Font size
S
M
L
XL
WorksheetsModa Dil Vocabulary 42-49
Total questions: 159
Worksheet time: 1hrs 20mins
Name
Class
Date
1.
prosecution
a)
adli takibat, dava
b)
müsrif, savurgan, zengin, bol
c)
yandaş, taraftar
d)
zengin, gelişmiş
e)
şüpheci, şaibeli
2.
lavish
a)
müsrif, savurgan, zengin, bol
b)
kayda değer, önemli
c)
hünerli, marifetli, usta
d)
genel af
e)
ayrı, münferit
3.
search for
a)
aramak
b)
ayırmak
c)
savunmak, destek olmak
d)
taşlamak, yermek
e)
övünmek, böbürlenmek
4.
noteworthy
a)
kayda değer, önemli
b)
dokunulmaz, elle tutulmayan
c)
aksatmak, bozmak
d)
zorlamak, baskı altında almak, sınırlamak
e)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
5.
affiliation
a)
bağlantı, ilişki
b)
farz etme, varsayım
c)
son derece, en büyük
d)
iş, eylem, hareket
e)
kalacak yer, konaklamak
6.
benchmark
a)
kıstas, kriter, değerlendirme
b)
ikamet etmek, oturmak
c)
iptal etmek, fesh etmek, geçersiz kılmak
d)
den kaçınmak, den çekinmek
e)
çağrıda bulunmak, gerektirmek, talep etmek
7.
induce
a)
ikna etmek, neden olmak, tetiklemek
b)
kontrolü ele geçirme, devralma
c)
kınamak, kötü tarafları açığa vurmak, ihbar etmek
d)
çıkarım yapmak, sonucuna varmak
e)
alınmak, gücenmek, kızdırmak
8.
disperse
a)
dağıtmak, dağılmak
b)
azaltmak, kısaltmak
c)
askıya almak, erteleme
d)
savunmak, destek olmak
e)
övünmek, böbürlenmek
9.
deed
a)
iş, eylem, hareket
b)
gider, masraf
c)
öncelik, üstünlük
d)
mevki, rütbe, sıra
e)
yakınma, şikayet
10.
disassemble
a)
sökmek, parçalara ayırmak
b)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
c)
ikna etmek, neden olmak, tetiklemek
d)
sözde, nominal olarak
e)
yaygın
11.
assertive
a)
iddialı, iddia eden
b)
müsrif, savurgan, zengin, bol
c)
yandaş, taraftar
d)
öncül, geçmiş, ata
e)
şüpheci, şaibeli
12.
superstition
a)
batıl inanç, boş kanı
b)
güvensiz, iddiasız
c)
karşılık, tekabül
d)
uygulama, başvuru
e)
hakimiyet, egemenlik
13.
sentence
a)
hüküm, karar
b)
kayda değer, önemli
c)
adli takibat, dava
d)
müsrif, savurgan, zengin, bol
e)
hünerli, marifetli, usta
14.
reign
a)
hüküm sürmek, tahtta olmak
b)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
c)
anmak, hatırlamak
d)
etkilemek, çekmek, cezbetmek
e)
üretmek, oluşturmak
15.
assume
a)
varsaymak
b)
teşvik etmek, uyarmak
c)
derinlemesine araştırmak/incelemek
d)
yarışma, mücadele etmek
e)
övünmek, böbürlenmek
16.
spark
a)
kıvılcım saçmak, başlatmak
b)
sökmek, parçalara ayırmak
c)
takviye, güçlendirme
d)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
e)
etkilemek
17.
fortification
a)
tahkimat, güçlendirme
b)
ard arda, birbirini takip eden
c)
azalmak
d)
den kaçınmak, den çekinmek
e)
dikmek, inşa etmek
18.
converse
a)
konuşmak, zıt
b)
gider, masraf
c)
konuşma öncesi
d)
merhametsiz, gaddar
e)
yakınma, şikayet
19.
