NEW
Font size
Worksheets1923-60 Arası Hikaye
Total questions: 34
Worksheet time: 17mins
Rus edebiyatçı Anton Çehov tarafından geliştirildiği için Çehov tarzı hikâye de denir.
Olay Hikayesi
Durum Hikayesi
Fransız sanatçı Guy de Maupassant tarafından geliştirildiği için bu tür hikâyelere Maupassant tarzı hikâye de denir.
Olay Hikayesi
Durum Hikayesi
Türk edebiyatında bu tarz hikâyeciliğin en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Ayrıca Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri
Karaosmanoğlu da bu tür hikâyeciliğin temsilcileri arasındadır.
Olay Hikayesi
Durum Hikayesi
Türk edebiyatında bu tarz hikâyeciliğin öncüsü Memduh Şevket Esendal’dır. Sait Fait Abasıyanık da bu tarzın başarılı temsilcilerindendir.
Olay Hikayesi
Durum Hikayesi
İbrahim hiç konuşmadan, kadının biraz ilerisinden
yürüyordu. Yüzü hep kırmızıydı. Daha on dokuzunu
bile tamamlamadığı için, kavga çıkaran öbür köylü
delikanlılarının pişkinliği henüz onda yoktu.
I. Kişili Anlatım
III. Kişi Anlatım
Birer uyduruk selâmla tanıştık. Pierre Loti benzeri genç adam. Kafam iyice karışmadıysa onu bir yerlerden tanıyorum.
I. Kişili Anlatım
III. Kişi Anlatım
Çok beklememe gerek kalmadı. İşleri bittiğinde hepsi birden benim odama girdiler ve yarım ay biçiminde çevremi sardılar. Kısa bir süre tek söz etmeden, bakışlarıyla birbirlerine sorular sorarak beni incelediler.
Kahraman Bakış Açısı
Gözlemci Bakış Açısı
Hakim Bakış Açısı
Kız çilliydi. Saçlarını fabrika kadınlarınınki gibi kundak etmişti. Ama bacaklarındaki blucin iyi bir markaydı.
Kahraman Bakış Açısı
Gözlemci Bakış Açısı
Hakim Bakış Açısı
Profesör Osman, onu hastanedekinin tersine büyük bir alaka ile muayene etti. Hatta tatlı dilini Borlu o kadar övdüğü hâlde suratı hep canı sıkılmış gibi duran doktor İrfan’ın aksine, Doktor Osman sahiden tatlı dilli, güler yüzlü idi.
Kahraman Bakış Açısı
Gözlemci Bakış Açısı
Hakim Bakış Açısı
Bireyin İç Dünyasını Yansıtan yazarlardan biri değildir?
Peyami Safa
Samet Ağaoğlu
Ziya Osman Saba
Sabahattin Ali
Orhan Kemal’in hikâyelerinden biri değildir?
Ekmek Kavgası
Aydınlık Kapı
Önce Ekmek
Sarhoşlar
Toplumcu-Gerçekçi hikâye yazarlarından biri değildir?
Oğuz Atay
Sadri Ertem
Sabahattin Ali
Kemal Tahir
Gurbet Hikâyeleri ve Memleket Hikâyeleri kime aittir?
Memduh Şevket Esendal
Refik Halit Karay
Halide Edip Adıvar
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Eski Ahbab ve Roçild Bey hikâyeleri kime aittir?
Halide Nusret Zorlutuna
Halide Edip Adıvar
Reşat Nuri Güntekin
Sabahattin Ali
Nazım Hikmet'in etkisinde kaldığı akım nedir?
Semblizm
Fütirizm
Dadaizm
Ekspresyonizm
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi’nin 1940-1960 yılları arasındaki hikaye yazma eğilimlerinden değildir?
bireyin iç dünyasını esas alan
toplumcu gerçekçi
modernist
millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan
sembolist
Aşağıdakilerden hangisi bireyin iç dünyasını esas alan hikayeler yazmıştır?
Ahmet Hamdi Tanpınar
Kemal Tahir
Orhan Kemal
Yaşar Kemal
Samim Kocagöz
".................................,.........................................,..........................................,................................................................, gibi toplumcu gerçekçi yazarlar sosyalist dünya görüşünden etkilenmişlerdir."
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
Samim Kocagöz
Fakir Baykurt
Haldun Taner
Talip Apaydın
Yusuf Atılgan
Aşağıdakilerden hangisinde modernist çizgide eser vermiş yazarlar bir arada verilmiştir?
Yusuf Atılgan-
Ferit Edgü
Kemal Tahir-Namık Kemal
Nezihe Meriç-Ahmet Hamdi Tanpınar
Fakir Baykurt- Tarık Buğra
Sevinç Çokum-Orhan Kemal
"Hüseyin Nihal Atsız, Mustafa Necati Sepetçioğlu, Sevinç Çokum millî ve
dinî duyarlılıkları yansıtan hikâyeler yazmışlardır."
