Wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

BİLGİ FELSEFESİ (EPİSTEMOLOJİ) FELSEFE 10

Total questions: 12

Worksheet time: 24mins

Name
Class
Date
1.

Bir felsefi düşüncenin sistemli olabilmesi için ortaya konan

bilgilerde uygunluk, kavramlar ve önermeler arasında

tutarlılık, apaçıklık, pratik yarar ve tümel uzlaşım ölçütlerine

uygun olması gerekir. Bunlar olmaksızın yola çıkan

filozofun akıbeti, pusulasız yola çıkıp fırtına içinde rotayı

kaybeden kaptana benzer.

Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

a)

Felsefi sistemler, toplumsal gelişmelerin ürünüdür.

b)

Bilgi, dış dünyadaki gerçeklik ile sınırlıdır.

c)

Felsefi bilgi doğruluk ölçütlerine uygun olmalıdır.

d)

Doğruluğun ölçütü, onu üreten özneye bağlıdır.

e)

Sistem her filozofun varacağı nihai bir hedeftir.

2.

Bir yargı ya da önerme gerçeklikle uyuşuyorsa ya da ifade

ettiği bilgi, gerçekliğe denk düşüyorsa o bilgi doğrudur.

Örneğin “‘Bu kapı demirdendir.” önermesi ancak ve ancak

o kapının demirden olması durumunda doğrudur.

Verilen açıklama aşağıdaki sorulardan hangisine cevap

niteliğindedir?

a)

Doğru bilgi mümkün müdür?

b)

Doğru bilginin ölçütü nedir?

c)

Bilgilerimizin kaynağı nedir?

d)

Doğru bilginin sınırları var mıdır?

e)

Doğruluk ve gerçeklik arasındaki fark nedir?

3.

Wegener’e göre bütün kıtalar Pangea adlı büyük bir ana

karanın parçalanmasıyla ortaya çıkmıştır. Önce irili ufaklı

kara parçaları oluşmuş, sonra insanlar bunları keşfederek

Pangea’nın varlığına dair ipuçları elde etmiş, nihayet

en sonunda zihinlerinde onun varlığını kesinleştirmişlerdir.

Bu keşif tıpkı yapbozun parçalarını birleştirmek gibidir.

Yapbozu yapıp tekrar bozarız, sonra tekrar yaparız.

Bu işlem sonu olmaksızın devam edebilir.

Parçadan yola çıkılarak felsefenin bilgiye yaklaşımı

için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Genelleyici bir bakışla yaklaşır.

b)

Objektif konulardan hareket eder.

c)

Sonuç olarak insanlığa yararlıdır.

d)

Sonu gelmeyen bir keşif sürecidir.

e)

Bilmek için bilme arzusuyla yapılır.

4.

Bilgi felsefesi bilgimizin temel özelliklerini, kaynağını ve

sınırlarını inceler. Bilen özne ile bilinen nesne arasındaki

bilgi sürecini tamamıyla ele alır ve bu süreçteki tüm

ögeleri analiz eder. Bilginin ne olduğunu, nasıl ve hangi

yollardan elde edildiğini irdeler.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi bilgi felsefesinin

temel sorunlarından biri değildir?

a)

Bilgi nasıl oluşur?

b)

Bilginin değeri nedir?

c)

Evrensel ahlak yasası olanaklı mıdır?

d)

Bilginin kaynağı nedir?

e)

Doğru bilgi mümkün müdür?

5.

Bilmenin imkânı sorusu zaman zaman karamsarlığa kapılmamıza

neden olsa da, bu çarpışma yolculuğun devamı

için bir engel değildir. Gorgias’ın “doğru yoktur!”

haykırışına şahit olurken, birdenbire Platon’un asıl gerçekliği

başka dünyadaki idealar alemine dayandırmasına;

oradan da Hegel’in gerçek olanı aklileştirme serüvenine

geçebiliriz felsefede. Düşünmenin derin dehlizlerinde

sonluluk olmadığını ve duvarın öbür tarafına geçmenin

de mümkün olabildiğini görürüz.

Parçada felsefe ile ilgili açıklanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Bilginin kaynağının ne olduğu

b)

Bilginin sınırlarının olup olmadığı

c)

Bilginin değerinin ne olduğu

d)

Doğru bilginin ölçütlerinin ne olduğu

e)

Bilgi felsefesinin problemlerinin neler olduğu

6.

Kant’a göre bilgi hem zihinden hem deneyden gelen verilerin

birleşmesi sonucu oluşur. Hegel, Kant’ın bilginin

oluşumu ile ilgili öne sürdüğü dış dünyadan, yani deneyden

gelen bilginin de zihnin bir ürünü olduğunu iddia eder.

Hegel’e göre bilginin tüm ögeleri zihnin kendisine aittir.

Bu parçada Hegel aşağıdaki ifadelerden hangisine

eleştiri yapmaktadır?

a)

Doğru bilginin kaynağı akıldır.

b)

Gerçek kavramı insan düşüncesinin bir yansımasıdır.

c)

Doğru bilgi ancak duyu verileri ile elde edilir.

d)

Akla uygun olan her şey doğrudur.

e)

Doğru bilginin kaynağı akıl ile birlikte deneydir.

