Worksheets7.SINIF EVDE KAL DENEME
Total questions: 20
Worksheet time: 22mins
“Bitmek” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde “beklenmedik bir anda ortaya çıkmak” anlamında kullanılmıştır?
A) Mercimekten başka bir şey bitmez burada.
B) Kaptan, sahanın her yerinde aniden bitiyordu.
C) Son dakikada attığı gole tek kelimeyle bittim.
D) Kadıncağız çalışmaktan çok incelmiş, bitmiş.
Bütün bu karmaşanın üstesinden gelip hayatımda yeni bir sayfa açmak istiyorum. Sanırım bunun için ne yapmam gerektiğini tam olarak bilmediğimden yerimde saymaya devam ediyorum.
Bu cümledeki altı çizili ifadeyle aşağıdakilerden hangisi anlatılmak isteniyor olabilir?
A) Okuldan mezun olmak
B) Karşılıksız iyilik yapmak
C) Yeni bir başlangıç yapmak
D) İkamet adresini değiştirmek
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamda kullanılmıştır?
A) Öğle yemeği sonrası koyu bir sohbete başlamıştık.
B) Bütün evi keskin bir balık kokusu sarmıştı.
C) Öğretmenimizin sıcacık gülümsemesi içimizi ısıttı.
D) Başından beri hatalı olduğunu kendisi de biliyor.
Dörtlükteki benzetme sanatında kendisine benzetilen varlıklar hangisinde doğru verilmiştir?
A) Ufuk – yollar
B) Kaçak – uzun
C) Rüya – tilki
D) Tilki – yumak
Çocukluğum Isparta’da geçti. Mahalle kültürünün henüz ölmediği zamanlardı. Sizin ebeveynleriniz sadece anneniz babanız değildi. Komşu Nuran abla, Bakkal Nusret amca sizin iyiliğiniz için size karışabilirdi. Mahalle okulu sadece eğitim öğretim yeri değildi. Aynı zamanda oyun alanımızdı. Okul biter bitmez eve koşar, üzerimizi hızlı hızlı değiştirir, salçalı ya da yoğurtlu ekmeğimizi alıp tekrar okula koşardık. O zamanın moda oyunu neyse onu oynardık. Bu bazen misket olur, bazen saklambaç, bazen uzuneşek olurdu. Değişmeyen bir tek oyun vardı, o da futbol. Okulun bahçesine kaleler yerleştirildiğinde mahalle çocuklarının bayramıydı. Şampiyonlar Ligi o zamanlar ulusal kanallarda yayınlanırdı. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi başarısı bizi bir Şampiyonlar Ligi turnuvası yapmaya itmişti. Takımlar seçildi, formalar giyildi, ayakkabılar parlatıldı. Tek eksiğimiz bir kupaydı. Mahalleye yeni taşınanların buzdolabı kolisinden çıkan straforlarla mükemmel bir Şampiyonlar Ligi kupası hazırlamıştık. İçine de bayramdan kalma şekerleri doldurduk. Bizim takım finale kadar geldi. Final maçı kıran kırana sürüyordu. Skor eşitti. Beşinci golü atan takım şampiyon olacaktı. Biz Emre ile aynı takımdaydık, rakibimiz çok iyi oynuyordu. Rakip takımın kaptanı da Emre’nin ağabeyi Fatih’ti. Fatih topu aldı defansımız boş yakalanmıştı. Emre, Fatih’in gole gittiğini anlayınca defansa koşmak yerine okul duvarının üstünde duran kupaya koştu. Kupayı alıp kaçtı. Fatih arkasından yetişmeye çalışsa da Emre yüksek bir yere tırmanıp, şekerlerin hepsini yedi.
Bu metin hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) 3. kişi ağzıyla yazılmıştır.
B) Öyküleme tekniği kullanılmıştır.
C) Futbol terimleri kullanılmıştır
D) İkilemelere yer verilmiştir.
