Search Header Logo
İkili Kodlama Kuramı

İkili Kodlama Kuramı

Assessment

Presentation

Education

Professional Development

Practice Problem

Easy

Created by

Sibel Budak

Used 4+ times

FREE Resource

36 Slides • 8 Questions

1

media

T.C. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI

EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM

ÖĞRENME ÖĞRETME SÜREÇLERİ

DOÇ. DR. MENEKŞE ESKİCİ

İKİLİ KODLAMA KURAMI

Hazırlayan: 3238185029 SİBEL BUDAK

KIRKLARELİ-2024

2

media

İKİLİ KODLAMA KURAMI

İkili Kodlama Kuramı Allan Paivio tarafından 1971 yılında öne

sürülmüştür.

Bu

teoriyi

geliştirirken

Paivio

zihinsel

imaj

oluşumunun

öğrenmeye yardımcı olduğu fikrini kullanmıştır.

İkili Kodlama Kuramına göre algı dışı ve bellek ile davranışsal

beceriler ve bilişsel arasında bir benzerlik, paralellik veya
süreklilik vardır.

3

media

Allan Paivio öğrenmede bilişsel yapı ve ikili bilişsel süreçlere (sözel ve sözel olmayan)

ilişkin yaptığı çalışmalar sonucu elde ettiği yaklaşık 30 yıllık birikimini «İkili Kodlama
Kuramı (İKK) (Dual-Coding Theory- DCT)» olarak ortaya koymuştur.

Paivio (1990) «İnsanın bilişsel yapısı, dilsel ve dilsel olmayan nesne ve olayları eş

zamanlı olarak işlenebilme özelliğine sahip olması açısından eşsiz bir görünüm
sergilemektedir. Bilinç ile ilgili her kuramın bu ikili işlevselliği dikkate alması
gerekmektedir.»

sözleriyle

kuramın

temeli

olan

bilişsel

yapıya

verdiği

önemi

vurgularken, zihnin iki farklı işlevi olan sistemlerden oluştuğunun altını çizmiştir.

Buna göre, kuram zihnin temsili iki alt sistemden oluştuğunu varsaymaktadır ve duyu

organlarıyla

alınan

uyarıcıların

bu

sistemler

içerisinde

oluşturduğu

temsillerin

öğrenmede ve hatırlamada önemli bir rol üstlendiğini belirtmektedir (Paivio, 1990).

4

media

Bu kuram öğretimde çoklu gösterim sistemlerinin kullanılması için bir

temel niteliğindedir.

Kuram, sözel ve şekilsel olarak gösterilen bilgilerin farklı olarak

işleme alındığını belirtmektedir.

Paivio’ya göre bir şekil gördüğümüzde belleğimize bu şekli alır ve

ona bir etiket veririz.

5

Multiple Choice

İkili Kodlama Kuramı sözel ve şekilsel olarak gösterilen bilgilerin farklı olarak işleme alındığını belirtmektedir.

1

Doğru

2

Yanlış

6

media

7

media

Allan

Paivio’nun

kuramın

temellerini

lisansüstü

çalışmalarına

başladığı 1950’li yılların ortalarında attığını görmekteyiz.

Yaptığı ilk araştırmalar danışmanı Dr. Wallace Lambert ile birlikte

ikidillilikte (İngilizce-Fransızca) bilişsel yapıya ilişkin işlemlerle alakalı
olmuştur.

1956 yılında yaptıkları çalışmada öğrenme sürecinde çağrışım üzerine

odaklanmışlardır. “sıfat-isim” ve “isim-sıfat” kelime (sıralamasından)
çiftlerinden hangisinin daha çok hatırlandığını araştırmışlardır.

Sonuç olarak isim-sıfat sıralamasının sıfat-isim sıralamasına göre

daha

yüksek

düzeyde

hatırlandığını

görmüşlerdir

(Lambert&Paivio,1956).

Buna

göre,

örneğin

mutlu-çocuk

ve

çocuk-mutlu

kelime

sıralamalarından çocuk-mutlu sıralaması daha çok hatırlanmaktadır.

