Font size
S
M
L
XL
Worksheets57-62
Total questions: 120
Worksheet time: 3600secs
Name
Class
Date
1.
heighten
a)
artırmak, yükseltmek
b)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
c)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
d)
değer vermek
e)
bağlamak, iliştirmek
2.
extremely
a)
aşırı derecede, büyük ölçüde
b)
hırs, istek, hedef, amaç
c)
yetersiz, noksan, eksik
d)
ilgisizlik, umursamazlık
e)
denk, tekabüş eden
3.
desert
a)
çöl
b)
ticaret
c)
olgun
d)
saldırı
e)
kirlilik
4.
layer
a)
tabaka, katman
b)
aşina, tanıdık
c)
amaç, gaye
d)
buluş, keşif
e)
yağış
5.
gorgeous
a)
büyüleyici, harika
b)
güvenilirlik, tutarlılık
c)
ilgisizlik, umursamazlık
d)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
e)
göreceli, izafi, bağıl
6.
just
a)
adil, haklı, yerinde, doğru
b)
kısıtlı, yetersiz, kıt
c)
aşırı derecede, büyük ölçüde
d)
kısmen, bir dereceye kadar
e)
düşünceli, ince ruhlu
7.
mature
a)
olgun
b)
alaşım, bileşik
c)
tehdit, korku
d)
çöl
e)
neden, sebep
8.
menace
a)
tehdit, korku
b)
zorunlu
c)
son, nihai
d)
tabaka, katman
e)
duman, gaz
9.
save
a)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
b)
artırmak, yükseltmek
c)
ilişkilendirmek, bağlantı kurmak
d)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
e)
göstermek, sergilemek, resimlerle açıklamak
10.
combine
a)
birleş(tir)mek, bir araya gelmek
b)
fark etmek, algılamak, ayırt etmek
c)
izlemek, gözlemlemek
d)
bağlamak, iliştirmek
e)
baskın olmak, hakim olmak
11.
obtain
a)
edinmek, elde etmek, kazanmak
b)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
c)
büyümek, yetişmek, gelişmek
d)
saptamak, belirlemek, bulmak
e)
değer vermek
12.
fume
a)
duman, gaz
b)
olgun
c)
saçma
d)
göreceli, izafi, bağıl
e)
ılıman, hafif, yumuşak
13.
strict
a)
katı, sıkı, sert
b)
seyrek, az
c)
önemli ölçüde
d)
kural, kaide, düzenleme
e)
tehlikeli, riskli
14.
improve
a)
saptamak, belirlemek, bulmak
b)
göstermek, ispatlamak
c)
göstermek, sergilemek, resimlerle açıklamak
d)
baskın olmak, hakim olmak
e)
büyümek, yetişmek, gelişmek
15.
pose
a)
yaratmak, oluşturmak
b)
edinmek, elde etmek, kazanmak
c)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
d)
aşağılamak, küçümsemek
e)
cezbetmek, baştan çıkarmak
16.
compulsory
a)
zorunlu
b)
tehdit, korku
c)
büyüleyici, harika
d)
aşırı derecede, büyük ölçüde
e)
gözlem, izleme
17.
mild
a)
ılıman, hafif, yumuşak
b)
yetersiz, noksan, eksik
c)
numune, örnek
d)
kısıtlı, yetersiz, kıt
e)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
18.
affect
a)
etkilemek, tesir etmek
b)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
c)
geliş(tir)mek, ilerlemek
d)
azal(t)mak
e)
donatmak
19.
discern
a)
fark etmek, algılamak, ayırt etmek
b)
donatmak
c)
birleş(tir)mek, bir araya gelmek
d)
göstermek, ispatlamak
e)
izlemek, gözlemlemek
20.
implicate
a)
ilişkilendirmek, bağlantı kurmak
b)
bertaraf etmek, ortadan kaldırmak, kurtulmak
c)
göstermek, sergilemek, resimlerle açıklamak
d)
teşhis etmek, belirlemek, algılamak
e)
takip etmek
21.
