Worksheetsturkçe 2 deneme sınavı 6. sınıf
Total questions: 20
Worksheet time: 45mins
Aşağıda “geçmek” sözcüğünün anlamlarından bazıları verilmiştir.
• Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek.
• Etki yapmak, işlemek.
• Söylemeden veya bitirmeden atlamak.
• Bir yerden başka bir yere gitmek.
Buna göre “geçmek” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde verilen anlamların herhangi biriyle kullanılmamıştır? .
A. Şu ipin iğnenin deliğinden geçmesi gerekiyor.
B. Çalışmaktan sıcağın farkına varamadık, başımıza güneş geçmiş
C. Bu kızın titizliği babasından geçmiş anlaşılan.
D. Şimdi bu konuyu geçelim, daha önemli işlerimiz var.
“Yazmak başka oluyor, azalır yalnızlığım, bu çizgiler olmasa çıldırırdım.” diyen şair Behçet Necatigil, muhtemelen yazmaya başladıktan sonra yalnızlığının içtikçe çoğalan cinsten olduğunu anlamıştır. Tadına varınca yetmediği gibi “daha çok yalnızlık, çok daha yalnızlık” arzusuyla hem yağmurdan şikâyet eden hem de yağmursuz yapamayan toprağın kısır döngüsüne de girmiş olabilir. Aslında su gibidir yalnızlık. Su gibi rahmettir yazar için. Fakat azı karar, çoğu zarar şeklinde disipline edilemez. Yazmaya yeltenen ve başka çıkış yolu olmayan kişi, ambarında bir miktar yalnızlık depolamış demektir. Kalemi eline alınca ise ambar gibi kısıtlı bir alanın değil, bütün dünyanın yalnızlık tozlarıyla kaplanmasını bekler. Bu metinde altı çizili cümle ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A. Yalnızlık tüm dünyayı kaplarsa ancak o zaman yok olabilir.
B. Yazı ile yalnızlık bir nebze hafifletilebilir.
C. Yalnızlık duygusunun herkesi etkilemesi gerekir.
D. Yalnızlık, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
Hayatımızda yer alan diğer unsurlarda olduğu gibi kitap konusunda da reklamın etkisi yadsınamaz bir gerçek. Kimin ya da neyin reklamı yapılıyorsa kısa sürede bir yer ediniyor kendisine. Elbette çok değişik okuyucu katmanlarına hitap eden kitaplar olacak. Çünkü her okuyucunun aynı düzeyde olması beklenemez. Zaten sorun da bu değil. Sorun okuyucunun ne okuyacağına bizzat kendisinin karar verememesi, falancanın ya da filancanın yönlendirmesi, hatta kışkırtması ile bir seçim yapması, yani arz-talep dengesinde, üzerine hesaplar yapılan sıradan bir varlık konumuna - pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da- razı olmasıdır. Bu razı oluş, aynı zamanda kitabın da nesneleştirilmesine razı oluştur. Oysa insan, yaratılışı gereği sıradan bir varlık değildir. Ama sıradanlıktan kurtulması, bütün yapıp etmelerini bir bilinç haline getirmesiyle mümkündür. Buna insanın ruhsal, duygusal ve düşünsel gelişiminde önemli bir yer tutan “okuma” eylemi de dâhil. Yani okuma eylemimiz bir bilinç hâline dönmediği sürece “moda kitaplar”ı okumaya hatta yakınlarımıza, tanışlarımıza okuyup okumadıklarını sormaya, okumadılarsa biraz da ayıplamaya devam edeceğiz. Bu metinde yazarın asıl yakındığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
A. Kitap seçiminde reklamların etkisinden
B. Okuyucunun ne okuyacağına başkalarının karar vermesinden
C. Okuma eyleminin bir bilinç hâline getirilememesinden
D. Moda kitapların çok okunmasından
Kaşgarlı Mahmud’un eldeki tek eseri olan Divânü Lügati’t-Türk, yalnızca bir sözlük değil, aynı zamanda Karahanlılar dönemi hayat tarzını içine alan bir ansiklopedidir. Eserde, Türk boylarının ekonomik ve kültürel durumları, fen, edebiyat ve sanat alanındaki başarıları, idari ve siyasi sahadaki işleri, felsefi ve ahlaki düşünceleri, örf ve âdetleri, dini inançları ve etnografik özellikleri mükemmel bir şekilde hem de karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Divan hem Türk kültürü hem de dünya medeniyeti bakımından eşsiz bir hazinedir. Bu metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A. Kitap, sadece Türkler için değil diğer medeniyetler için de önemli bir kaynaktır
B. Kitap, bir sözlük değil Türklerin yaşamını anlatan bir ansiklopedidir.
C. Kitapta Türk boylarının dini inanışlarıyla ilgili bilgiler yer almaktadır.
D. Kitap, Kaşgarlı Mahmud’un elde bulunan tek eseridir.
Aşağıdaki medya metinlerden hangisinin yazılış amacı yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?