Çünkü isimler sıfatlara göre daha somut ve incelenebilir olduğundan

isim sıfat sıralaması daha çok akılda kalıcı olmaktadır.

8

media

Beynin sol yarım küresi sözel dilsel becerilerle ilgili görevleri

yerine getirirken, sağ yarım küre ise sözel olmayan imgesel
görevleri yerine getirmektedir (Sadoski,2005). Böylece beynin
fiziksel yapı ve işleviyle ilgili kuramın sembolik iki sistemden
oluşan

bilişsel

yapı

varsayımıyla

birbirini

desteklediği

görülmektedir.

9

media

10

media

Kuramın dayandığı temel bazı kavramlara değinmek faydalı olacaktır.

En önemli kavram “temsil”dir. Kişisel tecrübelerimizi göz önüne alıp düşündüğümüzde “elma” meyvesi

zihnimizde pek çok şekilde temsil edilebilir.

Başta duyu organlarımızın her biriyle ayrı ayrı görsel, dokunsal, tat ve koku şeklinde temsil edilir.

Bunun yanında elmanın dilsel açıdan «e-l-m-a» seslerinin diziliş, söyleniş (telaffuz) ve yazılış biçimleri de

ayrı ayrı zihinde temsil edilir. Herhangi biri size «Elma» dediğinde, resmini gösterdiğinde veya
göstermeden koklattığında zihninizde bir elma canlanacaktır. Bu elma size özgü bir elmadır (En
sevdiğiniz elma türü, en son yediğiniz elma v.b.) Kısacası “temsil”in varlık, olay ve durumların zihnimizde
sembolize edilmiş şekli olduğunu söyleyebiliriz. Zihinde temsil edilen şeyler «imge» olarak yer tutar.

11

Multiple Choice

Aşağıdakilerden hangisi İkili Kodlama Kuramı temel kavramlarından "temsil" ile ilgili yanlış bilgi verir?

1

Nesneler duyu organlarımızla temsil edilebilir.

2

Temsil edilen varlığın tek bir görüntüsü vardır.

3

Nesneler zihnimizde kişiye özgüdür.

4

Temsil edilen varlık zihnimizde sembolize edilir.

12

media

İmge bahsedilen çerçevede bir nesne olay ve durumların duyu organlarıyla elde

edilmiş haliyle zihinde temsil edilme şekli olduğunu söylemek mümkündür.

İmgeler genellikle görsellikle karıştırılmasına rağmen bütün duyu organlarıyla

algılandığı şekliyle koku, tat, duyma, görme ve dokunma duyusu olarak temsil
edilir. Yani en önemli duyu organımız göz ile dış dünyadan aldığımız veriler zeka
ve sezgi gücüyle bilincimiz tarafından bir seçmeye uğrar. Beynimizde bir görüntü
oluşur. Duyu organlarımızı uyaran nesneler ve olaylar ortadan kalktığında
algıladığımız duyumların zihnimizde oluşan izleridir imgeler (Işıldak, 2008).

13

media

* “Gül” dendiğinde kimimizin burnuna kokusu gelebileceği gibi kimimizin gözü
önünde kırmızı, sarı veya beyaz bir gül görüntüsü gelebilir. Belki de elinizde yıllar
önce bir gülün batan dikenin acısını hissedilecektir.

* Örneğin; bir trafik kazasına şahit olduğunuzu düşünün. Eğer siz caddede
yürüyen bir kişi olarak bu kazaya şahit olduysanız, bu kaza sizin zihninizde işitsel
açıdan çığlık, acı bir fren veya çarpma sesi; görsel olarak kaza yapmış araçların
görüntüsü; koku duyusu açısından da araçtan sızan benzin kokusu gibi çeşitli
şekillerde temsil edilecek ve ileride ne zaman ki bir fren sesi duysanız kaza
yapmış araçları görürseniz muhtemelen uzun bir süre o kaza sizin zihninizde
canlanacaktır. Özetle kazaya ilk şahit olduğunuz anda zihninizde oluşturduğunu
imgeler sonraki zamanlarda benzerleriyle karşılaştığınızda tekrar geri gelecek,
yani hatırlanacaktır.