drift
a)
sürüklenme, kayma
b)
dalgalanma, değişme
c)
kural, kaide, düzenleme
d)
dalgalanma, değişme
e)
koruma, önleme, engelleme
22.
prevention
a)
koruma, önleme, engelleme
b)
sürüklenme, kayma
c)
kural, kaide, düzenleme
d)
dalgalanma, değişme
e)
sürüklenme, kayma
23.
observation
a)
gözlem, izleme
b)
yağış
c)
çöl
d)
saldırı
e)
son, nihai
24.
demonstrate
a)
göstermek, ispatlamak
b)
yormak, tüketmek
c)
anlamak
d)
zorlamak
e)
azal(t)mak
25.
compound
a)
alaşım, bileşik
b)
aşina, tanıdık
c)
saçma
d)
ilişki, bağlantı
e)
denk, tekabül eden
26.
grow
a)
büyümek, yetişmek, gelişmek
b)
fark etmek, algılamak, ayırt etmek
c)
değer vermek
d)
takip etmek
e)
donatmak
27.
ambition
a)
hırs, istek, hedef, amaç
b)
zorunlu
c)
tabaka, katman
d)
hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
e)
tehlikeli, riskli
28.
exhaust
a)
yormak, tüketmek
b)
değer vermek
c)
geliş(tir)mek, ilerlemek
d)
göstermek, sergilemek, resimlerle açıklamak
e)
cezbetmek, baştan çıkarmak
29.
discriminate
a)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
b)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
c)
artırmak, yükseltmek
d)
bağlamak, iliştirmek
e)
aşağılamak, küçümsemek
30.
custody
a)
nezaret, velayet
b)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
c)
yüzeysel, üstünkörü
d)
seyrek, az
e)
buluş, keşif
31.
familiar
a)
aşina, tanıdık
b)
buluş, keşif
c)
endişe, korku
d)
katı, sıkı, sert
e)
tabaka, katman
32.
commerce
a)
ticaret
b)
ilişki, bağlantı
c)
ilkel, basit, eski çağa ait
d)
tehlikeli, riskli
e)
düşünceli, ince ruhlu
33.
inadequate
a)
yetersiz, noksan, eksik
b)
aşırı derecede, büyük ölçüde
c)
neden, sebep
d)
kısmen, bir dereceye kadar
e)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
34.
sample
a)
numune, örnek
b)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
c)
dalgalanma, değişme
d)
endişe, korku
e)
amaç, gaye
35.
discovery
a)
buluş, keşif
b)
seyrek, az
c)
duman, gaz
d)
katı, sıkı, sert
e)
gözlem, izleme
36.
eliminate
a)
bertaraf etmek, ortadan kaldırmak, kurtulmak
b)
göstermek, sergilemek, resimlerle açıklamak
c)
teşhis etmek, belirlemek, algılamak
d)
baskın olmak, hakim olmak
e)
icat etmek, keşfetmek
37.
link
a)
ilişki, bağlantı
b)
hırs, istek, hedef, amaç
c)
olgun
d)
ticaret
e)
numune, örnek
38.
absurd
a)
saçma
b)
alaşım, bileşik
c)
seyrek, az
d)
söz, vaat, işaret, teminat, rehin, bağışlanacağına söz verilmiş para
e)
göreceli, izafi, bağıl
39.
apprehension
a)
endişe, korku
b)
ılıman, hafif, yumuşak
c)
neden, sebep
d)
söz, vaat, işaret, teminat, rehin, bağışlanacağına söz verilmiş para
e)
yağış
40.
reliability
a)
güvenilirlik, tutarlılık
b)
söz, vaat, işaret, teminat, rehin, bağışlanacağına söz verilmiş para
c)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
d)
ilgisizlik, umursamazlık
e)
ılıman, hafif, yumuşak
41.
monitor
a)
izlemek, gözlemlemek
b)
saptamak, belirlemek, bulmak
c)
etkilemek, tesir etmek
d)
yormak, tüketmek
e)
ilişkilendirmek, bağlantı kurmak
42.
