wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

öncelik yayınları DENEME 1

Total questions: 20

Worksheet time: 2hrs 40mins

Name
Class
Date
1.

I. Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak

II. Tanımak, hatırlamak

III. Sanmak, varsaymak, farz etmek

“Bilmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde numaralanmış anlamlarından herhangi biriyle kullanılmamıştır?

a)

Okuduğunu anlamayan bir neslin kendini çalışkan bilmesi de doğaldır

b)

Bundan sonra size takınacağım tavrı ayarlamak açısından bunu bildiğim iyi oldu

c)

Doğada çürümeye bırakılmış bir odunu sanata dönüştürmeyi iyi bilirim

d)

Bu sade görünümlü bilge adam geçen sene de bize gelmişti, bildin mi?

2.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, gerekçesi ile birlikte verilmiştir?

a)

Hiç kimsenin mağdur olmayacağı bir çözüm buldu, bulduğu çözümü bir kâğıda yazarak herkesin görebileceği bir yere astı.

b)

Karıncalar topluluk halinde yaşamak zorundadır ve bu zorunluluk belli başlı kurallar ortaya çıkarır.

c)

Bahsettiğim vakit gelince Erdemli kıyılarına gideceğim ve denizin tuz kokusunu doya doya içime çekeceğim.

d)

Şakır şakır yağan yağmurun altında ıslanıyor, iliklerine kadar işleyen damlaları görmezden geliyordu.

3.

Hayıflanma; geçmişte yapılamayan bir iş için, girişimde bulunulmadığından kaçırılan bir fırsat için duyulan üzüntüye denir.

Buna göre aşağıdakilerin hangisi hayıflanmanın bir örneği değildir?

a)

Zamanında bu kadar şeker yemeseydim keşke.

b)

Sağlığımın kıymetini keşke sağlıklıyken bilseydim.

c)

Sınavdan önce daha çok çalışsaydım keşke.

d)

Keşke akşam biraz daha erken yatsaydım.

4.

Fiilimsi ekleri içerisinde isim-fiil ve sıfat-fiil ekleriyle türeyen bazı kelimeler, zamanla kalıplaşarak ve bir varlığa ad olarak kalıcı hale gelir. Bu şekilde oluşan isimlere ise artık fiilimsi denilmez. Çünkü fiilimsiler cümlede isim, sıfat ve zarf olarak kullanılsa bile eylem anlamını da korur.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalıcı isim olmuş bir kelime, farklı bir fiilimsi türünün ekiyle türetilmiştir?

a)

Buzdolabındaki yiyecekler bozulmuş.

b)

Turşular ve acılı ezmeler kavanozlanmıştı.

c)

Telefondaki oyuna dalınca dolmuşu kaçırmıştı.

d)

Geleceğini elinde tutan bir öğrenciydi.

5.

Mesleğini çok seven bir Türkçe öğretmeni ile bir taşla iki kuş vurmayı seven bir insanı birleştirirseniz ortaya ben çıkarım. Hepimiz, evlilik sırasında zorunlu yapılan, en sıkıcı işlerden biri olan düğün davetiyesi dağıtmayı biliyoruzdur. Zorlukla ve emekle hazırlanıp dağıtılan o güzelim davetiyelerden düğünden sonra bir eser bile kalmadığını da... Ben de bu duruma bir dur demek istedim ve düğün davetiyemi kitap ayracı şeklinde tasarladım. Düğünden sonra çöp olmasın diye.

Bu metinde anlatılan durumdan aşağıdaki derslerin hangisi çıkarılabilir?

a)

Kitap ayracı kullanımı teşvik edilerek kitap okuma oranının artması sağlanmalıdır.

b)

Farklı niteliklere sahip insanlar, kendine özgü yöntemlerle ülke çıkarlarını gözetmelidir.

c)

Düğün davetiyeleri gibi insanlara yorucu gelen işler teknoloji yardımıyla kolaylaştırılmalıdır.

d)

Sonucunun hüsran olacağı bilindiği halde yapılması gereken işleri alternatif bir çözüme kavuşturabiliriz

6.