depart
a)
ayrılmak, hareket etmek
b)
aynı zamana rastlama, rastlantı, uyuşma
c)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
d)
zorlamak, baskı altında almak, sınırlamak
e)
göstermek, sergilemek, resmetmek
20.
suspend
a)
askıya almak, ertelemek
b)
iddia etmek, ileri sürmek
c)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
d)
anmak, hatırlamak
e)
kontrolü ele geçirme, devralma
21.
assumption
a)
farz etme, varsayım
b)
iddialı, iddia eden
c)
karar tasarısı, önerge, teklif
d)
takviye, güçlendirme
e)
tırmanmak, yükselmek
22.
belligerent
a)
savaşçı, saldırgan
b)
kıstas, kriter, değerlendirme
c)
karar tasarısı, önerge, teklif
d)
yandaş, taraftar
e)
zengin, gelişmiş
23.
takeover
a)
kontrolü ele geçirme, devralma
b)
dağıtmak, dağılmak
c)
kınamak, kötü tarafları açığa vurmak, ihbar etmek
d)
tamir etmek, elden geçirmek
e)
ard arda, birbirini takip eden
24.
segregate
a)
ayırmak
b)
dağıtmak, dağılmak
c)
zorlamak, baskı yapmak
d)
bulmak, üretmek
e)
derinlemesine araştırmak/incelemek
25.
offend
a)
gücendirmek
b)
ayırmak
c)
fakirleştirmek
d)
azalmak
e)
genişletmek
26.
embody
a)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
b)
fikir aşılama, başlama
c)
reddetmek, geri çevirmek
d)
yayılmak, dağılmak, kaplamak
e)
aşındırmak
27.
resolution
a)
karar tasarısı, önerge, teklif
b)
farkında, haberdar
c)
kalacak yer, konaklamak
d)
konuşmak, zıt
e)
elde etmek, edinme
28.
incessantly
a)
aralıksız, sürekli
b)
kayda değer, önemli
c)
olasılık, beklenti, ihtimal
d)
huysuz, inatçı, karşıt, sapkın
e)
karar tasarısı, önerge, teklif
29.
adherent
a)
yandaş, taraftar
b)
tahkimat, güçlendirme
c)
yedek, yerini alma
d)
çokluk, zenginlik
e)
güvensiz, iddasız
30.
disrupt
a)
aksatmak, bozmak
b)
hazırlıksız, içten geldiği gibi, doğaçlama
c)
iddia etmek, ileri sürmek
d)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
e)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
31.
reside
a)
ikamet etmek, oturmak
b)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
c)
taşlamak, yermek
d)
inşa etmek
e)
alınmak, gücenmek, kızdırmak
32.
perverse
a)
huysuz, inatçı, karşıt, sapkın
b)
farkında, haberdar
c)
kalacak yer, konaklamak
d)
hemen, aniden
e)
öncül, geçmiş, ata
33.
allege
a)
iddia etmek, ileri sürmek
b)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
c)
azalmak
d)
çağrıda bulunmak, gerektirmek, talep etmek
e)
yaralı
34.
enviable
a)
kıskandırıcı, imrenilecek
b)
kalacak yer, konaklamak
c)
kayda değer, önemli
d)
toplu, kararlaştırılmış, uyarlanmış
e)
farkedilebiilir, görülebilir
35.
ingenious
a)
hünerli, marifetli, usta
b)
tahkimat, güçlendirme
c)
sert, ciddi, katı
d)
gereklilik, koşul
e)
genel af
36.
affluent
a)
zengin, gelişmiş
b)
yedek, yerini alma
c)
çokluk, zenginlik
d)
ün, şöhret
e)
güvensiz, iddasız
37.
consecutive
a)
ard arda, birbirini takip eden
b)
fakirleştirmek
c)
etkilemek, çekmek, cezbetmek
d)
kıvılcım saçmak, başlatmak
e)
alınmak, gücenmek, kızdırmak
38.