14

media

Bireyin doğduğu anda kendisi için birer refleks olan bazı durumlar imgeler
yardımıyla öğrenilmiş davranışlara ve tepkilere dönüşür. Mesela su içmek
isteyen bir bebek konuşamaz ama ne istediğinin farkındadır. Çünkü onu daha
önce duyu organlarıyla test etmiştir. Görerek, dokunarak, koklayarak tadına
bakarak zihnine suyun nasıl bir şey olduğunu zihnine kodlar. Yani bebek
zihninde suyla ilgili dilsel olmayan imgeler oluşturur. Zaman geçtikçe annesi
ona “su” mu istiyorsun? diye sorduğunda bebek zihninde sadece duyu
organlarıyla elde ettiği şekliyle oluşturduğu «su» imgesini, annesinin sözel
olarak ilettiği ve “s” ve “u”

seslerinden oluşan “su” nun seslendirmesiyle

(telaffuzuyla) ilişkilendirilecektir. İleriki zamanlarda bebek yeterli dilsel hazır
bulunuşluğa eriştiğinde ona artık “su” diyerek seslenecek ve yazmayı
öğrendiğinde “su” olarak yazacaktır. Görüldüğü üzere ilk zamanlarda refleks
olan su isteme şekli artık bilinçli bir yapıya kavuşmuştur.

15

media

İmgeleme zihinde yeni imgeler üretmek için yapılan bilinçli bir çaba olduğunu söylemek
mümkündür.

Bu süreçte bütün duyular etkin bir şekilde çalışır ve bilinç düzeyini yükseltir .

Örneğin İngilizce “çanta” anlamına gelen “bag” Kelimesini öğrenmek istiyorsunuz,
zihninizde en sevdiğiniz çantanızın resmi canlandırarak “bag” kelimesini duyduğunuzda o
çantanın görüntüsünü, bir çanta veya resmini gördüğünüzde de “bag” kelimesini
hatırlayacaksınız.

Kelime resmi birbirleriyle ilişkilendirerek zihninize kodladığın hızda hatırlama sürecinde
kendiliğinden birbirini çağrıştıracak geri getirecektir. Böylece öğrenme süreci tamamlanmış
olacaktır.

16

media

Bilim

kurgu,

roman ve filmlerdeki

karakter,

ortam

ve olaylar

imgelemenin

en somut

örneklerindendir.

Kitap okumakla film izlemek arasındaki farka bu pencereden bakacak olursak kitap okurken
zihninizde kendi filminizi çekersiniz, mekanları siz tasarlarsınız, evin nasıl olacağını balkonunun
veya bahçesinin olup olmayacağını, yolların iyi kötü olmasına, temiz pis olacağına siz karar
verirsiniz. Karakterleri siz belirleyip giyindirir ve konuşturursunuz. Ses tonlarını siz ayarlarsınız ya
da karakterin hangi sokaktan yürüyüp hangi köşe başında ve hangi dükkanın önünde aşık olacağı
kişiyle çarpışacağını hep siz belirlersiniz.

Ancak filmde sizin imgelemenize bu kadar gerek yoktur. Film izlerken sadece sizin için incelenmiş
ve oluşturulmuş dünyayı, mekanları, evleri, karakterleri, yolları görürsünüz. Hepsinin şekli bellidir.
Karakterler, kıyafetleri, ses tonları, sokaklar ve olayın gerçekleşeceği dükkan bellidir. Sizin için
hazır şekillenmiştir. Siz sadece izler ve takdir edersiniz. Bu örneğe göre imgelemin ne kadar
önemli olduğunu görebiliriz.

17

media

Yukarıda bahsedilen kavramların «bireysel farklılıklar» ı ortaya çıkardığını da
atlamamak gerekir. Çünkü imgeler bireyseldir, herkes kendi imgelerini oluşturur.

Her bireyin kendine ait yaşantısı, düşünce ve anlam dünyası vardır. Herkes her
nesne, durum, olay veya olguya kendi anlamlarını yüklendiğinden bireyin ön
bilgileri, tecrübeleri gibi değişkenlerin öğrenme üzerinde ne derece etkili
olduğunu bir kez daha görebiliriz. (Cornoldi&Logie, 1996; Marks, 1973)

Bireylerin dilsel ve imgelem yeterlilikleri ve beyin loblarıyla ilgili araştırmalar da
bu farklılığa değinmektedir (Carroll, 1993).

