WorksheetsBİLGİ FELSEFESİ (EPİSTEMOLOJİ) FELSEFE 10
Total questions: 12
Worksheet time: 24mins
Bir felsefi düşüncenin sistemli olabilmesi için ortaya konan
bilgilerde uygunluk, kavramlar ve önermeler arasında
tutarlılık, apaçıklık, pratik yarar ve tümel uzlaşım ölçütlerine
uygun olması gerekir. Bunlar olmaksızın yola çıkan
filozofun akıbeti, pusulasız yola çıkıp fırtına içinde rotayı
kaybeden kaptana benzer.
Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Felsefi sistemler, toplumsal gelişmelerin ürünüdür.
Bilgi, dış dünyadaki gerçeklik ile sınırlıdır.
Felsefi bilgi doğruluk ölçütlerine uygun olmalıdır.
Doğruluğun ölçütü, onu üreten özneye bağlıdır.
Sistem her filozofun varacağı nihai bir hedeftir.
Bir yargı ya da önerme gerçeklikle uyuşuyorsa ya da ifade
ettiği bilgi, gerçekliğe denk düşüyorsa o bilgi doğrudur.
Örneğin “‘Bu kapı demirdendir.” önermesi ancak ve ancak
o kapının demirden olması durumunda doğrudur.
Verilen açıklama aşağıdaki sorulardan hangisine cevap
niteliğindedir?
Doğru bilgi mümkün müdür?
Doğru bilginin ölçütü nedir?
Bilgilerimizin kaynağı nedir?
Doğru bilginin sınırları var mıdır?
Doğruluk ve gerçeklik arasındaki fark nedir?
Wegener’e göre bütün kıtalar Pangea adlı büyük bir ana
karanın parçalanmasıyla ortaya çıkmıştır. Önce irili ufaklı
kara parçaları oluşmuş, sonra insanlar bunları keşfederek
Pangea’nın varlığına dair ipuçları elde etmiş, nihayet
en sonunda zihinlerinde onun varlığını kesinleştirmişlerdir.
Bu keşif tıpkı yapbozun parçalarını birleştirmek gibidir.
Yapbozu yapıp tekrar bozarız, sonra tekrar yaparız.
Bu işlem sonu olmaksızın devam edebilir.
Parçadan yola çıkılarak felsefenin bilgiye yaklaşımı
için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Genelleyici bir bakışla yaklaşır.
Objektif konulardan hareket eder.
Sonuç olarak insanlığa yararlıdır.
Sonu gelmeyen bir keşif sürecidir.
Bilmek için bilme arzusuyla yapılır.
Bilgi felsefesi bilgimizin temel özelliklerini, kaynağını ve
sınırlarını inceler. Bilen özne ile bilinen nesne arasındaki
bilgi sürecini tamamıyla ele alır ve bu süreçteki tüm
ögeleri analiz eder. Bilginin ne olduğunu, nasıl ve hangi
yollardan elde edildiğini irdeler.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bilgi felsefesinin
temel sorunlarından biri değildir?
Bilgi nasıl oluşur?
Bilginin değeri nedir?
Evrensel ahlak yasası olanaklı mıdır?
Bilginin kaynağı nedir?
Doğru bilgi mümkün müdür?
Bilmenin imkânı sorusu zaman zaman karamsarlığa kapılmamıza
neden olsa da, bu çarpışma yolculuğun devamı
için bir engel değildir. Gorgias’ın “doğru yoktur!”
haykırışına şahit olurken, birdenbire Platon’un asıl gerçekliği
başka dünyadaki idealar alemine dayandırmasına;
oradan da Hegel’in gerçek olanı aklileştirme serüvenine
geçebiliriz felsefede. Düşünmenin derin dehlizlerinde
sonluluk olmadığını ve duvarın öbür tarafına geçmenin
de mümkün olabildiğini görürüz.
Parçada felsefe ile ilgili açıklanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bilginin kaynağının ne olduğu
Bilginin sınırlarının olup olmadığı
Bilginin değerinin ne olduğu
Doğru bilginin ölçütlerinin ne olduğu
Bilgi felsefesinin problemlerinin neler olduğu
Kant’a göre bilgi hem zihinden hem deneyden gelen verilerin
birleşmesi sonucu oluşur. Hegel, Kant’ın bilginin
oluşumu ile ilgili öne sürdüğü dış dünyadan, yani deneyden
gelen bilginin de zihnin bir ürünü olduğunu iddia eder.
Hegel’e göre bilginin tüm ögeleri zihnin kendisine aittir.
Bu parçada Hegel aşağıdaki ifadelerden hangisine
eleştiri yapmaktadır?
Doğru bilginin kaynağı akıldır.
Gerçek kavramı insan düşüncesinin bir yansımasıdır.
Doğru bilgi ancak duyu verileri ile elde edilir.
Akla uygun olan her şey doğrudur.
Doğru bilginin kaynağı akıl ile birlikte deneydir.
