WorksheetsRönesas
Total questions: 40
Worksheet time: 20mins
Aşağıdakilerden hangisi 15. yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesinin “yeniden doğuş” olarak ifade edilmesinin nedeni
olarak gösterilebilir?
Skolastik felsefenin akıl ve inanç tartışmalarından etkilenmesi
İnancın bilgiyi tek başına mümkün kıldığı düşüncesinin benimsenmesi
Antik yunan felsefesinin aklı temel alan yapısınkn yeniden ele alınması
İlk neden ve değişim düşüncesinin merkeze alınması
Aquinalı Thomas (1225-1274)’ın inancın Tanrı’yı, aklınsa
Tanrı’nın yarattıklarını bilmekle ilgili olduğu düşüncesi 15.
yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesine kaynaklık etmiştir.
Buna göre, 15. yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesinde aşağı-
dakilerden hangisinin ön planda olduğu söylenebilir?
İnanç
Ruh
Tanrı
Akıl
Rönesans dönemi düşünürlerinden Petrarca “insanın
ne olduğunu” bilmek ister ve doğru yaşamanın ölçütünü
araştırır. Ve ona göre doğru yaşamın kaynağı Hristiyan-
lıkta değil, Roma Stoa’sındadır. Bu öğretiye göre insan
için en yüksek değer ruhunun bağımsızlığı, özgürlüğüdür.
Buna da inanç ile değil, akıl ve erdem ile ulaşılır.
Buna göre, Petrarca için aşağıdakilerden hangisinin
başlı başına bir değer olduğu söylenebilir?
Dini dogmaların
Ruhu dış etkilerden arındırmanın
Toplumsal değerlerin
Kilisenin öğretilerinim
Teoloji, felsefeye egemendir.
İnanç merkezlidir.
Hukuk, kiliseye bağlıdır.
Verilen özellikler aşağıdakilerden hangisine karşılık gelir?
Skolastik felsefe
Antik yunan felsefesi
Modern düşünce
Patristik felsefe
Bilim, felsefenin kılavuzudur.
İnsan merkezlidir.
Hukuk, devlete bağlıdır.
Verilen özellikler aşağıdakilerden hangisine
karşılık gelir?
Skolastik felsefe
Modern düşünce
Patristik felsefe
Antik yunan felsefesi
Bu yönelim ile insan MS 2 - MS 15. yüzyıl felsefesinin
dogmatik etkisinden uzaklaşmış ve Antik Yunan felsefe-
sine geri dönmüştür. Bu geri dönüş insanı ve evreni yeni-
den yorumlama anlamı taşımaktadır.
Bu açıklamada dile getirilen yönelim aşağıdakilerden
hangisi ile ifade edilir?
Kartezyen felsefe
Hümanizm
Apoloji
Skolastik felsefe
Kelime anlamı “yeniden doğuş” olan Rönesans, Orta Çağ
ile Yeni Çağ arasında bir geçit dönemi olarak bilinir. Hris-
tiyan felsefesi din ve onun dogmalarına bağımlıdır; yolu-
nu kendisi çizmez. Rönesans düşüncesi ise bağımsızdır;
yalnız kendine dayanan, konu ve amacını kendisi belirle-
yen bir felsefedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yalnız Rönesans
düşüncesi için söylendiğinde doğru olur?
Kendi içine kapalı, uyumlu bir felsefedir
Filozof yeni bir şey getirmez, sistemin pürüzlerini geçiren bir ustadır
Filozof özgür fikirleriyle bir birey olarak ortaya çıkar
Filozoflar aynı zamanda din adamlarıdır
Rönesans felsefesi öncelikli olarak insan sorunu üzerinde
durmuştur. “İnsan nedir? İnsanın bu dünyadaki yeri ve anlamı
nedir?” soruları araştırılmıştır. Orta Çağ’da ise insanın yeri za-
ten belliydi; bu nedenle de araştırılmaya gerek görülmemiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Rönesans’ı Orta
Çağ felsefesinden ayıran bir özelliktir?
