Wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

ÖGP 1

Total questions: 20

Worksheet time: 3600secs

Name
Class
Date
1.

Küçük bir kasabada yaşayan Nehir adında bir ressam varmış. Nehir, elindeki sihirli boya kalemiyle resimler yaparmış. Bu kalemle çizdiği her şey canlanırmış. Kâğıda sarı bir kedi çizdiğinde, kedi miyavlayarak pencereye zıplar, pembe bir bulut çizdiğinde ise gökyüzünde yavaşça süzülmeye başlarmış. Bir gün kasabada yaşayanların moralleri çok bozulmuş. Çünkü kasabanın bahçeleri solmuş, çiçekler boyunlarını bükmüş. Nehir, sihirli kalemiyle rengarenk çiçekler ve kelebekler çizmeye başlamış. Kısa sürede kasabanın tüm bahçeleri yeniden eski parlaklığına kavuşmuş. Herkesin yüzü gülmeye başlamış. Nehir, sihrin sadece kaleminde değil, aslında insanların yüzünü güldürme isteğinde olduğunu anlamış.

1.SORU : Nehir'in sihirli kalemiyle çizdiği resimlere ne oluyordu?

4 lines
2.

Hayalci Robot Tin

Metal parçalarından yapılmış küçük bir robot varmış. Adı Tin’miş. Tin, diğer robotlar gibi sadece hesap yapmak ve düzenli olmak yerine, hayaller kurmayı çok severmiş. Bir gün, kasabanın elektrikleri kesilmiş ve tüm robotlar çalışmayı durdurmuş. Sadece Tin'in hayal gücü çalışmaya devam ediyormuş. Tin, hayalinde kocaman bir rüzgar gülü çizmiş ve kasabadaki diğer robotları harekete geçirmek için onun gücünden yararlanmış. Tin’in hayal gücü sayesinde rüzgar gülü canlanmış ve elektrik üretmeye başlamış. Böylece tüm robotlar yeniden çalışmış.

1. SORU: Tin'in diğer robotlardan farkı neydi?

4 lines
3.

Minik Kedi Çorap

Şirin bir evin bahçesinde, tek bacağı beyaz olduğu için adı Çorap olan bir kedi yaşarmış. Çorap, çok cesur bir kediymiş. Bir gün bahçeye giren bir yılan, küçük kuşların yuvalarına yaklaşmış. Kuşlar korkuyla titremeye başlamış. Çorap, yılanı görünce hiç korkmamış. Önce hafifçe miyavlamış, sonra da hızla yılanın etrafında dönerek onu şaşırtmış. Yılan, neye uğradığını şaşırmış ve hızla bahçeden uzaklaşmış. Çorap, kuşların kahramanı olmuş.

1. SORU: Çorap'ın adı neden Çorap'tı?

4 lines
4.

Konuşan Taş

Ormandaki nehrin kenarında, yuvarlak ve pürüzsüz bir taş varmış. Bu taş, etrafından geçen herkesin fısıltılarını dinlermiş. Herkesin neşeyle veya üzüntüyle söylediği sözleri duyar, ama kimseye cevap veremezmiş. Bir gün, ormanda kaybolan bir çocuk gelmiş taşın yanına. Çocuk, ailesini çok özlediğini söylemiş. Taş, çocuğa yardım etmek istemiş. Birden, taşın üzerinden bir su damlası düşmüş ve toprağı işaret etmiş. Çocuk, su damlasının düştüğü yöne doğru gitmiş ve bir patika bulmuş. Bu patika onu ailesine ulaştırmış.

1. SORU: Konuşan taş, ormanda kaybolan çocuğa nasıl yardım etti?

4 lines
5.

Kayıp Yıldız

Bir gece, gökyüzündeki en küçük yıldızlardan biri, kayıp bir dilek bulmak için yeryüzüne düşmüş. Yıldız, nehrin kıyısında parıldamaya başlamış. Oradan geçen küçük bir kurbağa onu görmüş ve dileğinin ne olduğunu sormuş. Yıldız, "Sadece parlamak ve dilekleri dinlemek istiyorum," demiş. Kurbağa, yıldızın parıltısından çok etkilenmiş ve onu bir yaprağın üzerine koyarak nehrin diğer tarafındaki arkadaşlarına götürmüş. Diğer kurbağalar, yıldızın parıltısını çok sevmiş ve dileklerini söylemeye başlamışlar. Yıldız, tekrar ait olduğu yerde parlamayı ve dilekleri toplamayı başarmış.

