NEW
Font size
WorksheetsKarma Sorular
Total questions: 17
Worksheet time: 5mins
1. Ara sıra ahiretten haber gelseydi, ölüm bu kadar müthiş olmayacaktı. Giden gidiyor, hiç dönmüyor ve gittiği yerden hiç ses çıkmıyor. Dönmesin kalsın. Fakat bu ağır, bu yoğun, bu korkunç sessizlik neden?
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada geçen “ağır” sözcüğünün anlamca yerini tutamaz?
bunaltıcı
sıkıntı verici
duygusuz
rahatsız edici
Düşünen her insanımız gibi ben de hayatımızın değişmesi için sabırsızdım. Fakat canlı hayata, yaşayan ve duyan insana, cansız madde karşısındaki bir mühendis gibi değil, bir kalp adamı olarak yaklaşmayı isterdim.
Yukarıdaki parçada geçen “kalp adamı” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Huzuru, saadeti Allah ve insan sevgisinde bulan kimse
İnsanlar hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olan kimse
Hayata, olaylara olumlu ve duygusal yönden bakan kimse
insanlığa ilmiyle hizmet eden kimse
Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, birinci dize ikinci dizede gösterilen eylemin amacı durumundadır?
Arkasından bakmıştı ve sarsılarak
Yansımıştı o güzel resmi dalgalara
Aşk içerisinde ölmek için delikanlı
Bırakmış kendini zamanın nehirlerine
Kaynaklar armağan etmişti gelip geçene
Ve serin gölgeler, bütün kıyılar
Ama tüm ağırlığıyla vadiye sarkmıştı
Temellerine kadar iklimlerin parçaladığı
Aşağıdaki dizelerin hangisinde altı çizili eylemsi diğerlerinden farklı türde bir eylemsidir?
Sanki hiç görmemişti, şaşılacak şey sanmıştı.
Kışlık giysilere sinmiş naftalin kokusu çıktı.
Ağlayınca zamanın çabuk geçeceğini sanırdı.
Bilinmedik tarihlerde doğduğuna inanırdı.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde "sıfat-fiil"e yer verilmiştir?
Doğumun kabuğundan, ölümün çekirdeğine geçtim
Dil, emek ve ateş, işte bizim üçlümüz budur.
Suyun gözlerini örtüyorum işlemeli buğunla senin
Devrilen geceden sabaha, bir rüya gibi aktım
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat-fiil özne görevinde kullanılmıştır?
Güç durumda kalanlara yardım ederdi.
Bugün gelenleri daha önce hiç görmemiştim.
Amcasının rahatsızlığını, geri dönenlerden öğrenmişti.
Fukaraya yardım eden, fakir olmaz.
Bana yabancılaşmış olan şeyleri nasıl birbirinden ayırıp mühürlenmiş odalara kapatacağımı öğrendim.
Bu cümlenin öğeleri ve öğe dizilişi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Dolaylı tümleç – Nesne – Yüklem
Özne – Yüklem
Özne – Nesne – Yüklem
Nesne – Yüklem
Aşağıdaki dizelerin hangisinde yüklem "geçişsiz" bir eylemdir?
Yeni bildim düşman ile dostumu
Dünya sanki onun üstünde duruyor.
Düşünürüm bir çocuk türküsü söyleyerek
Açık koyun mezarımın üstünü
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem "edilgen" çatılı bir eylem değildir?
Kendisine daima üst görevler verilmiş
Mesele üst komisyonda ele alınmış
Evlilik karşılıklı fedakârlık üstüne kurulur.
İyi insan daima sözünün üstüne gelir.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?
Bu su bizim gölgemiz, biziz şeffaf ve temiz
Su sesine uyarak bir şarkı tutturmuşuz
Açılan güller gibi suda gönüllerimiz
Bir havuz kenarında yanyana oturmuşuz.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi şekilce olumsuz olduğu halde anlamca olumludur?
Gidecek hiçbir yerim kalmadı artık benim.
Bir kere de sözümü dinlemedi ki hiç.
Son günlerde sigara içmiyor.
Yeni açılan markette yok yok.
Aşağıdaki dizelerden hangisi basit cümle değildir?
Gecenin kolları sessizce yakalar seni
Son mutluluk sesleri dökülür dudaklarımdan
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin
İnsanlar gölge olup çekilir sokaklardan
Aşağıdakilerin hangisi, öğelerinin dizilişine göre diğerlerinden farklıdır?
Yeşil ördek gibi daldım göllere
Seni seven âşık çekmez mi ah
Verdiğimiz sözde hemen duralım
Sen düşürdün beni dilden dillere
Aşağıdaki cümlelerden hangisi devrik, birleşik bir isim cümlesidir?
Beklediğim haber henüz gelmedi.
İçinde oturduğu apartman çok katlıydı.
Kimsesiz zavallı bir insandı o.
Bugün çok ödevim var yapılacak
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Sokaklarda insanlar neşeden çılgına dönmüşlerdi.
Herkes hafızasından yakınır, ama kararından asla yakınmaz.
Ben de o sırada merdiven başında, ezberlediğim şiiri okumaya çalışıyordum.
Kalabalığın ortasında, yeleli bir aslan gibi, heybetli bir adam yürüyordu.
Edebiyatımızın daha da gelişmesi için sanatçılar, işçinin, köylünün yaşamına daha çok katılmalı; oradan edinecekleri zengin izlenimlerle yeni yapıtlar oluşturmalı. Köy yaşamının verilmesinde son yıllarda bir ölçüde başarılı olunmuş; ancak işçi yaşamı henüz yeteri kadar ele alınmamıştır. Genç sanatçıların buna yönelmeleri çok yerinde olacaktır. Ancak, bu sorunlara eğilecek sanatçıların estetik titizliklerini artırmaları gerekiyor. Bu noktada açık verenler, ne topluma ne de edebiyata yararlı olabilirler.
Bu parçanın bütününde aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
Genç sanatçıların toplumsal sorunlara duyarsız kaldıkları
Estetik kaygıdan yoksun eserlerin, kalıcı olamayacağı
Emeği anlatma amacı taşımayan eserlerin edebi değerinin olmadığı
Sanat değeri tartışılan eserlerin, topluma yarar sağlamayacağı
Aşağıdakilerden hangisinde 'de'nin yazımı yanlıştır?
Unuttumda eve geri geldim.
Baktım da kimse benimle oynamıyor.
Mobilyaları da değiştirdik.
Sorudaki hatayı bulamadım.