Bu bilgi doğru mu yanlış mı?
Doğru
Yanlış
Türk edebiyatında durum hikâyeciliği geleneğinin öncülerinden oldu. Çeşitli resmî görevlerle bulunduğu ve yakından tanıma fırsatı bulduğu Anadolu’yu ve Anadolu insanını eserlerinde yalın bir dil ve canlı bir üslupla yansıttı. Eserlerinde memur, esnaf, köylü, aydın, ev kadını, yüksek bürokrat gibi toplumun her kesiminden insanı ele aldı. Yazar, bu kişilerin küçük yaşam kesitlerindeki görünüşlerini; yerli ve millî olan her olguyu hayranlık, iyimserlik ve hoşgörüyle anlattı. Otlakçı, Mendil Altında, Veysel Çavuş, Hava Parası, belli başlı hikaye kitaplarıdır.
Yukarıda tanıtılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Orhan Kemal
Memduh Şevket Esendal
Sabahattin Ali
Tarık Buğra
Yaşar Kemal
Eserlerinde tarihî, siyasi olayları; toplumsal çatışmaları ve bireyin iç dünyasını ele aldı. Kahramanlarını günlük yaşamdan seçti. Edebî bir eserin “kültür Türkçesi” olarak isimlendirdiği yüksek bir dille yazılması gerektiğini savundu. Eserlerinde şiirsel, sıcak, duygulu bir üslup kullandı. Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur önemli hikaye kitaplarıdır.
Yukarıda tanıtılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Tarık Buğra
Ahmet Hamdi Tanpınar
Yusuf Atılgan
Memduh Şevket Esendal
Sabahattin Ali
"Yusuf, koca öküzü üç gündür aramadık yer bırakmamıştı. İlk aklına gelen, onun bir ziyana girip kolcular tarafından götürülüp tokata kapatılması olmuştu. Fakat elin ekilmiş tarlasına ziyana girmek, koca öküzün âdeti değildi. Bütün beraber yaşadıkları uzun senelerde ne Yusuf, ne de koca öküz, haram mal yememişti. Yusuf’un ümidi boşa çıkmadı: koca öküz, ziyana girmemişti. Yusuf, üç gündür, köyüne yakın çiftlikleri, dağı bayırı dolaşmış, önüne gelene koca öküzü sormuştu. Fakat bir türlü onun nehrin öte yakasına geçmeye niyetleneceğini hatırına getirmemişti. Nihayet bu sabah, bu ihtimal zihnini kurcalamış; kalkmış, oğluna, “Sen, şu yakaya git” emrini vermiş, kendisi de nehrin bu yakasını tutmuştu."
Yukarıdaki hikayenin türü aşağıdakilerden hangisidir?
olay hikayesi
durum hikayesi
"Yusuf, koca öküzü üç gündür aramadık yer bırakmamıştı. İlk aklına gelen, onun bir ziyana girip kolcular tarafından götürülüp tokata kapatılması olmuştu. Fakat elin ekilmiş tarlasına ziyana girmek,koca öküzün âdeti değildi. Bütün beraber yaşadıkları uzun senelerde ne Yusuf, ne de koca öküz, haram mal yememişti. Yusuf’un ümidi boşa çıkmadı: koca öküz, ziyana girmemişti. Yusuf, üç gündür, köyüne yakın çiftlikleri, dağı bayırı dolaşmış, önüne gelene koca öküzü sormuştu. Fakat bir türlü onun nehrin öte yakasına geçmeye niyetleneceğini hatırına getirmemişti. Nihayet bu sabah, bu ihtimal zihnini kurcalamış; kalkmış, oğluna, “Sen, şu yakaya git” emrini vermiş, kendisi de nehrin bu yakasını
tutmuştu."
Yukarıdaki hikaye 1940-1960 yılları arasında yazılmıştır? Bu hikaye hangi anlayışla(eğilimle) yazılmış olabilir?
toplumcu gerçekçi
modernist
bireyin iç dünyasını esas alan
milli-dini duyarlılıkları yansıtan
klasik
"Yusuf, koca öküzü üç gündür aramadık yer bırakmamıştı. İlk aklına gelen, onun bir ziyana girip kolcular tarafından götürülüp tokata kapatılması olmuştu. Fakat elin ekilmiş tarlasına ziyana girmek, koca öküzün âdeti değildi. Bütün beraber yaşadıkları uzun senelerde ne Yusuf, ne de koca öküz, haram mal yememişti. Yusuf’un ümidi boşa çıkmadı: koca öküz, ziyana girmemişti. Yusuf, üç gündür, köyüne yakın çiftlikleri, dağı bayırı dolaşmış, önüne gelene koca öküzü sormuştu. Fakat bir türlü onun nehrin öte yakasına geçmeye niyetleneceğini hatırına getirmemişti. Nihayet bu sabah, bu ihtimal zihnini kurcalamış; kalkmış, oğluna, “Sen, şu yakaya git” emrini vermiş, kendisi de nehrin bu yakasını
tutmuştu."