A. Dişinizi her fırçaladığınızda diş etleriniz mi kanıyor? Firmamızın uzman ekibinin geliştirdiği diş macunu ile bu sorundan kurtulabilirsiniz. Diş eti kanaması rahatsızlığı olan 5200 kişide denenen bu üründen %99 başarı elde edilmiştir. Siz de XL diş macununu tercih edin, bu sorundan sonsuza kadar kurtulun. ( ikna etme )
B. Araştırma kapsamında yapılan deneylerde 55-80 yaş aralığındaki 35 kadın ve 32 erkeğin iki farklı günlük pla- nı, rastgele sıralarla ve her bir uygulamanın arasında en az altı gün olacak biçimde takip edildi. Katılımcılar ilk planda 8 saat kesintisiz oturdular, ikinci planda 1 saat oturup yürüyüş bandında orta yoğunlukta 30 dakika- lık yürüyüş yaptıktan sonra 6,5 saat oturdular. Sonuçların standartlaştırılabilmesi adına bütün çalışmalar labo- ratuvar ortamında yapıldı. Katılımcılar günlük planların uygulandığı günlerde ve o günlerin arifesindeki akşam- larda aynı yemekleri yediler. Sonuçta, egzersiz içeren planların uygulandığı günlerde, egzersiz içermeyen pla- nın uygulandığı günlere göre hem kadınların hem erkeklerin ortalama tansiyonlarının daha düşük olduğu gö- rüldü. Bu da bize sadece 30 dakikalık egzersiz yapmanın tansiyonu düşürmede tansiyon ilaçları kadar etkili olabildiğini göstermiş oldu. (olay yorumlama)
C. Kınanın kullanımı antik devirlere kadar uzanmaktadır. Eski Mısır’da kullanıldığı bilinen kına; Kızılderililer, Hint- liler, Kazak ve Kırgız Türkleri tarafından da kötülüklerden korunulması, şans ve bereket getirmesi amacıyla kullanılmıştır. Kına geleneksel kültürde törensel nedenlerle ya da süslenme ve sağlık amacıyla kullanılır. Örne- ğin askere giden delikanlıya, düğün öncesi gelin ve damada, kesilecek kurbana, bunların yanında atların ye- lesine, kuyruğuna, koyunlara, kuzulara da kına yakılır. Kına ile ilgili en yaygın uygulama, gelin alma gününden bir önceki gece olan kına gecesidir. (kültür aktarma)
D. Mizahın temel amacı sizi güldürmek olsa da kişisel ve toplumsal sorunları, çirkinliği eleştirmek ve düzelt- mek, alay, kızgınlık, intikam duygularından kaçınmak için tasarlanmış bir sanattır. Mizah duygusu, hayatın il- ginç ve anlamsız yönlerini değerlendirme yeteneğidir. Yaratıcı ustalık, sağlam bir mizah değerlendirmesi için gereklidir. Teknolojinin ve yaşam koşullarının gelişmesi, farklı mizah türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuş- tur. Medyanın günlük yaşamdaki konumu ile insanlar yazılı mizahla tanıştı. Öte yandan sözlü mizah ikinci sıra ya itildi. Mizahçılar medya kuruluşlarında yazar olarak çalışmaya başladı. (eğlendirme)
Kitap bir pencere aralığına konulduğunda, odadan içeriye temiz hava girmesini sağlar. İnsan için de aynı işlevi yerine getirir. Okunduğunda, insan beyninin havalanmasına, oksijen kazanımıyla düşüncelerin yenilenmesini sağlar. Kitap okumayan insan kendini yeniliklere kapatmış demektir. Kitabı dışlayan insan, çiftliklerde beslenen tavuklar gibidir. Kanatları olsa da onları kullanarak uçmayı beceremez. Ancak, kitap okuyanlar uçabilir. Çevrilen her sayfa bir kanat çırpımıdır, özgür düşüncenin. İnsan dünyaya geldiğinde, doğadaki diğer canlılar gibi içgüdüleriyle yaşamı kucaklayamaz. Uzun bir süre eğitimden geçmesi, beyninin odalarını kullanmayı öğrenmesi gerekir. Bunu da kitaplar sayesinde gerçekleştirebilir. Yasaklanan ya da yakılan her kitap, beynimizdeki bir odayı açacak anahtarın kaybolması demektir. Aydınlık düşmanları, insanlık tarihi boyunca korkmuşlardır kitaplardan. Ama yine de kitapların yakılışından ortaya çıkan alevin yüzlerini aydınlatmasına ve insanların onları tanımalarına engel olamamışlardır. Evet, kitap budur işte! Yakılırken bile aydınlatır gerçekleri... Bu metnin dil ve anlatımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez? .