İnsanın yerinin aşkın bir evrende değil, bizatihi bu dünyada aranması
Dogmatik düşüncenin bireysel olana göre ön planda tutulması
Doğrular hazır olduğu için araştırılmaya gerek görmemesi
Eskiden kopmamanın yeniye karşı ise direnç göstermesinin esas alınması
Varlığın neliğini sorgulayan filozoflar daha sonra onun bilgisinin nasıl edinileceği konusunu ele almışlardı. Bu durum
modern felsefeyle tamamen değişmiştir; bilimdeki gelişmelerden etkilenen ve bilimi temellendirmeye çalışan modern
filozofların temel konusu bilginin kendisi olmuştur.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Felsefe bilimsel gelişmelere rağmen kesin bilgilere ulaşamamıştır
Felsefenin temel konusu her zaman için ontolojidir
Modern dönemde felsefenin öncelikli konusu mitoloji olmuştur
Bilimsel gelişmeler varlığa farklı yaşam yaklaşımları doğurmuştur
Descartesçı şüphe, iyimser ve kahramanca bir şüphedir,
o felsefe binasının inşa edilmesinden önce gelen bir alan
temizlemedir; ilk hareket noktasıdır. Yeni bir felsefe kurmak için daha önceki bütün bilgilerin iradi olarak bir yana
bırakılması, yok sayılmasıdır.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşı-
labilir?
Şüohe, doğruya ulaşmanın hizmetinde sunulmuş bir yöntemdir
Şüphe insana iyimser ve sarsılmaz bir ruh hali sağlar
Nesnel doğrular yotkur, tüm bilgi şüpheyle karşılanmalıdır
Duyulara sayalı bilginin yanıltıcılığı nedeniyle doğru bilgiye ulaşılamaz
Spinoza’ya göre özgür bir ruh, kararlarını akıl yoluyla alır.
Ahlaksal yaşam aklın tutkulara karşı savaşıdır. İnsanı özgür olmayıştan özgürlüğe yükseltme olanağı ancak ahlaksal yaşamda bulunur. Tutkular insanı köle yapar, insan
düşünme hâlindeyken özgürdür.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Özgürlük bir bilinç gerektirir
Özgürlük ahlaksal yaşamla mümkündür
Ahlaki yaşamın önündeki engel tutkulardır
İnsan tutkularını yaşadıkça özgürlük gerçekleşir
Descartes, düşünen “ben”i temel alarak her türlü bilgiden
şüphe duymak suretiyle yanılgıdan kurtulup sağlam bir temele dayalı kesin ve doğru bilgilere ulaşmayı amaçlayan,
mutlak değil metodik bir şüphe yöntemini ortaya koymuştur.
Bu açıklamada dile getirilen felsefe aşağıdakilerden
hangisidir?
Skolastik felsefe
Kartezyen felsefe
Hümanistik felsefe
Hukuk felsefesi
Descartes, düşünen “ben”i temel alarak her türlü bilgiden
şüphe duymak suretiyle yanılgıdan kurtulup sağlam bir te-
mele dayalı kesin ve doğru bilgilere ulaşmayı amaçlayan,
mutlak değil metodik bir şüphe yöntemini ortaya koymuştur.
Bu açıklamada dile getirilen felsefe aşağıdakilerden
hangisidir?
Skolastik felsefe
Kartezyen felsefesi
Hümanistik felsefe
Hukuk felsefesi
Hristiyan felsefesinin sonlarına doğru Aquinalı Tho-
mas’ın inancın Tanrı’yı, aklınsa Tanrı’nın yarattıklarını
bilmekle ilgili olduğu düşüncesi, aşağıdakilerden han-
gisi ile örtüşür?
Tanrının varlığı akılsal kanıtlamaya dayanıe
Hayatın tüm unsurları dine bağlıdır
Toplumsal hayat dünyaevidir
İnanç ve akıl birbirini tamamlar niteliktedir
Bu dönemin en büyük başarısı benliğini bulmuş, kişiyi ortaya
koymasıdır. Bu noktada hümanizmde bu yapının bir meyvesi
olarak düşünülebilir. Öyleyse hümanizmin en belirleyici özel-
liği insan olmanın gereği olan sorularla karşımıza çıkmasıdır.
