WorksheetsŞifanur Okuma test
Total questions: 1
Worksheet time: 38mins
İHTİYAR ÇİLİNGİR
Koyunpazarı’nda bir ufacık dükkân; bir küçük ocak yanıyor, bir ufak çocuk ateşi çoğaltmak için körük çekiyor. İhtiyarlamış, küçülmüş, ak sakallı, küçük yüzlü bir adam, gözünde çifte gözlük, mini mini halkaları ateşte ısıtıp zincir bağlıyordu. Ne hoş manzara, gözüm ilişti. Dükkânın önünde kaldım. Bir çilingir dükkânı. Ufak kilitler, eski zaman kapı halkaları, menteşeler, hayvan zincirleri. Böyle ufak tefek şeyler yapıyor. Bunlardan pek çok da yapmış, dükkânın ötesine berisine asmış.
-Kolay gelsin, usta.
-Kolayı başına gelsin!
Bir tarafa dayanıp durdum. Adamcık, benimle hiç meşgul olmuyor göründü. Birer tarafı açık, ufak halkalar hazırlamış, bir halka takıp açık tarafını ateşe tutuyor, o hazır oluncaya kadar bir başkasını ateşten çekip ucunu, büyük bir dikkatle kapıyor, bir parça büküyor, onu tekrar ateşe verinceye kadar, evvelki hazır oluyor, böylece düzenli çalışıyordu. Emin olunuz ki, gayet düzgün bir zincir ortaya çıkıyor, geriye yalnızca parlatmak kalıyordu. Şüphesiz, eski binalarda gördüğümüz o süslü parçalar, böyle dükkânlarda, bu incelikle, bu ihtimamla, yaptığı işi seven, emeği kutsal sayan saygıdeğer ustalarca yapılırdı. Sanata böyle dindarca bir bağlılık vardı. Hiçbir şeyi önemsemeyen, hayatın içindeki küçük güzellikleri yok sayan bu zaman gelmemiş olsaydı, şüphesiz bu güzel şeyler sönüp gitmeyecekti. (…) Ben oradayken, gençten bir adam geldi. Elinde bir değnek vardı. Demirciye uzattı. Bu değneğin ucuna beş on halka geçirilecek. Bu genç adam, onunla, her sabah akşam bağa giderken eşeği dürtecek. Demirci anladı, ses çıkarmadı, duvardan üç beş halka aldı, sanatını en iyi şekilde yapan bir adam sessizliğiyle değneğe taktı. Lâkin genç adam karşı çıkarak değneğin yan tarafına bir halka daha taktırmak istiyordu. Çilingirle aralarında bir konuşma başladı. Çilingir “Olmaz,” dedi “Bunun usulü böyledir”. Delikanlı usulü bozmakta ısrar ediyordu.
–Canım sen tak. Nene lazım…
–Takılmaz evladım…
Ben kırk yıldır bu sanatı işlerim.
–Canım, parasıyla değil mi? Sen takıver, ötesine karışma!
İhtiyar, belki ısrar etmeyip takacaktı; ancak ‘parasıyla’ sözüne fena hâlde içerledi, daha fazla bir şey demeyerek değneği genç adamın elinden aldı, eski taktıklarını da sökerek iade ettikten sonra: –Biz para âşıklısı değiliz, var başka yerde yaptır, dedi. Düşündüm kaldım. Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz sanatının âşığıydı. (...) Evet, bu adam para âşıklısı değildi. O, ustalarının izinden giden ve sanatına saygı duyan bir ihtiyardı. İşlediği sanatın, yüzlerce yılın birikimi, elden ele gelen bir emanet olduğuna inanıyordu. Bu işte yetkinliği olmayan, bu sanattan anlamayan bir adamın, parayla, bu sanatı değiştirmeye ne hakkı vardı.
Memduh Şevket Esendal, İhtiyar Çilingir (Düzenlenmiştir.)
1. Hikâyede “ihtiyar çilingir”i anlatmak/tanıtmak için kullanılan kelime ve kelime gruplarını belirleyiniz. Buradan hareketle anlatıcının “ihtiyar çilingir”e bakış açısını ve okura ne şekilde tanıtmak istediğini tartışınız.
Hikâyede, “Demirci anladı, ses çıkarmadı” cümlesiyle ne anlatılmak istenmiş olabilir? Açıklayınız.
“Şüphesiz, eski binalarda gördüğümüz o süslü parçalar, böyle dükkânlarda, bu nezaketle, bu ihtimamla, yaptığı işi seven, emeği kutsal sayan saygıdeğer ustalarca yapılırdı. Sanata böyle dindarca bir bağlılık vardı. Hiçbir şeyi önemsemeyen, hayatın içindeki küçük güzellikleri yok sayan bu zaman gelmemiş olsaydı, şüphesiz bu güzel şeyler sönüp gitmeyecekti”. Metinden alınan yukarıdaki parçadan hareketle “anlatıcı”nın, içinde bulunduğu döneme ve geçmiş dönemlere dair bakış açısı hakkında neler söylenebilir? Tartışınız.
“Düşündüm kaldım. Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz sanatının âşığıydı. Evet, bu adam para âşıklısı değildi. O, ustalarının izinden giden ve sanatına saygı duyan bir ihtiyardı. İşlediği sanatın, yüzlerce yılın birikimi, elden ele gelen bir emanet olduğuna inanıyordu. Bu işte yetkinliği olmayan, bu sanattan anlamayan bir adamın, parayla, bu sanatı değiştirmeye ne hakkı vardı”. Metinden alınan yukarıdaki parçadan yola çıkarak hikâyede olaylar bitmesine rağmen anlatıcının anlatımına niçin devam etmiş olabileceğini tartışınız
İhtiyar çilingir ile genç adam (müşteri) arasında ortaya çıkan çatışmanın nedenleri ve sonuçları nelerdir? Açıklayınız
Metnin teması hakkında neler söylenebilir? Açıklayınız.
İhtiyar çilingirin yerinde siz olsaydınız genç adama karşı tavrınız ne olurdu? Niçin?