1. SORU: Gökyüzünden düşen yıldızın dileği neydi?

4 lines
6.

Gülen Ayçiçeği

Bir tarlada, boyu kısa olduğu için üzülen küçük bir ayçiçeği varmış. Diğer ayçiçekleri güneşe doğru uzarken, o hep aşağıya bakarmış. Bir gün, tarlaya bir arı gelmiş. Arı, ayçiçeğinin üzgün olduğunu görünce ona, "Üzülme," demiş, "asıl güzellik boyunda değil, içinde saklı olan mutlulukta." Arı, ayçiçeğinin içine konmuş ve balözünü toplamaya başlamış. Ayçiçeği gıdıklanmış ve kahkahalarla gülmeye başlamış. O günden sonra ayçiçeği, boyu ne olursa olsun hep mutlu olmayı öğrenmiş ve en parlak şekilde gülmeye başlamış.

1. SORU: Küçük ayçiçeği başlangıçta neden üzgündü?

4 lines
7.

Kardan Adamın Kalbi

Dağların zirvesinde, bir kış sabahı inşa edilen bir kardan adam varmış. Kardan adamın burnu havuçtan, gözleri de kömürdenmiş. Ama kalbi, her zaman sevgiyle doluymuş. Güneşin ışınları yavaş yavaş kardan adamı eritmeye başladığında, kardan adam üzülmemiş. Aksine, "Ben eridikçe, bu suyla çiçekler büyüyecek ve toprağı besleyeceğim," diye düşünmüş. Kardan adam tamamen eridiğinde, toprağa can vermiş ve o topraklarda yüzlerce rengarenk çiçek açmış. Kardan adam, kalbinin asla erimeyeceğini ve sevginin hep bir şekilde devam edeceğini göstermiş.

1. SORU: Kardan adam erimeye başladığında neden üzülmedi?

4 lines
8.

Sessiz Orman Perisi

Ormanın en derininde, kimsenin göremediği bir peri yaşarmış. Adı Işık'mış. Işık, konuşmak yerine şarkı söyleyerek insanlara ve hayvanlara yol gösterirmiş. Işık, ormanda kaybolan bir çocuğa yardım etmek istemiş. Çocuğun kalbinin üzüntüden nasıl sıkıştığını hissetmiş. Işık, en güzel şarkısını söylemeye başlamış. Şarkı o kadar tatlıymış ki, ormandaki tüm çiçekler bile şarkıya eşlik etmiş. Çocuk, şarkının geldiği yöne doğru gitmiş ve bir anda kendini köyünün meydanında bulmuş.

1. SORU: Işık, ormanda kaybolan çocuğa nasıl yardım etti?

4 lines
9.

Üzgün Deniz Feneri

Büyük bir kayalığın üzerinde tek başına duran bir deniz feneri varmış. Fener, her gece gemilere yol göstermesine rağmen, kendini çok yalnız hissedermiş. Bir gece, fırtına çıkmış ve fenerin ışığı sönmüş. Kaptanlar, yolunu kaybetmiş. Deniz feneri, üzüntüden titreyerek ağlamış ve gözyaşları denize akmış. O anda, fenerin gözyaşları parlak incilere dönüşmüş ve denizde ışık saçmaya başlamış. İnci taneleri gemilere yol göstermiş ve gemiler güvenli bir şekilde limana ulaşmış. Deniz feneri, içindeki ışığın ne kadar değerli olduğunu anlamış.

1. SORU: Deniz feneri neden kendini yalnız hissediyordu?

4 lines
10.

Uçan Halı Kilim

Çok eski bir mağazada, tozlu rafların üzerinde bir halı duruyormuş. Adı Kilim'miş. Kilim, diğer halılar gibi yerde durmaktan sıkılmış, uçmak istiyormuş. Bir sabah, bir fare gelmiş ve halıya, "Hayallerinin peşinden koş!" demiş. Kilim, fareyi dinlemiş ve tüm gücüyle kendini yukarı doğru itmiş. Bir anda yerden havalanmış. Kilim'in üzerinde, bir yandan şehirleri, diğer yandan denizleri ve dağları izlemiş. Artık Kilim, sadece bir halı değil, dünyayı keşfeden bir gezginmiş.

