Wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

11. Sınıf Hikaye

Total questions: 20

Worksheet time: 23mins

Name
Class
Date
1.

Cumhuriyet Dönemi’nin 1923 – 1940 yıllarında millî–dinî duyarlılığı yansıtan eğilim,

toplumcu–gerçekçi eğilim ve bireyin iç dünyasını yansıtan eğilim olmak üzere üç temel anlayışta hikâyeler yazılmıştır.


Doğru mudur yanlış mıdır?

a)

Doğru

b)

Yanlış

2.

Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi’nde bireyin

iç dünyasını esas alan yönelimin özelliklerinden değildir?

a)

İnsanın iç dünyasını anlatmayı amaçlamışlardır.

b)

Psikolojik çözümlemelere sıkça başvurmuşlardır.

c)

Eserlerde mekân tasvirlerinden özellikle uzak

durmuşlardır.

d)

Bunalım, yalnızlık, toplumdan ve kendi yaşamından

uzaklaşma konuları ele alınmıştır.

e)

İç çözümleme, bilinçaltı yöntemleri, iç konuşma gibi

teknikleri roman ve öykülerde kullanmışlardır.

3.

Aşağıdakilerden hangisi toplumcu-gerçekçi eserlerin

özelliklerinden değildir?

a)

Türk edebiyatında 1940 sonrasında görülmeye başlanır.

b)

Köylüler, işçiler, yoksullar bu roman ve öykülerin temel konusudur.

c)

Ruhsal çözümlemelere büyük yer verilmiştir.

d)

Yazar, yaşanılan haksızlıkları, işçilerin zor yaşam koşulları

eser yoluyla anlatmaya çalışır.

e)

Yerel konuşmalar, tarla ve işçi terimleri bu romanlarla Türk edebiyatında yer almıştır.

4.

……………………., edebî metinlerde mekân, zaman, kişi

kadrosu gibi unsurların kimin tarafından görüldüğü, kime

nasıl aktarıldığı sorularına verilen yanıttır. Hikâyeyi aktaran

anlatıcı, her hikâyede değişebilir. Örneğin bir vapurun

iskeleye çarpmasını kaptan, yolcular ve o sırada iskelede

olanlar birbirlerinden farklı anlatacaktır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi

getirilmelidir?

a)

Bakış açısı

b)

Hikâye

c)

Kurgu

d)

Hâkim bakış açısı

e)

Gözlemci bakış açısı

5.

Sen kimsin şu koca dünyada? Kimsin de gittin kafa tuttun

adamlara? Neden tutmayayım, haklı değil miydim? Haklıydım,

onlar da bilsin bunu. Öyleyse neden pişmanım? Pişman

değilim hem de hiç. İşsiz kalacaksın yine. Kalayım,

ilk kez mi işsiz kalıyorum, ne iş olsa bulur yaparım ama

işsiz kalmayayım diye de onuruma laf mı ettireyim? Herife

bak, camları sil diyor bana. Benim suçum mu iş yoksa,

neymiş tüm gün boş boş duruyormuşum da hiç değilse

temizlik çay işlerini halletsem daha iyi olurmuş. Ben ofise

başvurdum arkadaş, sen de kabul ettin, temizlik ilanına mı

başvurdum, sana çay yapmak için mi geçtim ben o mülakattan?

Bir de diyor ki biz çok kaliteli bir şirketiz, bu mu

senin kaliten, üç dil bilen tercüman ilanı ver sonra da iş

yok, temizlik çay işlerine bakıver de.

Bu parça ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Anlatıcının kendiyle konuşmasını yansıtır. (iç diyalog tekniği)

b)

Kahraman bakış açısıyla anlatılmıştır.

c)

Bireyin iç dünyasına yönelen öykü türüne örnektir.

d)

Durum öyküsünden alınmış olmalıdır.

e)

Toplumcu bir anlayışla yazılmıştır.

6.

Sonradan deli olduğuna karar verilen bir adam plajdaki aynayı

kırdı. Bu, sırı dökülmüş aynanın insanları çirkin göstermesine

içerledi diye anlattılar. Hayır ondan değil, evvelce

ayna ticareti yaparmış, iflas edince artık aynaları görmeye

tahammülü yokmuş, kafayı biraz oynatmış ve kırmış diyorlar.

İşin aslı öyle değil, aynayı neden kırdığını yalnızca ben

biliyorum. O hâlde aynayı kıran sensin, diyeceksiniz. Pekala,

öyle olsun, aynayı ben kırdım. Aynayı kırmamın da hiçbir

sebebi yok. İflas etmiş eski bir aynacı değil, insanları çirkin

gösterdiği için de kırmadım. Zaten neden çirkin göstersin

güzel bir insanı ayna? Kolum çarptı, kırıldı. Yok yok ayağım

değdi, gerçi ayağım nasıl değecek değil mi o yükseklikteki

bir aynaya? Aslında şöyle oldu….

Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Öykünün merkezinde aynanın kimin tarafından ve niçin

kırıldığı sorusu vardır.

b)

Toplumsal bir soruna değineceği belli edilmiştir.

c)

Kahraman anlatıcı bakış açısıyla anlatılmıştır.

d)

Aynayı kimin kırdığı ile ilgili farklı görüşlere yer verilmiştir.

e)

Öykünün zamanı hakkında bilgi verilmemiştir.

7.

Üsküdar gezintileri Nuran’a İstanbul’u tanımak hevesini

vermişti. Ezici sıcağa rağmen birkaç gün üst üste İstanbul’a

indiler. Eski saraydan başlayarak camileri, medreseleri

semt semt gezdiler. Akşamüstü Beyoğlu’nda bir kahvede

dinleniyorlar yahut işlerini görmek için ayrılıyor sonra da

vapurda buluşuyorlardı. Nuran’ı iskelede beklemek, gecikince

gözü saatte kalmak, Mümtaz için ayrı hazlar oluyordu.

Mizah edebiyatının belli başlı mevzusu olan kadınların

bekletmek huyundan erkeklerin bu kadar şikâyetçi olmasına

şaşıyordu. Nuran’ı beklemek ona çok lezzetli geliyordu.

Bu parça aşağıdaki hikâye türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

a)

Modernist hikâye

b)

Bireyin iç dünyasını esas alan hikâye

c)

Millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan hikâye

d)

Toplumcu hikâye

8.

Aşağıdakilerden hangisi millî duyarlılıkları yansıtan

anlayışın özelliklerinden değildir?

a)

Öykü ve romanlarda millî duygular işlenmiştir.

b)

Din olgusu ön plana çıkarılmıştır.

c)

Anadolu ve Kurtuluş Savaşı yüceltilmiştir.

d)

Öykülerde yalın bir dil kullanılmıştır.

e)

Durum öyküsü ve psikolojik tahliller bir aradadır.

9.

Toplumsal olaylardan etkilenmeden yazan sanatçılara

hayretle bakarım. Nasıl oluyor da çevrelerinde olanlar onları

etkilemez ki? Sonuçta biz yazarlar uzayda ya da bir kulede

yaşamıyoruz. Sokakta yürürken gördüğüm yoksulluk,

her gün gazete ve televizyonlarda tanıklık ettiğimiz acılar

nasıl etkilemez bir yazarı? Beni etkiliyor hatta kahrediyor.

Hikâyelerimde işte bu kahrolduklarım var aslında. Fabrikalar,

gecekondular, işçiler, tarlalarda yaz kış çalışan mevsimlik

işçiler, benimle öykülerimde tekrar canlanır. Ben tüm

bunları yazmazsam bu ülkenin acı çeken insanlarına sırtımı

dönmüş gibi hissederim. İşte benim asla yapamayacağım

da bu. Ben insanlara sırtımı dönemem.

Bu parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Edebiyatta toplumsal faydayı önemsemektedir.

b)

Yaşadığı toplumun sıkıntılarını eserlerinde dile getirmektedir.

c)

Sanatsal kaygıyı önemsemeyen eserler yazmaktadır.

d)

Toplum için sanat anlayışı ile yazmaktadır.

e)

Toplumu anlatmayan sanatçıları anlayamamaktadır.

10.

Cumhuriyet Dönemi’nin 1923 – 1940 yıllarında millî–dinî duyarlılığı yansıtan eğilim,

toplumcu–gerçekçi eğilim ve bireyin iç dünyasını yansıtan eğilim olmak üzere üç temel anlayışta hikâyeler yazılmıştır.


Doğru mudur yanlış mıdır?

a)

Doğru

b)

Yanlış

11.

Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi’nin 1940-1960 yılları arasındaki hikaye yazma eğilimlerinden değildir?

a)

bireyin iç dünyasını esas alan

b)

toplumcu gerçekçi

c)

modernist

d)

millî ve dinî duyarlılıkları yansıtan

e)

sembolist

12.

Aşağıdakilerden hangisi bireyin iç dünyasını esas alan hikayeler yazmıştır?

a)

Tarık Buğra

b)

Kemal Tahir

c)

Orhan Kemal

d)

Yaşar Kemal

e)

Samim Kocagöz

13.

