wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

7 Türkçe Deneme (Kırşehir ODM soruları)

Total questions: 15

Worksheet time: 45mins

Name
Class
Date
1.

Bu cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulmak istenirse sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

a)

A) III-IV-I-II-V

b)

B) III-IV-V-I-II

c)

C) V-IV-I-II-III

d)

D) V-III-IV-I-II

2.

Aleksandr Puşkin 1799 ile 1837 yılları arasında yaşamıştır. Yüzbaşının Kızı ve Dubrovski, Puşkin’in en bilinen romanları arasındadır. 1835 yılında yazdığı şiir biçimindeki Altın Balık masalıysa çocuklar için hazırlanmış. Bu masalda karısıyla birlikte küçük bir kulübede yaşayan fakir bir balıkçının günün birinde altın bir balık yakalamasıyla başlayan bir öykü anlatılır. Altın balık kendisini tekrar denize bırakırsa balıkçının ne dileği varsa yerine getireceğini söyler. Bunun üzerine balıkçı onu tekrar denize bırakır. Öyküde balıkçı, karısının dileklerini gerçekleştirmesi için ertesi gün kıyıya gidip altın balığı çağırır. Altın balık her defasında balıkçının karısının isteklerini yapar. Masalın sonundaysa istekleri hiç bitmeyen balıkçının karısı her şeyini kaybeder ve eski fakir yaşamına döner.

Bu metnin dil ve anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

A) Nesnel ifadelerden yararlanılmıştır.

b)

B) Tanık göstermeye başvurulmuştur.

c)

C) Açıklama ve karşılaştırma yer almaktadır.

d)

D) 3. kişili anlatıma yer verilmiştir.

3.

Kürek sporunda tekneler kürekçi sayısına, kürekçilerin çektikleri küreklerin tek ya da çift olmasına ve teknede dümenci bulunup bulunmamasına göre farklı sınıflar altında ele alınır. Tek kürek ya da çift kürek kullanılan teknelerde kürekçi sayısı bir, iki, dört ya da sekiz olabilir. Aynı teknede yarışan sporculara ekip adı verilir. Ekipler iki, dört ya da sekiz kürekçiden oluşur. Bir takımda birden çok ekip yer alabilir. Sekiz kişilik teknedeki sporculardan oluşan bir ekipte kimler olur? Teknenin arkasında yüzü kürekçilere dönük olarak oturan sporcuya dümenci adı verilir. Dümenci kürek çekmez, teknenin gidiş yönünü belirler. Gerektiğinde hızlarını ayarlamaları için kürekçileri yönlendirir. Dümencinin karşısında oturan kürekçiye hamla adı verilir. Hamla kürekçiler arasındaki uyumun sağlanmasında önemli bir rol oynar. Arkasında oturan kürekçiler onun ve küreklerinin hareketlerini izler. Böylece tüm sporcular aynı anda ve birbirleriyle uyumlu olarak kürek çeker. Hamla ve dümenci dışındaki sporcular da numaralarla adlandırılır. Bu numaralandırma genellikle teknenin gidiş yönünde, en başta oturan kürekçiden başlanarak yapılır.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

a)

A) Dümenci ve hamlanın kimlere dendiğine

b)

B) Dümenci ve hamlanın görevlerine

c)

C) Ekip üyelerinin teknenin hangi bölümlerine oturacağına

d)

D) Kürekçilerin numaralandırılma sebeplerine

4.
a)

A) Çocukların önemli bir kısmı televizyonda çizgi film izlerken kendilerini mutlu hissetmektedir.

b)

B) Belgesel izleyen çocuklar, dizi izleyen çocuklara göre yeni bilgi öğrenmede daha isteklidir.

c)

C) Dizi izleme oranının yüksek olması, diğer programların çocukların ilgi ve meraklarına karşılık verememelerinden kaynaklanmaktadır.

d)

D) Televizyon izleme alışkanlıklarıyla ilgili anket verilerinden hareketle programların içeriğinin yaş gruplarına uygun olup olmadığı sonucu elde edilemez.

5.

Türkçe Öğretmeni Ayşenur Hanım, sınıfa yukarıdaki piramiti getirmiş ve öğrencilere bugün genel ve özel anlamlı kelimeleri öğreneceklerini söylemiştir. Ayşenur öğretmen öncelikle anlam kapsamı geniş sözcüklere genel anlamlı sözcükler, anlam kapsamı dar olan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler dendiğini söylemiştir. Daha sonra ise piramidin en üst basamağına “Serçe” kelimesini yazmış ve öğrencilerinden bu kelimeden genele doğru sıralanacak şekilde piramidi doldurmalarını istemiştir.