scarce
a)
kısıtlı, yetersiz, kıt
b)
zorunlu
c)
denk, tekabül eden
d)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
e)
hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
43.
fluctuation
a)
dalgalanma, değişme
b)
tehlikeli, riskli
c)
hırs, istek, hedef, amaç
d)
duman, gaz
e)
önemli ölçüde
44.
susceptible to
a)
hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
b)
sürüklenme, kayma
c)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
d)
ilkel, basit, eski çağa ait
e)
kısmen, bir dereceye kadar
45.
invent
a)
icat etmek, keşfetmek
b)
yaratmak, oluşturmak
c)
zorlamak
d)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
e)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
46.
exceptional
a)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
b)
seyrek, az
c)
tabaka, katman
d)
adil, haklı, yerinde, doğru
e)
sürekli, devam eden
47.
illustrate
a)
göstermek, sergilemek, resimlerle açıklamak
b)
baskın olmak, hakim olmak
c)
aşağılamak, küçümsemek
d)
değer vermek
e)
bağlamak, iliştirmek
48.
treasure
a)
değer vermek
b)
yormak, tüketmek
c)
göstermek, ispatlamak
d)
fark etmek, algılamak, ayırt etmek
e)
bertaraf etmek, ortadan kaldırmak, kurtulmak
49.
track
a)
takip etmek
b)
anlamak
c)
değer vermek
d)
baskın olmak, hakim olmak
e)
büyümek, yetişmek, gelişmek
50.
apathy
a)
ilgisizlik, umursamazlık
b)
tehlikeli, riskli
c)
yüzeysel, üstünkörü
d)
ticaret
e)
düşünceli, ince ruhlu
51.
primitive
a)
ilkel, basit, eski çağa ait
b)
kısmen, bir dereceye kadar
c)
sürekli, devam eden
d)
endişe, korku
e)
hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
52.
regulation
a)
kural, kaide, düzenleme
b)
sürüklenme, kayma
c)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
d)
yetersiz, noksan, eksik
e)
büyüleyici, harika
53.
reason
a)
neden, sebep
b)
adil, haklı, yerinde, doğru
c)
ilgisizlik, umursamazlık
d)
duman, gaz
e)
ilişki, bağlantı
54.
attach
a)
bağlamak, iliştirmek
b)
donatmak
c)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
d)
izlemek, gözlemlemek
e)
fark etmek, algılamak, ayırt etmek
55.
coerce
a)
zorlamak
b)
edinmek, elde etmek, kazanmak
c)
ilişkilendirmek, bağlantı kurmak
d)
artırmak, yükseltmek
e)
geliş(tir)mek, ilerlemek
56.
purpose
a)
amaç, gaye
b)
ilişki, bağlantı
c)
dalgalanma, değişme
d)
koruma, önleme, engelleme
e)
neden, sebep
57.
significantly
a)
önemli ölçüde
b)
hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
c)
kısmen, bir dereceye kadar
d)
ılıman, hafif, yumuşak
e)
numune, örnek
58.
corresponding
a)
denk, tekabül eden
b)
katı, sıkı, sert
c)
zorunlu
d)
sürekli, devam eden
e)
endişe, korku
59.
detect
a)
teşhis etmek, belirlemek, algılamak
b)
aşağılamak, küçümsemek
c)
yaratmak, oluşturmak
d)
kurtarmak, biriktirmek, korumak
e)
yormak, tüketmek
60.
despise
a)
aşağılamak, küçümsemek
b)
cezbetmek, baştan çıkarmak
c)
saptamak, belirlemek, bulmak
d)
baskın olmak, hakim olmak
e)
icat etmek, keşfetmek
61.
onslaught
a)
saldırı
b)
hırs, istek, hedef, amaç
c)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
d)
söz, vaat, işaret, teminat, rehin, bağışlanacağına söz verilmiş para
e)
çöl
62.
hazardous
a)
tehlikeli, riskli
b)
düşünceli, ince ruhlu
c)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
d)
denk, tekabül eden
e)
katı, sıkı, sert
63.