18

media

İKİLİ KODLAMA KURAMI
BİLİŞSEL YAPI VE SÜREÇLER

* Birey yeni karşılaştığı nesne olay veya durumu duyu organlarıyla algıladığı haliyle
zihninin bir tarafına kodlarken o nesnenin dilsel olarak telaffuzunu ve yazılışını diğer
tarafına kodlamaktadır.

* Bu bağlamda İkili Kodlama Kuramının zihinsel yapıyı ve süreçleri dilsel ve dilsel olmayan
temsili sistemler şeklinde ikiye ayrılması ve bu sistemlerin işlevsel özelliklerine ait
varsayımlar ve hipotezler üzerine kurulmuş bir kuram olması, onu diğer daha soyut ve
daha genel kuramlardan ayırıp kendine özgü bir doğaya sahip kılmıştır (Paivio,2006;

19

media

Bireyin zihnini sözel ve sözel olmayan nesne ve olaylar hakkındaki bilgileri temsil
(sembolize) etmek ve işlemek amacıyla kendi özel biçiminde sahip birbirinden farklı ve
bağımsız ama birbiriyle ilişkili iki sembolik sistem ve alt birimlerden oluşur (Paivio,1991a,
2006; Clark&Paivio,1991) (bknz şekil1)

20

media

ZİHİNSEL KODLAR

Sözel Sözel olmayan

Görsel Dil Ses, Müzik, Şekil

İşitsel Dil Renk, Kinestetik, Eylem,

Duygular, Koku, Doku,

Tat

21

media

Sözel sistemin birimleri «logogen», sözel olmayan sistemin birimleri ise
«imagen» olarak adlandırılır.

İmagenler bilginin duyusal olarak algılanış biçimi ve kaynağına göre hangi
temsil edileceğine karar verilir. Logogenler dile ilişkin yazılı veya sözlü
duyusal-motor algıları sözel sistem içerisinde sembolize eder.

22

Multiple Choice

Aşağıdakilerden hangisi logogen ve imagenler ile ilgili doğru bilgi verir?

1

İmagenler yazılı veya sözlüdür.

2

Sözel sistemin birimleri imagen, sözel olmayanlar logogendir.

3

Logogenler tat, doku ve koku ile ilgilidir.

4

Sözel sistemin birimleri logogen, sözel olmayanlar imagendir.

23

media

Bir kavram, olay veya durumun yazılı ve söylenme şekli birer logogendir.
Logogenler ardışık ve sıralı bir yapıdadır.

Burada «okul» kelimesini oluşturan her bir ses ve telaffuzu birer logogen
iken «okul» kelimesi de «o-k-u-l» seslerinin yan yana ve ardışık gelerek
oluşturduğu ve belli bir söyleme şekli olan başka bir logogendir.

Eğer yan yana ve ardışık olmasaydı «o-k-u-l» sesleri üst üste gelecek ve
anlamlı bir bütün oluşmayacaktı.

24

media

İmagenler ise görsel, işitsel veya dile ilişkin olmayan türdeki her türlü duyusal-
motor algıyı sözel olmayan sistem içerisinde temsil ve sembolize eder.

İmagenler zihinde daha eş zamanlı birbirinin içine girmiş bütünsel yapılar olarak
düzenlenmiştir. Okulun görüntüsünün zihinde temsil edilmiş hali «imagen»e
örnektir.

Bunun yanında okul görüntüsü hem birden fazla rengi olan ve kapı, duvar,
pencere gibi pek çok unsuru üzerinde barındıran eşzamanlı ve bütünsel bir yapı
arz etmektedir.

25

Multiple Choice

Aşağıdakilerden hangisi logogene örnektir?

1

"öğretmen"in zihindeki temsili

2

"öğretmen"in ders esnasındaki ses tonu

3

"öğretmen" kelimesini oluşturan ses ve telaffuz.

