Font size
Worksheetsdeneme 1
Total questions: 20
Worksheet time: 32mins
2. Kapının açık olduğunu gören öğrenciler hemen oda-
ya daldılar.
Bu cümledeki açık sözcüğü aşağıdakilerin han-
gisinde gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?
A) Köy yolunun açık olması minibüstekilerin hepsini sevindirdi.
B) Kepini düşüren asker, komutanını açık başıyla
selamladı.
C) Seninle artık açık konuşmanın zamanının geldiğini düşünüyorum.
D) Arası açık yarım ekmekleri poşete doldurup getirmiştim.
Türkçe metinlerde sözün etkisini artıran en önem-
li araçlardan biri de söz sanatlarıdır. Söz sanat-
ları içinde en çok başvurulanı belki de benzet-
medir. Benzetme, özellik bakımından zayıf olan
varlığın güçlü olana benzetilmesi işidir.
Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde ben-
zetmeye başvurulmuştur?
A) Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Doğru gelir doğru gider mi
Hakk'ın emri ile çürüyen canlar
Bin yıl yerde yatsa çürür mü yâr yâr
B) Bağlandı yollarım, kaldım çaresiz
Gayrı dünya bana aralandı, gel
Derildi dertlerim, artsız arasız
Üst üste dizildi, sıralandı gel
C) Gurbet elde bir hâl geldi başıma
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir
D) Sultan suyu gibi çağlayıp akma
Erilir gam yeme divane gönül
Er başımda duman, dağ başında kış
Erilir gam yeme divane gönül
Deyimler sözlerimizin anlaşılmasını kolaylaştı-
ran, anlatımı renklendiren ve dakikalarca konu-
şarak ifade edemeyeceğimiz fikirleri bir çırpıda
dile getiren kalıplardır. Bu kalıplar dilimize yer-
leşmiştir ve bunların anlamları hemen herkes ta-
rafından bilinir. Mesela bir bilgiyi eski bilgilerine
katmak, zihnine yerleştirmek için ..............; bir
durumun ya da olayın karmaşık biçimde yayılıp
genişlemesi için .........; çok sık, düşünce ya da
konu değiştirenler için .........; ilgiyi kesme, uğ-
raşmaz olma, söz konusu işi yapmaz olma için
.......... deyimini kullanırız.
Aşağıdakilerden hangisi bu metinde boş bırakı-
lan yerlerden herhangi birine getirilemez?
A) Defterden silmek
B) Dal budak salmak
C) Dağarcığına atmak
D) Daldan dala konmak
17.Yolda küçük küçük kamışlar bitmişti. Arabacı bu yol-
dan, atları kamışlığın içine doğru kırbaçladı. Beygir-
ler şaha kalkarcasına kamışlığın içine atıldılar. Ara-
ba sarsıldı. Kadın düşecekmiş gibi arkaya kaydı. Bü-
yücek bir kamış kümesine takılan araba bir daha iler-
leyemedi. Kamışlar dört bir yanlarını duvar misali ku-
şatmıştı. Arabacının soluğu taşıyordu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi
ağır basmaktadır?
A) Öyküleme
B) Açıklama
C) Tartışma
D) Betimleme
Konuyu pek önemsemediğimi çünkü geleneksel
hikâyeye bilerek aykırı durduğumu söylemeli-
yim. Kuşkusuz, öncelikle dili kullanma becerisi-
dir benim ciddiye aldığım. Hikâyeci, dili şairler-
den de çok daha bir hünerle kullanma zorunlu-
ğu duymalıdır. Üstelik şiir okuruna (ya da roman
okuruna) tanınan kişisel imgelem gücü, hikâye-
ye tanınmamıştır. Dili size özgüleştirerek kulla-
nırsanız gerisini getirirsiniz.
Bu parça aşağıdakilerden hangisine cevap ola-
rak söylenmiş olabilir?
A) Hikâye dili hakkında ne düşünüyorsunuz?
B) Sanatçı dil tercihinde özgür müdür sizce?
C) Sizce hikâyede konu mu üslup mu önemlidir?
D) Yazılarınızda nasıl bir üslup kullanıyorsunuz?
