NEW
Font size
Worksheets7 Sosyal Bilgiler Tekrar Testi
Total questions: 15
Worksheet time: 15mins
Yukarıda verilen tabloya göre aşağıdaki yargılardan
hangisine ulaşılamaz?
Marmara Bölgesi’nin nüfus yoğunluğu Karadeniz Bölgesinden
daha fazladır.
Yüz ölçümü en büyük bölge olan Doğu Anadolu Bölgesi’nin
nüfus miktarı en azdır.
Yüz ölçümüne göre nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu
bölge Doğu Anadolu Bölgesidir.
Yüz ölçümü en küçük olan bölge Güneydoğu Anadolu
bölgesidir.
İzmir, Türkiye’de nüfusu en kalabalık olan üçüncü büyük
ildir. Tarihî bir şehir olan İzmir, demir ve kara yolu ağı ile
iç bölgelere bağlıdır. İzmir limanı ülkemizin İstanbul’dan
sonraki ikinci büyük limanı olup dış ticaretimizde çok
önemli yeri vardır. İzmir’in turizm, kültür, ticaret ve sanayi
özellikleri nüfusunun hızla artmasını sağlamıştır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi İzmir’in nüfusunun
artışında etkili olan faktörlerden biri değildir?
Ticaretin gelişmiş olması
Ulaşımın gelişmiş olması
Sanayinin gelişmiş olması
Maden yatakları bakımından zengin olması
Şirin’in yaşadığı yerde yüksek ve engebeli alanlar çoğunlukta
olduğu için ekonomik faaliyetler kısıtlı olarak yapılabilmektedir.
Bu nedenle Şirin’in yaşadığı yerin nüfusu
seyrektir.
Şirin’in yaşadığı yerin seyrek nüfuslu olmasının nedeni
aşağıdakilerden hangisidir?
Yerşekilleri
Turizm
Sanayi
Yeraltı kaynakları
Bir ülkede iç göçün artmasının sonucu olarak;
I. ülke nüfusunun dengesiz dağılması,
II. çarpık kentleşme,
III. alt yapı sorunlarının yaşanması
gibi sorunlardan hangilerinin ortaya çıkması beklenir?
Yalnız I
I ve II
II ve III
I-II ve III
‘’Ege Bölgesinde güzel bir sahil kasabasında yaşıyordum
hastalığım çok ilerlemişti. Bu yüzden kasabadan
ayrılıp İzmir’e yerleşmek zorunda kaldım.’’ diyen Ahmet
Bey’in göç etmesinde İzmir’in hangi özelliği etkili olmuştur?
Güzel bir şehir olması
Eğitim imkanının iyi olması
Ekonomik faaliyetlerin iyi olması
Sağlık olanağının gelişmiş olması
Sümerlerin yazıyı bulmaları ile düşünceler yazıya aktarılmaya
başlanmıştır. Mısır’da ise insanlar “Hiyeroglif” denilen
resimli yazı ile kendilerini ifade etmişlerdir. Fenikeliler
kolay öğrenilip yazılabilen bir alfabe geliştirmişlerdi.
Yazı tarih boyunca birçok uygarlığın arasındaki iletişimi
sağlamış ayrıca gelecek kuşaklara bilgi aktarımını kolaylaştırmıştır.
Verilen paragrafta yazının hangi özelliğine değinilmemiştir?
İnsanların düşüncelerini aktarmalarına yardımcı olduğuna
Bilgiyi aktarmada önemli bir araç olduğuna
Yazının evrensel nitelik taşımadığına
Çeşitli milletlerin yazıyı kullandığına
15. yüzyıldan itibaren matbaa sayesinde çok sayıda
kitabın basılması aşağıdakilerden hangisini sağlamıştır?
İşçi ücretlerini artırmıştır.
Skolastik düşünceye neden olmuştur.
Bilgi ve düşünce alışverişini hızlandırmıştır.
Coğrafi Keşiflerin yapılmasını sağlamıştı
Orta Çağ, Avrupa için baskı ve korku dönemi olarak adlandırılır.
Bu dönemde din adamları ve soylular her alanda
söz sahibiydi. Bilimsel çalışmalar ve ekonomide Katolik
kilisesinin sözünden çıkmak ve görüşlerini eleştirmek
mümkün değildi. Avrupa’daki bu duruma karşılık aynı dönemde
İslam dünyasında düşünceler özgürce ifade edilmiş
ve bu bölgelerde bilimsel çalışmalar da gelişmiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Avrupa’daki baskılar, düşünce ve ifade özgürlüğünü
kısıtlamıştır.