Çocukluğum Isparta’da geçti. Mahalle kültürünün henüz ölmediği zamanlardı. Sizin ebeveynleriniz sadece anneniz babanız değildi. Komşu Nuran abla, Bakkal Nusret amca sizin iyiliğiniz için size karışabilirdi. Mahalle okulu sadece eğitim öğretim yeri değildi. Aynı zamanda oyun alanımızdı. Okul biter bitmez eve koşar, üzerimizi hızlı hızlı değiştirir, salçalı ya da yoğurtlu ekmeğimizi alıp tekrar okula koşardık. O zamanın moda oyunu neyse onu oynardık. Bu bazen misket olur, bazen saklambaç, bazen uzuneşek olurdu. Değişmeyen bir tek oyun vardı, o da futbol. Okulun bahçesine kaleler yerleştirildiğinde mahalle çocuklarının bayramıydı. Şampiyonlar Ligi o zamanlar ulusal kanallarda yayınlanırdı. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi başarısı bizi bir Şampiyonlar Ligi turnuvası yapmaya itmişti. Takımlar seçildi, formalar giyildi, ayakkabılar parlatıldı. Tek eksiğimiz bir kupaydı. Mahalleye yeni taşınanların buzdolabı kolisinden çıkan straforlarla mükemmel bir Şampiyonlar Ligi kupası hazırlamıştık. İçine de bayramdan kalma şekerleri doldurduk. Bizim takım finale kadar geldi. Final maçı kıran kırana sürüyordu. Skor eşitti. Beşinci golü atan takım şampiyon olacaktı. Biz Emre ile aynı takımdaydık, rakibimiz çok iyi oynuyordu. Rakip takımın kaptanı da Emre’nin ağabeyi Fatih’ti. Fatih topu aldı defansımız boş yakalanmıştı. Emre, Fatih’in gole gittiğini anlayınca defansa koşmak yerine okul duvarının üstünde duran kupaya koştu. Kupayı alıp kaçtı. Fatih arkasından yetişmeye çalışsa da Emre yüksek bir yere tırmanıp, şekerlerin hepsini yedi.
Metnin ana fikri aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) Mahalleler kültürümüzün değişmez öğeleridir ve çocuk yetiştirmek için önemlidir.
B) Galatasaray Spor Kulübü Şampiyonlar Ligi’nde başarılara imza atmıştır ve çocukları etkilemiştir.
C) Bir zamanlar futbol maçları ulusal kanallarda verilirdi ve herkes maçları izleyebilirdi.
D) Bazı çocuklar kaybetmeyi kabul edemez ve yanlış davranışlar sergiler.
Çocukluğum Isparta’da geçti. Mahalle kültürünün henüz ölmediği zamanlardı. Sizin ebeveynleriniz sadece anneniz babanız değildi. Komşu Nuran abla, Bakkal Nusret amca sizin iyiliğiniz için size karışabilirdi. Mahalle okulu sadece eğitim öğretim yeri değildi. Aynı zamanda oyun alanımızdı. Okul biter bitmez eve koşar, üzerimizi hızlı hızlı değiştirir, salçalı ya da yoğurtlu ekmeğimizi alıp tekrar okula koşardık. O zamanın moda oyunu neyse onu oynardık. Bu bazen misket olur, bazen saklambaç, bazen uzuneşek olurdu. Değişmeyen bir tek oyun vardı, o da futbol. Okulun bahçesine kaleler yerleştirildiğinde mahalle çocuklarının bayramıydı. Şampiyonlar Ligi o zamanlar ulusal kanallarda yayınlanırdı. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi başarısı bizi bir Şampiyonlar Ligi turnuvası yapmaya itmişti. Takımlar seçildi, formalar giyildi, ayakkabılar parlatıldı. Tek eksiğimiz bir kupaydı. Mahalleye yeni taşınanların buzdolabı kolisinden çıkan straforlarla mükemmel bir Şampiyonlar Ligi kupası hazırlamıştık. İçine de bayramdan kalma şekerleri doldurduk. Bizim takım finale kadar geldi. Final maçı kıran kırana sürüyordu. Skor eşitti. Beşinci golü atan takım şampiyon olacaktı. Biz Emre ile aynı takımdaydık, rakibimiz çok iyi oynuyordu. Rakip takımın kaptanı da Emre’nin ağabeyi Fatih’ti. Fatih topu aldı defansımız boş yakalanmıştı. Emre, Fatih’in gole gittiğini anlayınca defansa koşmak yerine okul duvarının üstünde duran kupaya koştu. Kupayı alıp kaçtı. Fatih arkasından yetişmeye çalışsa da Emre yüksek bir yere tırmanıp, şekerlerin hepsini yedi.
Metindeki altı çizili sözcüklerden hangisi çekimli fiil değildir?