4

"öğretmen"in öğrenciye gülümsemesi

26

media

Örneğin deniz kıyısında yaşayan biriyle daha önce deniz görmemiş birinin zihninde deniz
imgesi farklı şekil ve boyutlarda temsil edilir.

Birisi denizi görsel, korku, tat, dokunma ve işitme şeklinde derinlemesine tecrübe
ederken, diğeri bunların çok azını televizyondan ve başkalarının anlattıklarından hareketle
yüzeysel bir şekilde tecrübe edecektir.

Bu durumda sembolik sözel ve sözel olmayan sistemlerin beynin sırasıyla sol ve sağ
loblarını temsil ettiği ve işlev açısından da beyin lobları ve sembolik sistemler arasında bir
paralellik olduğunu işlevleriyle paralel olduğunu söyleyebiliriz.

27

media

Kurama göre uyarıcıların ne şekilde sundukları da önemlidir.

Başka bir ifadeyle sözel uyarıcıların yazılı veya seslendirilmiş şekilde sözel olmayanların
da resim, ses, tat, koku veya dokunsal şekilde sunulması; bilgiyi zihinde işleme uzun
süreli

hafızaya

kaydetme

veya

gerektiğinde

geri

çağırma

süreçlerinin

kalitesini

etkilemektedir.

Bu bağlamda İkili Kodlama Kuramına göre zihinsel izler, spesifik sözel ve sözel olmayan
bileşenlerin oluşturduğu bir şekil kümesini içerir.

Dolayısıyla zihne çoklu şekillerde kodlanan öğelerin tekli kodlananlara göre daha fazla
hafızada tutulacağı ve daha kolay hatırlanacağı söylenebilir.

28

Multiple Choice

İKK na göre zihinsel izler, spesifik sözel ve sözel olmayan bileşenlerin oluşturduğu bir şekil kümesini içerir.

1

Doğru

2

Yanlış

29

media

Mesela «köpek»i öğrenecek bir çocuğun köpek resmini görüp onun köpek olduğunu
öğrenen değil, sokakta köpeği gören «hav hav» sesini duyan ve ardından adının köpek
olduğunu öğrenen bir çocuğun zihnine göre daha rahat yerleşecek ve onu kolay
hatırlayacaktır.

Yani resim-isim kodlamasına göre isim-somut nesne-görüntü-ses kodlaması tercih
edilmelidir.

Hatırlama konusunda resim ve sesin bağımsız sunulduğu deneyde bir farklılık
saptanmazken, resim, ses birlikte verilen uyarıcıların hatırlamada açık ara etkili olduğu
görülmüştür.

30

media

Kurama göre bilişsel yapı üzerinde üç tür işleme bulunmaktadır.
1) Sembolik işleme, direkt olarak sözel ve sözel olmayan temsilleri

harekete geçirir.

2) İlişkisel işleme, sözel sistemin sözel olmayan sistem tarafından

veya sözel olmayan sistem sözel sistemi harekete geçirir.

3) Çağrışımsal işlemede ise, sözel veya sözel olmayan sistemin

kendi içindeki birimler birbirini harekete geçirir.

31

media

Bilişsel yapıdaki iki sistem arasındaki anımsatıcılar, bilgilerin uzun süreli belleğe
yerleştirilmesinde, öğrenme ve hatırlamada önemli yer tutmaktadır. Bu bağlamda
Paivio anımsatıcı tekniklerin temelinde en az 3 ana varsayımın olduğunu
belirtmektedir.

1. Somut nesneler, somut olmayanlara göre daha iyi hatırlanmaktadır.

2. Hatırlanması gereken içeriklerle somut nesneler arasında bağ kurulması
içeriklerini hatırlanması açısından yararlıdır.

3.

Somut nesnelerin görsel

imgeleri,

sözel

içeriklerin

hazırlanmasını

kolaylaştıran araçlar olarak kabul edilmektedir.

32

Multiple Choice

Hangisi yanlıştır?

1

Somut nesnelerle bağ kurulması hatırlamayı kolaylaştırır.

2

Somut olmayan nesneler daha zor hatırlanır.

3

Somut nesneler daha iyi hatırlanmaktadır.

4

Görsel imgeler hatırlamayı kolaylaştırmaz.

