Search Header Logo
TÜRK MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

TÜRK MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

Assessment

Presentation

Other

5th - 8th Grade

Hard

Created by

Ali Merter Levent

Used 83+ times

FREE Resource

27 Slides • 0 Questions

1

TÜRK MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

Slide image

2

Türk Müziği Enstrümanları 4'e ayrılır:

  • TELLİ - TEZENELİLER

  • ÜFLEMELİLER

  • VURMALILAR

  • YAYLILAR

3

TELLİ - TEZENELİLER

  • BAĞLAMA

  • CURA

  • KANUN

  • TAMBUR

  • TAR

  • UD

  • CÜMBÜŞ

4


Yörelere ve boyutlarına göre kopuz, cura, saz, çöğür, dombra, tambura, tar gibi değişik isimlerle tanınır. Tezene denilen kiraz ağacı kabuğundan yapılmış bir mızrapla tellere vurularak çalınır. Kullanılan tekniğe göre mızrap (tezene) veya parmaklar ile çalınır. Parmaklarla çalma tekniğine şelpe ve denir. 7 telden oluşur.

Slide image

5

Yörük halk çalgılarından biridir. Akdeniz ozanları tarafından çoklukla kullanılır ve bağlama ailesinin en küçük çalgısıdır.

Cura mızrapla ya da tellere parmakla vurularak çalınır.

Curalar büyüklüklerine göre değişik adlar alır. Curadan biraz büyük olanlara "cura bağlama" denir. Sesi curadan daha kalın olan "cura bağlama" en yaygın kullanılan cura türüdür.

Slide image

6

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yaygın olarak kullanılan bir telli çalgıdır. İsmi Arapça 'yasa ve yönetmek' manasındaki 'kanun' kelimesinden gelmektedir. Kanun çalgısının bilinen tarihi MÖ. 19.yy'a dayanmaktadır. Bilinen en eski kanun Süryaniler'in Nimrud adlı şehrinde bulunmuştur.

Slide image

7

Sümerce "pantur"dan geldiği hakkında bilgiler mevcuttur. Bugün kullanılan tambur ise ilk kez Kantemiroğlu'nda görülmüştür. Dimitri Kantemir tarafından tambur, Türk müziği ses sistemini ifade maksadıyla kullanılmıştır. Uzun yıllar Türk müziğinde rağbet edilen bir saz olan tamburda virtüöziteyi getiren Tamburi Cemil Bey olmuştur.

Slide image

8

Uzunsaplı; İran, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve kısmen Türkiye'de kullanılan telli bir çalgıdır. Tar kelimesi, Farsça'da "tel" anlamına gelir. 8 yıl önce UNESCO tarafından Dünya Miras Listesinde alınmıştır.

İranlılar ve Azerbaycanlılar bu çalgının kendi kültürlerine ait olduğunu iddia ederler. Bu durumun yanı sıra iki ülkede de tar farklı şekillerde kullanılmaktadır. Kopuz'dan gelen sazlardandır. Tar; setar, dutar, pençtar ve gitar gibi enstrümanların atasıdır.  Ülkemizde Kars yöresinde yaygın olarak kullanılmaktadır. 

Slide image

9

Ut ya da Ud, telli bir müzik aleti. Kelimenin aslı Arapça'da sarısabır veya ödağacı anlamındaki el-oud dan gelir. Baştaki el- sözcüğünün, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen Türkler bu edatı atmış, geriye kalan oud ('ayn, waw, dal) kelimesini de - gırtlak yapıları ayna uygun olmadığı için - "ut" şekline sokmuşlardır.

Slide image

10

CÜMBÜŞ

Zeynel Abidin Cümbüş tarafından 20. yüzyıl başlarında geliştirilmiş olan telli bir müzik aletidir. Sap kısmı gövde ile bağlandığı noktadan ayrılabilmektedir. Bu şekilde yalnız telleri değiştirilerek mandolin, gitar gibi birçok enstrümana çevrilebilir. Gövdesinin bazı kısımları alüminyumdan yapılır. Göğüs tahtası deriden bir sazla kaplıdır. Diğer telli sazlar gibi mızrapla çalınır.