1. SORU: Uçan halı Kilim, neden yerde durmaktan sıkılmıştı?

4 lines
11.

Konuşan Elma Ağacı

Bir bahçede, meyve vermeyen bir elma ağacı varmış. Diğer ağaçlar elma verirken, o hep sessiz dururmuş. Bir gün bahçeye küçük bir kız gelmiş. Kız, ağacın dibine oturmuş ve ona kendi hikayelerini anlatmaya başlamış. Kızın tatlı sesiyle ağaç mutlu olmuş. Ağacın dallarında tomurcuklar belirmeye başlamış ve bir süre sonra mis gibi kokan elmalarla dolmuş. Ağaç, sevginin ve ilginin ne kadar önemli olduğunu anlamış.

1. SORU: Konuşan elma ağacı neden meyve vermiyordu?

4 lines
12.

Yıldız Avcısı Köpek Balığı

Derin okyanusun dibinde, bir köpek balığı varmış. Adı Yüzgeç'miş. Yüzgeç, diğer köpek balıkları gibi balık avlamak yerine, gökyüzündeki yıldızları toplamayı hayal edermiş. Bir gece, bir yıldız denize düşmüş ve suya batmış. Yüzgeç, hemen o yıldıza doğru yüzmüş ve onu ağzında güvenli bir yere götürmüş. Yüzgeç, yıldızı okyanusun dibindeki yosunların arasına bırakmış. Yıldız, okyanusun dibini aydınlatmış. O günden sonra, okyanusun dibinde bile parlak yıldızlar varmış.

1. SORU: Yüzgeç adlı köpek balığı, diğer köpek balıklarından hangi özelliğiyle ayrılıyordu?

4 lines
13.

Rüzgarın Şarkısı

Ormanın kenarında, esmeyi sevmeyen küçük bir rüzgar varmış. Adı Puf'muş. Diğer rüzgarlar gibi hızlı esmek yerine, Puf sadece fısıldarmış. Bir gün ormana bir müzisyen gelmiş. Müzisyen, ağaçların ve yaprakların hışırtısından bir şarkı bestelemiş. Müzisyen'in şarkısı, Puf'un fısıltılarıymış. Puf, kendi sesinin ne kadar güzel olduğunu ilk defa o zaman duymuş ve şarkılar bestelemeye başlamış. Artık her estiğinde, ormanda tatlı melodiler duyulurmuş.

1. SORU: Puf, diğer rüzgarlardan neden farklıydı?

4 lines
14.

Küçük Prens'in Bahçesi

Küçük bir gezegenin üzerinde, kendi bahçesi olan bir prens yaşarmış. Prens, bahçesindeki her çiçeğe özen gösterirmiş. Bir gün, bahçedeki tüm çiçekler solmaya başlamış. Prens çok üzülmüş. Çiçeklerin neye ihtiyacı olduğunu anlamak için her birinin yanına gitmiş ve onları dinlemiş. Çiçekler, sadece suya değil, aynı zamanda güzel sözlere ve sevgiye de ihtiyaçları olduğunu fısıldamış. Prens o andan itibaren çiçeklerine her gün sevgi sözcükleri söylemeye başlamış. Kısa sürede tüm bahçe yeniden capcanlı çiçeklerle dolmuş.

1. SORU: Prens, çiçeklerin sadece suya değil, neye de ihtiyacı olduğunu fark etti?

4 lines
15.

Müzisyen Uğur Böceği

Büyük bir yaprağın üzerinde, kırmızı benekli küçük bir uğur böceği yaşarmış. Adı Melodi'ymiş. Melodi'nin en büyük hayali, yaprakların hışırtısından, rüzgarın fısıltısından ve damlaların sesinden müzik yapmakmış. Bir gün, ormandaki tüm hayvanlar çok sessiz ve üzgünmüş. Melodi, onların neşelenmesini istemiş ve hemen küçük kemanını yapraklardan ve dallardan yapmış. Yaptığı kemanla o kadar güzel bir melodi çalmış ki, tüm hayvanlar neşelenmiş ve dans etmeye başlamış.