Eleştiri, bir sanat eserinin olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak yargılayıp eserin gerçek değerini ortaya koymak amacıyla yazılan yazı türüdür. Aşağıdakilerden hangisi bu açıklamayı örneklendiren bir metindir?

a)

Evde bulunduğum zaman, hayatım daha çok kitaplığımda geçer; arada ev işlerini yönetmek imkânı da bulurum. Giriş kapısının hemen üstündeyim hem bahçeyi, kümesi, avluyu görürüm, hem de evimin öteki bölümleri içinde sayılırım. Hiçbir düzene uymadan, hiçbir amaç gütmeden bir bu kitabı, bir şu kitabı karıştırırım.

b)

Yaşar Kemal, ünlü üçlüsünün en başarılısı olan “Orta Direk” kitabında Toroslar’ın ardındaki bir köyün insanlarının pamuk tarlalarında ırgatlık yapmak için Çukurova’ya gidişlerini, Türk köylüsünün tabiatla savaşını, köylülerin sefaletini kolay kolay erişilemeyecek bir mükemmellikte anlatmıştı.

c)

Asık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız? Tabii bana gülersiniz. Zaten ben de biraz gülmeniz için söze böyle başladım. Güler yüze ve gülmeye dair olan bu konuşmayı asık suratla dinlemenizi istemem tabii. Konuşurken söze başladığınız sırada karşınızdakinin kaşlarını çattığını, asık bir suratla sizi dinlediğini görürseniz konuşmak hevesiniz kırılır. Lafı kısa kesip bu tatsız sohbeti bir an önce bitirmeye bakarsınız.

d)

Güneş ışığı insanlar için sadece bir enerji kaynağı değil. Gün ışığının en verimli kullanıldığı bina tasarımlarının birçok avantajı var. Güneş ışığından etkin bir şekilde yararlanmanın, enerji maliyetlerinin düşmesine neden olan ekonomik kazanımların yanı sıra insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu da biliniyor.

7.

Gazeteci (I) ...................................... ?

Araştırmacı: Morslar, Kuzey Kutbu’nun nazik ve kibar hayvanları olarak bilinir. Bu hayvanlar etçil ve çok büyük olmalarına rağmen saldırgan değildirler. Uzunluğu 1 metreye varan köpek dişleriyle dikkat çekerler. Hem erkek hem dişilerde bulunan bu üst köpek dişleri, erkek bireylerde daha uzun ve kalın olur. Morslar, bu büyük dişlerini buzları kırmak ve buzlara tırmanmak için kullanır. Bununla birlikte, grup içindeki önem sırasını sağlamak ya da avcılarına karşı kendilerini savunmak için de üst köpek dişlerini kullanabilirler. Morslar 180 metre kadar derine dalıp 25 dakika kadar su altında kalabilirler. Morslar, su altındaki karanlık bölgelerde yiyecek bulmak için iri bıyıklarını kullanırlar.

Gazeteci (II) …………………………?

Araştırmacı: Morslar, Kuzey Kutup Dairesi içinde ve yakın çevresindeki yerlerde bulunurlar. Yaşam süreleri ortalama 40 yıldır. Genel olarak istiridye gibi çift kabuklular başlıca besin kaynaklarını oluşturur. Bununla beraber; karides, yengeç, ahtapot, denizhıyarı, yavaş hareket eden balıklar ve çok az da olsa diğer fokları yiyerek beslenirler. Mors gibi çok büyük bir hayvanın küçük canlılarla beslenmesi ilginç görünebilir. Oysa morslar çok sayıda küçük hayvanı avladıklarından besin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Yukarıda yer alan konuşmada, numaralandırılmış yerlere aşağıdaki sorulardan hangileri getirilmelidir?

a)

(I) Morsların dikkat çekici olmaları noktasındaki düşünceleriniz nelerdir?

