wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

MEB - TDE KONU TEKRAR TESTİ

Total questions: 20

Worksheet time: 28mins

Name
Class
Date
1.

Aşağıdakilerden hangisi doğrudan edebiyat tarihinin inceleme alanlarından biri değildir?

a)

A) Tanzimat Fermanı

b)

B) Yahya Kemal’in yetişme şartları

c)

C) Türkiye’nin coğrafi özellikleri

d)

D) Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiir anlayışı

e)

E) Realizm akımının Servetifünun üzerindeki etkisi

2.

I. Edebiyat tarihi bir toplumun edebiyatının işlediği yolu ve geçirdiği dönemleri anlatan bir bilim dalıdır.

II. Edebiyat tarihi, bir milletin genel yapısını gösteren uygarlık tarihi çerçevesi içinde incelenmelidir.

III. Uygarlık tarihi ulusların meydana getirdiği kültür ve medeniyet ürünlerini inceler.

IV. Uygarlığın gelişimi ile edebiyatın gelişimi arasında doğru orantı vardır.

V. Medeniyet tarihi, edebiyat tarihinin en önemli bölümüdür.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisinde bilgi yanlışı vardır?

a)

A) I.

b)

B) II.

c)

C) III.

d)

D) IV.

e)

E) V.

3.

Deli Dumrul kalktı, atına bindi; doğanını eline aldı, ardına düştü. Bir iki güvercin öldürdü. Döndü, evine gelirken Azrail, atının gözüne göründü. At ürktü. Deli Dumrul’u kaldırdı, yere vurdu. Kara başı bunaldı, darda kaldı. Ak göğsünün üzerine Azrail basıp kondu. Demin mırıldanıyordu, şimdi hırıldanmaya başladı.

Der:

Bre Azrail aman!

Tanrının birliğine yoktur güman.

Ben seni böyle bilmezdim.

Ne söyledim, bilmedim.

Beylikten usanmadım yiğitliğe doymadım.

Canımı alma Azrail, medet!

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

A) At, özgürlük ve sadakati temsil eder.

b)

B) Beyler, olağanüstü özelliklere sahiptir.

c)

C) Doğan, ölümsüz bir kuş olarak kabul edilir.

d)

D) Toplum hayatında İslam inancının etkileri görülür.

e)

E) Hayvancılık ve tarım, temel geçim kaynaklarıdır.

4.

Ava gitmişti bir gün, ormanda Oğuz Kağan Gölün ortasında bir tek ağaç uzuyordu. Ağacın kovuğunda bir kız oturuyordu Gözü gökten daha gök, bu bir Tanrı kızıydı Irmak dalgası gibi, saçları dalgalıydı Bir inci idi dişi, ağzında hep parlayan Kim olsa şöyle derdi, yeryüzünde yaşayan “Ah! ah! Biz ölüyoruz! Eyvah, biz ölüyoruz”

Der, bağırır dururdu.

Tıpkı tatlı süt gibi, acı kımız olurdu.

Oğuz kızı görünce, aklı başından gitti

Nedense yüreğine, kordan bir ateş girdi.

Gönülden sevdi kızı, tutup aldı elinden

Birinci oğlancığa, Gök adını koydular,

İkinci oğlanaysa Dağ adını buldular

Deniz olsun üçüncü, diye memnun oldular.

Bu dizelerden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

a)

A) İslamiyet öncesinde Türkler çok Tanrılı inanca sahiptir.

b)

B) Metinde İslamiyet’in izleri görülmemektedir.

c)

C) Türkler gündelik yaşamlarında doğayla iç içe olmuşlardır.

d)

D) Metnin yazıldığı dönemde yabancı kültürlerin etkisi pek yoktur.

e)

E) Metinde destan dönemine özgü olağanüstülükler vardır.

5.

