WorksheetsB1 KUR SINAVI
Total questions: 13
Worksheet time: 25mins
Sen Türkiye'ye gelmeden önce Türkçe .............?
Bildin mi?
Biliyor muydun?
Araba neredeyse adama .............. Neyse ki son anda kurtuldu.
Çarpıyordu
Çarptı
Dün sen işe giderken ben eve .................. Yoldaydım.
Dönüyordum
Döndüm
Uçağın ............ saatini bir kez daha kontrol eder misin?
Kalkış
Kalkma
Bu yaz tatilde Fransa'ya git......... düşünüyorum
Gitmeye
Gitmeyi
Gelecek ay ülkem dön ................ karar verdim.
Dönmeyi
Dönmeye
Çocuğun ................... baktık ve hepimiz ona üzüldük. Üzerindeki kıyafetler çok eskiydi.
Görünmeye
Görünüşüne
Sağlıklı olmak için günde iki litre su................
-malısın
-melisin
-malıdır
Merve telefona cevap vermiyor. Uyuyor .............
Olmalıydı
Olmalısın
Olmalı
İngiltere'ye gitmek için vize almalısın.
Zorunluluk
Tavsiye
Tahmin
Büyüklerine karşı saygılı olmalısın.
Tavsiye
Tahmin
Bir gencin meslek seçiminde ailesinin çok büyük etkisi vardır. Aileler her zaman çocuklarının doktorluk, avukatlık gibi saygın bir meslek seçmelerini ister. Ailenin ekonomik düzeyi ile kültür düzeyi, gencin meslek seçimini olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Genellikle ekonomik ve kültürel düzeyi yüksek ailelerde gençler, yetenek ve ilgilerine göre meslek seçmektedir. Ekonomik ve kültürel düzeyi düşük aileler çocuklarının bol kazançlı meslekler seçmelerini isterler. Bazı aileler ise çocuklarının baba mesleğini yapmalarını ister. bu durumda anne ve babaların bakış açısı çocukların meslek seçimlerini etkilemektedir.
Metnin başlığı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?
ESKİCİ
Hasan vapurla ilk yolculuğuna çıkacak. Artık İstanbul’da kimsesi kalmadı. Şimdi Babası Hasan henüz üç yaşındayken vefat etmiş. Hasan yedi yaşında yetim kaldı. Hasan şimdi Mısır’a halasının yanına gidiyor. Vapur o gürültülü düdüğünü çalıp homurdana homurdana hareket etti. Hasan çok küçük olduğu için hiçbir şeyin farkında değildi. Sadece o vapurda bir o yana bir bu yana koşuyor, denizi seyrediyor, yolcularla konuşup oynuyordu. Sempatik tavırlarıyla herkesin sevgisini kazandı. Yolcular Hasan’a şeker ve hediyeler verdiler onu sevdiler. Ona Hasan yerine “Ya Hassen” diyorlardı. Sonunda vapur limana yanaştı. Hasan sırtında bir tepe var zannettiği hayvanı görünce çok şaşırdı. Bu hayvan deveydi. Hasan’ı limanda halası karşıladı. Burası kendi memleketine hiç benzemiyor ve burada hiç ağaç yoktu. Her taraf kumla kaplı ve sapsarıydı. Bahçesi yüksek duvarlarla çevrili bir eve geldiler. Aradan bir hafta geçti. Burada anlaşacağı, oynayacağı hiç kimse yoktu. Hasan çok sıkıldı. Hasan evin önünde bir tamirci gördü. Halası onu içeriye çağırdı ve ayakkabıları tamir etmesini istedi. Adam çok zayıf, eski elbiseli, kara saçlı, kara gözlü, yaşlı biriydi. Ama Araplara benzemiyor. Hasan adama karşı bir sıcaklık hissetti. Adamın karşısına geçip onu seyretmeye başladı. Adam ağır hareketlerle sandalyesine oturdu, malzemelerini çıkardı ve ağzına bir avuç çivi koyup ayakkabıları tamir etmeye başladı. Hasan da onu seyretmeye başladı. Hasan yabancı bir ülkede olduğunu unutup “-Çivileri ne kadar hızlı çakıyorsun” dedi. Tamirci çok şaşırdı ve bir an durdu. “- Sen Türk müsün” dedi. Hasan: Evet İstanbul’dan geldim diye söyledi. Tamirci de ben de İstanbul’a yakın yerden İzmit’tenim dedi. Hasan tamirciyle uzun uzun Türkçe konuşup güzel vakit geçirdi. Hasan ile tamirci birbirlerini çok sevdiler. Tekrar görüşmek üzere ayrıldılar
Hasan neden Mısır’a gitti?
Hasan halasının memleketinde kiminle arkadaşlık kurdu?
Yolcular Hasan’a nasıl davrandılar onu neden çok sevdiler?
Hasan neden çok şaşırdı?
