wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Şükran Quiz

Total questions: 15

Worksheet time: 8mins

Name
Class
Date
1.

Uzak bahçelerde güneş, ilk yaprakları sarartmanın rahatlığıyla, ardında ikindi serinlikleri bırakarak veda ediyor. Son çiçekler dal uçlarında sevinçli çocuklar gibi kıpırdıyor. Üzüm salkımları, yaprakların aralarından tanelerini ışıldatıyor. Akşama doğru kuşların saltanatı başlıyor tenha bahçelerde. Ağaçlar mesut bir yorgunlukla giriyor geceye.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

a)

Doğayı bir devinim içinde verme

b)

Betimlemeye başvurma

c)

Benzetmelerden yararlanma

d)

İnsana özgü nitelikleri doğaya aktarma

e)

Eksiltili cümlelerden yararlanma

2.

(I) Nisan saçlarını çözünce kendimi sınırsız bir zenginliğin ortasında buluyorum. (II) Tüm eski yorgunluklarım, ümitsizliklerim, kalbimin tortuları silinip gidiyor. (III) Nisan, ürkek sevinciyle bir güvercin gibi yaklaşıyor şehre. (IV) Daha tam belirlenmemiş renklerin arasından, sabahları içime bir nilüfer beyazlığı düşüyor. (V) Kalbim, o beyazlığın yaydığı serinlikle gün boyu kıpırdayıp duruyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde insana özgü nitelikler doğaya aktarılmıştır?

a)

I. ve II.

b)

I. ve III.

c)

III. ve V.

d)

II. ve IV.

e)

IV. ve V.

3.

Kendi kendime gülümsüyorum. Türküler söylemek geliyor içimden. Herkesin iyiliğini istiyorum. Yaşama sevinci dediklerinin bu olduğunu düşünüyorum. Gözlerimin önünde kırmızı, sarı ve mor lâleler beliriyor. Dokunmuyorum onlara. Nisan, bir şiir gibi caddeleri, sokakları ince ince dolduruyor. “Ey insanlar, nisandan haberiniz var mı?” demek geliyor içimden. Kuş seslerinden, lalelerden, akşam rüzgarlarına karışan erguvan renklerinden haberiniz var mı?”

Bu parçanın yazarı aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

a)

Sevinçli

b)

Coşkulu

c)

Hayalci

d)

Gerçekçi

e)

İyimser

4.

Bu kitaplar, bu çağa yöneltilmiş en ince eleştirilerdir. Vurdumduymazlığa, bağnaz düşüncelere, haksızlıklara, yanlışa… Bu çizgilerde eleştirici bağırmaz, sesini yükseltmez. Ama öyle bir söyler ki sözünü, yer yerinden oynar, en zalim yürek bile parçalanır, karanlık ters yüz olur.

Bu parçadaki altı çizili cümleyle söz konusu eserin aşağıdaki niteliklerinden hangisi belirtilmektedir?

a)

Akıcılığı 

b)

Etkileyiciliği

c)

Yoğunluğu

d)

Özgünlüğü

e)

Yalınlığı

5.

Hep orada, yüksekçe bir yerde dururdu. (I) İrice bir şeydi. (II) Kocaman düğmeleri vardı. (III) Düğmelerden birini çevirince rakamların, şehir adlarının olduğu şeritin lambası yanardı. (IV) İlk çıkan radyolarda ışıklı şerit yoktu. (V) O ışıkla birlikte hışırtılar yerini bir şarkı, türkü ya da bir konuşma sesine bırakırdı.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

a)

I.

b)

II.

c)

III.

d)

IV.

e)

V.

6.

Yazar, kasabanın gerçeklerini anlatırken tarafsız bir tutum sergiliyor. (I) Olayları objektif bir gözle ve gerçeğe uygun olarak veriyor. (II) Birçok olayı, yaşayanların ağzından anlatıyor. (III) Olayla ilgisi olmayanların izlenimleriyle farklı boyutlan da ortaya çıkarıyor. (IV) Kendi düşüncelerini satır aralarına, konuşturduğu kişilerin cümlelerine sıkıştırıyor. (V) Bu kişilerin izlenimleriyle olayları tek yönlü olmaktan çıkarıyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi parçanın düşünce akışını bozmaktadır?

a)

ı.

b)

ıı.

c)

ııı.

d)

ıv.

e)

v.

7.

Günlükler daha çok içe dönüktür. Yazarın kişisel yanlarını, kişiliğinin kıvrımlarını içerir. Anılar ise dışa dönüktür. Yazar kendini anlatırken başkalarıyla ilişkilerine, onlarla yaşadıklarına da yer verir. Sınırlar ilişkide olduğu, bir şeyler paylaştığı insan sayısına göre genişler. Günlüklerde ben merkezli değerlendirmeler yer alır.Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmuştur?

a)

Öykülemeye

b)

Karşılaştırmaya

c)

Betimlemeye

d)

Tartışmaya

e)

Açıklamaya

8.

Okulumuzda üniversite öğrenimine yeni bir sistem getirdik. Bölümleri ilk iki yıl için genel hatlarıyla ayırdık. Her bölümde ilk iki yıl ortak olan temel bilimleri öğretmenin yanında genel kültür ağırlıklı dersleri vermeyi düşünüyoruz. Sonraki üç yıl ise branşlara ayrılacak ve herkes kendi alanının bilgisini öğrenecektir. Mühendislerimiz, sosyal bilimcilerimiz ikinci yılın sonunda alanlarını belirleyecek ve branş derslerini almaya başlayacaklardır.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Açıklama 

b)

Öyküleme 

c)

Betimleme 

d)

Tartışma

e)

Karşılaştırma

9.