(II) Morslar hayatlarını nasıl devam ettirirler, en sevdiği besinler nedir?

b)

(I) Sizin morslar hakkında ortaya koyduğunuz düşüncelerle, yapılan araştırmalar arasında nasıl bir ilişki ortaya çıkmıştır?

(II) Genel olarak beslenme ihtiyaçlarını nasıl karşılar bu hayvanlar?

c)

(I) Morslar hakkında neler biliyorsunuz, genel özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

(II) Morsların başlıca yiyecekleri nedir, beslenme durumu hakkında neler söylemek istersiniz?

d)

(I) Morsların 1 metreye yakın köpek dişleri vardır. Bu dişlerini hangi durumlarda kullanmaktadırlar?

(II) Morslar gibi iri bir hayvanın küçük canlılarla beslenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

8.

Kitap okumayı çok seven Ümit, yerli yazarlardan Oğuz Atay, Ayfer Tunç; yabancı yazarlardan Dostoyevski ve Steınbeck’in kitaplarını özellikle tercih etmektedir.

- Ümit, Oğuz Atay’dan sadece “Korkuyu Beklerken” öyküsünü ve “Tutunamayanlar” romanını okumuştur.

- Ayfer Tunç’un tüm eserlerini okumuştur.

- Dostoyevski’nin romanlarından sadece “Karamazov Kardeşler”i okumamıştır.

- Eylül ayında sadece Steınbeck’in “Gazap Üzümleri” romanını okumuştur.

Ümit’le ilgili bu bilgilerden hareketle aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenemez?

a)

Oğuz Atay’dan “Babama Mektup” öyküsünü okumamıştır.

b)

Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” öyküsünü okumuştur.

c)

Yabancı yazarları daha çok tercih etmektedir.

d)

Eylül ayında yerli eser tercih etmemiştir

9.

Deyimler yaşamımızı bir şekilde etkiler ya da ilgimizi çeken olay ve durumları daha etkili biçimde anlatmamızı sağlar. Örneğin, normalin üstünde bir kalabalığa sahip yerleri anlatırken “Meydan mahşer yeri gibiydi.” deriz.

Aşağıda bazı durumlar verilmiştir.

• kendine güvenini yitirmek

• insanlara leke sürmeyi huy edinmek

• hazırlanmaya zaman bulamadan evden çıkmak

• söz dinlemez olmak

Buna göre aşağıdaki deyimlerden hangisi, yukarıda verilen durumlardan herhangi birini anlatmak için uygun bir deyim değildir?

a)

On parmağında on kara

b)

Palas pandıras

c)

Güvendiği dağlara kar yağmak

d)

Gemi azıya almak

10.

MUSATAFA DENİZLİ

Teknik Direktör Mustafa Denizli’nin bazı başarıları: • Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşamıştır.

• Avrupa kupalarında ilk defa bir Türk takımına yarı final oynatmıştır.

• A Milli Futbol Takımına çeyrek final oynatmıştır.

• Almanya’da Aachen takımını çalıştırmıştır.

FATİH TERİM

Teknik Direktör Fatih Terim’in bazı başarıları:

• Ülkemiz futbol takımlarının uluslararası düzeydeki ilk kupasını - UEFA Kupasını – Galatasaray’ın başında iken kaldırmıştır.

• Milli takımı tarihinde ilk defa Avrupa Şampiyonası’na taşımıştır.

• İtalyan kulüpleri Milan ve Florentina’yı çalıştırmıştır.

• A Milli Futbol takımına yarı final oynatmıştır.

• Galatasaray ile sekiz şampiyonluk yaşamıştır

Yukarıda verilen bilgilerden hareketle aşağıdakilerden hangisi teknik direktörler Mustafa Denizli ya da Fatih Terim için söylenemez?

a)

İki antrenörün de Türk futbolunda yaşattığı bazı ilkler vardır.

b)

Avrupa’da bir Türk futbol takımı ile kupa kazanan son antrenör Fatih Terim’dir.

c)

Her iki antrenörün de çalışma alanları ulusal düzeyde kalmamıştır.

d)

Her ikisi de Galatasaray takımına şampiyonluk kazandırmıştır.

