NEW
Font size
Worksheets9. sınıf TDE 1. Ünite
Total questions: 13
Worksheet time: 8mins
Güzel sanatlar; plastik sanatlar, fonetik sanatlar ve ritmik sanatlar gibi adlarla sınıflandırılabilir.
Aşağıdakilerden hangisinde verilenler aynı tür güzel sanat dalı içinde değerlendirilebilir?
Bale- Resim
Edebiyat- Müzik
Mimari-Opera
Tiyatro- Heykel
Şiir-Ebru
I. Tittim virman çirilet.
II. Çamaşırları tahır tahır gaynadırdıh.
III. Artıg mene bu küçe dar.
IV. Bak, dikiz et abi! Balığı nasıl temizliyor.
Aşağıdaki kavramlardan hangisi numaralanmış cümlelerden herhangi biriyle eşleştirilemez?
Lehçe
Şive
Ağız
Standart Dil
Argo
Aşağıdaki parçalardan hangisi sanatsal bir metinden alınmıştır?
İnsan, olayların anlamını ve eşyanın nedenini kavramaya başladığı andan itibaren öğrenmeye başlar. Bu anda bilgi ağacının fidanı hayat toprağına dikilmiş demektir. Hangi insan kendine ve bağlı bulunduğu topluma faydalı bilgileri öğrenmeye çaba harcarsa o insan, hayatını olumlu anlamda değerlendirmiş olur.
Mutluluk her insana göre değişen bir kavramdır. Bizim mutluluk diye karşıladığımız bir olay size hiçbir zevk vermeyebilir. Örneğin, futbolun ne olduğunu bilmeyen, hiçbir maç seyretmemiş bir insan Galatasaray - Fenerbahçe maçını, heyecanla izleyenler karşısında tümüyle ilgisiz kalabilir.
Şiiri sevdiğim kadar bir şeyi sevmem. Roman, hikaye okumaya, kendilerini edebiyatçılığa kaptırmayan kişilerin yazdıkları denemeleri okumaya da bayılırım ama onlardan ne de olsa bıkılıyor. Bir romanı isterse Stendhal’in olsun, üst üste kaç kere okuyabilirsiniz? Anlattıklarını öğrendiniz mi, elbette kapatacaksınız.
İdris susmuştu. Sessiz, sıkıntılı bir yolculuk başladı. Arif kendi içinde sinirlendi, uğraştı durdu. Kimseye belli etmeden kendini yiyordu. Tarlada pancar bitecek gibi değildi. Bu atlarla çabuk çabuk dönmek olanaksızdı. Babası hastaneden bir türlü çıkıp gelemiyordu. Traktör alamadıkları için köylü kendisiyle alay etmeye başlamıştı.
Tüm dünyada ilerleyen teknolojiye bağlı olarak kişilerin elektrik enerjisine olan ihtiyaçları da artış göstermektedir. Elektrik enerjisi üretiminde kullanılan mevcut fosil kaynakların sınırlı olması, gün geçtikçe azalmaları ve bir gün tükenecek olmaları nedeniyle, bir yandan elektrik enerjisi tasarruf çalışmaları sürdürülürken diğer taraftan da yenilenebilir kaynaklar kullanılarak elektrik enerjisi üretilmesi üzerinde çalışmalar büyük bir hızla devam etmektedir.
Peyami Safa’nın başyapıtlarından biri olan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk edebiyatında “İnsan ruhunun derinliklerinde ve labirentlerinde dolaşan ilk roman” olması ve hasta bir insanı ve onun iç dünyasını ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir.
Bu parçaya göre Peyami Safa’nın söz konusu eseri aşağıdaki bilimlerden hangisine daha çok kaynaklık eder?
Tarih
Psikoloji
Felsefe
Sosyoloji
Coğrafya
Edebî metinlerin özellikleri şu şekildedir:
*Muhatabında estetik heyecan (güzellik duygusu) uyandırır.