Buna göre piramidin yukarıdan aşağıya doğru basamaklarına sırasıyla hangi kelimeler yazılırsa özelden genele doğru sıralama yapılmış olur?

a)

A) Canlı-Kuş-Varlık-Hayvan

b)

B) Kuş-Canlı-Hayvan-Varlık

c)

C) Kuş-Hayvan-Canlı-Varlık

d)

D) Varlık-Canlı-Hayvan-Kuş

6.

Eğitim ailede başlar. Dünyaya tertemiz ve bomboş gelen insanoğlu ilk olarak ailesi ve yakın çevresi tarafından işlenmeye başlar. Bir kumaşın bir terzinin elinde şekillenmesi, bir hamurun bir pasta ustasının elinde tatlanması gibi, tuğlaların inşaat ustalarının ellerinde binaya dönüşmesi gibi insanlar da diğer insanların ellerinde şekillenir ve büyür. İnsan aldığı iyi eğitimle iyi bir meslek, kariyer elde edebilir. Ancak iyi bir eğitim alarak iyi bir insan olabilmenin ve ahlaklı, erdemli, yardımsever, barışçıl bir insan yetiştirebilmenin yolu eğitimden geçer. İnsan iyi bir eğitim aldıkça, doğru ve güzel bilgilerle donatıldıkça dünyayı daha güzel bir yer haline getirebilmek için daha fazla çabalayacaktır. Cehalet insanın en büyük düşmanıdır. İnsanlar hakları ve kanunları bilmezse, saygı ve merhameti öğrenmemişse, ahlak ve erdemli davranışlarla ilgili bilgilenmemişse suç işlemeye ve karşısındaki insanlara zarar vermeye daha fazla meyilli olacaktır. Suçu ve insanların birbirlerine verebilecekleri zararları önlemenin en önemli yolu şüphesiz iyi bir eğitimle cehaleti yok etmekten geçmektedir.

Bu paragrafı en iyi anlatan özdeyiş aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

b)

B) Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.

c)

C) Bir gencin hata yapmasını önlersen, onun kararlarını da kendi kendine vermesini önlemiş olursun.

d)

D) En büyük cezaevi, cahil bir insanın kafasının içidir.

7.

Mikroorganizmalar gözle görülemeyecek kadar küçük canlılardır. Mikroorganizmaların büyük bir kısmı tek hücrelidir yani yalnızca bir hücreden oluşur. Ancak bu minik canlıların birden fazla hücreye sahip olanları da vardır. Mikroorganizmalar yeryüzünde hemen her yerde yaşayabilir. Hatta bazıları yer kabuğunun derinliklerinde, dağların zirvelerinde, okyanus tabanındaki sıcak su kaynaklarının çevresinde ya da buzullarda bulunur. Bakteri adı da verilen mikroorganizmalar yeryüzünün en kalabalık canlı topluluğunu oluşturur. Tek hücreli olan bu canlıların şekli küre, çubuk, virgül ya da sarmal olabilir. Bunlar virüslerden büyük, mantarlardan küçük canlılardır.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a)

A) Düşüncenin yönünü değiştiren ifadelere başvurulmuştur.

b)

B) Açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır.

c)

C) Karşılaştırmalar yapılmıştır.

d)

D) Deyimlerden yararlanılmıştır.

8.
a)

A

b)

B

c)

C

d)

D

9.

a)
b)
c)
d)
10.

a)

A

b)

B

c)

C

d)

D

11.

a)

A

b)

B

c)

C

d)

D

12.
a)

A) I-II

b)

B) II-VI

c)

C) III-V

d)

D) IV-VI

13.