Yukarıdaki hikayede hangi bakış açısı ve anlatıcı kullanılmıştır?
İlahi
(tanrısal,hakim)
gözlemci
kahraman
Aşağıdakilerden hangisi Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi anlayışla eser veren sanatçıların eserlerinde kullandığı konulardan değildir?
köy yaşamındaki
sorunlar
toprak kavgalarını
ağa-köylü çatışması
büyük kentlerde yaşayan işçilerin, emekçilerin yaşam mücadeleleri
yalnızlık
Aşağıdakilerden hangisi toplumcu gerçekçi yazarlardan değildir?
Nazım Hikmet
Samim Kocagöz
Fakir Baykurt
Kemal Bilbaşar
Hüseyin Nihal Atsız
Aşağıdakilerden hangisi en çok kullanılan modernist hikaye konularından değildir?
kuşkucu ve tedirgin birey
toplumla çatışan birey
iç dünyasına çekilen, yabancılaşan birey
karamsar, bunalımlı, zayıf birey
dini hassasiyeti olan birey
"Milli-dini duyarlılıkla yazılan hikâyede kronolojik zamanda geriye dönüşlerle geleneksel anlatım ve yapıdan uzaklaşılmış, olay örgüsü ve mekân geri planda kalmıştır."
Yukarıdaki bilgi doğru mu yanlış mı?
yanlış
doğru
"Param var. Nüfus cüzdanım yanımda değil. O gerekli sanırım. Adama, Sarıkumluyum da diyemem, evine gitseydin der, inanmaz da kapının sürgülenmesi hikâyesine, kuşkulanır, inansa bile bir türlü, otelin önünden geçemem bir daha. En iyisi açıkça yanıma almadım, demek. Balığa çıktık derim. Lâf olsun diye zaten birer balık çektik Suat’la. O, eli boş dönmesin diye aldı yanına. Eve götürür, tel dolabının orta yerine yerleştirir. Ailece paylaşacak olsalar, bir tadımlık bile düşmez her birine. Bilemedin, kedinin önüne attırır büyük hanım. Ama balığa çıkan Suat, balıkla dönmüştür eve."
Yukarıdaki hikayede hangi anlatım tekniği baskındır?
bilinç akışı
diyalog
geriye dönüş
kişi tanıtımı
pastiş
Aşağıdakilerden hangisi modernist anlayışla eser vermemiştir?
Nezihe Meriç
Bilge Karasu
Yusuf Atılgan
Ferit Edgü
Mustafa Necati Sepetçioğlu
"Bugün her zamankinden farklı bir şekilde gökyüzünün farklı ama bir o kadar büyüleyici renk tonlarını gözlemlemek mümkündü. Bu sırada can sıkıntımın itmesini amaçlayarak sahilde yavaş adımlarla yürüyordum. Hava çok sıcak olmasa da üç çocuğun büyük bir eğlenceyle denizde oynadıklarını gördüm. Var mıydı acaba o çocukların aklında hayatla ilgili bir problemin kırıntıları? Oturdum ve onları seyrederek neşelerine bir an olsa da ortak oldum."
Yukarıdaki hikayede hangi anlatım tekniği ağır basmaktadır?
geriye dönüş
bilinç akışı
iç konuşma
diyalog
kişi tanıtımı
Bu anlayışa bağlı yazarlar; kahramanların anılarını ve bilgilerini, kafalarından neler geçtiğini, dillerinden dökülmeyip kalplerine gömdüklerini okuyucuya aktarabilmek için bilinç akışı, iç konuşma ve iç diyalog gibi farklı anlatım tekniklerini kullanmışlardır.
Aşağıdakilerden hangisi parçada sözü edilen roman anlayışına uygun vermemiştir?
Adalet Ağaoğlu
Reşat Nuri Güntekin
Ferit Edgü
Yusuf Atılgan
Rasim Özdenören
Çok iyi bildiğim insanların ekmek peşindeki maceralarını anlatmaya çabaladım hep. Hemen hemen tek problemim "insan ve ekmek kavgası"dır. Yurtlarımızı, yuvalarımızı bırakıp bizi gurbete düşüren, otel odaları, hanlar veya kahve köşelerinde kara kara, sarı sarı düşündüren nedir? Gurbet üzerine, yokluk üzerine, açlık üzerine yakılan türküler, ümitsiz gecelere yanık yanık salınan bozlakların yüzyıllardır süregelen acısı ne zaman bitecek? Nasıl bitecek? İşte ben de hâlâ anlattıklarımdan biriyim ve en bildiğim hayatları anlatmaya çalışıyorum yazdıklarımda.
Bu parçadaki görüşler, aşağıdaki yazarların hangisinin edebiyat anlayışı ile örtüşür? (2017)
Haldun Taner
Memduh Şevket Esendal
Tarık Buğra
Orhan Kemal
Ahmet Hamdi Tanpınar