“Ben neyim?”, “Ne yapacağım?” gibi sorular daha sonrası için
de insanla ilgili yapılan araştırmaların kapısını aralamıştır.
Bu parçada sözü edilen dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Antik yunan
Skolastik
Rönesans
Aydınlanma
Rönesans ve onun getirdiği yeni doğa bilimi düşüncesi
etkisinde yaşayan Bacon’a göre, felsefi düşüncenin yeni
sistem ve doktrinler çerçevesinde ilerlemesi gerekir. Bu
ilerlemede aklın kendi doğasına uygun olarak bilime ge-
rektiği gibi hizmet etmesi sağlanmalıdır. Nitekim bilim, ge-
lişmenin ve doğaya hâkimiyetin tek aracıdır.
Buna göre, Bacon’ın felsefisinin temelinde yatan dü-
şünce aşağıdakilerden hangisidir?
Felsefeye metodik bir yapı kazandırmak
Bilgiyi güç olarak kullanıp insanı doğaya egemen kılmak
Deneyi doğru bilginin kaynağı olarak temel almak
Felsefeyi geleneksel düşünce sisteminden arındırmak
Rönesans dönemi düşünürlerinin en çok üzerinde durduğu
konulardan biri devletin oluşumu üzerinedir. Devlet düzeni tasarımlarından en dikkat çekenlerden biri, Güney Yarım Kürede Büyük Okyanusun ortalarında yer alan “Ben
Salem” isimli bir adada kurulmuş olan devlet ütopyasıdır.
Burada dikkati çeken en temel noktalardan biri, bilimsel aydınlanmanın, bilimsel ve teknik gelişmenin ulaştığı yüksek
düzey ve buna bağlı olarak kültürlü bir toplum yetiştirilmiş
olması ve ülkeyi bilim kurulunun yönetmesidir.
Bu parçada sözü edilen düşünür ütopya eşleşmesi
aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Platon-devlet
Farabi-el mendetül fazıla
Campenella-güneş ülkesi
Bacon-yeni atlantis
Newton yaptığı çalışmalar konusunda şu sözleri söyler:
“Bilimsel öngörülerde bulunabiliyor olmamı, doğayı insanlara tanıtabilmemi, bilimde yeni bakış açıları getirebilmemi
kısacası bunların her birini omuzlarında yükseldiğim kişilere borçluyum.”
Newton bu sözlerinde bilimin aşağıdaki özelliklerin-
den hangisini vurgulamıştır?
Somutluk
Nedensellik
Birikimsellik
Olgusallık
Descartes’a göre doğruluk, hiçbir kuşkuya ve anlaşılmazlığa yer vermeden, hem bize kendisini zorla kabul ettiren,
zorunlu olarak bilincine vardığımız hem de kendisini diğer
bilgilerden ayırdığımız bilginin özelliğidir.
Buna göre, Descartes bilginin doğruluğunu aşağıda-
kilerden hangisine dayandırmaktadır?
Yararlı olmasına
Açık ve seçikliğine
Kendi içinde tutarlı olmasında
Çoğunluk tarafından kabul edilmesine
Descartes’a göre hem duyularımız hem de aklımız bizi
yanıltabilir. Bu nedenle hayatımızda bir kez olsun her
şeyden şüphe etmek gerekir. Bu şüphe, kendisinden kuşku duyulmayacak kadar apaçık bilgiye ulaşmamızı sağlayacaktır. Kesin bilgiye ulaşınca şüphe sona erecektir.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine
ulaşılamaz?
Aklımız bizi aldatabilir
Kendisinden şüphe edilmeyecek bir bilgi yoktur
Şüphe kesin bilgiye ulaşmada bir yöntemdir
Şüphe, gelip geçici bir araçtır
15-17. yüzyıl felsefesi döneminde, bilimsel çalışmalar
yapan Galileo “Ben Aristoteles gibi taşların niçin
düştüğünü değil, nasıl düştüğünü merak ediyorum.”
demiştir.
Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisine
ulaşılabilir?
Bilim var olanların özünü araştırır
Felsefe varlığı bütün olarak ele alır
Bilim ve felsefe varlığı idea olarak düşünmez
Felsefeyle bilimin varlığa yaklaşımı aynı değildir
Francis Bacon "Yeni Atlantis", Campanella "Güneş Ülkesi"
eserleriyle akıl ve yaratıcı düşünceyi birleştirerek yeni bir toplum
düzeni hayal etmişlerdir. Tasarlanan düzende toplumlar
özgürlükten, adaletten ve eşitlikten beslenirler. Bu yazarlar, hayal
güçleriyle gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir devlet ve toplum
tasarımını ortaya koymuşlardır.
Bu parçada, siyaset felsefesinin aşağıdaki hangi temel
kavramı ele alınmıştır?
Ütopya
Meşrutiyet
Devlet
Egemenlik
“Bir hükümdar yönetimi sırasında diğer canlılar gibi
davranabilmelidir. Onun tilki ve aslandan öğreneceği
şeyler vardır. Tuzakları sezmek için tilki, kurtları korkutmak
için de aslan olmak zorundadır.”
Machiavelli’nin bu yönetim anlayışına uygun olan söz
aşağıdakilerden hangisidir?
İnsan insanın kurdudur
Amaca ulaşmak için her yol mübahtır
Bilmek yapabilmektir
Bir nehirde iki defa yıkanmaz
Thomas Hobbes’a göre “İnsan insanın kurdudur”.
Fırsat bulduğunda her insan, kendi çıkarları ve
mutluluğu için bir başkasının yaşamına ve haklarına
zarar verecek davranışta bulunmaktan çekinmez.
Doğuştan kötü ve bencil olan insanları ancak zora dayalı
bir yönetim biçiminin gücü kontrol altına alabilir.
Hobbes’a göre devletin temel özelliği aşağıdakilerden
hangisidir?
Doğal kaynakları değerlendirme
Bireylerin güçlerini sürdürme
Doğal bir kurum olma
Bireylerin temel güvenliğini sağlama
Aşağıdakilerden hangisi15.yy ve 17.yy
felsefesinin ortaya çıkışında etkili olan
olaylardan birisi değildir?
Coğrafi keşifler
Sosyal hareketlilil
Avrupada yapılan çeviriler
Ekonomik faaliyetler
15-17. yüzyıl felsefesi MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin yeniden
ele alındığı, insanın ön plana çıktığı bir dönemdir. Ortaçağda
hâkim olan inanç merkezli düşünme biçimi yerini rasyonel ve
bilimsel temellendirmeye bırakmıştır. Modern düşüncenin ilk
örnekleri de bu dönemde görülmüştür.
Buna göre aşağıdaki özelliklerden hangisi 15-17. yüzyıl
felsefesine ait değildir?
Hümanizm düşüncesi gelişmiştir
Bilimsel çalışma hızlanmıştır
Antik Yunan ruhunun yeniden canlandığı dönemdir
Bilim ve felsefe dini dogmalara bağlıdır
Yüzyıl felsefede bir akıl çağı olarak görülür. Bu çağda
egemen olan felsefe rasyonalizmdir. Bu felsefe insan zihninden bağımsız nesnel bir gerçekliğin bilgisine yalnızca
aklın ulaşabileceğini savunur.
Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl felsefesine uygun bir
yargı değildir?
Gerçek olan nesnelerin ölçülebilir ve niceliksel yönleridir
Doğa ile akıl, nesne ile zihin arasında bir uygunluk vardır
Gerçeklik, duyu deneylerine ve tecrübelerine dayanır
Aklın verilerini doğanın gerçeklerinden üstün görür
Aşağıdaki ifadelerden hangisi 15-17. yüzyıl felsefesinin
yeniden doğuş olarak adlandırılmasının nedenidir?