Slide image

11

ÜFLEMELİLER

  • KAVAL

  • MEY

  • NEY

  • TULUM

  • ZURNA

12


Çoban çalgısı olarak bilinen kaval, yörede daha çok şimşir ağacından imal edilir. Dilli kaval ve dilsiz kaval olarak adlandırılan iki türü vardır. Dilli kavalın ucunda ses üretimini sağlayan bir düdük bulunur. Dilsiz kaval ise içi boş bir boru olup çalan kişi nefes teknikleriyle istenen sesi çıkarır. Çobanların kavalı üflemesindeki bir amaç, otlanan koyun keçi gibi hayvanların sakin kalması ve sürüden ayrılmamasıdır, bu gelenek hâlen günümüzde de uygulanmaktadır.

Slide image

13

Diğer adı "Balaban" dır. Güney Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinde kullanılan nefesli çalgılar grubuna ait bir çalgıdır. Gürgen, ceviz, erik ve benzeri sert ağaçlardan yapılanları varsa da en makbulü kayısı ağacından yapılanıdır. Sesi mat ve hafiftir, sesi zayıf olduğu için daha çok kapalı mekanlarda ve oda toplantılarında çalınmaktadır.

Slide image

14

"Ney", yakın zamanlarda Farsça'ya geçmiş olup  veya nay (kamış) adını almıştır. Sümer toplumunda MÖ 5000 yıllarından itibaren kullanıldığı sanılan bu çalgıya ait elimizdeki en eski bulgu, MÖ 3000-2800 yıllarından kalan bugün Amerika'da Philadelphia Üniversitesi Müzesi'nde sergilenen neydir. Günümüzde ney, Türk sazı olarak anılmaktadır v tasavvuf müziğinin bir simgesi haline gelmiştir. Bir müzik aleti için kullanılan çalmak yerine, Ney için üflemek tabiri kullanılır. Burada üflemenin mecazi bir anlamı vardır. Kaynağını İslam'da Allah'ın insanı yaratırken ruhu üflemiş olmasından alır. Bu mecazdan etkilenilmesini sağlayan bir unsur da; ney üflenirken ağızdan "Hû" sesi çıkarılmasıdır. Hû, tasavvufta "O" demektir.

Slide image

15

Tulum'un bir enstrüman olarak kullanılmaya başlandığı tarih hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte Mezopotamya'da ortaya çıktığı sanılmaktadır. Anadolu'nun kuzeydoğusunda Rize, Artvin ve Gümüşhane'de kullanılan nefesli bir halk çalgısıdır. Bunun yanı sıra Bayburt'un kuzeyinde yer alan ve Trabzon' a komşu olan bazı köylerde de kullanılır. Balkan yarımadası ve İskoçya'da kullanılan "Gayda" enstrümanı ile benzerlik gösterir, fakat Gaydadan en önemli farklı pes (kalın) sesleri kontrol edebilen boruya sahip olmamasıdır.

Slide image

16

Türkiye'nin birçok yerinde kullanılır. Tahta, metal ve kamış kullanılarak yapılan, yüksek sesli, bu yüzden büyük davul ile birlikte çalınan, yine bu yüzden açık havada kullanıma uygun, nefesli saz çeşididir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin folklorunda genellikle (Mardin'de Gaziantep, Diyarbakır ve Şanlıurfa'nın iç bölgelerinde) ancak mutlaka bas davul eşliğinde kullanılan, ahşap, yedi delikli nefesli bir sazdır.