reowned
a)
ünlü, şöhretli, bilinen
b)
müsrif, savurgan, zengin, bol
c)
zengin, gelişmiş
d)
durgun, hareketsiz
e)
istekli, hevesli, arzulu
39.
reputation
a)
ün, şöhret
b)
adli takibat, dava
c)
ayrı, münferit
d)
borsa
e)
mahkeme
40.
impoverish
a)
fakirleştirmek
b)
yasaklamak, menetmek
c)
yedek, yerini alma
d)
tamamlamak, yürütmek, icra etmek
e)
aksatmak, bozmak
41.
expense
a)
gider, masraf
b)
kıstas, kriter, değerlendirme
c)
taslak, tasarı
d)
yaygın
e)
batıl inanç, boş kanı
42.
court
a)
mahkeme
b)
kayda değer, önemli
c)
zengin, gelişmiş
d)
olasılık, beklenti, ihtimal
e)
bitişik
43.
nullify
a)
iptal etmek, fesh etmek, geçersiz kılmak
b)
gelir sağlama, bağış, yetenek
c)
e neden olmak, sebep olmak
d)
genişletmek
e)
aşındırmak
44.
endore
a)
doğrulamak, onaylamak, desteklemek
b)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
c)
taşlamak, yermek
d)
övünmek, böbürlenmek
e)
ortaya çıkarmak
45.
denounce
a)
kınamak, kötü tarafları açığa vurmak, ihbar etmek
b)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
c)
dikmek, inşa etmek
d)
çıkarım yapmak, sonucuna varmak
e)
sürmek
46.
improvised
a)
hazırlıksız, içten geldiği gibi, doğaçlama
b)
elde etmek, edinme
c)
anmak, hatırlamak
d)
dağıtmak, dağılmak
e)
etkilemek, çekmek, cezbetmek
47.
discernible
a)
farkedilebiilir, görülebilir
b)
sert bir şekilde, ciddi anlamda
c)
dokunulmaz, elle tutulmayan
d)
ilgi uyandıran
e)
uygulama, başvuru
48.
antecedent
a)
öncül, geçmiş, ata
b)
gerekçe
c)
tahkimat, güçlendirme
d)
sözde, nominal olarak
e)
durgun, hareketsiz
49.
concurrence
a)
aynı zamana rastlama, rastlantı, uyuşma
b)
fakirleştirmek
c)
kalacak yer, konaklamak
d)
den kaçınmak, den çekinmek
e)
açıklamak, netleştirmek
50.
oust
a)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
b)
e neden olmak, sebep olmak
c)
prova yapmak
d)
taşlamak, yermek
e)
derinlemesine araştırmak/incelemek
51.
austere
a)
sert, ciddi, katı
b)
kayda değer, önemli
c)
kıskandırıcı, imrenilecek
d)
dokunulmaz, elle tutulmayan
e)
mahkum, hasta, oda arkadaşı
52.
boast
a)
övünmek, böbürlenmek
b)
çürümek, bozulmak
c)
taşlamak, yermek
d)
tırmanmak, yükselmek
e)
dik dik bakmak
53.
constrain
a)
zorlamak, baskı altında almak, sınırlamak
b)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
c)
kalacak yer, konaklamak
d)
hüküm sürmek, tahtta olmak
e)
teşvik etmek, uyarmak
54.
in the wake of
a)
ardından, den sonra
b)
yasaklamak, menetmek
c)
bulmak, üretmek
d)
e bakılmaksızın, i düşünmeden, e aldırmadan
e)
açıklamak, netleştirmek
55.
deduce
a)
çıkarım yapmak, sonucuna varmak
b)
aşındırmak
c)
çağrıda bulunmak, gerektirmek, talep etmek
d)
savunmak, destek olmak
e)
ortaya çıkarmak
56.
replenish
a)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
b)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
c)
övünmek, böbürlenmek
d)
tamir etmek, elden geçirmek
e)
sürmek
57.
substitute
a)
yedek, yerini alma
b)
çokluk, zenginlik
c)
yaygın
d)
yoğun
e)
meşgul
58.