33

media

KURAMIN TEMEL VARSAYIMLARI

Paivio İkili Kodlama Kuramında bahsettiği sembolik zihinsel yapının
anlaşılabilmesi için varsayımlarını «sistem» ve «birim» düzeyinde ayrı
ayrı ele almıştır.

Sistem düzeyine ilişkin varsayımlar:

İki sistem birbirine bağımlıdır. Fakat işlevsel olarak bağımsız hareket

edebilir.

Sistemler

arası

ve

sistem

içi

ilişkiler

kesin

değil

varsayımlara

dayanmaktadır.

Sistem içi ve sistemler arası işleme mekanizmaları (temsili, ilişkisel,

çağrışımsal) ve bu mekanizmaların farklı işlev ve seviyeleri söz
konusudur.

Sistemlerin içerisinde bulunan ardışık ve eş zamanlı üniteler birimler

işlevsel olarak farklı özelliklere sahiptir.

34

media

Birim düzeyine ilişkin varsayımlar:
Her alt sistemde yer alan temsili birimler, belirli şekillerde

meydana gelen algısal motor benzetmelerdir.

Birimler hiyerarşik yapıdadır.
Birimler arası işlevsel yapılarda farklılıklar vardır. Buna göre;

imgesel birimler eş zamanlı organize edilmişken, sözel
birimler ardışık olarak organizedir.

35

media

İKİLİ KODLAMA KURAMININ EĞİTİME YANSIMALARI

İkili kodlama kuramının eğitim üzerindeki genel yansıması başta ;

*görselleştirme,

*çalışma becerileri ve stratejileri,

*kodlama stratejileri,

*hafıza gelişimi,

*zihinsel haritalama,

*ana dili ve yabancı dil öğrenme ve geliştirme,

*kelime öğrenme,

*somutlaştırma,

*hafıza geliştirme teknikleri olmak üzere pek çok alanlarda olmuştur.

36

media

*uyarıcı zenginliği,

*karşılaşılan ve çözülmeye
çalışılan problemlerin sayısı
ve niteliği,

*ön bilgilerin öğrenmedeki
önemi,

*bilinçli ve anlamlı öğrenme

gibi çağdaş eğitim ve öğretim
ilkelerinin temelleriyle de
kuramın yakın bir ilişkisi
bulunmaktadır.

Bunun yanında

*yakından uzağa,

*ön bilgileri harekete geçirme,

*bilinenden bilinmeyene,

*somuttan soyuta,

*bireyin yetiştiği coğrafi bölge,

*içinde yaşadığı sosyal çevre,

*yaşantı zenginliği,

*Hayat tecrübesi,

37

media

Kurama göre somut resim, video ve sesler soyut olan kelimelere göre daha rahat
hatırlandığını daha önce belirtmiştik. Bunu Paivio iki sebebe bağlamaktadır.

1) Resimler hem imge hem de dilsel olarak kolay kodlama ve hatırlanma özelliğine sahip
olabileceği.

2) İmgelerin zihne depolandığında dilsel olarak değil, daha çok resim gibi imgesel
şekillerde kodlandığı düşüncesidir.

Sadoski (2002); dilin ikili şekilde kodlandığında kavrama ve hatırda tutma potansiyelinin
daha yüksek olacağını belirtmektedir. Hafızanın performansı somutluluk arttıkça artar.

38

Multiple Choice

Dilde anahtar kelime (kuram açısından) nedir?

1

somutlaştırma/

görselleştirme

2

soyut kelimeler

3

sözel ifadeler

4

müzik

39

media

İngilizce dersinde öğrencilere «tavşan» kelimesini öğretmek isteyen bir
öğretmenin hem resmini göstermesi hem de dilsel olarak söylenişi öğretmesi. Bu
ayrım, somut dil ve soyut dil ayrımına da değinmemizi gerektirir. Soyut dil ilk
olarak sözel çağrışımların «anlamsal» ağına bağlıdır. Örneğin soyut olan «doğru»
kelimesi; gerçek, tam, yanlış olmayan gibi diğer dilsel ünitelerle tanımlanır ama
zihinde belirgin bir imge oluşturmaz. Somut dil ise «dil» ağını akla getirir. Ama
aslında anlamın bir şekli olarak dilsel olmayan imgeleri anımsatır. «ağaç»
kelimesi, görüntüsü, kokusu, tadı, sesi ve dokusuyla zihinde bir imge oluşturur.
Dilde anahtar kelime, somutluluktur.