11.

Ahmet Öğretmen Türkçe dersinde öğrencilerin konuşma becerisini geliştirmek istemektedir. Bunun için öğrencilere bir konu vererek öğrencilerin konuşma kurallarına uygun bir şekilde konuşmalarını ister. Her öğrencinin konuşmasını değerlendirir. Değerlendirmede kullanılacak ölçütler şu şekildedir:

Konuşma Değerlendirme Ölçeği Puan Amacına uygun konuşur. 5

Konuşurken ses tonunu ayarlar. 20

Konuşurken dinleyicilerle göz teması kurar. 15

Konuşurken beden dilini etkili kullanır. 10

Nezaket ifadelerini (teşekkür etme, selamlaşma vb.) yerinde kullanır. 15

Ali, Gül, Emre ve Eslem’in aldıkları puanlarla ilgili şunlar bilinmektedir.

• Ali iki konuşma kuralından 35 puan almıştır.

• Eslem iki faklı konuşma ölçütünden puan almıştır.

,• Gül sadece “Nezaket ifadelerini (teşekkür etme, selamlaşma vb.) yerinde kullanır.” ölçütünden puan almıştır. • Emre üç farklı konuşma ölçütünden puan almıştır.

• Eslem ile Gül’ün puanları aynıdır. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

a)

Ali’nin puan aldığı ölçütlerden biri “Konuşurken dinleyicilerle göz teması kurar.” ölçütüdür.

b)

Emre’nin puanı Ali’ninkinden fazladır.

c)

Gül ve Emre aynı ölçütlerden puan almıştır.

d)

Eslem’in puan aldığı ölçütlerden biri de “Amacına uygun konuşur.” ölçütüdür.

12.

Türkçe öğretmenimiz Mustafa Kaya; güler yüzlü, sevecen ve kibar biriydi. Şiir okumaya bayılırdı. Faruk Nafiz’in -ki en beğendiği şairdi- şiirlerini okurken arada bir durur, gözleri dolu dolu “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” diye söylenir ve şiirine kaldığı yerden devam ederdi. Benim de içime şiir sevgisini eken Mustafa öğretmen olmuştur. Metinde kullanılan noktalama işaretleri aşağıdaki görevler ile eşleştirildiğinde,

I. Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü, ibareyi belirtmek için kullanılır.

II. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur.

III. İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra kullanılır.

IV. Metin içinde art arda gelen zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra konur. numaralandırılmış cümlelerin hangisi dışta kalır?

a)

11

b)

22

c)

33

d)

44

13.

Özne, yüklemde belirtilen işi yapan, yargıyı üstlenen, “kim” ve “ne” sorularına yanıt veren ögedir. Örneğin “Âşık sazıyla geldi erenler bu meclise.” cümlesinde gelme işini yapan “erenler” sözcüğü öznedir.

Buna göre,

Demir duvar dibinde uyuklayan bir kedi sıyrılıyor öğle sıcağında yavaşça karşı evdeki mutfağın loşluğuna. cümlesinin öznesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

a)

Kedi

b)

Karşı evdeki mutfağın loşluğuna

c)

Uyuklayan bir kedi

d)

Demir duvar dibinde uyuklayan bir kedi

14.