stagnant
a)
durgun, hareketsiz
b)
gider, masraf
c)
tahkimat, güçlendirme
d)
öncelik, üstünlük
e)
kıstas, kriter, değerlendirme
59.
contest
a)
yarışma, mücadele etmek
b)
fikir aşılama, başlama
c)
reddetmek, geri çevirmek
d)
yayılmak, dağılmak, kaplamak
e)
azalmak
60.
precedence
a)
öncelik, üstünlük
b)
taslak, tasarı
c)
hazırlıksız, içten geldiği gibi, doğaçlama
d)
önemsiz
e)
mahkum, hasta, oda arkadaşı
61.
construct
a)
inşa etmek
b)
elde etmek, edinme
c)
e neden olmak, sebep olmak
d)
teşvik etmek, uyarmak
e)
açıklamak, netleştirmek
62.
reinforcement
a)
takviye, güçlendirme
b)
önemli derecede, belirgin bir şekilde
c)
uygulama, başvuru
d)
farkında, haberdar
e)
bağlantı, ilişki
63.
inmate
a)
mahkum, hasta, oda arkadaşı
b)
müsrif, savurgan, zengin, bol
c)
kıskandırıcı, imrenilecek
d)
sert bir şekilde, ciddi anlamda
e)
aynı zamana rastlama, rastlantı, uyuşma
64.
stock market
a)
borsa
b)
tahkimat, güçlendirme
c)
yedek, yerini alma
d)
mahkum etmek, tutuklamak, suçlamak
e)
göstermek, sergilemek, resmetmek
65.
aspiration
a)
büyük amaç, arzu
b)
kayda değer, önemli
c)
kıstas, kriter, değerlendirme
d)
gerekçe
e)
borsa
66.
convict
a)
mahkum etmek, tutuklamak, suçlamak
b)
aramak
c)
yasaklamak, menetmek
d)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
e)
gömmek
67.
dwindle
a)
azalmak
b)
aramak
c)
gelir sağlama, bağış, yetenek
d)
sözde, nominal olarak
e)
gücendirmek
68.
unassertive
a)
güvensiz, iddiasız
b)
savaşçı, saldırgan
c)
iddialı, iddia eden
d)
açık, ortada
e)
dokunulmaz, elle tutulmayan
69.
advocate
a)
savunmak, destek olmak
b)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
c)
gelir sağlama, bağış, yetenek
d)
yoğun
e)
büyük amaç, arzu
70.
proceedings
a)
dava, muamele
b)
müsrif, savurgan, zengin, bol
c)
farkında, haberdar
d)
efendi, usta
e)
bitişik
71.
nominally
a)
sözde, nominal olarak
b)
şüpheci, şaibeli
c)
yakınma, şikayet
d)
ayrı, münferit
e)
yedek, yerini alma
72.
decay
a)
çürümek, bozulmak
b)
fakirleştirmek
c)
yasaklamak, menetmek
d)
ikamet etmek, oturmak
e)
ortaya çıkarmak
73.
enact
a)
yasalaştırmak, kanunlaştırmak, (yasa) çıkarmak
b)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
c)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
d)
ayırmak
e)
e bakılmaksızın, i düşünmeden, e aldırmadan
74.
requisite
a)
gereklilik, koşul
b)
kayda değer, önemli
c)
ilgi uyandıran
d)
mülteci
e)
taslak, tasarı
75.
amnesty
a)
genel af
b)
borsa
c)
yakınma, şikayet
d)
şüpheci, şaibeli
e)
müsrif, savurgan, zengin, bol
76.
inaugurate
a)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
b)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
c)
etkilemek
d)
yasalaştırmak, kanunlaştırmak, (yasa) çıkarmak
e)
çürümek, bozulmak
77.
vehemently
a)
öfkeli bir şekilde, şiddetli
b)
sert bir şekilde, ciddi anlamda
c)
zengin, gelişmiş
d)
yaygın
e)
ard arda, birbirini takip eden
78.