40

media

Öğretmen Yetiştirme; Eğitim bilimlerinin uygulamaya dönük kısmı, öğretmen
eğitiminde büyük role sahiptir. Eğitim bilimleri derslerinin ve metinlerinin
pedagojik görünümü İkili Kodlama Kuramı çerçevesindeki somutluluk, imgelem
ve sözel ilişkisel süreçler yapılarında kavramlaştırılabilir.

Özellikle öğretmenlik mesleği, tecrübe ve somut yaşantılara dayalı olduğundan
hem kuramsal eğitim hem de uygulama sürecinde soyut kuramsal bilgilerle
birlikte somut, uygulamaya dönük etkinliklere kapı aralanması gerekir.

Eğitim bilimleriyle ilgili dersler, soyut ve kuramsal bilgi ağırlıklıdır. Fakat bu
kuramların çıkış noktası, kuramı ortaya atanların somut tecrübe ve gözlemleri
sonucunda meydana gelmiştir. Bu bağlamda öğretmen yetiştirme ve İkili
Kodlama Kuramının temelindeki kavram ve varsayımların -özellikle somutluluk
ve imgelem- paralellik taşıdığı söylenebilir.

41

media

Çoklu ortamlar: Günümüzde teknoloji kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte eğitimde e-öğrenme
içeriklerinin, çoklu ortam materyallerinin, sanal ortamların ve uzaktan eğitimlerin arttığını
görmekteyiz.

Bu durum teknolojiyle öğrenme arasındaki ilişkinin araştırılmasını beraberinde getirmiştir. Eğitim
teknolojileri kullanımının gelişmesine rağmen bilgisayar destekli öğrenme için yeterli araştırma
bulunmamasının yanında teknolog, öğretim tasarımcısı, öğretmenler ve üniversitelerin kendilerine
öğrenciler bilgisayarla öğrenirken bilginin hangi şekillerde sunulmasının, onların anlama ve başarı
kapasitelerini artıracağını sorgulamalıdır.

Bu çerçevede İkili Kodlama Kuramı, çoklu ortam öğrenmeleri için başvurulan açıklayıcı bir kaynak
durumundadır. Bireylere sunulan görsel ve işitsel açıdan zengin olan içeriklerin sunulduğu çoklu
ortamların ve e-öğrenme içeriklerinin öğrenmeyi artırdığını görmekteyiz.

42

media

Kelime öğretimi: Kuramın ana dili ve yabancı dilde kelime öğrenme konularına

yansımasını görmek mümkündür. Daha önce bahsedilen «somutluluk» çerçevesinde
kuramdan

faydalanılmaktadır.

Ancak

burada

«kavram»

ve

«kelime»

ayrımını

belirtmekte fayda var. «Kavram» lar varlık, olay, durum, somut şeyler, olaylar,
gözlemlenebilir durumlar ve ilişkilerin zihindeki sembolize edilmiş halidir. «Kelime» ler
ise kavramların dilsel etiketleridir. Zihnimizdeki «ağaç» imgesi bir kavramdır. Bunun
dilsel olarak söylenen ve yazılan şekli de kelimedir. Bu çerçevede somut kavramlar
dolayısıyla onların etiketleri olan kelimeler, boyutlara göre zihne kolay işlenir.

43

Word Cloud

İkili Kodlama Kuramını kullanmak isteseniz hangi kelimelerle tarif edersiniz?

44

media

DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

media

T.C. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI

EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM

ÖĞRENME ÖĞRETME SÜREÇLERİ

DOÇ. DR. MENEKŞE ESKİCİ

İKİLİ KODLAMA KURAMI

Hazırlayan: 3238185029 SİBEL BUDAK

KIRKLARELİ-2024

Show answer

Auto Play

Slide 1 / 44

SLIDE