Sinirden deliye dönmüştüm. Ne diyeceğimi bileme-
dim. O da bir şey söylemedi. Bu sırada radyodan ya-
nık bir türkü yankılandı:
Kenardan geçeyim, yol sizin olsun
Zehirler içeyim, bal sizin olsun
Ben de mi böyle yapsam diye düşünmeden edeme-
dim.
Parçadaki kişinin yapmayı tasarladığı davranış
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ertelemek
B) Planlamak
C) Vazgeçmek
D) Önemsememek
Otomobil üreticisi bir şirkete gelen şikayet mek-
tubunda, yeni otomobil alan bir kişi; ailesiyle her
akşam dondurma aldıklarını, vanilyalı dondur-
ma aldığında otomobilinin çalışmadığını, başka
bir tür dondurma aldığında çalıştığını ifade et-
miş. Normalde gülüp geçilecek bir şikâyet için
şirket bir mühendis görevlendirmiş. Mühendis
olayı araştırmış ve şu sonuca ulaşmış: Vanilya-
lı dondurma, marketin giriş kısmındaki bir do-
lapta diğer dondurmalar en arka bölümde satıl-
maktadır. Vanilyalı dondurma aldığında aracına
daha çabuk dönen sürücü, motoru korumak için
geliştirilen “buhar kilidi” denen bir mekanizma-
nın devreye girmesi sebebiyle aracı çalıştırama-
maktadır. Diğer dondurmalarda buhar kilidi dev-
re dışı kaldığından araç çalışmaktadır. Şirket ge-
rekli düzenlemeleri yaparak sorunu gidermiştir.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen aşağıdakiler-
den hangisidir?
A) Bir ürünü almadan önce ciddi araştırma yapmak
gerekir.
B) Ne kadar anlamsız görünse de her sorunun man-
tıklı bir açıklaması vardır, iyice araştırılmalıdır.
C) Tüketiciler aldıkları ürünle ilgili bir sorun yaşadık-
larında haklarını aramalıdır.
D) İşini doğru yapamayan insanların sebep oldukla-
rı sorunlar, başkalarının başını ağrıtır.
“Dışarıda kalan meyveler çürümüş.” cümlesinde “çü-
rümüş” sözcüğü çekimli fiildir. “Çürümüş meyveleri
çöpe attı.” cümlesinde ise “çürümüş” sözcüğü fiil an-
lamını korumakla birlikte kendisinden sonra gelen is-
mi nitelediği için sıfat-fiildir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sı-
fat-fiil kullanılmamıştır?
A) Geçen zamana bakıp hayıflanmamak, pişman ol-
mamak elde değil.
B) Arabanın tekeri patlayınca durmak zorunda kaldık.
C) Yolda gördüğü tanıdıklarla tek tek konuşurdu dedem.
D) Aramızda aşılmaz engeller olması tamamen onun
suçu.
Fiil kök ya da gövdelerine bazı ekler getirilerek oluş-
turulan; cümlede isim, sıfat ve zarf görevlerini üstle-
nen sözcüklere “fiilimsi” denir. Fiilimsiler; isim-fiil, sı-
fat-fiil ve zarf-fiil olmak üzere üçe ayrılır.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde üç fiilimsi
türüne de yer verilmiştir?
A) Sınavdan önce çalışıp uğraştım ama başarama-
dım.
B) Geçilmez yollardan gelip tarlasını ekmeyi başar-
mıştı.
C) Her günü yeni bir başlangıç saymak çok önemli-
dir.
D) Koşar adımlarla bahçeyi geçip ağlayan kızı buldu.
(I) “Nar Ağacı” uzun süre etkisinden çıkamaya-
cağım bir kitap olacak sanırım. (II) Yazarın üs-
lubu ve seçtiği konular beni benden aldı, diye-
bilirim. (III) Tarihi yerlerle ilgili betimlemeler ba-
zen gereğinden fazla yordu. (IV) Ancak karak-
terlerin nahifliği, samimiliği her şeyi unutturma-
ya yetti.
Numaralanmış cümlelerinin hangisinde bahsi ge-
çen kitapla ilgili bir olumsuzluğa yer verilmiştir?