Aşağıdakilerden hangisi ayraç içinde verilen özellikle ilişkilendirilemez?

a)

A) Yaylalar, ovada doğup büyüyen çocukların unutulmaz heyecan yaşadığı, delikanlılarının tükenmez özlem duyduğu, yetişkin insanların rahat ve huzur bulduğu yerlerdir. (Nesnel anlatım)

b)

B) Yemeğin üstüne söylenen çaylar ve ustanın çaycının çırağıyla diyalogunun bambaşka güzellikte olduğunu söyledi. (Dolaylı anlatım)

c)

C) Burası, bir terzi dükkânından çok belli müdavimleri olan, karınca kararınca görüş ve düşüncelerin açıklandığı nezih bir mekândır âdeta. (Öznel anlatım)

d)

D) Güneş bütün işini gücünü bırakıp perdeye düşüyor, salkım söğüt kendi gölgesi kadar bir karanlık getirip bırakıyor. (Soyut anlatım)

e)

E) Bir tren gelecek, trene bineceğim ve kendime gideceğim.’’ diyerek ayrıldı yanımızdan. (Doğrudan anlatım)

6.

İbni Sina; öğretmenin, çocuğu tanıması, onun kabiliyetlerini fark etmesi gerektiğini ileri sürmekle XVIII. yüzyıl eğitimcisi J. J. Rousseau’dan asırlar önce önemli bir pedagojik ilkeyi belirtmiştir.

Bu cümlede kaç fiilimsi kullanılmıştır?

a)

A) 1

b)

B) 2

c)

C) 3

d)

D) 4

e)

E) 5

7.

– Sevinçten, saadetten mahrum kadınlar Türk kadınları mı, dedi. Hayır, hayır! Türk kadınları asla sevinçten, saadetten mahrum değildiler. Sevinçten, saadetten mahrum olanlar sizsiniz. Siz büyükannelerinize benzemediniz. Ah, biz gençken ne kadar da mesuttuk! Bahar, şu arkamdaki bahar bizi sevinçten deli ederdi. Şimdi siz, bunları görmüyorsunuz ve hırçınlaşıyor, tahammül olunmaz bir varlık oluyorsunuz. Genç kız gülümsedi. Büyükannesinin böyle hiddetli serzenişlerini her vakit dinler, bazen onunla tartışırdı.

Bu parçadaki çatışmanın aşağıdakilerin hangisinden kaynaklandığı söylenebilir?

a)

A) Yalnızlık korkusundan

b)

B) Karşılaşılan haksızlıklardan

c)

C) Geçmişe duyulan özlemden

d)

D) Bireylerdeki güven bunalımından

e)

E) Kuşaklar arası düşünce farklılığından

8.

Sultan Mehmene Banu, kız kardeşi için yaptırdığı köşkün süsleme işini meşhur bir nakkaş olan gencin birine verir. Genç, köşkte çalışırken Mehmene Banu’nun kız kardeşiyle karşılaşır. İki genç birbirlerine sevdalanır. Genç nakkaş, Sultan’dan kız kardeşini istetir. Sultan, kız kardeşini gence vermek istemez. Genci oyalamak için ona Elma Dağı’nı delip şehre su getirmesini şart koşar. Âşık genç, büyük bir gayretle dağları delmeye başlar. Mehmene Banu dağı delip şehre suyu getirmek üzere olan gence yaşlı dadısını göndererek kız kardeşinin öldüğü haberini ulaştırır. Bu acı haber üzerine genç, elinde tuttuğu külüngü havaya atar. Düşen külünk genç âşığın başına isabet eder ve genç, ölür. Onun bu acı haberini alan sevdiği kız, korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir. Onun acısına dayanamaz ve kendisi de orada can verir. Her iki sevgiliyi can verdikleri yerde yan yana gömerler.

Bu parçada sözü edilen halk hikâyesi aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Kerem ile Aslı

b)

B) Ferhat ile Şirin

c)

C) Tahir ile Zühre

d)

D) Arzu ile Kamber

e)

E) Emrah ile Selvihan

9.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım ya da noktalama hatası vardır?

a)

A) Bizim ilk romanlarımız eski halk hikayelerimizdir.

b)

B) Alegori ve tasavvuf eski şiirimize bir derinlik katmıştır.

c)

C) Eski şiir, asıl birimi olan mısra ve beyitlerde aranmalıdır.

d)

D) Seyrani’de Bayburtlu Zihni’nin veya Dertli’nin şekil ustalığı yoktur.

e)

E) Gençler akıllarını matematiğe, gönüllerini ise Türkçeye sarılarak geliştirebilirler.