permanent
a)
sürekli, devam eden
b)
ılıman, hafif, yumuşak
c)
nezaret, velayet
d)
saçma
e)
son, nihai
64.
pledge
a)
söz, vaat, işaret, teminat, rehin, bağışlanacağına söz verilmiş para
b)
kirlilik
c)
güvenilirlik, tutarlılık
d)
saçma
e)
tabaka, katman
65.
pollution
a)
kirlilik
b)
duman, gaz
c)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
d)
güvenilirlik, tutarlılık
e)
sürüklenme, kayma
66.
partially
a)
kısmen, bir dereceye kadar
b)
sürekli, devam eden
c)
dalgalanma, değişme
d)
denk, tekabül eden
e)
hırs, istek, hedef, amaç
67.
relative
a)
göreceli, izafi, bağıl
b)
seyrek, az
c)
adil, haklı, yerinde, doğru
d)
sürekli, devam eden
e)
duman, gaz
68.
develop
a)
geliş(tir)mek, ilerlemek
b)
yormak, tüketmek
c)
takip etmek
d)
baskın olmak, hakim olmak
e)
yormak, tüketmek
69.
sparse
a)
seyrek, az
b)
alaşım, bileşik
c)
değer vermek
d)
saptamak, belirlemek, bulmak
e)
etkilemek, tesir etmek
70.
decrease
a)
azal(t)mak
b)
anlamak
c)
değer vermek
d)
baskın olmak, hakim olmak
e)
büyümek, yetişmek, gelişmek
71.
superficial
a)
yüzeysel, üstünkörü
b)
büyüleyici, harika
c)
zorunlu
d)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
e)
adil, haklı, yerinde, doğru
72.
tempt
a)
cezbetmek, baştan çıkarmak
b)
büyümek, yetişmek, gelişmek
c)
edinmek, elde etmek, kazanmak
d)
yormak, tüketmek
e)
ilişkilendirmek, bağlantı kurmak
73.
ultimate
a)
son, nihai
b)
ilgisizlik, umursamazlık
c)
denk, tekabül eden
d)
yetersiz, noksan, eksik
e)
büyüleyici, harika
74.
arrogant
a)
kendini beğenmiş, kibirli, küstah
b)
dalgalanma, değişme
c)
gözlem, izleme
d)
fevkalade, istisnai, olağanüstü
e)
söz, vaat, işaret, teminat, rehin, bağışlanacağına söz verilmiş para
75.
benefit
a)
fayda sağlamak, yarar
b)
zorlamak
c)
cezbetmek, baştan çıkarmak
d)
birleş(tir)mek, bir araya gelmek
e)
fark etmek, algılamak, ayırt etmek
76.
comprehend
a)
anlamak
b)
bertaraf etmek, ortadan kaldırmak, kurtulmak
c)
icat etmek, keşfetmek
d)
etkilemek, tesir etmek
e)
ilişkilendirmek, bağlantı kurmak
77.
considerate
a)
düşünceli, ince ruhlu
b)
alaşım, bileşik
c)
hırs, istek, hedef, amaç
d)
koruma, önleme, engelleme
e)
dalgalanma, değişme
78.
dominate
a)
baskın olmak, hakim olmak
b)
değer vermek
c)
zorlamak
d)
anlamak
e)
cezbetmek, baştan çıkarmak
79.
equip
a)
donatmak
b)
takip etmek
c)
hassas, duyarlı, kolay mikrop kapabilen
d)
ayırdetmek, ayrımcılık yapmak
e)
yaratmak, oluşturmak
80.
precipitation
a)
yağış
b)
yüzeysel, üstünkörü
c)
son, nihai
d)
amaç, gaye
e)
ticaret
81.
illegible
a)
okunaksız
b)
acil
c)
güçlü
d)
girişimci, yatırımcı
e)
ölümcül, yok edici
82.
potent
a)
güçlü
b)
minnettar
c)
acele, hızlı
d)
sonuç, netice
e)
parça, bileşen
83.
