Font size
WorksheetsROMAN 11. SINIF
Total questions: 20
Worksheet time: 40mins
Yaptığı hareketler ona hiçbir yere bağlı olmadığı şuurunu verdi. Hatta yavaş yavaş etrafından ne kadar ayrı olduğunu, ne kadar uzak olduğunu hissetmeye başladı. Bir an içinde deminkinin tamamıyla aksi olan bir yalnızlık duygusuyla sarsıldı. Etrafına baktığı zaman ağaçların, bulutların, derenin kendisinden hızla uzaklaştığını sezer gibi oldu. Bu parça aşağıdakilerin hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
A) İnsan psikolojisi B) Evrensel değerler C) Mitolojik ögeler
D) Din ve tasavvuf E) Toplumsal değişim
A
B
C
D
E
Sabahattin Ali; köy, kasaba ve kent gerçeklerini ilk defa gözleme dayalı toplumcu gerçekçi bir anlayışla eserlerinde yansıtmıştır. “Kuyucaklı Yusuf”ta, bir Anadolu kasabasının değişen değerlerle biçimlenen yeni yaşamını sergiler. “İçimizdeki Şeytan”da, II. Dünya Savaşı öncesinde üniversite, kültür ve sanat çevrelerindeki farklı sosyal eğilimleri eleştirir. “Kürk Mantolu Madonna”da, çevresiyle uyum sağlayamayan, verdiği sözü tutamayan bir aydının suçluluk ve utanç duygusunu yansıtır. Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdaki edebî dönemlerin hangisinde yer alır?
A) Tanzimat B) Servetifünun C) Fecriati D) Millî Edebiyat
E) Cumhuriyet
A
B
C
D
E
Tevfik, incecik sesini kısarak, – Ağabeyciğim, benim yevmiyem ne olacak, diyebildi. Murat, çocuğun elini bırakmıştı. İshak Efendi’ye döndü, ‒ Sahi, unutup gidiyorduk. Küçüğün gündeliğini verme- yecek misin? İshak Efendi yarı hayret, yarı hiddetle cilalı tahtayı kâğıt- ların üzerine attı. ‒ Ne gündeliği? Hak etsin de sonra… ‒ Bu çocuk hiç çalışmadı mı? Murat omuzlarını silkti: – Aşk olsun be insafına arkadaş. Sabahleyin evden al- mışsın, gece oldu. Neyin iki saati bu? Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Diyaloglara yer verilmiştir. B) Çatışma patron-işçi üzerinedir.
C) Realizm akımının etkisi görülür.
D) Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
E) Yerel söyleyişlere yer verilmiştir.
A
B
C
D
E
“Romanda tek amacım hayatın heyecanını verebilmek ve canlı tipler oluşturmaktır. Roman yazarken, tanıdığım kimseler ve yaşadıklarımdan yola çıkarım. Fransız romancılarından gençliğimde çok zevkle okuduklarım Stendhal ile Balzac’tır. Şimdi Marcel Proust ile Jules Romains’in âdeta tiryakisi oldum.” diyen bir yazarın aşağıdaki akımlardan hangisini benimsemesi beklenir?
A) Klasisizm B) Romantizm C) Realizm D) Egzistansiyalizm E) Sürrealizm
A
B
C
D
E
Yayımlanan dört romanı da aynı sanat anlayışıyla yazılmıştır. “Çıkrıklar Durunca”da ucuz, Avrupa malı dokumanın yerli malı dokuma tezgâhlarını ortadan kaldırışı; “Düşkünler”de, Tanzimat’la ortaya çıkan yüksek memur bürokrasisinin zamanla çöküp yozlaşması; “Bir Varmış Bir Yokmuş”ta Tanzimat Dönemi’nde başlayan kapitülasyonların imparatorluğu sarsması, içinden çürütmesi anlatılmaktadır. “Yol Arkadaşları” ise roman biçiminde yazılmış gezi notları sayılabilir. Bu parçada adı geçen eserler aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
A) Reşat Nuri Güntekin B) Halide Edip Adıvar C) Sabahattin Ali
D) Sadri Ertem E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
A
B
C
D
E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde verilen romanlar, adı geçen yazara ait değildir?
A) Yakup Kadri Karaosmanoğlu, “Yaban”da (1932) Kurtuluş Savaşı sırasındaki Türk köyü ve köylüsünü, aydınlarımızın köy gerçeği karşısındaki durumunu anlatır.
B) Reşat Nuri Güntekin, “Sözde Kızlar”la (1923) romancılığa başlamış, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nda (1930) hasta bir gencin sıkıntılı yaşamını ve ruhsal bunalımını anlatmıştır.
C) Konularını günlük yaşamdan alan Mahmut Yesari, ünlü romanı “Çulluk”ta (1927) işçi çevrelerini, köy yaşamını gerçekçi bir anlayışla anlatır.
