NEW
Font size
WorksheetsHizmet Ekseni
Total questions: 20
Worksheet time: 10mins
Dine hizmet etmek Üstad Bediüzzaman’da olduğu gibi talebelerinde de fıtraf ve gaye haline gelmiş ve her şeyden çok onu düşünür hale gelmişlerdi.Talebelerinden birinin eşi olan muhtereme annemiz, bir gün bu Ağabeyimiz'e, “Ben ölünce Münker Nekir’e ne cevap vereceğim? Âhiret âlemi nasıl olacak? Orada başımıza neler gelecek?” diye sormuştu.
Ağabeyimiz de, anlaşılması güç, fakat şahsiyetine çok yakışan şu cevabı verdi: – Ben bunları düşünmüyorum, ben hizmeti düşünüyorum. Herkes gibi biz de hesap vereceğiz. Cenâb-ı Hak nasıl münasip görürse o şekilde bizi yargılar. Ben bunları hayatımda hiç düşünmedim.
Yukarıda bahsedilen Üstadın Talebesi aşağıdakilerden hangisidir ?
Tahiri Mutlu Ağabey
Zübeyir Gündüzalp Ağabey
Bayram Yüksel Ağabey
Hulusi Ağabey
“Bin kalemli bir talebe” ifadesiyle kastedilen nedir ve ya kimdir ?
Hüsrev Ağabey
Teksir Makinası
Risale-i Nur Külliyatı
Hiçbiri
Hz. Ali Efendimiz'in ifade ettiği “İnananlar iman, inanmayanlar insan kardeşimizdir.” sözünden aşağıdaki bakış açılarından hangisi çıkarılır ?
İslam dininin evrenselliği ve kuşatıcılığı
Davet edilen mesajın muhataplarının çok
şumüllü olması
İslamın insana verdiği değeri
Hepsi
“............... öyle bir binektir ki, üzerine binen zelil olur, onunla arkadaşlık yapan yolunu kaybeder.” Hz. Osman Efendimiz'in ifade buyurduğu yukarıda ki cümlede boş bırakılan yere gelecek uygun sözcük aşağıdakilerden hangisidir ?
Cehalet
Enaniyet
Cimrilik
Kibir
İsmail Dayı, 1952’de öğrenciyken Üstadımız'ı Akşehir Palas Oteli’nde ziyaret etti.Bu ziyaret esnasında Üstadımız O’na en çok sevdiği iki meslek grubundan bahsetmiştir. Aşağıdakilerden hangisinde bu meslek grubu doğru olarak verilmiştir ?
Öğretmenler – Mühendisler
Öğretmenler – Doktorlar
Avukatlar – Yazarlar
Doktorlar – Hakimler
Kalblerin kapısını açan bir anahtar, zorbaları insafa getiren bir kuvvet olan şey aşağıdakilerden hangisidir ?
İhlas ve Dua
İlim ve Cesaret
Müsbet Hareket
Uhuvvet
“Müsamaha et, müsamaha gör.” sözü için aşağıdakilerden hangisi doğrudur ?
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Mevlanaya ait bir söz
Üstad Bediüzzamana ait bir söz
Dava Adamı, Maddî Mânevî İlimlere Vâkıf Olmalıdır. Efendimiz, “İlim talebi her Müslüman’a farzdır.” buyurmuştur.Bu cümleden olarak; Efendimiz ilim öğrenmenin faziletini anlatmak için kıyamet günü âlimlerin mürekkebinin ne ile tartıldığında bile üstün geleceğini haber vermiştir ?
Şehitlerin kanı ile
Zahitlerin zühdü ile
Sadıkların sıdkı ile
Haşyetten ağlayanların göz yaşı ile
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “En büyük dert, günah derdi; onun ilacı da .............................” buyurur.” Yukarida ki boşluk aşağıdakilerden hangisi ile doldurulur ?
Allah yolunda infak etmektir.
Allah yolunda hicret etmektir.
Halkın içinde hakla hizmet etmektir.
Gece karanlığında istiğfar etmektir.
“İnsandan anlamayan, insanın hâl ve kalb dilini bilmeyen adamdan dava adamı ve mürşid olamaz. İnsanların elinden tutmak isteyenler, onların çehresinden durumlarını okumalı, duruşlarından, bakışlarından, sözlerinden, sözlerinin satır aralarından; kabiliyetlerini, noksanlarını, zaaflarını, kasıtlarını, taleplerini anlamalıdırlar.”
Bir gün talebesi Muhammed bin Hasan, yanlarından geçen adamı göstererek sordu: – Söyle bakalım, bu adamın mesleği ne? – Adamın durumu beni biraz şaşırttı... Ya marangoz ya terzidir.
Muhammed bin Hasan, adamın yanına gitti. Adam, ona: – Önceden marangozdum, şimdi terziyim, dedi.
Yukarıda ki olayda geçen ve insan sarrafı diyebileceğimiz imam kimdir ?
İmam Azam Ebu Hanife
İmam Şâfiî
İmam Ahmet Bin Hanbel
İmam Mâlik
“Yanlışlık tatbik-i nazariyat ve mukteza-i hâli düşünmemekten çıkar.” sözüyle anlatılmak istenene en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir ?
Neyin gerekli olduğunu ve nasıl yapılması gerektiğini bilmeyen yanlış yapar.
Yanlışlıklar durumdan kendi menfaatini düşünmekten çıkar.
Kendine ait problemleri halledememiş kişi başkalarında ki problemleri çözemez.
En büyük yanılgı insanın kendisini yanılgısız görmesinden kaynaklanır.