10.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem isim-fiil hem de sıfat-fiil kullanılmıştır?

a)

A) Bilginin efendisi olmak için çalışkanlığın uşağı olmak istiyorum.

b)

B) Dostunu kaybeden, servetini kaybedenden daha çok zarar etmiştir.

c)

C) Alın terinden, göz nurundan nasibini almamış bir eser düşünemeyiz.

d)

D) Çalışmanın zevkine varamayan insan, can sıkıntısından kurtulamaz.

e)

E) O gün Atatürk’le -işini bitiren değil, işine başlayacak büyük liderle- buluştuk.

11.

Aşağıdaki dizelerin hangisi diğerlerinden farklı bir geleneğin özelliklerini taşımaktadır?

a)

A) Kıldı aşkun beni âvâre elümden ne gelür

Düşdüm ol zülf-i siyâhkâre elümden ne gelür

b)

B) Ey keman ebrûsuna peyveste kurbân olduğum

Zülf-i şûrîden gamındandur perişan olduğum

c)

C) Ey kıyâmet gönlüme sorma hisâbın cevrinün

Elli bin yıldan uzundur bir şeb-i hicrân ana

d)

D) Cihânda âşık-ı mehcûr sanma râhat olur

Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur

e)

E) Gel dedim gelmem dedi nedir muradı dilberin

Yürü bizden yane doğru gel dedim gelmem dedi

12.

Yeni tuttuğu hizmetçi kadına dedi ki:

– Dilin Anadolu’ya benzemiyor. Rumelili misin sen?

– Erfiçe köylerindenim. Alnımın yazısı imiş, buralara düştüm.

Anlıyor ki vaktiyle sarışın imiş. Şimdi saçları küçük aktar dükkânı bebeklerinin ne kıla ne de ota benzeyen, dokunsanız hışırdayacağını sandığınız cansız, kuru, soluk rengini, şeklini almış. Gözleri eski şekerlenmiş şuruplar kadar donuk, fersiz, katı, suyu çekilmiş.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

A) Karşılıklı konuşmaya yer verilmiştir.

b)

B) III. kişili anlatım kullanılmıştır.

c)

C) Dolaylı anlatıma başvurulmuştur.

d)

D) Kişisel izlenimlerden yararlanılmıştır.

e)

E) Öyküleyici anlatım biçimi kullanılmıştır.

13.

– Nine senin evin yandı mı?

– Hey oğul, ben beş defa muhacir oldum, beş defa evim yandı. Ben Üsküp’ten beri beş defa düşman bandırasından (yabancı devlet bayrağı) bizim bayrağa kaçtım. Bunlardan, evvelisi gün, ümidi kesince bir tek oğlumu aldım; size, bizim bayrağa kaçtım.

– Bayrağımızı çok mu seversin nine?

Birdenbire buruşuk yüzü üzerinden bir gözyaşı seli aktı, kurumuş ellerini kaldırdı; ellerinde hayalî, aziz bir şeyi öptü.

– Sevmek ne demek oğul? Ben elli senedir onu kovalıyorum. Dünyada oğlumdan başka dikili bir ağacım kalmadı. Bayrağımız nereden çıktıysa ben de oradan çıktım.

Bu metnin teması aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Çaresizlik

b)

B) Evlat sevgisi

c)

C) Ölüm korkusu

d)

D) Yaşama sevinci

e)

E) Bağımsızlık duygusu

14.