A) zamanlardı
B) değiştirir
C) doldurduk
D) geldi
Bakkal Nusret amca sizin iyiliğiniz için size karışabilirdi. Mahalle okulu sadece eğitim öğretim yeri değildi. Aynı zamanda oyun alanımızdı. Okul biter bitmez eve koşar, üzerimizi hızlı hızlı değiştirir, salçalı ya da yoğurtlu ekmeğimizi alıp tekrar okula koşardık. O zamanın moda oyunu neyse onu oynardık. Bu bazen misket olur, bazen saklambaç, bazen uzuneşek olurdu. Değişmeyen bir tek oyun vardı, o da futbol. Okulun bahçesine kaleler yerleştirildiğinde mahalle çocuklarının bayramıydı. Şampiyonlar Ligi o zamanlar ulusal kanallarda yayınlanırdı. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi başarısı bizi bir Şampiyonlar Ligi turnuvası yapmaya itmişti. Takımlar seçildi, formalar giyildi, ayakkabılar parlatıldı. Tek eksiğimiz bir kupaydı. Mahalleye yeni taşınanların buzdolabı kolisinden çıkan straforlarla mükemmel bir Şampiyonlar Ligi kupası hazırlamıştık. İçine de bayramdan kalma şekerleri doldurduk. Bizim takım finale kadar geldi. Final maçı kıran kırana sürüyordu. Skor eşitti. Beşinci golü atan takım şampiyon olacaktı. Biz Emre ile aynı takımdaydık, rakibimiz çok iyi oynuyordu. Rakip takımın kaptanı da Emre’nin ağabeyi Fatih’ti. Fatih topu aldı defansımız boş yakalanmıştı. Emre, Fatih’in gole gittiğini anlayınca defansa koşmak yerine okul duvarının üstünde duran kupaya koştu. Kupayı alıp kaçtı. Fatih arkasından yetişmeye çalışsa da Emre yüksek bir yere tırmanıp, şekerlerin hepsini yedi.
Bu metinde aşağıdaki seçeneklerden hangisine değinilmemiştir?
A) Mahallede futbol oynayan çocuklar büyük takımlara özenirler.
B) Okul bazı dönemlerde sadece eğitim yeri değil aynı zamanda oyun alanı görevini de üstlenmiştir.
C) Eski mahalle kültüründe komşular mahalle çocuklarına istediği gibi davranabilirdi.
D) Futbol çocuklar arasında bazı dönemler en favori oyunlardan biri olmuştur.
Numaralandırılmış cümlelerde boşluklara yazılacak “de” lerden hangileri kendinden önceki sözcüğe bitişik yazılmalıdır?
A) 1 ve 2
B) 2 ve 3
C) 3 ve 4
D) 1 ve 4
Şiirde aşağıdaki çekimli fiillerden hangisinin örneği yoktur?
A) Görülen geçmiş zaman
B) Geniş zaman
C) Duyulan geçmiş zaman
D) Gereklilik kipi
Yemyeşil ve çok büyük parkları, geniş meydanları, buram buram tarih kokan binaları, bir an bir Anadolu şehrindeyken bir sokak değişimi ile kendinizi Avrupa’da hissedebileceğiniz bir şehir Belgrad. Özellikle de parkları çok ilgi çekicidir. Yaş ortalaması 65’in üzerinde birçok insan hemen her gün parklarda yürüyüş yapar. Hemen her meydanda spor ve sanat etkinliklerine rastlayabilirsiniz. Ayrıca sokakta dolaşırken çok sayıda Türkçe isimle karşılaşabilirsiniz.
Parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Sokaklarda sanat ve spor etkinlikleri vardır.
B) Şehir, Anadolu ve Avrupa şehirlerinden izler taşır.
C) Tarihi dokusu hissedilebilen bir şehirdir.
D) Şehir Türklerden esinlenerek yapılmıştır.
Yemyeşil ve çok büyük parkları, geniş meydanları, buram buram tarih kokan binaları, bir an bir Anadolu şehrindeyken bir sokak değişimi ile kendinizi Avrupa’da hissedebileceğiniz bir şehir Belgrad. Özellikle de parkları çok ilgi çekicidir. Yaş ortalaması 65’in üzerinde birçok insan hemen her gün parklarda yürüyüş yapar. Hemen her meydanda spor ve sanat etkinliklerine rastlayabilirsiniz. Ayrıca sokakta dolaşırken çok sayıda Türkçe isimle karşılaşabilirsiniz.
Metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Deneme
B) Gezi yazısı
C) Sohbet
D) Makale
Yemyeşil ve çok büyük parkları, geniş meydanları, buram buram tarih kokan binaları, bir an bir Anadolu şehrindeyken bir sokak değişimi ile kendinizi Avrupa’da hissedebileceğiniz bir şehir Belgrad. Özellikle de parkları çok ilgi çekicidir. Yaş ortalaması 65’in üzerinde birçok insan hemen her gün parklarda yürüyüş yapar. Hemen her meydanda spor ve sanat etkinliklerine rastlayabilirsiniz. Ayrıca sokakta dolaşırken çok sayıda Türkçe isimle karşılaşabilirsiniz.
Metnin birinci cümlesindeki virgül hangi görevde kullanılmıştır?