convert
a)
dönüştürmek, değiştirmek
b)
başaramamak, başarısız olmak
c)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
d)
vurgulamak, altını çizmek, dikkati çekmek
e)
destek, desteklemek
84.
accurately
a)
tam olarak, doğru olarak
b)
hizalama, ayar, sıra
c)
ateşleme, başlatma, tutuşturma
d)
yapıcı, olumlu, yardımcı
e)
anlaşma, uzlaşma
85.
essential
a)
zaruri, zorunlu, elzem
b)
hizalama, ayar, sıra
c)
ayrı, belirgin, akıllı, gizli
d)
hızlı, ani, çabuk
e)
kaygılı, endişeli
86.
obstinate
a)
inatçı
b)
sahte, sahtekarlık
c)
parça, bileşen
d)
inanilabilir, inanılır
e)
yapıcı, olumlu, yardımcı
87.
fail
a)
başaramamak, başarısız olmak
b)
dönüştürmek, değiştirmek
c)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
d)
tesadüfen kesişmek, uyuşmak
e)
tamir etmek, onarmak
88.
reconciliation
a)
anlaşma, uzlaşma
b)
destek, desteklemek
c)
tam olarak, doğru olarak
d)
ateşleme, başlatma, tutuşturma
e)
korku, cesaretin kırılması, üzüntü, endişe
89.
grateful
a)
minnettar
b)
kaygılı, endişeli
c)
dayanışma
d)
acele, hızlı
e)
istikrarsız, tutarsız
90.
alignment
a)
hizalama, ayar, sıra
b)
uygun, münasip, düzgün
c)
asıl, esas, kendine özgü, içten gelen
d)
ağır işleyen, yavaş seyreden
e)
makul, ılımlı, ölçülü, orta seviye
91.
support
a)
destek, desteklemek
b)
yaymak, yollamak
c)
tesadüfen kesişmek, uyuşmak
d)
vurgulamak, altını çizmek, dikkati çekmek
e)
toplanmak
92.
imperative
a)
acil
b)
cesaretli, cüretkar
c)
dayanışma
d)
girişimci, yatırımcı
e)
yapıcı, olumlu, yardımcı
93.
proper
a)
uygun, münasip, düzgün
b)
istikrarsız, tutarsız
c)
inatçı
d)
okunaksız
e)
ayrı, belirgin, akıllı, gizli
94.
forgery
a)
sahte, sahtekarlık
b)
zaruri, zorunlu, elzem
c)
biyolojik çeşitlilik
d)
asıl, esas, kendine özgü, içten gelen
e)
parça, bileşen
95.
concerned
a)
kaygılı, endişeli
b)
uygun, münasip, düzgün
c)
am olarak, doğru olarak
d)
güçlü
e)
yapıcı, olumlu, yardımcı
96.
volunteer
a)
gönüllü olmak
b)
destek, desteklemek
c)
dönüştürmek, değiştirmek
d)
toplanmak
e)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
97.
sluggish
a)
ağır işleyen, yavaş seyreden
b)
asıl, esas, kendine özgü, içten gelen
c)
istikrarsız, tutarsız
d)
kaygılı, endişeli
e)
inatçı
98.
solidarity
a)
dayanışma
b)
tamir etmek, onarmak
c)
vurgulamak, altını çizmek, dikkati çekmek
d)
toplanmak
e)
yaymak, yollamak
99.
daring
a)
cesaretli, cüretkar
b)
hızlı, ani, çabuk
c)
minnettar
d)
istikrarsız, tutarsız
e)
inanılabilir, inanılır
100.
biodiversity
a)
biyolojik çeşitlilik
b)
makul, ılımlı, ölçülü, orta seviye
c)
dayanışma
d)
hizalama, ayar, sıra
e)
anlaşma, uzlaşma
101.
intrinsic
a)
asıl, esas, kendine özgü, içten gelen
b)
korku, cesaretin kırılması, üzüntü, endişe
c)
ölümcül, yok edici
d)
acele, hızlı
e)
ağır işleyen, yavaş seyreden
102.