1. Bedelini ödediğiniz bir şey var mı?

2. Yazmaya yeni başlayan kişiler için tavsiyeleriniz var mı?

3. Sizi en çok etkileyen ülke ya da kültürler hangileridir?

4. Kitap okumanın bir kişiye katkıları nelerdir?

Aşağıdakilerden hangisi bu soruların cevaplarından biri değildir?

a)

A) Her yerin kendine göre kültürü var. Ancak on sene önce eşimle yaptığımız Japonya seyahatini unutamam. Disiplinli çalışmaları, geleneklerine olan bağlılıkları bizi gerçekten çok etkiledi. Şehirlerini oldukça temiz tutmaları ise dikkate değerdi.

b)

B) Düşününce var... Ben çocukluğumu hiç yaşamadım. Şampiyon olmanın bedeli çocukluğumu yaşayamamak oldu. Bakınca gıpta ediyorum çocuklara; benim hatırladığım her şey o zamanlara dair antrenmanlar, şampiyonalar... Altın madalyalar aldım, karşılığında çocukluğumu kaybettim.

c)

C) Yazar özgürdür. Ona öneride bulunmak özgürlüğünü kısıtlamak olur. Ayrıca öneri ve yardımlarla yazılanlar yazarın özgünlüğünü de yok eder. Ben de bir romana başlarken ilk tümcede epey zorlanıyorum. Sonra her şey yerine oturuyor. Önce içimden geldiği gibi yazıyorum. İlerideki okumalarımda beğenmezsem, yeni tümceler kuruyorum. Yazı akıp gidiyor.

d)

D) Son zamanlarda daha fazla zaman ayırmamı gerektiğini düşündüğüm ve yeterince zaman ayıramadığım için huzursuz olduğum bir şey okumak. Hatta bazen hiç kitap okuma imkânım olmasa ne yapardım sorusunu kendime sorup paniğe kapıldığım da olmuyor değil. Buna karşılık günün yirmi dört saatinde kesintisiz, bıkmadan, zevkle ve mutlulukla yapabileceğim bir şey okumak.

14.

Aşağıdaki metinlerin hangisinde karşılaştırma, benzetme ve tanık göstermeye yer verilmiştir?

a)

A) Birkaç sene önceydi. Cağaloğlu’ndan çıkıp Kapalıçarşı, Sahaflar, Vezneciler yoluyla Fatih’e gitmek arzusundayım. Hava da mübarek billur gibi. Yolun sonuna doğru Saraçhanebaşı bitimindeki parka gittim. Niyetim azıcık nefeslenmek. Yaz öncesi olmalı ki parktaki kanepeler torun gezdiren nineler ve şakacı gençlerle işgal edilmiş. Oraya mı, şuraya mı oturmalı derken uzakta bir kanepede tek başına kalakalmış acaib kılıklı biri gözüme ilişti. Varıp yanına kondum. O da biraz toparlanıp kanepenin öteki ucuna kaydı.

b)

B) İnsanın en asil uzvu hangisidir diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur: Beyin! Hâlbuki, beyinden daha yüksek ve hatta insanı diğer canlılardan ayıran ve onu bütün hayvanlara nazaran üstün bir konuma çıkaran beyin değil, sadece elinin baş parmağı imiş. Baş parmağın diğer parmaklarla birleşip iş görebilecek bir durumda olmasıdır ki insana asırlar üzerinde üstünlük imkânı veriyor. Bunu söyleyen tabiat tarihidir.

c)

C) Kitapların eskilerini de yenilerini de severim çünkü onlar düşüncelerimizi, duygularımızı etkilemekle kalmaz, duygularımızı da uyarırlar. Charles Baudelaire’in “Çocuk tenleri gibi taze kokular vardır” dizesini anımsayınız! Gerçekten hiçbir koku, bu hayat başlangıcının kokusundan daha cana yakın değildir. Ama bunun ardından hangi koku gelir derseniz baskıdan yeni çıkmış kitapların kokusu derim. Bu koku hangi yazarın içine bir bahar havası gibi dolmamış, hangi okurun hayaline yeni ufuklar açmamıştı?

d)

D) Fatih taraflarında -amca derim- bir uzak akrabam oturur. Hâli vakti yerindedir. Üstelik bir radyosu, küçücük, bebek yastığı gibi bir kedisi ve on altı on yedi yaşlarında da bir kızı vardır: Kumral saçlı, taptaze, kadife tenli, iri, yeşil gözlü, canlı, cana yakın bir şey. Adı da İclâl. Bana gelince: Ben işte böyle, yirmi üç yaşımda, bütün varlığı ve avuntusu sık saçlar, sağlam dişler ve kırmızı, bol, kocaman düğümlü kravatı olan, pansiyoner bir tıp talebesiyim. Akraba canlısıyım. Bu yüzden de sık sık amcamlara taşınırım.

15.
a)

A) Domates, havuç

b)

B) Pırasa, nar

c)

C) Elma, ıspanak

d)

D) Avokado, vişne