Font size
Worksheetsroman 9. sınıf
Total questions: 20
Worksheet time: 40mins
Roman türü için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kurmaca bir gerçekliği ortaya koyar.
B) Öyküleme ve betimleme yapmak esastır.
C) Yansıttığı edebî akıma göre sınıflandırılabilir.
D) Gerçeküstü olayları da konu edinebilir.
E) Yazıldığı dönemin zihniyetinden bağımsızdır
A
B
C
D
E
Roman ve öykü ile ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisi yanlıştır?
A) Romanlarda birbirini etkileyen birçok olayın oluşturduğu bir zincir söz konusuyken hikâyeler daha çok tek bir olay üzerinde kurgulanır.
B) Romanlarda hikâyelere göre ruh tahlillerine daha çok yer verilir.
C) Romanlarda mekân sayısı ve çeşitliliği hikâyeye göre daha fazladır.
D) Romanların kişi kadrosu hikâyeye göre daha geniştir.
E) Romanlarda diyalog, özetleme gibi anlatım teknikleri kullanılırken hikâyelerde tasvir tekniği tercih edili
A
B
C
D
E
Bir bir hatırlıyor, dinlediklerini hatırlıyor, gördüklerini hatırlıyor, deliliklerini hatırlıyor; durulup arınışını, büyük yörüngeye yerleştirilişini hatırlıyor; yerleri, olayları, hâlleri, gerçek doğuşunu hatırlıyor. Osman Gazi Han şimdi son dönemecindeki sayılı dakikalarda, Uludağ’dan da büyük ve yüklü bir hatıralar dağıdır; Osman Gazi Hân şimdi zamanın iki ucunu -tesbih gibi- birleştirmiştir. Bu parçanın, konusu bakımından aşağıdaki roman türlerinden hangisine örnek olduğu söylenebilir?
A) Macera B) Fantastik C) Tarihî
D) Polisiye E) Sosyal
A
B
C
D
E
Stendhal “Kırmızı ve Siyah” adlı eserinde, “Yol boyunca gezdirilen bir aynadır roman.” derken romanın hangi özelliğini vurgulamaktadır?
A) Gerçek hayatı yansıtma özelliğini
B) Yazarının gittiği yöne göre biçimlendiğini
C) Hikâyeden farklı bir tür olduğunu
D) Sanatlı bir dilde yazılması gerektiğini
E) Açık ve örtük iletiler içerdiğini
A
B
C
D
E
(I) Türk edebiyatına roman Tanzimat’la girmiştir. (II) Türün ilk örnekleri çeviri eserlerdir. (III) İlk çeviri roman, Yusuf Kâmil Paşa’nın Fransız yazar Fenelon’dan 1859 yılında çevirdiği “Telemak”tır. (IV) İlk yerli roman ise Samipaşazade Sezai’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseridir. (V) Halit Ziya Uşaklıgil, roman türünün Batılı anlamdaki ilk örneklerini vermiştir. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
A
B
C
D
E
Nabokov’un “Emma Bovary denen kız hiç yaşamadı. Madame Bovary kitabı ise sonsuza dek yaşayacak.” sözü romanın hangi özelliklerini vurgulamaktadır?
A) Kurgusallık - Kalıcılık
B) Gerçekçilik - Üslupçuluk
C) Kurmaca - Nedensellik
D) Kalıcılık - Özgünlük
E) Yanlılık - İroni
A
B
C
D
E
İyi bir roman bize kahramanının gerçeklerini, kötü bir romansa yazar hakkındaki gerçekleri anlatır. Bu sözden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
A) İyi bir romanda serim, düğüm ve çözüm bölümleri belirgindir.
B) Romanda anlatılanlar, yazarının yaşadığı dönemin kültürel özelliklerini taşır.
C) Roman kahramanları, ait oldukları çevrenin diliyle konuşturulmalıdır.
D) Romanlarda birbiriyle bağlantılı olaylar bir tema etrafında bir araya getirilir.
E) Romanlar, sahiplerinin sesi değil kurgusal kimliklerin sesini yansıtmalıdır.