Slide image

17

VURMALILAR

  • BENDİR

  • DARBUKA

  • DAVUL

  • KAŞIK

  • ZİLLİ TEF

18


Klasik Türk müziğinde ve özellikle Mevlevi Türk Tasavvuf Musikisinde daire veya def adıyla bilinen vurmalı çalgının Mağrip ülkelerine* (özellikle Fas ve Cezayir'e) özgü biçimidir. Mağrip Arapçasından alınan bendir adı Türkiye'de 1980'lerden sonra yaygın kullanıma kavuşmuştur. Plastikten veya deriden yapılır.

*(Mağrip Ülkeler: Kuzeybatı Afrika ülkeleri)

Slide image

19

Diğer adı "dümbelek" tir. Özellikle Orta Doğu'da ve Balkanlarda kullanılan vurmalı bir çalgıdır.

Darbukada düm ve tek olarak adlandırılan iki ses vardır: İlk ses, ritmin temelini sağlar ve aletin ortasına vurularak sağlanır, ikinci ses daha çok süsleme ve doğaçlama için kullanılır. Darbuka aynı zamanda düğün nişan sünnet düğünlerinde kullanılan bir tür vurmalı çalgıdır.

Slide image

20

Türk vurmalı çalgılarının sembolü olarak kabul edilmektedir. Davul tarihimizde çok değişik amaçlarla kullanılmıştır. Türkiye’nin her yerinde değişik cins ve boylarda davul bulunmaktadır. Kasnak, ip ve deri olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Tokmak ana ritmi, çubuk ise detayları çalmaktadır. Genellikle küçük davul, orta davul, büyük davul ve koltuk davulu gibi mahalli boyları ve adları bulunmaktadır. Türklerde kullanılan en eski çalgıdır. Davul, en yaygın vurmalı çalgılardan biridir ve dünyadaki hemen bütün halkların kültürlerinde yeri vardır. Yazılı tarihten çok önce Eski Mısırlıların, Asurluların ve Uzakdoğuluların davulu kullandıkları bilinmektedir. Amerika Yerlileri dinsel törenlerinde dans ederken, tempo tutmak için davul çalarlardı. Afrika'nın Siyah halkı, hem dans ederken hem de şifreli vuruşlarla kabileden kabileye haber yollarken davulu kullanırdı. Afrika’da bu amaçla hâlâ davul kullanılmaktadır. 


Slide image

21

Halk müziğinde ve halk danslarında kullanılan müzik aletidir. Türkiye, Bulgaristan, Rusya ve Amerika'da halk müziği ve danslarında kullanılır. Türkiye'de şimşir ağacından yapılanlar tercih edilir.

Slide image

22

Tef veya Def. Defin tarihi eskilere dayanmaktadır. Mezopotamya ve diğer yerlerde yapılan arkeoloji kazılarda, ellerinde def bulunan figürlere rastlanmaktadır. Def, Türk Musikisinde bir usul vurma aletidir. Bir çeşit açık davul olan tefin çeşitli şekillerine eski kavimlerde de rastlanır. Araplar'dan İspanya yoluyla Avrupa'ya geçmiş ve adına tambour de basque denmiştir.

Slide image

23

YAYLILAR

  • KEMENÇE (Karadeniz)

  • KLASİK KEMENÇE

  • YAYLI TAMBUR

  • KABAK KEMANE

24


Kemençe, rebap, keman türü yaylı çalgılarla akraba olduğu sanılan, bir yay yardımıyla çalınan üç telli geleneksel halk çalgısının adı olup, klasik kemençe ile karıştırılmasını önlemek amacıyla Karadeniz kemençesi olarak da adlandırılmaktadır. Bilinen en eski yaylı enstrüman olan "Rebab", Avrupa’ya, 9. yüzyılda Bizans üzerinden (lyra adıyla) ve MS 11. yüzyılda Müslüman Arapların kontrolü altında olduğu dönemde İspanya üzerinden "Rebec" adıyla iki koldan yayılmış, Orta Çağ ve Erken Rönesans dönemi boyunca yoğun olarak kullanılmıştır. Çok sayıda farklı teoriye karşın Karadeniz kemençesinin Rumlar tarafından Kapadokya kemanesi olarak da adlandırılan Kabak kemaneden form olarak ne zaman farklılaştığı kesin olarak bilinmemektedir. Araştırmacı Yazar Mehmet Bilgin'in Doğu Karadeniz Etnik Tarihi Üzerine adlı yazdığı kitapta, Karadeniz kemençesinin Kıpçak Türkleri'ne ait bir çalgı olduğunu, Gagavuz Türkleri 'nin de bu çalgıya "kumança" ve oyununun adına da Horon dediklerini yazmıştır.