Hume, insan doğasının bilimini kurmak için tıpkı doğa bilimlerinde
olduğu gibi deneye, gözleme ve olgulara dayalı
bir yöntem anlayışını benimsemiştir. İnsan zihninin sınırlarının
doğru bir biçimde belirlenmesi, yani zihnin değişik
işlemlerinin bilinmesi, bunların birbirinden ayrılması ve
sınıflandırılmasını amaç edinmiş, kendi felsefe anlayışını
da bu amaç doğrultusunda şekillendirmiştir. Ona göre duyumlarla
algılanabilecek bir nedensellik bağı yoktur ve bu
durum sadece alışkanlıktan ileri gelmektedir.
Hume’un nedensellik fikrine karşı çıkışı aynı zamanda
aşağıdaki felsefi akımlardan hangisine karşı bir
eleştiri niteliğindedir?
“Doğru bilgiye akıl yoluyla ulaşılır.” diyen rasyonalizme
“Bilgiye giden yolda akıl ve deney birlikte gereklidir.”
diyen kritisizme
“Pratik olarak işe yarayan bilgi doğrudur.” diyen pragmatizme
“Yalnızca bilimsel olgular doğru bilgiyi verir.” diyen pozitivizme
“Doğru bilgiye sezgi yoluyla ulaşılabilir.” diyen entüisyonizme
Rasyonalistler sadece düşünmenin, doğruluğu olan bir bilgi
sağlayabileceğini ileri sürerler. Empiristler ise sadece duyuların
bilginin doğruluğu için ölçüt olabileceğini söylerler. İlk
kez Kant her iki görüşü de eleştirerek “Bilgilerimiz deneyle
başlar ama deneyden doğmaz”, der. Çünkü ona göre
“Deneysiz kavramlar boş, kavramsız deneyler kördür”.
Bu parçada doğru bilgiye ulaşmak için aşağıdakilerden
hangisinin önemi üzerinde durulmaktadır?
Düşünme ile duyular arasında bağ kurmak gerekir.
Bilginin oluşum sürecinde duyu verilerinin ön planda
olması gerekir.
Düşünme olmadan da doğru bilgiye ulaşılabilir.
Doğru, bilginin akılla temellendirilmesidir.
Sezgi yolu ile doğru bilgiye ulaşmak mümkündür.
Öğrenme anımsamadan başka bir şey değildir.
Öğrenme yoktur, yanlızca hatırlama vardır.
Bu iki ifade ile anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Edindiğimiz tüm bilgilerden şüphe duyarız.
Bilginin kaynağında hem akıl hem deney vardır.
İnsan aklı doğuştan bilgilerle donatılmıştır.
İnsanın bilgisi tecrübeden ibarettir.
Bilgilerin sorgulanması gerekir.
Bilginin oluşması için iki temel öğe gereklidir; özne ve nesne.
Özne; düşünen, sorgulayan, bilmek isteyen ve bunun
için nesneye yönelen akıl sahibi insandır. Nesne ise var olan
her şeydir. Hem dış hem düşünsel dünyada var olan her
şey… Ama bu ikisi bilginin oluşması için yeterli değildir. Var
olan bir şeyin bilgi nesnesi haline gelebilmesi için, öznenin
bilgi ortaya koymak üzere nesneye yönelmesi gerekmektedir.
Buna göre bilgi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine
ulaşılabilir?
Bir şeyin var olması onun bilgi nesnesi olması için yeterlidir.
İnsanın her türlü etkinliğidir.
Bilen ile bilinen arasındaki ilişkiden ortaya çıkan üründür.
Bir şeyin bilgi nesnesi olması için duyu verilerine konu
olması gerekmektedir.
İnsan yalnızca akıl ile bilebilir.
Bir şeyin var olması onun bilgi nesnesi olmasına yetmez.
Var olan bir şeyin bilgi nesnesi haline gelmesi için öznenin
onu kendisine konu edinmesi yani nesneleştirmesi
gerekmektedir.
Buna göre bir şeyin bilgi nesnesi olabilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
İdeal varlık olmasına
Öznenin yönelmişliğine
O şeyin var olmasına
Gerçek varlık olmasına
Ürün olarak ortaya çıkmasına
Akıllı bir varlık olan insan, çevresine bilme isteğiyle yönelir.
Bu yönelişle birlikte özne ile nesne arasında kurulan
ilgi bilginin oluşmasına yol açar. Bilginin oluşabilmesi için
özneden nesneye yönelen düşünme, anlama, algılama
gibi çeşitli bilinç edimleri söz konusudur.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Bilme sürecinde çeşitli bilgi aktlarının kullanıldığına
Bilginin öznenin yönelmişliğini gerektirdiğine
Bilginin insanın merak duygusuyla ortaya çıktığına
Bilmeyi sağlayan bilinç eylemlerinin öznenin etkinliği
olduğuna
Bilme süreci sonunda elde edilen tüm bilgilerin nesnel
olduğuna