İslam dünyasında, düşünceyi engelleyici tutumlar
yoktur.
Avrupa, İslam dünyasından çok ileridedir.
Katolik kilisesi baskıcı bir tutum sergilemiştir.
Tabloda verilen bilim insanlarının ortak özelliği ile ilgili;
I. Yaptıkları çalışmalarla kendilerinden söz ettirdikleri,
II. Bilimsel gelişme sürecine katkı sağladıkları,
III. Birçok alanda çalıştıkları
ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir?
Yanız I
I ve II
II ve III
I-II ve III
Bilim insanlarının yapmış oldukları çalışmaları topluma yansıtabilmelerinde ve toplumun bunlardan faydalanmasında önem
taşıyan faktörlerin başında bilim insanlarına özgür düşünce ortamı sağlanması ve dönemin yöneticileri tarafından desteklenmesi
gelmektedir. Türk-İslam tarihinde devlet yöneticileri bilimsel çalışmalarla gurur duyan ve bu çalışmaları destekleyen
kişilerdi. Orta Çağ Avrupa’sında bu durum tam tersi nitelik taşımaktaydı. Bilim insanları tarihe geçmesi gereken birçok
keşif yaptıkları halde, baskıcı yöneticilerin etkisiyle fikirlerini açıklamaktan çekinmişler ve bu durum onların yaşadıkları döneme
katkıda bulunmalarına engel olmuştur.
Buna göre,
I. Bilimin gelişmesi özgür düşünce ile paralellik göstermiştir.
II. Bilim insanları her koşulda çalışmalarına devam etmiştir.
III. Devlet yöneticilerinin bakış açısı bilimsel gelişmelerin topluma yansımasında önemli bir etken olmuştur.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Yalnız I
I ve II
I ve III
I-II ve III
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Pozitif düşüncede bilginin doğruluğunu kanıtlamak imkansızdır.
Her iki düşünce sisteminde de amaç bilgiye ulaşmaktır.
Pozitif düşüncede fikir özgürlüğü kısıtlıdır.
Skolastik düşüncede otorite kilisedir.
Bu görselden hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Alfabe çivi yazısından önce bulunmuştur.
Farklı yazı çeşitleri vardır.
Yazının icadına tek bir uygarlık katkı sağlamıştır.
Bilginin kalıcı hale gelmesi Milattan sonra gerçekleşmiştir.
Osmanlı Devleti'nde tımar sahipleri kanunlara uyduğu ve devlete karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece tımarı elinde tutmaya devam ederdi. Ordunun düzenlediği sefere katılmayan tımar sahiplerinin tımarları ellerinden alınırdı. Toprağın mazeretsiz arka arkaya üç yıl boş bırakılması, tımar sahibinin köylüye kötü davranması tımarın geri alınma sebeplerindendi. Tımar sahipleri çiftçinin güvenliğini ve tımarın asayişini sağlamak zorundaydı.
Buna göre tımar sahipleri ile ilgili;
I. Askerî açıdan sorumlulukları vardır,
II. Devletten bağımsız hareket ederler,
III. Üretimde sürekliliğin sağlanmasına katkıda bulunurlar. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Yalnız I
I ve III
II ve III
I- II ve III
Sivil toplum kuruluşları, gönüllülük esasına dayanan, kar amacı gütmeyen, gelirleri bağışlar ve üyelik ödemeleri olan, resmi kuruluşlardan bağımsız olarak çalışan siyasi, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçlar doğrultusunda çalışmalar yapan kuruluşlardır.
Buna göre sivil toplum kuruluşları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Çalışmaları karşılığında devletten belli bir ücret alırlar.
Toplumsal sorunlara duyarsız kalırlar.
Farklı konularda küresel sorunlara çözüm ararlar.
İnsanlar bu kuruluşlara zorunlu olarak üye olurlar
Büyük Selçuklularda asker ve devlet memurlarına yaptıkları hizmetler karşılığında, belirli bir süreliğine ikta adı verilen topraklar verilirdi. Toprağı işleyenler kazançlarından belli bir miktarı vergi olarak ikta sahiplerine verirlerdi. Bu vergi ikta sahiplerinin gelirini oluştururdu. İkta sahipleri ise verilen topraklar karşılığında asker yetiştirmek zorundaydılar.
Büyük Selçuklu Devleti ikta uygulamasıyla hangisini amaçlamış olamaz?
Toprakların boş kalmasını engellemeyi
Askeri masrafları azaltmayı
Hazine gelirlerini düşürmeyi
Tarımsal üretimi artırmayı