Slide image

25

Diğer isimleri

Osmanlı kemençesi

İstanbul kemençesi (bu tabir Yunanistan'da kullanılır)

Tırnak kemençesi (tırnak ile çalındığı için) Armudî kemençe (yarım armut şeklinde olduğu için)

Klasik kemençe, Bizans İmparatorluğu'nda iki telli olarak çalınmaktaydı. Sonraları üçüncü tel takılsa da bu tel ahenk amaçlı ve süsleme için kullanılıyordu. Sazın bugünkü hâline gelişi Osmanlı'da Sultan Mecid dönemine rastlamaktadır. Bu yüzden üç telli olan günümüzdeki çalgıya Osmanlı kemençesi de denilmektedir. Önemli icracıları ve yapımcıları ise Osmanlı'da ve özellikle İstanbul'da yaşamış olan Türkler ve Rumlardır. Bundan dolayı Yunanistan'da bu çalgı, İstanbul kemençesi olarak da anılmaktadır.

Slide image

26

Yayla çalınan tambur türüdür. Yaklaşık bir asırı aşkın bir geçmişi vardır. Tanburi Cemil Bey tarafından icat edildi. Daha sonra Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirildi. Tamburun eskiden de yayla çalındığına dair 15. yüzyılda Abdülkadir Meragi’den gelme rivayetler varsa da günümüzde bilinen yaylı tamburu ilk olarak 1900'lerin başında Cemil Bey icat etmiştir. Tambur sanatçısı İzzettin Ökte, Cemil Bey’de ayrı olan alt telleri birleştirerek viyolonsele yakın bir tını elde etti. Önceleri mızraplı tambur çalan Ercüment Batanay yaylı tamburu ilk olarak İzzettin Ökte’de gördü ve çok etkilenerek heves etti. Daha sonraları ise mızraplı tamburu tamamen terk ederek yaylı tamburuyla meşhur oldu. Gövde yapımında maun, karaağaç, çınar, akçaağaç, ardıç gibi çeşitli ağaçlar kullanılır. 

Slide image

27

Kaynağı Orta Asya'ya dayanmaktadır. Türkiye’de özellikle Batı Anadolu’da Ege Bölgesi’nde yaygın olarak kullanılan bir sazdır. Kabak kemane; "rebab", (Güneydoğu Anadolu’da "rubaba", Hatay yöresinde "hegit") ve "ıklığ" gibi adlar ile bilinmektedir. Orta Asya Türkmenlerinin "Gijek" adını verdiği ve Azerbaycan halk müziğinde "Kemança" adıyla kullanılan çalgı da aynı köktendir. Gövdesi kabak veya hindistan cevizi, göğsü deri, iki veya üç telli olan bir halk çalgısıdır. Su kabağı sap kısmından 1/3 oranında kesilir. Bu bölüme tekne adı verilir ve üzeri yürek zarı ile kaplanır. Tekne çapı yaklaşık 10-15 cm arasındadır. Tekneden sonra sap ve burgular gelir. Gövdenin en alt kısmında, çalgıcının kabak kemaneyi dizine dayayıp çalması için demir çubuk vardır. Bu çubuk aynı zamanda kabak ile sapın birbirini tutmasını da sağlar.

Slide image

TÜRK MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

Slide image

Show answer

Auto Play

Slide 1 / 27

SLIDE