdu.
That would be great. (det vud bi gıreyt)
Evet, neden olmasın?
Çok isterim
Tabii ki
Tabii ki kulağa harika geliyor.
Harika olurdu.
I’d love to but I can’t. (ayd lav tu but ay kent)
Çok isterim ama yapamam.
Korkarım ki...
Hayır teşekkürler ben tokum.
Üzgünüm ama yapamam.
I’m afraid (aym efreyd)
Çok isterim ama yapamam.
Korkarım ki...
Hayır teşekkürler ben tokum.
Üzgünüm ama yapamam.
No, thanks. I’m full / stuffed. (no, tenks ay em sıtafft)
Çok isterim ama yapamam.
Korkarım ki...
Hayır teşekkürler ben tokum.
Üzgünüm ama yapamam.
I’m sorry, but I can’t. (aym sorri bat ay kent)
Çok isterim ama yapamam.
Korkarım ki...
Hayır teşekkürler ben tokum.
Üzgünüm ama yapamam.
visit:
ziyaret etmek
unutmak
... ilgi duymak
tartışmak
forget: (fooget)
ziyaret etmek
unutmak
... ilgi duymak
tartışmak
interested in: (intırestıd in)
ziyaret etmek
unutmak
... ilgi duymak
tartışmak
argue: (aagüü)
ziyaret etmek
unutmak
... ilgi duymak
tartışmak
chat: (çet)
sohbet etmek
uğramak
karar vermek
fırsatı kaçırmak
come over (kam ovı)
sohbet etmek
uğramak
karar vermek
fırsatı kaçırmak
decide: (disayd)
sohbet etmek
uğramak
karar vermek
fırsatı kaçırmak
miss the opportunity (mis di oppoçuniti)
sohbet etmek
uğramak
karar vermek
fırsatı kaçırmak
expect: (ikspekt)
ummak, beklemek
önceden bilgi vermek
cevap
ihtiyaç duymak
inform in advance (infoom in edvans)
ummak, beklemek
önceden bilgi vermek
cevap
ihtiyaç duymak
response: (rispons)
ummak, beklemek
önceden bilgi vermek
cevap
ihtiyaç duymak
need: (niid)
ummak, beklemek
önceden bilgi vermek
cevap
ihtiyaç duymak
take place: (teyk pıleys)
olmak, gerçekleşmek
hiçbir şey
birini bir yerden almak
yalnız
nothing: (nafin)
olmak, gerçekleşmek
hiçbir şey
birini bir yerden almak
yalnız
bring (bırin)
olmak, gerçekleşmek
hiçbir şey
getirmek
yalnız
transportation: (tıranspooteyşın)
ulaşım
hiçbir şey
getirmek
yalnız
alone: (elon)
ulaşım
hiçbir şey
getirmek
yalnız
characteristics: (karakteristiks)
kişilik özellikleri
geleneksel
şans
hayal etmek
traditional: (tıredişınıl)
kişilik özellikleri
geleneksel
şans
hayal etmek
chance: (çens)
kişilik özellikleri
geleneksel
şans
hayal etmek
imagine: (imecın)
kişilik özellikleri
geleneksel
şans
hayal etmek