A) I
B) II
C) III
D) IV
Akvaristlik zorlu, bir o kadar da zevkli bir uğraş.
Pek çok uğraşta olduğu gibi akvaristlikte de ba-
zı sıkıntılarla karşılaşmak mümkün. Bunlardan
en can sıkıcı olanı akvaryumdaki amonyak se-
viyesinin artması. Akvaryum suyunun düzenli
değiştirilmemesi, yemlemenin çok fazla yapıl-
ması, çok fazla sayıda balık beslenmesi bu so-
runun başlıca sebepleri. Ama bu amonyak her
zaman zararlı değildir. Amonyak yararlı bakteri-
ler tarafından nitrite ve bu nitrit de diğer bakte-
riler tarafından nitrata dönüştürülür. Bu nitrat da
akvaryum bitkileri tarafından gübre olarak kulla-
nılır. Bitkiler de bu gübre sayesinde gelişerek
daha çok oksijen üretip su kalitesinin artmasına
yardımcı olur.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada bahsedilen
amonyak sorununa çözüm önerisi olamaz?
A) Yemlemenin balık sayısına göre yapılması
B) Akvaryuma göre balık sayısının belirlenmesi
C) Akvaryumda akvaryum bitkilerine yer verilmesi
D) Bitkilerin gelişimi için yapay gübre kullanılması
.Eski Çin yüz okuma uzmanlarına göre yüzü oluştu-
ran unsurlardan beşi çok önemlidir. Bunlar kaşlar,
gözler, ağız, burun ve kulaklardır. Eski metinlerde
onlar beş önemli organ olarak geçmektedir. Bu or-
ganlardan birisinin bile dengeli bir biçimde olması en
az 10 yıl mutlu yaşam demektir. Tüm organların ay-
nı şekilde dengeli biçimde olması bu mutluluğu oran-
tılı şekilde arttırıyor. Bu organların incelenmesinden
sonra sırada alın, elmacık kemikleri, şakaklar, çene
ve kırışıklar gelmekte. En sonunda ise derinin rengi
ayrıca gözlerin parlaklığı, biçimi, göz küresi ve göz
kapakları inceleniyor.
Bu metnin dil ve anlatımı için aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
A) Karşılaştırma yapılmıştır.
B) Örneklere yer verilmiştir.
C) İkilemelere yer verilmiştir.
D) Öznel ifadelere yer verilmiştir.
Münir, Tarık, Kemal, Halit, Adile ve Hasan adlı kişi-
ler; barbunya, köfte, dolma, karnıyarık, çorba veya
pilavdan birini sevmektedirler. Bu yemeklerden üçü
acılı, üçü acısızdır. Kimin hangi yemeği sevdiğiyle il-
gili bilinenler aşağıdaki gibidir:
Yemeklerden çorba, barbunya ve karnıyarık acı-
lıdır.
Her yemek türünü bir kişi sevmektedir.
Halit ve Adile acısız yemeklerden sevmektedir.
Münir barbunya, Hasan dolma sevmektedir.
Verilen bilgilere göre çorbayı seven kişinin kesin
olarak bilinmesi aşağıdakilerden hangisine bağ-
lıdır?
A) Pilavı seven kişinin bilinmesine
B) Köfteyi seven kişinin bilinmesine
C) Karnıyarığı seven kişinin bilinmesine
D) Dolmayı sevmeyen kişinin bilinmesine
Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelimelerin
arasına konur.
Art arda gelen, birbiri ile bağlan-
tılı cümleleri ayırmak için konur.
Kendisinden sonraki cümleye
bağlı olarak ret, kabul ve teşvik
bildiren hayır, yok, evet, tamam,
pekâlâ gibi kelimelerden sonra
konur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
virgül (,) bu işlevlerinin dışında kullanılmıştır?
A) Peki, bu sefer de senin dediğin gibi yapacağız.
B) Bu, onu adım adım başarıya ulaştıran ilk kıvıl-
cımdı.
C) Hızlı hızlı konuşuyor, herkes dinliyor mu diye de
bakıyordu.
D) Kitapları, dergileri ve dosyaları raflara bir güzel
dizdi.