A) Sıralı cümleleri ayırmak için
B) Yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için
C) Eş görevli sözcükleri ayırmak için
D) Tırnak içine alınmayan alıntı cümlelerden sonra
Her şeyin başı, her işin mayasıdır sevgi. Sevmezsen, sevemezsen mutlu olamazsın hayatta. Hayatın temelidir, var oluş sebebimizdir belki. Her yerdedir, her zaman vardır. Aklı olmayan timsahın yumurtadan çıkan yavrusunu o kocaman ağzıyla, keskin dişleriyle nehre taşırken görürsünüz bunu veya bir damlacık kuşun, yuvasını bir yırtıcıdan korumaya çalışırken. Bazen de hayatının baharındaki Mehmetçiğin bayrağı için son nefesini verirken. Sevgi beraberinde merhameti de getirir. İkisi ayrılmaz iki kadim dosttur. O olmazsa bir yanı eksiktir sevginin, yalnız kalır, tadı olmaz. Ne olursak olalım, hangi çağı yaşarsak yaşayalım ama ne olur bunları unutmayalım.
Bu parçaya en uygun başlık aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Sevgi ve Merhamet
B) Hayvan Sevgisi
C) Sevgi nerede?
D) Akıl ve Sevgi
Eylemin gerçekleşmesinde öznenin etkisi bulunmayan, öznedeki değişimi zamana bağlı olarak ifade eden fiillere “oluş fiilleri” denir.
Aşağıdakilerin hangisinde oluş fiili kullanılmıştır?
A) Uzun yıllar yurt dışında çalışmış.
B) Baharla birlikte tüm tabiat canlandı.
C) Üç saat sonra yaylaya ulaştık.
D) Babaannem gözlüğünü yine kırmış.
Niğde, Manisa ve Ordu illerinden bir seminere katılan A, B, C, D, E, F, G, H ve İ şeklinde kodlanmış kişilerin hangi illerden geldikleriyle ilgili bilinenler şunlardır:
Ordu’dan 4 kişi, Manisa’dan 3 kişi katılmıştır.
C ve F aynı ilden katılmıştır.
A, D ve G aynı ilden katılmıştır.
B Manisa’dan, İ Niğde’den katılmıştır.
H ve G farklı illerden katılmışlardır.
Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesin yanlıştır?
A) A, Ordu’dan katılmıştır.
B) H, Manisa’dan katılmıştır.
C) C ve E farklı illerden katılmıştır.
D) E ve G aynı ilden katılmıştır.
Niğde, Manisa ve Ordu illerinden bir seminere katılan A, B, C, D, E, F, G, H ve İ şeklinde kodlanmış kişilerin hangi illerden geldikleriyle ilgili bilinenler şunlardır:
Ordu’dan 4 kişi, Manisa’dan 3 kişi katılmıştır.
C ve F aynı ilden katılmıştır.
A, D ve G aynı ilden katılmıştır.
B Manisa’dan, İ Niğde’den katılmıştır.
H ve G farklı illerden katılmışlardır.
Aşağıdakilerin hangisinde Manisa ilinden katılanlar doğru verilmiştir?
A) H, B, C
B) C, F, H
C) D, B, F
D) B, C, F
Dedem, her kış soğuklar çatıp da hazırdan yemeye başladığımızda “Ambardaki buğdayın beti bereketi kalmadı” derdi.
Bu cümlede dedenin kullandığı deyimin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Verimsiz olmak
B) Düşük kalitede olmak
C) Nemlenmek, çürümeye yüz tutmak
D) Azalmak, kıtlaşmak, çabuk tükenmek
Eylemin, yapılma amacıyla birlikte anlatıldığı cümlelere amaç-sonuç cümlesi denir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisi amaç-sonuç cümlesidir?
A) İlçeye yeni taşındığından kimseyi tanımıyordu.
B) Yarın geri vermek üzere kitabı alabilir miyim?
C) Ramazan pidesi almak için erkenden fırına gitti.
D) Uzun uzun konuşmak istemediği için izin alıp yanımızdan ayrıldı.
Bir grup arkadaşımla orman gezisine çıkmıştık. Güneş batmak üzereydi. Sağda solda böğürtlen toplarken birden etrafımda kimsenin kalmadığını fark ettim. Anlaşılan gruptan epey uzak düşmüştüm. Etrafta müthiş bir sessizlik vardı. Ne yöne gideceğimi şaşırdım. Bir anda bir çıtırtı duydum arkamda. Bir de baktım ki kocaman, kapkara bir ayı. Arka ayaklarının üzerine dikilmiş meraklı gözlerle bana bakıyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Hemen yanımdaki ağaca tırmanmaya başladım. Tırmanırken de ayıdan kurtulacağım için seviniyordum. Ne var ki ayının da ağaca tırmanabileceğini unutmuştum.
Parçada kullanılan anlatım tekniği nedir?
A) Öyküleme
B) Betimleme
C) Açıklama
D) Tartışma