D) Refik Halit Karay, romanlarını 1939’dan sonra yayımlamış, “Yezid’in Kızı (1939), Çete (1939), Sürgün (1941), Nilgün (1950)” adlı romanlarıyla büyük ün kazanmıştır.
E) Halide Edip; “Sinekli Bakkal (1936), Tatarcık (1939) ve Sonsuz Panayır”da (1946) Türkiye’nin üç ayrı dönemdeki toplumsal özelliklerini ele almıştır.
A
B
C
D
E
Mehmet Ali’nin bana verdiği odaya zar zor sığdım. Bu, ovaya bakan iki pencereli, kavak ağaçlarıyla tutturulmuş tavanından kuru otlar sarkan, tabanı toprak bir hücredir. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada tanıtılan mekânın bir özelliğidir?
A) Aydınlıktır. B) Geniştir. C) Küçüktür. D) Rutubetlidir.
E) Kullanışlıdır.
A
B
C
D
E
Bu sofa (evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol) yaşlı bir insan yüzü gibidir: Evimizin bütün ruhu, kederleri ve neşesi orada görünür; her günün hadiseleri tavana, duvarlara, döşemeye bir leke, bir çizgi, bir buruşuk ve bazen de ancak bizim görebileceğimiz gizli bir işaret ilave der. Bu sofa canlıdır. Bizimle beraber kımıldar, değişir, bizimle beraber uyur, uyanır; bu sofa aramızda sanki üçüncü bir simadır ve gördüğü, ağladığı bile olur. Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Benzetme yapılmıştır. B) Kişileştirme yapılmıştır.
C) Atasözlerine yer verilmiştir. D) Kurallı cümleler kullanılmıştır.
E) Niteleyici sözlere yer verilmiştir.
A
B
C
D
E
Aşağıdakilerden hangisi farklı bir bakış açısıyla yazılmıştır? A) Akşam eve dönerken elimde önemli bir cümle, tartışmasız bir gerçek getirememiş olmak moral bozucuydu.
B) Ev işiyle Murtaza Ağa kendisi uğraşıyordu. Kasabanın en güzel evi çeltikçi Uzun Rahmet’indir. Uzun Rahmet evi geçen yıl yaptırdı.
C) Sazlıdere köyü, Okçuoğlu’nun altı bin dönümlük sahasının tam ortasında kalıyordu. Okçuoğlu bu yüzden bin beş yüz dönümlük bir tarlayı ekemediği gibi kesik sulama usulüyle ancak ruhsat alabiliyordu.
D) Köprünün üstüne müthiş bir kalabalık toplanmıştı. Hamza Dayı bunu anladı. Otomobili daha hızlı sürdü.
E) İbrahim Efendi’nin huzurlu bir hayatı vardı. Memlekette, kendisi gibi bolluk ve tokluk içinde bir zümrenin bulunduğu da bir gerçekti
A
B
C
D
E
Yazarın ilk romanı Yozgat’ın Sekili kasabasında yaşadığı yıllarda köylülerin hayatlarına dair edindiği birikimleri yansıtmaktadır. Romanda artık iş göremez olmuş bir atın, sahibi tarafından doğaya (yılkıya) bırakılmasıyla birlikte yaşanan dramatik olaylar aktarılmıştır. Romanda ölüme salınan Dorukısrak’ın yaşama tutunmak için verdiği mücadele, Anadolu insanının hayata, doğaya ve hayvanlara bakış açısını yansıtan düşüncelerle birlikte anlatılmıştır. Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Abbas Sayar B) Yaşar Kemal C) Orhan Kemal D) Kemal Tahir
E) Fakir Baykurt
A
B
C
D
E
Bir adamın, başka bir adamın evinin önüne ev yapmaya kanunda hakkı yoktur! Eğer Haceli senin evin önüne ev yaparsa seninkinin manzarası kapanacak. Haceli, evin altını ahır yapacak. Nereye atacak gübreyi? Her evin gübresi kendi ardına atılır. Haceli evi yaparsa ardı nere olacak? Tabii senin evin önü, Haceli’nin gübreliği! Çekilir mi bu, Kara Bayram? Sen çeksen bile köylü neye çeksin? Kim oluyor Deli Haceli, köy içine ev yapacak? Karataş’ın şerefi yok mu? Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Köyün ve köylünün gündelik yaşamı dile getirilmiştir.
B) Sözde soru cümlesi kullanılmıştır.
C) Soyut bir anlatım tercih edilerek idealler dile getirilmiştir.
D) Metin, yazıldığı dönemin sosyal gerçekliğiyle uyumludur.
E) Metinde günümüzde de karşılaşılabilecek bir çatışma söz konusudur.