rapid
a)
hızlı, ani, çabuk
b)
güçlü
c)
zaruri, zorunlu, elzem
d)
cesaretli, cüretkar
e)
inatçı
103.
component
a)
parça, bileşen
b)
girişimci, yatırımcı
c)
sonuç, netice
d)
yapıcı, olumlu, yardımcı
e)
makul, ılımlı, ölçülü, orta seviye
104.
ignition
a)
ateşleme, başlatma, tutuşturma
b)
hizalama, ayar, sıra
c)
yapıcı, olumlu, yardımcı
d)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
e)
toplanmak
105.
hasty
a)
acele, hızlı
b)
sahte, sahtekarlık
c)
okunaksız
d)
ağır işleyen, yavaş seyreden
e)
kaygılı, endişeli
106.
beat
a)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
b)
gönüllü olmak
c)
toplanmak
d)
yaymak, yollamak
e)
dönüştürmek, değiştirmek
107.
entrepreneur
a)
girişimci, yatırımcı
b)
okunaksız
c)
istikrarsız, tutarsız
d)
sonuç, netice
e)
ateşleme, başlatma, tutuşturma
108.
moderate
a)
makul, ılımlı, ölçülü, orta seviye
b)
ateşleme, başlatma, tutuşturma
c)
uygun, münasip, düzgün
d)
inanılabilir, inanılır
e)
korku, cesaretin kırılması, üzüntü, endişe
109.
emit
a)
yaymak, yollamak
b)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
c)
gönüllü olmak
d)
destek, desteklemek
e)
başaramamak, başarısız olmak
110.
inconsistent
a)
istikrarsız, tutarsız
b)
inanılabilir, inanılır
c)
korku, cesaretin kırılması, üzüntü, endişe
d)
minnettar
e)
ayrı, belirgin, akıllı, gizli
111.
convene
a)
toplanmak
b)
başaramamak, başarısız olmak
c)
tamir etmek, onarmak
d)
dönüştürmek, değiştirmek
e)
gönüllü olmak
112.
highlight
a)
vurgulamak, altını çizmek, dikkati çekmek
b)
gönüllü olmak
c)
yenmek, bozguna uğramak, vurmak
d)
başaramamak, başarısız olmak
e)
tamir etmek, onarmak
113.
coincide with
a)
tesadüfen kesişmek, uyuşmak
b)
vurgulamak, altını çizmek, dikkati çekmek
c)
dönüştürmek, değiştirmek
d)
toplanmak
114.
mend
a)
tamir etmek, onarmak
b)
vurgulamak, altını çizmek, dikkati çekmek
c)
başaramamak, başarısız olmak
d)
destek, desteklemek
e)
toplanmak
115.
credible
a)
inanılabilir, inanılır
b)
tam olarak, doğru olarak
c)
sahte, sahtekarlık
d)
biyolojik çeşitlilik
e)
uygun, münasip, düzgün
116.
deadly
a)
ölümcül, yok edici
b)
sahte, sahtekarlık
c)
dayanışma
d)
zaruri, zorunlu, elzem
e)
ağır işleyen, yavaş seyreden
117.
consequence
a)
sonuç, netice
b)
korku, cesaretin kırılması, üzüntü, endişe
c)
minnettar
d)
güçlü
e)
ayrı, belirgin, akıllı, gizli
118.
discreet
a)
ayrı, belirgin, akıllı, gizli
b)
güçlü
c)
minnettar
d)
istikrarsız, tutarsız
e)
ayrı, belirgin, akıllı, gizli
119.
constructive
a)
yapıcı, olumlu, yardımcı
b)
inanılabilir, inanılır
c)
sahte, sahtekarlık
d)
dayanışma
e)
zaruri, zorunlu, elzem
120.
dismay
a)
korku, cesaretin kırılması, üzüntü, endişe
b)
biyolojik çeşitlilik
c)
sahte, sahtekarlık
d)
dayanışma
e)
zaruri, zorunlu, elzem
Reset