Karşıdan, beyaz kasketli, yetmiş yaşlarında bir adam, başı örtülü, kendisinden biraz daha genç gösteren altmış yaşlarında gözlüklü bir kadının koluna girmiş, birlikte park tarafından kahveye doğru, ağaçların arasından yavaş yavaş yürüyorlardı. Yaşlı adam ceketinin içine beyaz, uzun kollu bir gömlek, keten pantolon, keten ayakkabı, kadın ise uzun bir palto giymişti.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Öyküleme

b)

Karşılaştırma

c)

Tanımlama 

d)

Tartışma

e)

Betimleme

10.

İstanbul’u Avrupa ve Asya diye ikiye ayırabiliriz. Avrupa yakası biraz daha yoğun, biraz daha canlı, hareketli, biraz daha karmaşıktır. Avrupa’nın buhranlı, hızlı, sorunlu yaşamı buraya gelmiştir. Anadolu yakası ise karşıya göre sakin, mütevazi, doğuya has bir dinginliğe sahiptir. Karşının gösterişinden debdebesinden pek de haberli değildir. Yaşamı biraz daha içe dönüktür.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Tanık gösterme

b)

Öyküleme

c)

Karşılaştırma

d)

Tartışma

e)

Betimleme

11.

İnsanoğlunun başarısında, korkularını açık yüreklilikle tartışabilmesinin büyük bir payı vardır. Korkularımızı, ancak açık yüreklice tartışarak yenebiliriz. Bu korkular aslında çok basit nedenlere dayanır. Onları enine boyuna ele aldığınızda bu basitliği anlayacak ve yaşamınız olumlu yönde değişecektir. Bir psikoloji profesörü : “Korkularını tartışabilecek cesarette olanlar, yaşamın dizginini eline geçirmiş demektir.” diyor. Tartışılmayan hiçbir gerçek yerli yerine oturmuş değildir zaten.Bu parçada düşünceyi geliştirmek için aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

a)

Karşılaştırmaya

b)

Tanımlamaya

c)

Örneklemeye

d)

Tanık göstermeye

e)

Duyulardan yararlanmaya

12.

Bazı yazarlarda sanat edebiyat noktasında bir duyarlık görürsünüz. Bunun altını kurcaladığınızda kişisel bir kaygıya dayandığını anlarsınız ve duyarlığın gerçek olmadığını fark edersiniz. Bazı sanatçılarda ise toplumsal sorunlardan sanatsal sorunlara kadar uzanan geniş bir duyarlık görürsünüz. Bu tip sanatçıların duyarlığı gerçek bir duyarlıktır ve bencillik, kişisellik barındırmaz.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

a)

Betimlemeye

b)

Öykülemeye

c)

Karşılaştırmaya

d)

Tanık göstermeye

e)

Tanımlamaya

13.

Romancılarımız yıllar boyunca bize, Meşrutiyet devrinin Batı tipi konaklarında oturan, alafrangaya ilgi duyan paşa hanımlarından başlayıp, uzun soluklu bunalımlar içinde bunaldıkça bunalan feminist eğilimlere kadar uzanan geniş yelpaze içindeki Türk kadınından birçok romanda söz ettiler. Devlet Ana’dan Huzur’a, Yılanların Öcü’nden Sinekli Bakkal’a, Orda Kimse Var mı dizisinden Fatih Harbiye’ye, Dersaadet’te Sabah Ezanları’ndan Hıçkırık’a kadar.Bu parçada yazar düşüncesini kanıtlamak için aşağıdakilerin hangisine başvurmuştur?

a)

Tanık göstermeye

b)

Örneklemeye

c)

Karşılaştırmaya

d)

Soyutlamaya

e)

Benzetmeye

14.

Haşmetli ve yalçın uçurumların eteğinde beyazdan öfkelerle köpürüp yüksek köprüleri tınmadan geçen, yüksek yaylaların gözünü kamaştıran şimşeklerin yanık kokusunu düzlüklerde derviş gibi demlenerek efillenen sazlıklara taşıyan sular… Düzde toprak barışığı, gölde rüzgâr kırışığı, çavlanda heyecan sarhoşu sular… Bereketin atardamarı, yayla balıklarının evi, dağların denize ülfeti sular…Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

a)

İnsana özgü nitelikleri doğaya aktarma

b)

Benzetmelerden yararlanma

c)

Karşıtlıklardan yararlanma

d)

Eksiltili cümlelere yer verme

e)

Anlatımda nesnel davranma

15.

Nietzsche ile Namık Kemal miladi takvimin aynı yıllarını paylaşmış iki insandır. Hatta Namık Kemal, Nietzsche’den dört yıl önce doğmuştur. Nietzsche metafizik buhranlarla yüreğinin kandilini durmadan parlatırken, Namık Kemal, anlık heyecanlarla yüzeyde kalmıştır. Biri içten içe olgunlaşıp bir fikir meşâlesi, ruhunda depreşen muhalifliğini derinlemesine kurcalayan bir filozof olmuştur. Diğeri yanıp sönen, içinde olma ve olgunlaşma yokken dışı oldurma ve olgunlaştırmaya kalkan bir ses olmuştur.Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Karşılaştırma 

b)

Örnekleme

c)

Öyküleme

d)

Açıklama 

e)

Tartışma