*Doğrudan bilgilendirme amacı taşımaz.
*Kelimeler yan ve mecaz anlamlarıyla kullanılır.
*Anlatıcı öznel bir tutum izler.
*Kurmaca bir yapıya sahiptir.
Verilen bilgilerden hareketle aşağıdakilerden hangisi bir edebî metin örneği olamaz?
Boş vaktim oldukça sinemaya giderim. Yumuşak bir karanlığa gömülmüş makinenin hışırtısını dinleyerek vücudumun değil, ruhumun bir çetin yol üzerinde mola verdiğini hissederim.
Hiçbir şey lisan kadar bir ağaca benzer değildir. Lisanlar -tıpkı ağaçlar gibi- mevsim mevsim rengini kaybeden ölü yapraklarını dökerler ve tazelerini açarlar. Lisanın yaprakları kelimelerdir
Dostum, alelade bir insandır, onun için tarifi gayet müşküldür. Vücudunun kusurlarını elbise ile gizlemek hünerinden habersizdir, yani şık değildir. Ahlak kaideleriyle de ruhunun çirkinliklerini saklamayı bilmez, yani iki yüzlü değildir
“Mülakatlar” başlıkları altında çıkan röportajları ile üne kavuşan muharrir 1915 yılında Yeni Mecmua’nın “Çanakkale” özel sayısında neşrettiği “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat”la bu büyük Türk askerini ilk defa Türk okuyucusuna tanıttı.
İhtiyar yalıların arkasında, denizi takiben bütün Boğaz’ı kateden uzun caddenin karanlıkları kadar zengin bir gece karanlığı bilmiyorum. Mercanlar, süngerler, yosunlar ve bin türlü sedefler ve balıklarla dolu bir denizaltını andıran zengin bir karanlık!
Bu sırada kapı vuruldu. Gel dedi, kadın. Gelen Mehmet’ti.
Bu parçada aşağıdaki iletişim ögelerinden hangisi yoktur?
gönderici
alıcı
kanal
bağlam
ileti
Bir sanat eserinin kendi diliyle anlattıklarının ayrıca anlatılması için yazı ve konuşma dillerinin aracılığına ihtiyaç duyulur. Eleştirmenler sanat eserlerini yazı ve konuşma diliyle inceler. Edebiyatın dışındaki sanat eserlerinde açıklamaya muhtaç gözlemler daha çok barınır. Edebiyat kültürü bu gizlerin çözülmesinde önemli bir etkendir. Dilin inceliklerini özümsemiş birinin ağzından anlatılan bir resim, bir heykel, bir mimari eser layık olduğu yeri bulur. Sanat söyleşilerinin ana öğesi dil olduğuna göre, edebiyatın yetkinleştirdiği dil de bütün sanat eserlerinin anahtarı olarak düşünülebilir. Eserin çıkış noktası, örgüsü, nelerden etkilendiği, neleri etkilediği dil aracılığıyla sergilenir.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Her sanat dalının kendine özgü bir dili vardır.
Bir sanat eserini doğru değerlendirmek edebiyatın geliştirdiği dil ile mümkündür.
Eleştirmenler sanat eserlerini en iyi şekilde değerlendirecek kişilerdir
Edebiyatın dışındaki sanat eserlerinin dille açıklanmaya ihtiyacı vardır.
Dili güzel kullanan insanlar sanat eserlerinin değerini en iyi belirleyenlerdir.
Deli Yusuf’un zurna gibi çatlak sesi uzaktan işitilmekteydi:
— Yire batası? Dün ni şekil gelmedin? İreceb’i yola salacaklarmış.
Karabibik, Deli Ali’ye seslendi.
— Genem Deli Yusuf ünlüyo!
— He He, İreceb’i uğratacaklarmış deyyo. Senin habarın var mı?
— Dün gün Yosturoğlu diyoodu. Askere gidiyoomuş.