compelling
a)
ilgi uyandıran
b)
elde etmek, edinme
c)
bulmak, üretmek
d)
varsaymak
e)
ortaya çıkarmak
79.
negligible
a)
önemsiz
b)
yoğun
c)
geçici
d)
meşgul
e)
bildiri
80.
dubious
a)
şüpheci, şaibeli
b)
yakınma, şikayet
c)
tahkimat, güçlendirme
d)
adli takibat, dava
e)
farz etme, varsayım
81.
resent
a)
alınmak, gücenmek, kızdırmak
b)
aksatmak, bozmak
c)
prova yapmak
d)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
e)
ufalamak, dağılmak
82.
instantly
a)
hemen, aniden
b)
önemli derecede, belirgin bir şekilde
c)
kıskandırıcı, imrenilecek
d)
bağlantı, ilişki
e)
kalacak yer, konaklamak
83.
last
a)
sürmek
b)
fakirleştirmek
c)
anmak, hatırlamak
d)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
e)
gömmek
84.
grievance
a)
yakınma, şikayet
b)
adli takibat, dava
c)
büyük amaç, arzu
d)
aynı zamana rastlama, rastlantı, uyuşma
e)
gider, masraf
85.
intense
a)
yoğun
b)
hemen, aniden
c)
açık, ortada
d)
karşılık, tekabül
e)
ayrı, münferit
86.
settle
a)
uzlaşmak, yerleşmek
b)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
c)
gücendirmek
d)
tamir etmek, elden geçirmek
e)
prova yapmak
87.
absolute
a)
kesin, mutlak
b)
gerekçe
c)
efendi, usta
d)
karar tasarısı, önerge, teklif
e)
borsa
88.
commemorate
a)
anmak, hatırlamak
b)
kalacak yer, konaklamak
c)
ayrılmak, hareket etmek
d)
tamir etmek, elden geçirmek
e)
çürümek, bozulmak
89.
turn down
a)
reddetmek, geri çevirmek
b)
fikir aşılama, başlama
c)
aşındırmak
d)
gömmek
e)
çağrıda bulunmak, gerektirmek, talep etmek
90.
ruthless
a)
merhametsiz, gaddar
b)
yakınma, şikayet
c)
savaşçı, saldırgan
d)
ünlü, şöhretli, bilinen
e)
önemsiz
91.
satirize
a)
taşlamak, yermek
b)
varsaymak
c)
den kaçınmak, den çekinmek
d)
etkilemek
e)
ufalamak, dağılmak
92.
prevalent
a)
yaygın
b)
kalacak yer, konaklamak
c)
son derece, en büyük
d)
gerekçe
e)
akın, baskın
93.
accommodation
a)
kalacak yer, konaklamak
b)
mahkum etmek, tutuklamak, suçlamak
c)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
d)
dikmek, inşa etmek
e)
ayırmak
94.
willing
a)
istekli, hevesli, arzulu
b)
sözde, nominal olarak
c)
meşgul
d)
kıstas, kriter, değerlendirme
e)
dokunulmaz, elle tutulmayan
95.
allure
a)
etkilemek, çekmek, cezbetmek
b)
sökmek, parçalara ayırmak
c)
taşlamak, yermek
d)
övünmek, böbürlenmek
e)
teşvik etmek, uyarmak
96.
engaged
a)
meşgul
b)
genel af
c)
hakimiyet, egemenlik
d)
mevki, rütbe, sıra
e)
öncül, geçmiş, ata
97.
crumble
a)
ufalamak, dağılmak
b)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
c)
hüküm sürmek, tahtta olmak
d)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
e)
gücendirmek
98.
irrigation
a)
sulama
b)
geçici
c)
gerekçe
d)
uygulama, başvuru
e)
borsa
99.
application
a)
uygulama, başvuru
b)
yakınma, şikayet
c)
çokluk, zenginlik
d)
zengin, gelişmiş
e)
ard arda, birbirini takip eden
100.