A
B
C
D
E
Ayın on dördünde Bünyamin’in kazması beyaz bir cisme çarptı. Merakı artan Vardapet’le birlikte çevresindeki toprağı temizlediklerinde bunun, çoktan taşlaşmış, neredeyse öküz büyüklüğünde bir kertenkele kafası olduğunu gördüler. Boynundan itibaren bel kemiği toprağın derinliklerinde kayboluyordu. Bünyamin, canavarın dişlerinden birini yadigâr olarak almayı düşündü. Ama diş, eline alır almaz ufalanıverdi. Vardapet bunu uğur telakki edip çıra ışığı altında birtakım hesaplar yaptı. Rakamları topladı, çıkardı; iletkiden okuyup kaydettiği derecelerin yüz seksene erişip erişmediğine baktı ve delikanlıya gülümsedi. Bu parçada,
I. Olay örgüsü II. Mekân III. Zaman IV. Kişiler unsurlarından hangileri belirgin değildir?
A) Yalnız I. B) Yalnız II. C) I ve III. D) II ve IV. E) III ve IV
A
B
C
D
E
Damların yosun tutan ve kararan kiremitlerini nihayetsiz dut, erik ve iri yapraklı incir ağaçlan örtmeye çalışıyor, derelerin kenarını beyazımtırak yapraklarıyla uzun kavaklar takip ediyordu. Bunların arasında belki yirmiden fazla minare, bembeyaz yükseliyor ve uzaktan bakan bir göze, tıpkı kavak ağaçları gibi hafif hafif sallanıyor hissini veriyordu. Bu parçada,
I. Betimleyici II. Öyküleyici III. Tartışmacı
anlatım biçimlerinden hangileri kullanılmıştır?
A) Yalnız I. B) Yalnız II. C) I ve II. D) I ve III. E) II ve III.
A
B
C
D
E
Bütün kalbimle zevkini çıkarmaya çalıştığım ilk yaz sabahı ile birlikte ruhumu harikulade bir neşe sarıverdi. Yalnızım, burada yaşamaktan da son derece memnunum. Burası tam benim yaradılışımdaki insanlara göre bir yer.Öyle mutluyum, huzur içinde yaşantıma öyle bir daldım ki sanatımın da bu durumdan fayda göreceğini umuyorum.
Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
A) Coşku ve heyecana bağlı bir anlatıma sahiptir.
B) İlahi anlatıcının bakış açısı vardır.
C) Sade ve akıcı bir dil kullanılmıştır.
D) Diyalog tekniğine başvurulmuştur.
E) Mizahi bir tavır sergilenmiştir.
A
B
C
D
E
Tayfur; çocuğunun üstüne titreyen, her hareketini hoş gören, her arzusunu yerine getirmeyi annelik vazifesinden bilen, evladını sürekli pohpohlayan bir ananın elinde büyüdü, böyle bir öğrenimle Mülkiye Mektebinden çıktı. Memurluk yapmak istemedi. Her ne görse öğrenmeye kalkar, az vakitte ondan bıkar, başka yeni bir arzuya düşerdi. Bu yüzden her şeyle uğraştı ama ciddi hiçbir şey öğrenemedi. Annesi oğlunun bu binbir çeşit işini zekâsının olağanüstü taşkınlığına verir, bununla avunurdu. Küçük Bey’in ediplik, şairlik, hususundaki dikkati bir başkaydı. Özgün bir şeyler bulmak için günlerde uğraşır, birkaç satır için haftalarca didinirdi. Bu parçadan, sözü edilen kahramana ait hangi özellik çıkarılamaz?
A) Sıkılgan B) Karamsar C) Sanatkâr D) Şımartılmış E) Hevesli
A
B
C
D
E
● Yafes Çelebi’nin Zekeriya Usta’ya çırak olması
● Yafes Çelebi’nin hiyel ilmini öğrenmeye başlaması
● Yafes Çelebi’nin icatlarının tanıtımı, bu icatları padişaha sunmak için gösterdiği gayretler ve Yafes Çelebi’nin Hiyel Kalemi Reisi Uzun İhsan Efendi ile tanışması
● Yafes Çelebi’nin, Davud’u kaçırması
Bu yargılar romanın yapı unsurlarından hangileri hakkında bilgi vermektedir?
A) Şahıs Kadrosu - Olay örgüsü B) Zaman - Olay örgüsü
C) Mekân - Şahıs kadrosu D) Zaman - Şahıs kadrosu
E) Olay Örgüsü – Mekân
A
B
C
D
E
23 Kasım 1906'da Adapazarı'nda dünyaya geldi. İstanbul'da 11 Mayıs 1954'te 48 yaşında sirozdan yaşamını yitirdi.Şiir yazmaya İstanbul Sultanisi'ndeki öğrencilik günlerinde başladı. Öyküye Bursa'daki öğrencilik zamanında geçti. İlk öyküsü "Uçurtmalar" 9 Aralık 1929'da Milliyet gazetesinin sanat sayfasında yayınlandı.Semaver (1936) Sarnıç (1939) Şahmerdan (1940) Lüzumsuz Adam (1948) Mahalle Kahvesi (1950) eserleri bulunur.
tanıtılan yazar hangisidir?