Türk adının geçtiği ilk yazılı metin olan Orhun Abideleri, 8. yy.ın başlarında Göktürk hükümdarı Bilge Kağan ve onun kardeşi Kül Tigin adına Yollıg Tigin tarafından yazılmıştır ve bu abideler 1893 yılında Danimarkalı dilbilimci V. Thomsen tarafından çözülüp dünyaya duyurulmuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdaki seçeneklerin hangisidir?

a)

Orhun Abideleri’nin yazıldığı alfabe, bir süre sonra unutulmuştur.

b)

V. Thomsen’den önce Orhun Abideleri’ni çözmeye çalışan dilbilimciler olmuştur.

c)

Türklerin varlığı Orhun Abideleri’nden önce bilinmemektedir.

d)

Yollıg Tigin Göktürk devleti zamanında yaşamış önemli bir bilim adamıdır.

15.

   Aysima, kendine özgü bir alfabe oluşturmaya çalışmaktadır. Her harfin bir sembolle gösterildiği bu alfabede B, D, S, L, M, K harflerini karşılayan semboller kendinden sonra gelen ünlü harfin kalın (a, ı, o, u) – ince (e, i, ö, ü) olma durumuna göre sembolü değişmektedir. Bu harflerden sonra ünlü bir harf gelmiyorsa ince şekilleri ile gösterilmektedir. Ayrıca yazılar sağdan sola doğru okunmaktadır.                    

                        B             D            S             L            M                K

 İnce ses         ├            ┬             ╗             ╢          ╤                ╪ 

Kalın ses         ┤           ┴             ╙              ╣          ╥                ╫
Bu bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden hangisi “elmas, Selma, selam, emsal” kelimelerinden herhangi birinin yazılışı değildir?

a)

 ║   ╤   ╢   ═  ╗ 

b)

 ╗   ║   ╥   ╢   ═  

c)

 ╤   ║   ╣   ═   ╗

d)

 ╢  ║   ╙   ╤   ═

16.

Sıra sayıları yazıyla ve rakamla gösterilebilir. Rakamla gösterilmesi durumunda ya rakamdan sonra bir nokta konur ya da rakamdan sonra kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır. Getirilen ek sayının okunuşuna uygun olmalıdır.

Bu açıklamaya göre

I. Beethoven’ın 1812 yazında besteledigi 8’nci senfonisinin ilk temsili 27 Şubat 1814’te Viyana’da verilmiştir.

II. Yarışmayı 3. sırada bitirmeyi başarınca bronz madalyayı almaya hak kazandı.

III. Hürriyet treni garın 2.’nci peronunda dururken yüksek hızlı tren Eskişehir-Ankara arasındaki seferlerini sürdürdü. cümlelerinin hangisi ya da hangilerinde yazım yanlışı vardır?

a)

11

b)

22

c)

1 31\ -\ 3

d)

2 32\ -\ 3

17.

" O, yoğun ve çalışkan yaşamın en umulmaz bir anında, beş kurşun, bu yaşama son verdi. "

Bu cümlenin öznesi aşağıdakilerden hangisidir ?

a)

O

b)

Beş kurşun

c)

yoğun ve çalışkan

d)

bu yaşama

18.

" Bu birkaç saniyede tüm ömrümce yaşadıklarımı gözden geçirmeyi denedim. "

Bu cümlenin öğeleri ve öğelerinin dizilişi aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir ?

a)

Zarf Tümleci – Nesne – Yüklem

b)

Zarf Tümleci – Yüklem

c)

Özne – Nesne – Yüklem

d)

Nesne – Zarf Tümleci – Yüklem

19.

" Ben, İstanbul baharının yarı hasta, havada, suda gizli ürpermeler, tereddütlerle dolu başlangıcını severim. "

Bu cümlenin öğeleri ve öğe dizilişi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir ?

a)

Özne – Zarf tümleci – Yüklem

b)

Nesne – Özne – Yüklem

c)

Özne – Dolaylı tümleç – Yüklem

d)

Özne – Nesne – Yüklem

20.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinin öğeleri " Tümleç - Özne - Yüklem " şeklinde sıralanmıştır ?

a)

Köye bir yabancı gelmişti.

b)

Güneş balçıkla sıvanmaz.

c)

0 gün şehirden ayrılmıştım.

d)

Ağaçların yaprakları dökülmüş