Bilgi; öğrenme, araştırma, gözlem yoluyla elde
edilen gerçektir. Kişi kendi yaşantısından bilgi
edinebilir. Tecrübe ettiği olaylardan herhangi bir
şeyi öğrenip bilgi sahibi olabilir. Başkalarıyla gö-
rüşüp, konuşup, tartışıp, görüş birliği yapıp bil-
giye ulaşabilir. Bilgi sahibi olmak istediği konu-
nun uzmanlarıyla görüşerek de bir konu hakkın-
da fikir sahibi olabilir. Günümüzde bilgi edinmek
için en sık kullanılan yol internete başvurmaktır.
Bu metnin konusu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bilgiye ulaşma süreci
B) Bilgi ve bilgi edinme yolları
C) Bilginin insan hayatındaki yeri
D) En sık kullanılan bilgi edinme yöntemi
Bana göre yazın türleri arasında en zor olanlarından
hatta en zor olanı budur. Çünkü bu tür yazılarda ya-
zar, kendini şeffaf bir şekilde ve objektif olma zorun-
luluğuyla anlatmaya çalışır. Eminim birçok kişi bunu
yapamaz. Net olarak söylemeliyim ki ben yapamam.
Bırakın yazmayı, kişinin kendini sözlü olarak anlata-
bilmesi bile ne zor bir uğraştır. Haksız mıyım?
Bu metinde bahsedilen metin türü aşağıdakiler-
den hangisidir?
A) Deneme
B) Sohbet
C) Biyografi
D) Otobiyografi
Yönelme (-e), bulunma (-de) ve ayrılma (-den) hâl
eklerinden birini alan; neye, neyde, neyden, kime,
kimde, kimden, nereye, nerede, nereden sorula-
rına cevap veren sözcük veya sözcük grupları
cümlede yer tamlayıcısı görevindedir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer
tamlayıcısına yer verilmemiştir?
A) Buraya son yıllarda çok ciddi bir ziyaretçi akını
başladı.
B) Evin bahçe kapısına oyuncaklarla dolu bir poşet
asmışlar.
C) Annemle Kayseri’de bütün tarihî ve turistik yerle-
ri gezdik.
D) Buraya geldiklerinde hava henüz kararmamıştı.
Bilgi edinmenin bir sakıncası, yeni bilgisizlikleri orta-
ya çıkarmasıdır; yani daha çok bilgi, daha çok soru
demektir.
Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisine ula-
şılamaz?
A) Araştırıp yeni şeyler öğrenmek, insanı daha faz-
lasını istemeye iter.
B) İnsan, öğrendikçe daha çok öğrenmek ve sorgu-
lamak ister.
C) Bilgi edinmek daha çok soru ve bilgiye neden ola-
cağından zararlıdır.
D) Bilgisizliği ortadan kaldırma isteği, yeni bilgi ve
soruların önünü açar.
Ahmet adlı öğrenciye öğretmeni tarafından dokuz
farklı cümle verilmiş ve bu cümleleri anlam ilgisi ba-
kımından inceleyerek bir sebep-sonuç, bir amaç-so-
nuç ve bir koşul-sonuç cümlesi olacak şekilde sıralaması istenmiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Ahmet’in al-
tıncı sıradaki cümlesi olabilir?
A) Babam bugün erken geldiği için işini çabuk bitir-
di.
B) Derslerine yeterince çalışmadan başarılı olamaz-
sın.
C) Sensiz yola çıkmamak için bir gün daha bekle-
yebilirim.
D) Çantasını evde unuttuğundan bütün işleri yarım
kaldı.
Cümlede öznenin yaptığı işten etkilenen öge, nes-
nedir. Bir cümlenin nesnesi varsa veya cümleye
sonradan nesne eklenebiliyorsa o cümlenin yük-
lemi geçişli bir fiildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisinin yüklemi
geçişli bir fiil değildir?
A) Akşam başlayan yağmur iyice şiddetlenince tey-
zem bizde kaldı.
B) Aradan biraz zaman geçince arkadaşımla birbi-
rimizi iyice tanıdık.
C) Sonbahar rüzgârlarını dinlerdik gönlümüzün ka-
ranlık kuyularında.
D) Sokağın girişindeki tezgahlarda taze balık ve sebze satıyorlardı.