Skolastik felsefenin akıl ve inanç tartışmalarından
etkilenmesi
İnancın bilgiyi tek başına mümkün kıldığı düşüncesinin benimsenmesi
Din merkezli düşüncenin hakim olması
Antik Yunan felsefesinin ve aklı temel alan yapısının yeniden ele alınması
Kelime anlamı “yeniden doğuş” olan Rönesans, Orta Çağ ile
Yeniçağ arasında bir geçiş dönemi olarak bilinir. Hristiyan
felsefesi din ve onun dogmalarına bağımlıdır; yolunu kendisi
çizmez. Rönesans düşüncesi ise bağımsızdır; yalnız kendine
dayanan, konu ve amacını kendisi belirleyen bir felsefedir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi yalnız Rönesans
düşüncesi için söylendiğinde doğru olur?
Kendi içine kapalı bir felsefedir
Filozof, aklı temele aldığı düşüncel alamda özgürdür
Felsefede birlik söz konusudur
Filozoflar aynı zamanda din adamlarıdırlar
14. yüzyılda İtalya'da doğan, insanı evrende tek ve en yüce
değer sayan, insanı geliştirme ve yüceltme amacını güden
düşünce akımıdır. Kilise ve devlet baskısına dayanan Ortaçağ
zihniyetine tepki olarak doğmuştur. İnsanın varlığını ve
değerlerini düşüncenin odağına koyan, aklı bütün sorunların
çözümünde temel ilke olarak benimseyen Rönesans
akımıdır.
Parçada sözü edilen akım aşağıdakilerden hangisidir?
Pozitivizm
Rasyonalizm
Realizm
Hümanizm
Hümanizm, Antik Yunan kaynaklarının yeniden
değerlendirilmesi ile ortaçağ sonunda ortaya çıkan, insanı ve
aklı merkeze alan bir anlayıştır.
Buna göre, Hümanizm için aşağıdaki ifadelerden
hangisi söylenemez?
İnsanların sosyal sorumluluk almasının önemini vurgular
Merkezinde birey vardır
Ortaçağ düşüncesine karşı özgür düşüncedir
"İnsan doğa karşısında geliştirilmesi gereken eksik bir varlıktır"
F. Bacon’a göre düşünce kendi başına bırakılırsa
doğruya ulaşamaz. Nasıl kullanılan araçlar, elin
gücünü artırıyorsa kullanılan akıl yürütme tarzları
da aklın gücünü artırır.
Bu açıklama aşağıdaki konulardan hangisi ile
ilgilidir?
Ahlaki yargıların yapısı
Bilimsel yöntem doğası
Vahiyin imkanı
En iyi yönetim biçimi
Thomas Hobbes’a göre “İnsan insanın kurdudur”.
Fırsat bulduğunda her insan, kendi çıkarları ve
mutluluğu için bir başkasının yaşamına ve haklarına
zarar verecek davranışta bulunmaktan çekinmez.
Doğuştan kötü ve bencil olan insanları ancak zora dayalı
bir yönetim biçiminin gücü kontrol altına alabilir.
Hobbes’a göre devletin temel özelliği aşağıdakilerden
hangisidir?
Bireylerin temel güvenliklerini sağlama
Doğal bir kurum olma
Doğal kaynakları değerlendirme
Gücü elde toplama
Machiavelli’ye göre, bir devlet bir ulusa dayanıyorsa, yeter bir gücü
var demektir; devlet bütün gücünü bu kökten almalı, karşısında ve
üstünde kiliseyi bulmamalıdır. Hukuk da kiliseye bağlı olmaktan
kurtarılmalı, din dogmalarından değil, doğrudan doğruya devletin
özünden türetilmelidir.
Machiavelli, aşağıdakilerden hangisine karşı çıkmaktadır?