A. Karşılaştırmaya yer verilmiştir.
B. Bir varlığın farklı işlevlerine yer verilmiştir.
C. Benzetmeden yararlanılmıştır
D. Bir düşünde farklı bir bakış açısıyla çürütülmeye çalışılmıştır.
Kelime kök ve gövdelerine gelerek sözcüğün anlamını değiştiren eklere (a) denir.
yukarıdaki boşlğa ne getirilmelidir?
Bizim nesil rahmetli Kemal Sunal’ın “Orta Direk Şaban” filmini hatırlayacaktır. Bilmeyenler için küçük hatırlatma yapayım: Bu filmde her şeye zam gelmesi mizahi bir dille eleştiriliyordu. Bu filmin üzerinden neredeyse otuz yıl geçti ama her sabah yine neye zam geldi acaba diye düşünür olduk şu günlerde. Son günlerde döviz kurunda çok büyük bir hareketlilik var. Bu da Türk lirasının her geçen gün değer kaybetmesi anlamına geliyor. Bir de ülkede her şeyi dolarla alıyoruz anlaşılan çünkü her dolar arttığında tüm ürünlere zam geliyor. Dün akşam akaryakıta litre başına 1 lira zam yapıldı, ben de herkes gibi zam gelmeden benzinci kuyruğunda olanlardandım. Marketten aldığınız ürünü aynı fiyattan bir gün sonra almanız neredeyse imkânsız artık. Yalnız tüm ürünlerin fiyatları artarken aynı oranda ne işçinin ne memurun ne de emeklinin maaşı artıyor. Çiftçiler ise zaten umutsuz vaka. TÜİK verileri de dün açıklandı bu arada. Geçen yılın aynı dönemine göre ekonomimiz %7 büyümüş. Bu büyüme keşke vatandaşa da yansısa. Her ayın sonunu nasıl getiririm diye düşünmese vatandaşımız. Yetkililer umarım vatandaşın hâlini en kısa zamanda anlar da bu soruna bir çözüm bulur. Bu metnin türü ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
A. Yazar, düşüncelerini kendisiyle konuşurmuşçasına içten bir dille kaleme aldığından denemedir.
B. Yazarın güncel bir durum ya da olay ile ilgili düşüncelerini aktardığı için fıkradır
. C. Bilimsel bir konuyla ilgili bilgi verildiği için makaledir.
D. Yazarın başından geçen olayları belli bir süre geçtikten sonra anlattığı için anıdır.
1. Tamamlanmamış cümlelerin sonunda ……………………. kullanılır.
(a)
1. Özneden sonra aralarında virgüller bulunan eş görevli ögeler varsa özneden sonra …………………….. kullanılır.
(a)
Doğruluğundan emin olunmayan bilgilerden sonra ………... ………………….. kullanılır
(a)
Türkiye’de kalkınma, gelişme, ilerleme dendiği zaman, genellikle teknolojik buluşlar ve altyapı yatırımları anlaşılır. Yani, Türkiye’de kalkınmanın karşılığı yollar yapmaktır, fabrikalar yapmaktır, barajlar yapmaktır. Bu yanlış mıdır? Bir yönüyle doğrudur. Kalkınabilmemiz için bunlara ihtiyacımız vardır ama gerçekte bu yaklaşım, kalkınma kavramının % 50’sini oluşturuyor ancak. Asıl kalkınma, insanın ve toplumun iyi yetiştirilmesi ve geliştirilmesidir. İnsana yapılan yatırım her şeyin üzerindedir. Yollar, barajlar, fabrikalar kimin için yapılıyor? İnsan için yapılıyor. Biz insan için gerekli her türlü maddeyi düşündük ama toplum için gerekli ve önemli yatırımları ihmal ettik. Bu metinde yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir.