— Adalya(Antalya)dan çağırmışl.. Muayna olacakmış.
Aşağıdakilerin hangisinde bu parçada örneklenen dilin kullanımından doğan türünün tanımı doğru verilmiştir?
Ortak dilden ayrı olarak belirli toplulukların ses, yapı, söz dizimi ve anlam bakımından farklılık gösteren dili veya kelime dağarcığıdır.
Bir dilin, yazılı kaynaklarla izlenebilen tarihî gelişimi içinde ayrılmış kollarıdır
Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları, ağız özelliklerinden arındırılmış, belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dildir.
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığıdır.
Bir dilin bir ülke sınırları içindeki farklı yerleşim bölgelerinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılaşan konuşma biçimidir.
Birbirine yaslanmakla ayakta durabilen bu ahşap evler, sanki bir sıraya gelmiş uyuyorlar. Yerde duvar üstünde sönük bakışlarıyla ağır ağır gezinen, tüyleri dökülmüş, derisi karnına yapışmış, birkaç kedi sokağın hareketsizliğini canlandırıyor. Cumbaların birine asılmış küçük kafesteki saka kuşu kafesin çubuklarını gagalayarak aşağı yukarı çırpınıyor.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez
Öznel bir bakış açısıyla yazılmıştır
Edebî bir metinden alınmıştır.
Haberdar etme amaçlanmıştır
Somutlamaya başvurulmuştur.
Sanatlı ifadelere yer verilmiştir.
Anlatmaya veya nakletme yolu ile gerçekleştirilen sanat metinlerine anlatmaya bağlı edebi metinler denir.
Bu tanıma göre aşağıdaki türlerden hangisi bu gruba girmez?
Masal
Hikaye
Resim
Roman
Destan
İleti, alıcıyı harekete geçirmek üzere düzenlenmişse dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır. Bu işlevde amaç, alıcıda bir tepki ve davranış değişikliği oluşturmaktır. Propaganda amaçlı yapılan siyasi söylevlerde, reklam metinlerinde, el ilanlarında genellikle dil, bu işleviyle kullanılır.
-Aşağıdakilerden hangisi alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır?
“Fiil anlamı taşıyan ancak fiillerin özelliklerini tam olarak yansıtmayan ve cümlede isim soylu kelimeler gibi görev üstlenen kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir.
“Uyandın mı? Sana söyleyeceklerim var?”
Hegel’in felsefesinin çıkış noktası bilim değil, tarihtir.
“Çocuklar, tören başladı; hemen aşağıya inin!”
Münazara bir tartışma türüdür.
Gönderici (kaynak) iletisini, duygu ve heyecanlarını dile getirme amacıyla aktarmışsa, dil “heyecana bağlı işlev’ de kullanılmıştır. Bu işlevde duygular, heyecanlar söz konusudur. Dilin heyecana bağlı işlevinde yorum, öznellik hâkimdir. Özel mektuplar, lirik şiirler, eleştiri yazıları, hitabetler (söylev) dilin bu işleviyle oluşturulur.
- Aşağıdakilerden hangisi heyecana bağlı işlev değildir ?
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Ben bu davranışınızı etik bulmuyorum, siz yanlış davranıyorsunuz!
Aaa, bardak kırıldı!
Sınıfı hemen terk et!
Merhaba ey âli sultan merhaba!
İletişim sırasında ileti, kanalın iletiyi iletmeye uygun olup olmadığını öğrenmek amacıyla düzenlenmişse dil, kanalı kontrol işlevinde kullanılmıştır. Bu işlevde, iletişim kanallarını denetleme amacı güdülür.
- Aşağıdakilerden hangisi kanalı kontrol işlevine örnek değildir?
Beni duyuyor musun? Alo!
Dikkat! Dikkat! Sesim geliyor mu?
Söylediklerim anlaşıldı mı?
Beni anladınız değil mi?
Türkçede iki ünlü yan yana kullanılamaz.
