NEW
Font size
WorksheetsŞİİRDE YAPI
Total questions: 15
Worksheet time: 30mins
Şiirdeki birimlere, küçükten büyüğe doğru sırasıyla …, …, …, …, adları verilmektedir.
Yukarıdaki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
beyit-dize-dörtlük-bent
mısra-dörtlük-bent-beyit
kıta-beyit-dörtlük-bent
mısra-bent-beyit-dörtlük
dize-beyit-dörtlük-bent
Ben çektiğim kimler çeker
Gözlerim kanlı yaş döker
Bulanık bulanık akar
Dağların seliyim şimdi
Bu şiir parçasının nazım birimi aşağıdakilerden hangisidir?
Beyit
Mısra
Dörtlük
Bent
Kafiye
Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin
Yukarıdaki şiirin kafiye düzeni aşağıdakilerden hangisidir?
Düz kafiye
Çapraz kafiye
Sarma kafiye
Tam kafiye
Cinaslı kafiye
Şiirdeki dizelerin, hecelerin uzunluk ve kısalık durumlarına göre hazırlanmış kalıplarına, ses ahengi bakımından uymasını esas alan ölçüye … ölçüsü denir. Bu ölçüyle yazılmış bir şiirin dizelerinde hece sayısı bakımından denklik aranmaz.
Yukarıdaki boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
hece
aruz
uyak
beyit
ritim
Bu harmanın gelir sonu kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak
Bu dizelerde olduğu gibi iki mısradan oluşan nazım birimine ne ad verilir?
Kıta
Bent
Beyit
Dörtlük
Mısra
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde verilen bilgi yanlıştır?
Şiirdeki dizelerin oluşturduğu mısra öbekleri, o şiirin nazım birimini oluşturur.
Şiirlerdeki her bir satıra dize denir.
Dizeler bir araya gelerek beyit, dörtlük, bent gibi yapı unsurlarını oluşturur.
Şiirlerde dört dizenin bir araya gelerek oluşturduğu nazım birimine beyit denir.
Şiirdeki yapı unsurları şiirin nazım şeklini oluşturur.
Çukurova bayramlığın giyerken
Çıplaklığın üzerinden soyarken
Şubat ayı kış yelini kovarken
Cennet dense sana yakışır dağlar
Ağacınız yapraklarla donanır
Taşlarınız bir birliğe inanır
Hep çiçekler bağrınızda gönenir
Pınarınız çağlar akışır dağlar
Bu dörtlükler ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Konusu doğadır.
Halk şiirine özgü nitelikler ağır basmaktadır.
Hece ölçüsüyle söylenmiştir.
Kişileştirmeye başvurulmuştur.
Bentlerden oluşmuştur.
Sen gül dalında gonca
Ben dağ yolunda yonca
Sen açılıp gülersin
Ben sararıp solunca
Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangileri vardır?
Teşbih-tezat
Kinaye-istiare
Tezat-hüsn-i talil
Mecaz-ı mürsel-teşhis
Tecahül-i arif-teşbih
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?
Tariz
Abartma
Hüsn-i talil
Kişileştirme
Mecaz-ı mürsel
(I) Dimdik tepeye yavaş yavaş tırmanıyoruz. (II) Önümüze çekirgeler, kertenkeleler çıkıyor ara sıra. (III) Yürüdükçe sıcağın da etkisiyle iyice terliyoruz. (IV) Tam tepeye çıktığımızda ise gördüğümüz manzara karşısında şaşkına dönüyoruz. (V) Zamana direnmeye çalışan, yorgun bir konak hüzünlü bakışlarla karşılıyor bizi.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde kişileştirme yapılmıştır?
I.
II.
III.
IV.
V.
Yıllardır görmediği arkadaşının sözlerini dinledikten sonra:
– Çok büyümüşsün, o günlerden ne kadar da uzaksın, dedi.
Adamın, “büyümüşsün” sözü aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir?
Benzetme
İstiare
Kinaye
Tevriye
Mecaz-ı mürsel
Benim derdimi duyuncaGüneş söndü, ağaçlar sarardı üzüntüden
Bu dizelerdeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
Söz içinde bir atasözüne ya da bilinen bir olaya atıfta bulunulmuştur.
Karşıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır
Bir anlam inceliği meydana getirmek için bilinen bir durum bilmezden gelinmiştir.
Bir olay, gerçek nedeninin dışında başka bir nedene bağlanmıştır.
Bir sözcük, birden fazla anlama gelecek biçimde kullanılmıştır.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içinde verilen uyak çeşidi kullanılmamıştır?
Bir umut önünde koştuğum zaman Geçmişi anarak coştuğum zaman (tunç uyak)
Bütün neşeleri toplayıp götüren Ey şimal rüzgarı, hasret dolu tren (zengin uyak)
Onu korkuyla seyreder gibidir Duyulan hep onun hikayesidir
(yarım uyak)
Seni kim şimdi bağlayıp saracak Kim şifalar verip de kurtaracak
(tam uyak)
Gün batmada İstanbul'un üstünde Haliç'ten
Bir renge bürünmüş yanıyor Marmara içten
***
Gök şimdi yeşil, şimdi kızıl, şimdi turuncu
Camilerin andırmada mermerleri tuncu
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Redif
Yarım uyak
Yineleme
Ölçü
Zengin uyak
Bir sır ki yalnız, yalnız gözlerimiz konuştu
Bir sır ki yalnız, yalnız sen ve ben biliyoruz
Bir sır ki ruhumuzu enginlerinde uçtu
Bir sır ki gece gibi, deniz gibi hudutsuz
Bu dörtlüğün uyak türü ve düzeni aşağıdakilerden hangisidir?
Zengin uyak - aabb
Tam uyak - abab
Yarım uyak - abab
Zengin uyak - abab
Tam uyak - abaa