interim
a)
geçici
b)
tahkimat, güçlendirme
c)
yoğun
d)
hazırlıksız, içten geldiği gibi, doğaçlama
e)
müsrif, savurgan, zengin, bol
101.
affluence
a)
çokluk, zenginlik
b)
batıl inanç, boş kanı
c)
meşgul
d)
hüküm, karar
e)
yararlılık, fayda
102.
obvious
a)
açık, ortada
b)
hoşgörüyle, anlayışla
c)
ayrı, münferit
d)
yaygın
e)
hakimiyet, egemenlik
103.
employ
a)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
b)
aksatmak, bozmak
c)
etkilemek
d)
uzlaşmak, yerleşmek
e)
savunmak, destek olmak
104.
wounded
a)
yaralı
b)
istekli, hevesli, arzulu
c)
hoşgörüyle, anlayışla
d)
durgun, hareketsiz
e)
huysuz, inatçı, karşıt, sapkın
105.
carry out
a)
tamamlamak, yürütmek, icra etmek
b)
sökmek, parçalara ayırmak
c)
dikmek, inşa etmek
d)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
e)
e bakılmaksızın, i düşünmeden, e aldırmadan
106.
rank
a)
mevki, rütbe, sıra
b)
sözde, nominal olarak
c)
son derece, en büyük
d)
uyum, bağlılık, birleşme
e)
bitişik
107.
broaden
a)
genişletmek
b)
aşındırmak
c)
sökmek, parçalara ayırmak
d)
aramak
e)
dağıtmak, dağılmak
108.
paramount
a)
son derece, en büyük
b)
sözde, nominal olarak
c)
konuşmak, zıt
d)
yaygın
e)
durgun, hareketsiz
109.
dominance
a)
hakimiyet, egemenlik
b)
büyük amaç, arzu
c)
öfkeli bir şekilde, şiddetli
d)
mevki, rütbe, sıra
e)
gider, masraf
110.
draft
a)
taslak, tasarı
b)
geçici
c)
öncelik, üstünlük
d)
borsa
e)
farz etme, varsayım
111.
vary
a)
etkilemek
b)
aşındırmak
c)
gömmek
d)
inşa etmek
e)
varsaymak
112.
prohibit
a)
yasaklamak, menetmek
b)
elde etmek, edinme
c)
sökmek, parçalara ayırmak
d)
etkilemek
e)
aşındırmak
113.
aware
a)
farkında, haberdar
b)
konuşma öncesi
c)
yedek, yerini alma
d)
uyum, bağlılık, birleşme
e)
mahkum, hasta, oda arkadaşı
114.
erect
a)
dikmek, inşa etmek
b)
aşındırmak
c)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
d)
derinlemesine araştırmak/incelemek
e)
açıklamak, netleştirmek
115.
force
a)
zorlamak, baskı yapmak
b)
reddetmek, geri çevirmek
c)
sökmek, parçalara ayırmak
d)
kınamak, kötü tarafları açığa vurmak, ihbar etmek
e)
savunmak, destek olmak
116.
refrain from
a)
den kaçınmak, den çekinmek
b)
fakirleştirmek
c)
konuşmak, zıt
d)
aynı zamana rastlama, rastlantı, uyuşma
e)
derinlemesine araştırmak/incelemek
117.
refugee
a)
mülteci
b)
geçici
c)
bitişik
d)
efendi, usta
e)
borsa
118.
stimulate
a)
teşvik etmek, uyarmak
b)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
c)
dik dik bakmak
d)
fakirleştirmek
e)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
119.
portray
a)
göstermek, sergilemek, resmetmek
b)
yasaklamak, menetmek
c)
prova yapmak
d)
ikamet etmek, oturmak
e)
göstermek, sergilemek, resmetmek
120.
rationale
a)
gerekçe
b)
borsa
c)
hakimiyet, egemenlik
d)
öncelik, üstünlük
e)
savaşçı, saldırgan
121.