A. Gerçek kalkınma teknolojik gelişmelerin yanı sıra insana yapılan yatırımla sağlanabilir.
? B. Altyapı sorunları giderilmeden ilerlemeden söz edilemez.
C. Teknolojik gelişmelerin ülkenin kalkınmasında önemli bir rolü vardır
D. Yollar, fabrikalar, barajlar gelişmişliğin en önemli göstergeleridir.
TRT’de yayımlanan “Anadolu’da Yaşam” adlı belgeselin ilk programında Anadolu’da mantar ve çam fıstığı toplayıcılığı ile mangal kömürü üretimi hakkında bilgiler verildi. Ayrıca ormancılık ve kara kovan arıcığı hakkında da önemli detaylara yer verildi. Kara kovan arıcılığında insanların en büyük rakibinin ayılar olduğunu fark etti izleyiciler. Bu metinde aşağıdaki yazım kurallarından hangisine örnek yoktur?
A. Yer, millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adlar büyük harfle başlar.
B. Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır.
C. Hâl eki olan “-da/-de” kelimeye bitişik yazılır.
D. Etmek, eylemek, olma yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiiller, ilk kelimesinde herhangi bir ses düşmesi veya türemesine uğramazsa ayrı yazılır.
Çiçeklerde seni arıyorum, dallarda seni Dillerde seni arıyorum, ellerde seni Uzaklarda yelken mi oldun ya da bir gemi Nerede kaldın, dön artık, bekletme beni 1. Şiirin ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sevilen kişiye özlem
B) Aradığını bulamamaktan üzülme
C) Kaybettiğinden dolayı endişe
D) Bulamadığı için pişmanlık
en sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum . Şiirin teması aşağıdakilerden hangisidir?
A) Pişmanlık
B) Hasretlik
C) Kızgınlık
D) Bağlılık
Akşam atıştırmalıklarından sonra dedemle bir kenara çekildik. Önce biraz şakalaştı sonra derslerimi sordu. Derslerimde öğrendiklerimi meraklı meraklı anlatırken gözlerindeki derinlik gittikçe arttı. Göz kapakları yavaş yavaş düşmeye başladı. Birazdan kendi kendime konuşmaya başladım. Dedemin bu haline bayılıyorum. 6. Öyküde aşağıdaki unsurlardan hangisi belirsizdir?
A) Zaman
B) Yer
C) Kişiler
D) Olay
8. Aşağıdakilerden hangisinde anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştı.
A) Prens en çok kırmızı nilüferi sever, gözünü ondan hiç ayırmazmış. Yardımcılarından biri onu söküp sarayın bahçesine götürmeyi teklif etmiş.
r? B) Ahmet ve Metin okuldan çıktıktan sonra biraz oyun oynamak için evlerinin yakınındaki parka gitti. Parkta bir erik ağacı vardı ve meyveye durmuştu
C) Barış Manço, 2 Ocak 1943'te, Rikkat ve Hakkı Manço çiftinin dördüncü çocuğu olarak doğdu. Annesi Rikkat Hanım, Türk Sanat Müziği sanatçısıydı.
D) Sınıfımızın düzenlediği gösteride hemen hemen herkes görev almıştı. Programdaki şiiri okuyacaktım ama ezberlemek çok zordu.
Sakın sakın dalımızı Çocuklar çekip kırmayın Çakınızla gövdemizde Derin yaralar açmayın .
Şiirdeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Konuşturma
B) Kişileştirme
C) Abartma
D) Benzetme
Ömer Beyler size uğradı mı?(saygı)
Çocuk ateşler içinde yanıyor.(abartma)
Halamlar akşamüstü köye geldi. (çokluk)
Tarih boyunca nice Fatih'ler yetiştirdik. (benzerlik)
Cümlelerdeki -ler/-lar eklerinden hangisi sonunda verilen kullanım anlamına uygun değildir?
A) saygı
B) abartma
C) çokluk
D) benzerlik
Sude, Ceren, Yağmur, Süleyman ve Fikret bisiklet sürmek için dar bir yolda arka arkaya sıralanmışlardır. Sıraları hakkında bilinenler şunlardır: • Yağmurdan sonra sırada bir kişi vardır ve erkektir. • Süleyman Ceren’den önce Sude’den sonradır. • 13. Verilenlere göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Ceren ilk sırada bisiklet sürecektir.
B) Sude en arkadan gelecektir.
C) Erkekler artarda sıralanmıştır.
D) Ceren grubun tam ortasındadır