Yaşar Kemal
Sait Faik Abasıyanık
Tarık Buğra
Kemal Tahir
Oğuz Atay
Anadolu insanının yaşantısını, sorunlarını, kişisel duygularını, inançlarını süssüz, yapmacıksız, konuşulan Türkçe'nin tüm yalınlığı ve açıklığıyla dile getiren bir yazardır.Asıl ününü "Çalıkuşu" adlı romanıyla kazanmıştır. Bu romanın merkezine, Anadolu'da yaşamayı seçen idealist, aydın Türk kadınını yerleştirir.Dudaktan Kalbe (1925) Akşam Güneşi (1926) Bir Kadın Düşmanı (1927) Yeşil Gece (1928)
Tanıtılan yazar hangisidir?
A) Yaşar Kemal B) Kemal Tahir C) Yakup Kadri
D) Reşat Nuri E) Halide Edip
A
B
C
D
E
Eğitimini düzenli bir biçimde tamamlama imkânı bulamayan hayat okulunda kendi kendini yetiştirmiş biridir. Daha çok küçük yaşta doğaya, insanlara ve topluma karşı ruhunda uyanan ilgi, eserlerinin temelini oluşturur. Romanın bir mimarisi, anlatımın bir kurgusu olduğunu, anlatımın kurguyu belirlediğini ve kendi romanlarının Anadolu türkülerine çok benzediğini ifade eder.
Üç Anadolu Efsanesi (1967), Ağrıdağı Efsanesi (1970), Binboğalar Efsanesi (1971), Çakırcalı Efe (1912) Eserleri bulunur.
Tanıtılan yazar hangisidir?
Yaşar Kemal
Orhan Kemal
Kemal Tahir
Mustafa Kutlu
Bilge Karasu
Bu treni ilk kim nasıl gördü, duydu - - - - okudu kimse öğrenemedi - - - - herkesin emin olduğu tek bir şey vardı: Bunun çocuklarını uyutmak için çok güzel bir masal olması. Gerçek olup olmaması - - - - yetişkinlerin umrunda - - - - değildi, onlar zaten hayal kurmayı çoktan unutmuşlardı. Aşağıdaki bağlaçlardan hangisi bu parçadaki boşluklardan herhangi birine getirilemez?
A) ancak B) veya C) bile D) da E) eğer
A
B
C
D
E
(I) Şimdiye kadar hem hazırlık hem uygulama bakımından birkaç saati aşmayan etkinlikler paylaştık. (II) Bu sefer ise kütüphane şenlikleri, yıl sonu gösterileri, veli günü gibi vesilelerle daha uzun soluklu bir faaliyet planlamaktayız. (III) Örneğin bu cumaki buluşmamızda sizler için okuma alışkanlığınızı pekiştirecek bir uygulama gerçekleştireceğiz.
Numaralanmış cümlelerin hangilerinde hem edat hem bağlaç kullanılmıştır?
A) Yalnız I. B) Yalnız III. C) I ve II. D) II ve III. E) I, II ve III.
A
B
C
D
E
I. Pamuk gibi bir kalbi vardır. (Benzetme) II. Saatlerce aramasına karşın bir türlü bulamıyordu. (Koşul) III. Amcam ile yarın köye gideceğiz. (Birliktelik) IV. Çiçek demetini annesi için almıştı. (Özgülük) V. Hiçbiri bu işi senin kadar öğrenemedi. (Karşılaştırma) Numaralanmış cümlelerin hangisinde edatın cümleye kattığı anlam yanlış verilmiştir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V
A
B
C
D
E
Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi bağlama görevi üstlenmemiştir?
A) Sardunya odanın yalnız bu köşesinde canlanıyor.
B) O bize katılmayacak çünkü hastalanmış.
C) Biraz yorgunum ama sizinle geleceğim.
D) Hemen soğumuş hâlbuki daha yeni kapattım.
E) Mademki isteklidir, bulur bir çaresini.
A
B
C
D
E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı bir edatla sağlanmıştır?
A) Neden böyle bir karar verdi ki?
B) Tabiatı ondan daha iyi kim anlatabilir?
C) Hangi güzergâhı kullanacaksın?
D) Gözleri her şeyi söylüyor olabilir miydi?
E) İlacını günde kaç kere alacak?
A
B
C
D
E