adjoining
a)
bitişik
b)
öncelik, üstünlük
c)
öncül, geçmiş, ata
d)
dava, muamele
e)
farkında, haberdar
122.
markedly
a)
önemli derecede, belirgin bir şekilde
b)
son derece, en büyük
c)
öfkeli bir şekilde, şiddetli
d)
ünlü, şöhretli, bilinen
e)
öenmsiz
123.
prospect
a)
olasılık, beklenti, ihtimal
b)
önemli derecede, belirgin bir şekilde
c)
sert bir şekilde, ciddi anlamda
d)
bağlantı, ilişki
e)
hakimiyet, egemenlik
124.
inception
a)
fikir aşılama, başlama
b)
yasaklamak, menetmek
c)
ayrılmak, hareket etmek
d)
işe almak, çalıştırmak, kullanmak
e)
e bakılmaksızın, i düşünmeden, e aldırmadan
125.
clarify
a)
açıklamak, netleştirmek
b)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
c)
dik dik bakmak
d)
yayılmak, dağılmak, kaplamak
e)
sökmek, parçalara ayırmak
126.
raid
a)
akın, baskın
b)
öncelik, üstünlük
c)
yakınma, şikayet
d)
taslak, tasarı
e)
aralıksız, sürekli
127.
generate
a)
üretmek, oluşturmak
b)
fakirleştirmek
c)
elde etmek, edinme
d)
etkilemek, çekmek, cezbetmek
e)
ayırmak
128.
cohesion
a)
uyum, bağlılık, birleşme
b)
bitişik
c)
belirsizlik, kuşku
d)
bildiri
e)
meşgul
129.
eat away
a)
aşındırmak
b)
azalmak
c)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
d)
kınamak, kötü tarafları açığa vurmak, ihbar etmek
e)
derinlemesine araştırmak/incelemek
130.
call for
a)
çağrıda bulunmak, gerektirmek, talep etmek
b)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
c)
övünmek, böbürlenmek
d)
varsaymak
e)
tamir etmek, elden geçirmek
131.
drastically
a)
sert bir şekilde, ciddi anlamda
b)
büyük amaç, arzu
c)
aralıksız, sürekli
d)
borsa
e)
adli takibat, dava
132.
climb
a)
tırmanmak, yükselmek
b)
aramak
c)
aksatmak, bozmak
d)
den kaçınmak, den çekinmek
e)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
133.
regardless of
a)
e bakılmaksızın, i düşünmeden, e aldırmadan
b)
e neden olmak, sebep olmak
c)
çıkarım yapmak, sonucuna varmak
d)
askıya almak, ertelemek
e)
sürmek
134.
utility
a)
yararlılık, fayda
b)
belirsizlik, kuşku
c)
kıskandırıcı, imrenilecek
d)
efendi, usta
e)
farkında, haberdar
135.
uncertainty
a)
belirsizlik, kuşku
b)
farkında, haberdar
c)
öfkeli bir şekilde, şiddetli
d)
yedek, yerini alma
e)
uyum, bağlılık, birleşme
136.
rehearse
a)
prova yapmak
b)
aramak
c)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
d)
gelir sağlama, bağış, yetenek
e)
elde etmek, edinme
137.
bring about
a)
e neden olmak, sebep olmak
b)
varsaymak
c)
hüküm sürmek, tahtta olmak
d)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
e)
tamir etmek, elden geçirmek
138.
attainment
a)
elde etmek, edinme
b)
anmak, hatırlamak
c)
bulmak, üretmek
d)
uzlaşmak, yerleşmek
e)
aramak
139.
indulgently
a)
hoşgörüyle, anlayışla
b)
konuşma öncesi
c)
akın, baskın
d)
yakınma, şikayet
e)
aralıksız, sürekli
140.
concerted
a)
toplu, kararlaştırılmış, uyarlanmış
b)
hoşgörüyle, anlayışla
c)
büyük amaç, arzu
d)
öfkeli bir şekilde, şiddetli
e)
yaralı
141.