A
B
C
D
E
Ernest Hemingway’in 1929 yılında kaleme aldığı romanıdır. Romanda anlatılan olaylar I. Dünya Savaşı sırasında geçmektedir. 1915 yılının sonbaharında İtalyan ordusu, Avusturya ve Almanya orduları karşısında çetin bir muharebe vermektedir. Eserde İtalyan ambulans birliğinde çalışan ve genç bir Amerikalı olan Teğmen Frederic Henry ile İngiliz hemşire Catherine Barkley’in savaşın ortasında hem kendi sevgi dolu dünyalarını, hem de savaşın her şeyi yerle bir eden acımasız dünyasını yaşamaları anlatılır. Bu parçada özeti verilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gün Olur Asra Bedel B) Silahlara Veda C) Savaş ve Barış
D) Geride Kalanlar E) Yorgun Savaşçı
A
B
C
D
E
Kedinin yalayışını dinledi. Jambonlu yumurta, istemez. Bu sıcaklarda iyi yumurta hak getire. Şöyle temiz güzel bir su içeyim. Perşembe: Buckley’den koyun böbreği de alınmaz bugün. Tereyağında pişirirdim, karabiberli falan. Çayın suyu kaynayadursun. Kedinin yalayışları yavaşladı, fincan tabağını tertemiz yapmış. Dilleri niçin sert olur öyle? Daha iyi yalayabilsin, tüm girintilerini kabın. Yiyebileceği bir şey? Çevresine bakındı. Yok. Bu parçada kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bilinç Akışı B) Gösterme C) Diyalog D) İç Çözümleme E) Geriye Dönüş
A
B
C
D
E
Anayurt Oteli yazarın 1973 yılında yayımlanan ikinci romanıdır. Aylak Adam gibi aynı yapı ve teknikle kaleme alınmıştır. Roman, Manisa’nın Anavatan Oteli ve onun kâtibinden esinlenerek yazılmıştır. Romanda olaylar, kahraman Zebercet’in ruh dünyası ve psikolojisi üzerine kurulmuştur. Başından geçenler yine onun bilinçaltından istifade edilerek anlatılır. Zebercet, terk edilmeye ve reddedilmeye karşı aşırı duyarlı, içine kapanık bir kişiliğe sahiptir. Bu parçada sözü edilen eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Oğuz Atay B) Yusuf Atılgan C) Abbas Sayar
D) Yaşar Kemal E) Kemal Bilbaşar
A
B
C
D
E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla yüklem kullanılmıştır?
A) En iğrenç yalan, gözyaşı şekline girendir.
B) Şiir bir kültürün taşınabilir manevi vatanıdır.
C) En geveze kuş ümittir, kalbimizde hiç susmaz.
D) Yalanı söküp atmadan hakikati dikmeye kalkma.
E) Sağanak altında hüzünlü ve mutlu insan pek fark edilmez
A
B
C
D
E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne de yüklem de isim tamlamasından oluşmaktadır?
A) Eğitim öğrenciye saygı ile başlar.
B) Tarih şuuru, millî bir savunma silâhıdır.
C) Hiçbir miras doğruluk kadar zengin değildir.
D) Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.
E) İnsanın cahil olduğunu bilmesi, bilgiye atılan ilk adımdır.
A
B
C
D
E
Aşağıdaki cümlelerin hangisi, öge sayısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) Ayyuk, uzaklığı belirtmek amacıyla kullanılan bir yıldızdır.
B) Mutluluk, bir yola bilerek giden şuurlu insanların hakkıdır.
C) Mutsuz insan, başkalarının ızdırabıyla rahat eden kimsedir.
D) Ebced, Arap alfabesinin sıralanış formülüne verilen isimdir.
E) Felsefe, bize herhangi bir konuda soyut düşünmeyi öğretir
A
B
C
D
E
Romanın bir ayna oluşuna ilişkin eğretilemeyi Pierre Macherey, “Bir aynadır roman fakat gerçeği olduğu gibi yansıtmayan kırık bir ayna.” şeklinde yorumluyor.
Bu cümlede aşağıdaki ögelerden hangisi yoktur?
A) Özne B) Dolaylı tümleç C) Belirtili nesne D) Zarf tümleci
E) Yüklem
A
B
C
D
E
Aşağıdaki soruların hangisinin cevabı zarf tümleci de dolaylı tümleç de değildir?
A) Kütüphaneden mi geliyorsun?
B) İskeleye kadar bizimle kim koşacak?
C) Neden birçok şey sana tuhaf geliyor?
D) Bu bahçedeki çiçekler ne zaman açacak?
E) Hasan eve eli boş dönmeye mi karar verdi?
A
B
C
D
E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögeler doğru ayrılmıştır?
A) En büyük sermaye, / en zengin miras doğruluktur.
B) Hayat, / mükâfatını / zorluklara / tahammül edenlere verir.
C) Otizm / duygusal okuryazarlığın / gelişmemesinden kaynaklanır.
D) Sadece / gördüklerimizle / yetinirsek ne zevki kalır / hayal kurmanın.
E) Milletler, / bireylerin eğitimine verdikleri önem derecesinde / yükselirler.
A
B
C
D
E
