Wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

FERMANLI DELİ HAZRETLERİ

Total questions: 12

Worksheet time: 16mins

Name
Class
Date
1.

Sultan İbrahim devrinde Fermanlı Deli Hazretleri diye anılan Musa ile uşağı Şatır, gelen hastaları odalarında kabul eder. Oda haraptır; odada raf üzerinde çömlekler, kaplumbağa kabukları, sığır çenesi gibi garip şeyler vardır. Odanın duvarında ise levhalar ve tılsımlar bulunur. Musa, bu odanın bir köşesinde oturarak gelenlerin sorunlarını zekâsı, kurnazlığı ve rastlantılar sayesinde çözer.

ALINTILANAN METİNDEN YOLA ÇIKARAK UZAMIN (DEKORUN) TİYATRO YAPITINDAKİ İŞLEVİNİ YAZINIZ.

4 lines
2.

Musa : Ne bağırıp çağırıyorsun be adam?

Bayram : (Homurdanarak) dişim, aman dişim

Musa : Cinler dişinin sinirine musallat olmuş.

Musa : (Tambura telinin ucundaki dişi göstererek) al dişini, cinin elinden kurtardım

ALINTILANAN METİNDEN YOLA ÇIKARAK SOSYAL YAŞAMLA İLGİLİ NASIL BİR ÇIKARIMDA BULUNABİLİRSİNİZ?

4 lines
3.

Musa — Evet ben Musa... Sadrazam Mustafa Paşa’nın vekilharç kâtibi Musa Efendi.

Bayram — Şimdi çıldırırım ay.. Edirne’de seni astılardı yahu..

Musa — Öldürmiyen Allah öldürmiyor, hemşehri.. ipi boynuma takarken bayılmışım.. beni darağacına çekmişler.

Musa — Ayıldığım zaman o kadar kalabalık içinde darağacını yerde, kendimi hayatta görünce sevincimden çıldırmışım.

Musa — Sonrası Allah cellâtbaşıdan razı olsun. Halime merhamet etmiş.

Musa — Cellâtbaşı ben bu adamı bir kere astım. Hünkârın emri yerini buldu. Darağacı yıkıldı, bu adam da çıldırdı. Bir adam iki kere asılmaz, arz edin, demiş

Musa — Edirne tımarhanesinde bir zaman kaldım. Hak şifa ihsan etti, delilikten kurtuldum.

Musa — Ben tımarhanede iken delilerle eğlenmek için yalandan muskalar yazar, okur, üfler, vakit geçirirdim. Tesadüf birkaç deli akıllandı. Artık herkesin ne derdi olsa bana gelmiye başladı.. Şöhretim arttıkça arttı.

MUSA’NIM DİYALOGLARINDAN YOLA ÇIKARAK AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİNE ULAŞILAMAZ?

a)

Musa’nın efsuncu olarak tanınmasında tesadüfler zincirinin etkili olduğuna

b)

Dönemin sosyal ve siyasi yaşamından izlere yer verildiğine

c)

Halkın konuşma dilinin metnin genelinde kullanıldığına

d)

İnancın bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde sömürü aracı olarak kullanılabileceğine

e)

Bireylerin hak ettikleri yaşama ulaşması için karşısına çıkan sansı iyi değerlendirmesi gerektiğine

4.

Bayram : Çok âlâ, lâkin yoldaş çektiğin dişin acısını ölünciye kadar unutamıyacağım.

Musa : Ne bileyim yüzün, gözün sarılıydı. Tanıyaydım seni dişçiye gönderirdim.

Bayram : O ne dehşetli diş çıkarmak ?

Musa : Ne yaparsın.. âlem böyle acayip şeylere rağbet ediyor. Kolu kırılır, çıkıkçıya gitmez bana gelir. Midesi ağırır, hekime gitmez, muska almak için bana gelir. (Gülerek) dişi ağırır bana gelir..

Bayram : Ne bileyim, bir efsun ile elini sürmeden diş çıkarıyor, dediler.

Musa : Ben de öyle yaptım ya elimi sürmedim.

TİYATRO EĞLENDİRİKEN EĞİTMEYİ AMAÇLAYAN BİR SANAT DALIDIR. ALINTILANAN METİNDEN YOLA ÇIKARAK YAZARIN TOPLUMU HANGİ KONUDA AYDINLATMAYI AMAÇLADIĞINI BELİRTİNİZ.

4 lines
5.

Musa — (Gülerek) benim için daha ne efsaneler var. Gûya ben asıldıktan sonra periler beni alıp kaçırmışlar.. peri padişahının sarayına götürmüşlermiş. Benim evime her gece peri padişahı misafir gelirmiş, miş, miş. Böyle böyle bir şöhret oluştu.

Bayram — İşine bak...

Musa — Bu kadar şöhret hoşuma gitmiyor.

Bayram — Niçin?

Musa — Şöhret âfettir bilmez misin? İstanbul’da bu kadar efsuncu, cinci hocaların arasında benim yalancı hocalığımın foyası meydana çıkarsa…

Bayram — Hak doğrunun yardımcısıdır.

Musa — (Gülerek) doğruluk benim işimin neresinde… işim gücüm dubara...