manifesto
a)
bildiri
b)
belirsizlik, kuşku
c)
efendi, usta
d)
bağlantı, ilişki
e)
hakimiyet, egemenlik
142.
pervade
a)
yayılmak, dağılmak, kaplamak
b)
azalmak
c)
devirmek, zorla çıkarmak, uzaklaştırma
d)
yasalaştırmak, kanunlaştırmak, (yasa) çıkarmak
e)
başlamak, açmak, törenle göreve getirmek
143.
stare
a)
dik dik bakmak
b)
prova yapmak
c)
elde etmek, edinme
d)
ertelemek, geciktirmek
e)
yasaklamak, menetmek
144.
attest
a)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
b)
sökmek, parçalara ayırmak
c)
tazelemek, doldurmak, yenilemek
d)
ikamet etmek, oturmak
e)
göstermek, sergilemek, resmetmek
145.
reciprocity
a)
karşılık, tekabül
b)
belirsizlik, kuşku
c)
kalacak yer, konaklamak
d)
farkında, haberdar
e)
yaygın
146.
repute
a)
ün, şöhret
b)
kıskandırıcı, imrenilecek
c)
efendi, usta
d)
hakimiyet, egemenlik
e)
gelir sağlama, bağış, yetenek
147.
overhaul
a)
tamir etmek, elden geçirmek
b)
aramak
c)
ayırmak
d)
uzlaşmak, yerleşmek
e)
etkilemek
148.
bury
a)
gömmek
b)
azalmak
c)
dağıtmak, dağılmak
d)
ayrılmak, hareket etmek
e)
dikmek, inşa etmek
149.
discrete
a)
ayrı, münferit
b)
ünlü, şöhretli, bilinen
c)
mülteci
d)
güvensiz, iddiasız
e)
durgun, hareketsiz
150.
endowment
a)
gelir sağlama, bağış, yetenek
b)
farkında, haberdar
c)
yaygın
d)
hüküm, karar
e)
kıstas, kriter, değerlendirme
151.
instangible
a)
dokunulmaz, elle tutulmayan
b)
toplu, kararlaştırılmış, uyarlanmış
c)
zengin, gelişmiş
d)
öncül, geçmiş, ata
e)
ünlü, şöhretli, bilinen
152.
uncover
a)
ortaya çıkarmak
b)
azalmak
c)
sökmek, parçalara ayırmak
d)
taşlamak, yermek
e)
kınamak, kötü tarafları açığa vurmak, ihbar etmek
153.
master
a)
efendi, usta
b)
konuşma öncesi
c)
kalacak yer, konaklamak
d)
yakınma, şikayet
e)
taslak, tasarı
154.
conclude
a)
karara varmak, sonuçlandırmak
b)
simgelemek, temsil etmek, sergilemek
c)
dik dik bakmak
d)
yayılmak, dağılmak, kaplamak
e)
yasalaştırmak, kanunlaştırmak, (yasa) çıkarmak
155.
come up with
a)
bulmak, üretmek
b)
aramak
c)
kanıtlamak, tasdiklemek, beyan etmek
d)
ayırmak
e)
mahkum etmek, tutuklamak, suçlamak
156.
preverbal
a)
konuşma öncesi
b)
hoşgörüyle, anlayışla
c)
gelir sağlama, bağış, yetenek
d)
açık, ortada
e)
kayda değer, önemli
157.
comb through
a)
derinlemesine araştırmak/incelemek
b)
yayılmak, dağılmak, kaplamak
c)
sökmek, parçalara ayırmak
d)
den kaçınmak, den çekinmek
e)
ikamet etmek, oturmak
158.
postpone
a)
ertelemek, geciktirmek
b)
sökmek, parçalara ayırmak
c)
ayrılmak, hareket etmek
d)
gücendirmek
e)
övünmek, böbürlenmek
159.
curtail
a)
azaltmak, kısaltmak
b)
prova yapmak
c)
genişletmek
d)
tamir etmek, elden geçirmek
e)
teşvik etmek, uyarmak
Reset