Hizmet insanı, kimseye elini dahi öptürmezken, “Allah!” diyenin ve insanlara “Allah!” demeyi öğretenin ayağını öpecek kadar samimidir. Birgün kapısı çalınır. O, “Kim o?” diye seslenir. Dışarıdan ses gelir:
– Bir derviş, Allah diyen bir derviş! O, yanında çalışanlara bırakmadan kapıyı açar. Kapıda üstü başı perişan bir derviş vardır. Eğilir, ayaklarına kapanır ve adamın ayağını öper. Derviş şaşkındır. Ayağa kalkar, dolu gözlerini uzaklara diker ve seslenir: – Başka “Allah!” diyen var mı? Gelsin, ayağını öpelim! diyen ve selefin büyüklerinden olan bu yüce insan kimdir ?
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Abdülkâdir Geylânî
Ebû Hatem
Bâyezid-i Bistâmî
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Kur’ân’ı okuyan bir müminin misali ................ gibidir; kokusu da, tadı da hoştur. Kur’ân’ı okumayan bir müminin misali ..............; kokusu yoktur, ama tadı güzeldir. Kur’ân’ı okuyan bir münafığın misali de ............ gibidir; kokusu nâfiz, tadı acıdır. Kur’ân’ı okumayan kafirin misali ebucehil karpuzu gibidir; kokusu olmadığı gibi tadı da nahoştur.” buyurmuştur.
Buna göre yukarıda ki boşkular sırasıyla aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanır ?
Limon – Hurma – Elma
Portakal – Hurma – Reyhan
Portakal – Hurma – Kereviz
Kavun – Hurma – Reyhan
Üstadımız, “Nâsihlerin nasihatlerinin şu zamanda tesirsiz kaldığının bir sebebinin ; ahlâksız insanlara: – 'Haset etme! Hırs gösterme! Adâvet etme! İnat etme! Dünyayı sevme!' dediklerinin olduğunu ifade eder.
Üstadımız bu tesbitini neye bağlar ?
Ahlaksızlara nasihatın hiçbir şekilde fayda vermeyeceğini bildiğinden.
Maddeden yaratılan insana “Maddeyi sevme!” demenin, onu tabiatına ters bir yola iteklemeye çalışmak olduğundan.
Nasihatlerin samimi olmadığından
Zamanın insanının nasihatten çok ilme
ihtiyaçlarının olduğundan.
“Fıkh-ı Ekber” ifadesiyle kastedilen aşağıdakilerden hangisidir ?
İmam Âzam Ebû Hanife Hazretleri’ne verilen lakap
İmam Âzam Ebû Hanife Hazretleri’nin Efendimiz’in
güzel ahlakı için kullandığı ifade
İmam Âzam Ebû Hanife Hazretleri’nin yazdığı bir
risalenin adı
İmam Âzam Ebû Hanife Hazretleri’nin Kuran-ı Kerim
için kullandığı ifade
Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem), misafirlerini mescidde ağırlayıp, esirleri mescidde tutmasının sebeblerinde biri olamaz?
İnsanlara görme ve düşünme fırsatı tanıyor, bunun için zemin hazırlıyordu
Müminlerin imanla aydınlanan nurani çehrelerini görsünler, abdest alışlarına, temizliklerine, şefkatlerine, tevazularına, yardımlaşmalarına şahit olsunlar, namazdaki huşularından nasiplensinler, Kur’ân’ı duysunlar, gecenin karanlığında seccadelerini gözyaşlarıyla yıkayanların arındığı denizi tanısınlar istiyordu.
İnsanı en çok gözüyle gördüğü, yaşayıp bildiği şey etkiler. Bu yüzden onlara anlattığı şeyin nasıl yaşandığını göstermek için.
O dönemde insanları ağırlamaya yetecek mekanların sayısının yok denecek kadar az olması.
Üstadımızın dilinde ,Nur’larla tanışmadan birkaç ay evvel, rüyasında kendisini bir gül yağı fabrikasının kâtibi olarak gören talebesi “Gül Fabrikası Sahibi ” idi. Yukarıda bahsedilen Üstadımızın talebesi kimdir ?
Hâfız Ali Ağabey
Hüsrev Ağabey
Şamlı Hafız Ağabey
Mustafa Sungur Ağabey
Üstadımız, İslâm dünyasının ve hatta insanlığın mutluluğunun reçetesini ifade ettiği Hutbey-i Şamiye’sinde aşağıda ki sözlerinde boş bırakılan yer hangisi ile tamamlanmalıdır ? “Müslümanların hayat-ı içtimâiye-i İslâmiyedeki saadetlerinin anahtarı, .................................”
meşveret-i şer’iyedir
ihlas ve uhuvvettir
namazı tadil-i erkan ile kılmaktır
risale-i nurlardır
Aşağıdakilerden hangisinde Üstadımızın Risale-i Nur mesleğine dair saydığı dört temel esas doğru olarak verilmiştir.?
İhlas – Uhuvvet – Tesanüt – Teavün
Dua – Sadakat – Sabır - Hicret
Acz – Fakr - Şefkat - Tefekkür
Hakkalyakin – İlmelyakin - Manayı Harfi ve
Manayı İsmi
“Cemaattevahid-isahiholmazsa,cemvezam,kesirdarbı gibi küçültür.” sözü ile anlatılmak isteneni en iyi anlatan cümle aşağıdakilerden hangisidir ?
Bir cemaatte tam bir birliktelik sağlanamamışsa kalabalıklaştıkça küçülmeye mahkumdurlar.
Bir cemaatte vazife taksimi doğru yapılmamışsa küçülmeye mahkumdurlar.
Bir cemaatte edilen hizmetlerin içerisine benlik duygusu girmişse o cemaat küçülmeye parçalanmaya mahkumdurlar.
Bir toplumun parçalanmasında en önemli etkenlerden birisi servet biriktirme arzsunun hakim olmasıdır.