Bireyin değil, toplumun çıkarını düşünen devlete
Hukukun üstünlüğüne dayanan devlete
Katılımcı ve demokrstik bir devlete
Gücünün kaynağını dinden alan devlete
Rasyonalist bir düşünür olan Descartes doğru bilginin kaynağının akıl,
yani bilinçli özne olduğunu savunur. Bilinç, kuşkuyu araç edinerek, her
şeyi sorgular. Sonunda kuşku duyamayacağı açık, net ve yalın bilgiye
ulaşır. Kuşku burada yöntem olarak kullanılmalıdır.
Descartes’in bilgi anlayışı için aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?
Kuşkuyu yöntem olarak kullanarak bilgiyi sorgular
Deney ve gözlemle ulaşılan bilgiden kuşku duyulmaz
Doğru bilginin yolu kuşkudan geçer
Açık seçik bilgiye uluşmak için kuşku bir araçtır
Thomas Hobbes’a göre devletin ortaya çıkması zorunludur. Çünkü insanlar çeşitli ihtiyaçlardan dolayı haklarını
bir yöneticiye veya bir sınıfa devreder. Yapay bir kurum
olan devlet mutlak güçtür. Bu gücün kaynağı ise insanların aralarında yaptığı toplumsal sözleşmedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin ortaya çıkmasının nedenleri arasında değildir?
Can güvenliğinin sağlanması
İnsanların birbiriyle mücadelesi
İnsanların birlikte daha büyük güç olması
Memfaatlerin çatışması
Her şeyin ortak olduğu Güneş Ülkesinde zenginlik ya da
yoksulluk söz konusu değildir. Ülkede herkesin ihtiyaçları
karşılanır. Kimsenin özel mülkiyeti yoktur, her şey ortaktır.
Güneş Ülkesinde yaşayanlar mala mülke önem vermezler, sadece ihtiyacı kadarını alırlar.
Campenella’nın bu görüşleri siyaset felsefesinde aşa-
ğıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Sivil toplum
İstenilen ütopya
Karizmatik egemenlik
Bürokrasi
Machiavelli’ye göre güçlü ve birliği olan bir devlet için ihtiyaç duyulan şey hukuktur. Hukukun ortaya konması ise
bir yasa koyucuyu gerektirir. Mutlak güce sahip olan yasa
koyucu amaca ulaşmak için her yolu kullanabilir. Devlettki en güçlü kişi olan yasa koyucu hukukun da, ahlakın
da yaratıcısıdır.
Bu parçadan hareketle Machiavelli’nin siyaset anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Devlet, geniş bir meclis tarafından yönetilmelidir
Devlet yönetiminde, bilgili bir danışma kurulu olmalıdır
Güçlü bir devlet için örfi hukuk kuralları ön plana çıkarılmalıdır.
Yasa koyucu devletin birliği için her yolu kullanabilen tek
güçtür
Hobbes’a göre doğa durumunda birbirinin kurdu olan insanlar bir sözleşmeyle hak ve özgürlüklerini kendilerini
yönetmesi için, kendi iradeleriyle oluşturdukları bir güce
devrederler. Bu şekilde kargaşa ve savaşa son verip güvenlik içinde yaşarlar.
Buna göre, Hobbes devletin ortaya çıkmasını aşağıdakilerden hangisine bağlamıştır?
Uzlaşmak
Cesaret
Özgürlük
Dürüstlük
Descartes’ın “Ne biliyorum?, Ne kadar bilebilirim?, Hangi
bilgilere güvenebilirim?” şeklindeki sorularına karşılık; Spinoza “İnsan için iyi yaşam nedir?, Bu yaşamı en iyi şekilde
yaşamamı sağlayacak olan nedir?, Yaşamımı sürekli mutlu ve kutlu yüce bir sevinç içinde sürdürmemi sağlayacak
olan şeyler nelerdir?, Bunu nasıl elde edebilirim?” gibi sorular olmuştur.
Buna göre, Descartes ve Spinoza’nın sırasıyla aşağıdaki felsefe alanlarından hangisiyle ilgilendiği söylenebilir?
Siyaset-din
Bilgi-ahlak
Bilgi-siyaset
Varlık-ahlak