1. SORU: Melodi'nin en büyük hayali neydi?

4 lines
16.

Masalcı Kumsal

Denizin kenarında, dalgaların getirdiği hikayeleri dinleyen bir kumsal varmış. Kumsal, duyduğu tüm bu hikayeleri içinde biriktirirmiş. Bir gün, denizin üzerinde sis belirmiş ve balıkçılar yolunu kaybetmiş. Kumsal, balıkçılara yardım etmek istemiş. Dalgalardan öğrendiği şarkıları kum taneleriyle fısıldamaya başlamış. Balıkçılar, kumsalın şarkısını takip etmiş ve limana güvenle ulaşmışlar. O günden sonra kumsal, sadece hikayeleri dinlemekle kalmamış, aynı zamanda onlara yol da göstermiş.

1. SORU: Kumsal, balıkçılara nasıl yardım etti?

4 lines
17.

Gizemli Kapı

Büyük bir ağacın gövdesinde, kimsenin cesaret edip açmadığı küçük bir kapı varmış. Herkes kapının ardında kötü bir şey olduğunu düşünür, oradan uzak dururmuş. Bir gün, küçük ve meraklı bir sincap gelmiş. Sincap, diğerlerinin söylediklerini dinlemek yerine kalbinin sesini dinlemiş. Yavaşça kapıyı açmış ve kapının ardında rengarenk bir dünya olduğunu görmüş. Bu dünyada tatlı kokulu çiçekler, pırıl pırıl bir nehir ve neşe içinde oynayan hayvanlar varmış. Sincap, ön yargıların bazen güzellikleri görmemizi engellediğini öğrenmiş.

Sincap, ağaçtaki kapıyı açarken neden korkmadı?

4 lines
18.

Hayal Bahçesi

Bir çocuğun odasında, büyülü bir saksı varmış. Bu saksıya ekilen her tohum, o çocuğun hayalini yeşertirmiş. Bir gün çocuk, bir hayal tohumu ekmiş ama tohum bir türlü büyümemiş. Çocuk çok üzülmüş. Saksıya, "Ne istersin benden, neden büyümüyorsun?" diye sormuş. Saksı fısıltıyla, "Hayallere sabır ve ilgi gösterirsen, her biri filizlenir," demiş. Çocuk o günden sonra her gün tohumu sulamış, onunla konuşmuş ve sabırla beklemiş. Bir süre sonra tohum, dünyanın en güzel çiçeği olmuş.

1. SORU: Saksıya ekilen hayal tohumu ilk başta neden büyümedi?

4 lines
19.

Baloncuk Ustası Tospik

Gölün kenarında, kabuğunu hiç değiştirmeyen Tospik adında bir kaplumbağa yaşarmış. Tospik, suyun içine dalıp renkli baloncuklar yapmayı çok severmiş. Yaptığı baloncuklar o kadar parlakmış ki, çocuklar onları yakalamak için yarışır, baloncuklar da gökyüzüne doğru yükselirmiş. Bir gün, Tospik yaptığı en büyük balonu gökyüzüne bırakmış. Balon öyle yükselmiş ki, ayın üzerinde bir yansıma yapmış. O geceden sonra, ay daha parlak görünmeye başlamış.

1. SORU: Tospik, çocukların neşe içinde oynaması için ne yapıyordu?

4 lines
20.

Küskün Keman

Bir oyuncak dükkanının vitrininde, çalınmadığı için üzülen küçük bir oyuncak keman varmış. Diğer oyuncaklar oynanırken, keman hep sessiz dururmuş. Bir gün, dükkana küçük bir kız gelmiş ve kemanı görmüş. Kemanın üzgün olduğunu anlamış ve onu alıp evine götürmüş. Parmaklarını kemanın tellerinin üzerinde gezdirmiş. Kemanın içinden o kadar güzel bir melodi çıkmış ki, kızın yüzü aydınlanmış. Keman o günden sonra bir daha hiç küsmemiş, çünkü en önemli şeyin çalınmak değil, birinin kalbine dokunmak olduğunu öğrenmiş.

1. SORU: Oyuncak keman neden üzgündü?

4 lines