7.

Hume, insan doğasının bilimini kurmak için tıpkı doğa bilimlerinde

olduğu gibi deneye, gözleme ve olgulara dayalı

bir yöntem anlayışını benimsemiştir. İnsan zihninin sınırlarının

doğru bir biçimde belirlenmesi, yani zihnin değişik

işlemlerinin bilinmesi, bunların birbirinden ayrılması ve

sınıflandırılmasını amaç edinmiş, kendi felsefe anlayışını

da bu amaç doğrultusunda şekillendirmiştir. Ona göre duyumlarla

algılanabilecek bir nedensellik bağı yoktur ve bu

durum sadece alışkanlıktan ileri gelmektedir.

Hume’un nedensellik fikrine karşı çıkışı aynı zamanda

aşağıdaki felsefi akımlardan hangisine karşı bir

eleştiri niteliğindedir?

a)

“Doğru bilgiye akıl yoluyla ulaşılır.” diyen rasyonalizme

b)

“Bilgiye giden yolda akıl ve deney birlikte gereklidir.”

diyen kritisizme

c)

“Pratik olarak işe yarayan bilgi doğrudur.” diyen pragmatizme

d)

“Yalnızca bilimsel olgular doğru bilgiyi verir.” diyen pozitivizme

e)

“Doğru bilgiye sezgi yoluyla ulaşılabilir.” diyen entüisyonizme

8.

Rasyonalistler sadece düşünmenin, doğruluğu olan bir bilgi

sağlayabileceğini ileri sürerler. Empiristler ise sadece duyuların

bilginin doğruluğu için ölçüt olabileceğini söylerler. İlk

kez Kant her iki görüşü de eleştirerek “Bilgilerimiz deneyle

başlar ama deneyden doğmaz”, der. Çünkü ona göre

“Deneysiz kavramlar boş, kavramsız deneyler kördür”.

Bu parçada doğru bilgiye ulaşmak için aşağıdakilerden

hangisinin önemi üzerinde durulmaktadır?

a)

Düşünme ile duyular arasında bağ kurmak gerekir.

b)

Bilginin oluşum sürecinde duyu verilerinin ön planda

olması gerekir.

c)

Düşünme olmadan da doğru bilgiye ulaşılabilir.

d)

Doğru, bilginin akılla temellendirilmesidir.

e)

Sezgi yolu ile doğru bilgiye ulaşmak mümkündür.

9.

Öğrenme anımsamadan başka bir şey değildir.

Öğrenme yoktur, yanlızca hatırlama vardır.

Bu iki ifade ile anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Edindiğimiz tüm bilgilerden şüphe duyarız.

b)

Bilginin kaynağında hem akıl hem deney vardır.

c)

İnsan aklı doğuştan bilgilerle donatılmıştır.

d)

İnsanın bilgisi tecrübeden ibarettir.

e)

Bilgilerin sorgulanması gerekir.

10.

Bilginin oluşması için iki temel öğe gereklidir; özne ve nesne.

Özne; düşünen, sorgulayan, bilmek isteyen ve bunun

için nesneye yönelen akıl sahibi insandır. Nesne ise var olan

her şeydir. Hem dış hem düşünsel dünyada var olan her

şey… Ama bu ikisi bilginin oluşması için yeterli değildir. Var

olan bir şeyin bilgi nesnesi haline gelebilmesi için, öznenin

bilgi ortaya koymak üzere nesneye yönelmesi gerekmektedir.

Buna göre bilgi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine

ulaşılabilir?

a)

Bir şeyin var olması onun bilgi nesnesi olması için yeterlidir.

b)

İnsanın her türlü etkinliğidir.

c)

Bilen ile bilinen arasındaki ilişkiden ortaya çıkan üründür.

d)

Bir şeyin bilgi nesnesi olması için duyu verilerine konu

olması gerekmektedir.

e)

İnsan yalnızca akıl ile bilebilir.

11.

Bir şeyin var olması onun bilgi nesnesi olmasına yetmez.

Var olan bir şeyin bilgi nesnesi haline gelmesi için öznenin

onu kendisine konu edinmesi yani nesneleştirmesi

gerekmektedir.

Buna göre bir şeyin bilgi nesnesi olabilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

a)

İdeal varlık olmasına

b)

Öznenin yönelmişliğine

c)

O şeyin var olmasına

d)

Gerçek varlık olmasına

e)

Ürün olarak ortaya çıkmasına

12.

Akıllı bir varlık olan insan, çevresine bilme isteğiyle yönelir.

Bu yönelişle birlikte özne ile nesne arasında kurulan

ilgi bilginin oluşmasına yol açar. Bilginin oluşabilmesi için

özneden nesneye yönelen düşünme, anlama, algılama

gibi çeşitli bilinç edimleri söz konusudur.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

a)

Bilme sürecinde çeşitli bilgi aktlarının kullanıldığına

b)

Bilginin öznenin yönelmişliğini gerektirdiğine

c)

Bilginin insanın merak duygusuyla ortaya çıktığına

d)

Bilmeyi sağlayan bilinç eylemlerinin öznenin etkinliği

olduğuna

e)

Bilme süreci sonunda elde edilen tüm bilgilerin nesnel

olduğuna