Bayram — İşine bak, dünya geçinme dünyası.

Musa — Evet ben de öyle yapıyorum. Bir yalan atıyorum doğru çıkıyor. Sonra kendim de inanıyorum...

ALINTILANAN METİNDEN YOLA ÇIKARAK MUSA VE BAYRAM HAKKINDA AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ SÖYLENEMEZ?

a)

Musa hurafeler, söylentiler ve tesadüfler aracılığıyla meşhur olmuştur.

b)

Musa yalancı hocalık yaptığı ve bu durumun ortaya çıkmasından çekindiği için rahatsızdır.

c)

Bayram Musa’nın bu durumu yararına kullanmasında bir sakınca görmemektedir.

d)

Musa kendi yalanına inandığı için gerçeklikle bağı kopmuş bir figürdür.

e)

Bayram ve Musa arasında samimi ve dürüst bir arkadaşlık olduğu söylenebilir.

6.

Bayram — Sorma kardeş, sorma. Oğlum Behram’ı memlekette eşraftan birinin kızı ile nişanladım. Anası, babası ölmüş, kimsesiz bir kızdı. Ah bir sene sonra da düğün yapacaktım.

Musa — Ee.. ne oldu?.

Bayram — Ne olacak mütesellim Rakım Ağa namında devlet adamı bir herif Urfa’ya geldi.

Musa —Zavallı kızı (...) Urfa’dan kaçırıp zorla alıp gitti. (Gözlerini siler)

(…)

Musa —bu Rakımı bildim. Beni Edirne’de idam ettirmeğe sevk eden casus herif. O zaman saray mutbaklarında çöpçülük ediyordu. Saray erkânına yaranmak için dünyada her şeyi irtikâp etti. Kızlar ağasının iltiması ile nihayet mütesellim oldu

(…)

Bayram — Saray haslarını tahsil etmek bahanesi ile Anadolu’da soymadık vilâyet bırakmadı. Âlemi ipten kuşaktan etti. Nihayet oğlumun nişanlısı Nigâr’ı da bütün malı ile beraber aldı, savuştu.

ALINTILARDAN YOLA ÇIKARAK DÖNEMİN SİYASİ YAŞAMI İLE İLGİLİ AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİNE ULAŞILAMAZ?

a)

Bireyler devletin gücünü kendi şahsi çıkarları için kullanmaktadırlar.

b)

Halk, devlete yakın ve güçlü kesim tarafından çeşitli yollarla sömürülmektedir.

c)

Kız çocuklarının kendi hayatlarını şekillendirme konusunda söz hakkı bulunmamaktadır.

d)

Rakım Ağa aracılığıyla devlet yönetimindeki yozlaşmışlığın altı çizilmektedir.

e)

Adaletten ve vicdani sorgudan yoksun bireylerin saray etrafında toplandığı vurgulanmaktadır.

7.

AŞAĞIDA YER ALAN YARGILARDAN HANGİSİ YA DA HANGİLERİ DOĞRUDUR?

a)

1923-1950 yılları arasında tiyatro, daha çok, cumhuriyet değerlerinin halka aktarılmasında bir araç olarak kullanılmıştır.

b)

Bu dönemde çağdaş Batı uygarlığına erişme yolunda gösterilmesi gereken çabalar tiyatro aracılığıyla anlatılmıştır.

c)

1923-1950 yılları arasında toplum için sanat anlayışı benimsendiği için yoğunlukla trajedi türünde eserler verilmiştir.

d)

Anadolu’ya yönelimin yoğunlaştığı bu dönem tiyatrosunda Kurtuluş Savaşı, Türk tarihi, Batılılaşma, eski ve yeni yaşam biçimlerinin çatışması vb. sıkça işlenen temalardır.

e)

Bu dönemde geleneksel Türk tiyatrosundan ve bu tiyatronun tekniklerinden sıklıkla yararlanılmıştır.

8.

Fermanlı Deli Hazretleri, adlı tiyatro metninde yazar; dönemin toplumsal yaşamını, gelenek ve göreneklerini, batıl inançlarını ……………………. yanlarıyla yansıtmıştır.

(a)  

9.

. Kişileri sosyal ve siyasi konumlarına, yetiştikleri kültüre uygun olarak konuşturmuş; ………………….. ve ……………….. bir anlatım tutumu sergilemiştir.

(a)  

10.

Bu özellikler dikkate alındığında metnin türünün ……………………….. olduğu söylenebilir.

(a)  

11.

AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ TİYATRONUN YAPI UNSURLARINDAN BİRİ DEĞİLDİR?

a)

Dramatik örgü

b)

Perde

c)

Yer (mekân)

d)

Zaman

e)

Kişiler

12.

AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ YA DA HANGİLERİ KOMEDİ TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ ARASINDADIR?

a)

Konusunu tarihten ve günlük yaşamdan alabilir.

b)

Üç birlik kuralına uyulmaz.

c)

Kahramanları seçkin kişilerdir.

d)

Halkın konuşma diline, argo tabirlere yer verilebilir.

e)

Yaralama, vurma, öldürme gibi olaylar sahnede gösterilmez.