Türk edebiyatında durum hikâyeciliği geleneğinin öncülerinden oldu. Çeşitli resmî görevlerle bulunduğu ve yakından tanıma fırsatı bulduğu Anadolu’yu ve Anadolu insanını eserlerinde yalın bir dil ve canlı bir üslupla yansıttı. Eserlerinde aile ilişkileri, ev içi yaşam, kahve ve mahalle ortamı gibi temalarda yazdı. Yazar, toplumun her kesiminden insanın küçük yaşam kesitlerindeki görünüşlerini; yerli ve millî olan her olguyu hayranlık, iyimserlik ve hoşgörüyle anlattı. Otlakçı, Mendil Altında, Veysel Çavuş, Hava Parası, belli başlı hikaye kitaplarıdır.

Yukarıda tanıtılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Orhan Kemal

b)

Memduh Şevket Esendal

c)

Sabahattin Ali

d)

Tarık Buğra

e)

Yaşar Kemal

14.

"Yusuf, koca öküzü üç gündür aramadık yer bırakmamıştı. İlk aklına gelen, onun bir ziyana girip kolcular tarafından götürülüp tokata kapatılması olmuştu. Fakat elin ekilmiş tarlasına ziyana girmek, koca öküzün âdeti değildi. Bütün beraber yaşadıkları uzun senelerde ne Yusuf, ne de koca öküz, haram mal yememişti. Yusuf’un ümidi boşa çıkmadı: koca öküz, ziyana girmemişti. Yusuf, üç gündür, köyüne yakın çiftlikleri, dağı bayırı dolaşmış, önüne gelene koca öküzü sormuştu. Fakat bir türlü onun nehrin öte yakasına geçmeye niyetleneceğini hatırına getirmemişti. Nihayet bu sabah, bu ihtimal zihnini kurcalamış; kalkmış, oğluna, “Sen, şu yakaya git” emrini vermiş, kendisi de nehrin bu yakasını tutmuştu."

Yukarıdaki hikayenin türü aşağıdakilerden hangisidir?

a)

olay hikayesi

b)

durum hikayesi

15.

"Yusuf, koca öküzü üç gündür aramadık yer bırakmamıştı. İlk aklına gelen, onun bir ziyana girip kolcular tarafından götürülüp tokata kapatılması olmuştu. Fakat elin ekilmiş tarlasına ziyana girmek,koca öküzün âdeti değildi. Bütün beraber yaşadıkları uzun senelerde ne Yusuf, ne de koca öküz, haram mal yememişti. Yusuf’un ümidi boşa çıkmadı: koca öküz, ziyana girmemişti. Yusuf, üç gündür, köyüne yakın çiftlikleri, dağı bayırı dolaşmış, önüne gelene koca öküzü sormuştu. Fakat bir türlü onun nehrin öte yakasına geçmeye niyetleneceğini hatırına getirmemişti. Nihayet bu sabah, bu ihtimal zihnini kurcalamış; kalkmış, oğluna, “Sen, şu yakaya git” emrini vermiş, kendisi de nehrin bu yakasını

tutmuştu."

Yukarıdaki hikaye 1940-1960 yılları arasında yazılmıştır? Bu hikaye hangi anlayışla(eğilimle) yazılmış olabilir?

a)

toplumcu gerçekçi

b)

modernist

c)

bireyin iç dünyasını esas alan

d)

milli-dini duyarlılıkları yansıtan

e)

klasik

16.

Aşağıdakilerden hangisi Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi anlayışla eser veren sanatçıların eserlerinde kullandığı konulardan değildir?

a)

köy yaşamındaki

sorunlar

b)

toprak kavgalarını

c)

ağa-köylü çatışması

d)

büyük kentlerde yaşayan işçilerin, emekçilerin yaşam mücadeleleri

e)

yalnızlık

17.

"Toplumcu gerçekçiler sınıfsal çatışmayı ve bu çatışmanın toplumda yol açtığı etkileri ele almışlar ve bu sorunlara toplumcu çizgide çözüm yolu göstermek istemişlerdir."

Yukarıdaki bilgi doğru mu yanlış mı?

a)

doğru

b)

yanlış

18.

Aşağıdakilerden hangisi toplumcu gerçekçi yazarlardan değildir?

a)

Kemal Tahir

b)

Samim Kocagöz

c)

Fakir Baykurt

d)

Orhan Kemal

e)

Hüseyin Nihal Atsız

19.

Aşağıdakilerden hangisi en çok kullanılan modernist hikaye konularından değildir?

a)

kuşkucu ve tedirgin birey

b)

toplumla çatışan birey

c)

iç dünyasına çekilen, yabancılaşan birey

d)

karamsar, bunalımlı, zayıf birey

e)

dini hassasiyeti olan birey

20.

Aşağıdakilerden hangisi modernist anlayışla eser vermemiştir?

a)

Nezihe Meriç

b)

Bilge Karasu

c)

Yusuf Atılgan

d)

Ferit Edgü

e)

Mustafa Necati Sepetçioğlu