Kutadgu Bilig ile Divanü Lugâti’t Türk’teki manzum parçalar, savlar eski Türk şiiri ve edebiyatı hakkında bizi aydınlatmaktadır. Sözlü eserler; ölçü, birim, uyak ve tema bakımlarından yüzyıllar boyunca pek az değişikliğe uğramıştır. Birbirinden birkaç yüzyıl ara ile söylenmiş halk şiirlerinde biçim ve muhteva benzerliği vardır. Aynı edebî sanatlara ve edebî özelliklere rastlarız.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?

a)

A) Sözlü eserlerin etkisi yazılı edebiyat döneminde de devam eder.

b)

B) İlk Türkçe edebî eserler, Divanü Lugâti’t Türk adlı eserde yer alır.

c)

C) Edebî sanatlar, ilk defa Kutadgu Bilig’de yer alan şiirlerde görülür.

d)

D) Türk edebiyatında Sözlü Dönem ürünleri, yok denecek kadar azdır.

e)

E) Halk şiirinin ilk örnekleri, tabiat ve kahramanlık konulu şiirlerdir.

15.

I

Rüzgâr eser dallarınız atışır

Kuşlarınız birbiriyle ötüşür

Ören yerler bu bayramda pek üşür

Sünbül niçin yaslı bakışır dağlar

II

Bahar olup yaz ayları gelince

Türlü çiçekleri bitti sılanın

Lale ile sümbül boyun eğince

Sarı bülbülleri öttü sılanın

Bu dörtlüklerle ilgili aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?

a)

A) Durak 4+3 şeklindedir.(I) Durak 6+5 şeklindedir.(II)

b)

B) Zengin uyak vardır. (I) Tam uyak vardır.(II)

c)

C) Çapraz uyakla kafiyelenmiştir.(I)

Sarmal uyakla kafiyelenmiştir.(II)

d)

D) Teşhis sanatının örneği vardır.(I)

Tenasüp sanatının örneği vardır.(II)

e)

E) “Semai”den alınmıştır.(I) “Varsağı”dan alınmıştır.(II)

16.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde birden fazla belirtisiz isim tamlaması kullanılmıştır?

a)

A) Fırat kenarının ince dumanı

Dağlara yayılır seher zamanı

b)

B) Baharda yayılır kuzu yan yana

Benim yârim inci takar gerdana

c)

C) Kağızman’a ısmarladım nar gele

Gümüş kemer ince bele dar gele

d)

D) Çay dibinde çıra yaktım yanmadı

Bekledim bekledim yârim gelmedi

e)

E) Dedim dahi çok mu duram kapında

Dedi yok yok seni burdan sürmeli

17.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen söz sanatı yoktur?

a)

A) Cihân efsânedür aldanma Bâkî

Gam u şâdî hayâl ü hâba benzer (Teşbih)

(Baki, dünya efsanedir, aldanma. Gam ve sevinç, hayal ve uykuya benzer.)

b)

B) Şeh-i âdil Süleymân Hân-ı Gâzî

Mu’izzü’d-devle sultânüs-selâtin (Hüsnütalil) (Sultanların sultanı, devletin ikram edicisi, adil padişah Gazi Süleyman Han.)

c)

C) Ehl-i dil gûşe-i bî-tûşe-i mihnetde yatur

Hân-ı ihsânı felek merdüm-i nâdâna çeker (Teşhis)

(Gönül ehli, mihnet köşesinde aç yatar. Felek, ihsan sofrasını cahillere verir.)

d)

D) Kâbil mi arz-ı hâl ile derd-i dili beyân

Sığmaz zebân-ı hâmemize macerâ-yı aşk (Mübalağa)

(Dilekçe ile gönül derdini anlatmak mümkün mü? Aşk macerası kalemimizin ucuna sığmaz.)

e)

E) Bilmedik zevk-i visâlin çekmeyince firkatin

Olmayınca hasta kadrin bilmez âdem sıhhatin (Tezat)

(Ayrılığını çekmeyince kavuşmanın zevkini bilmedik. İnsan hasta olmayınca sağlığın kıymetini bilmez.)

18.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna yanlış bir noktalama işareti konmuştur?

a)

A) Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan…

b)

B) Gideyim mi gitmeyeyim mi bilemedim?

c)

C) Memlekette herkes bana şunu sordu:

d)

D) Bilin ki bu insanlara boyun eğdiremeyeceksiniz!

e)

E) At, adımına göre değil adamına göre yürür.

19.

Kalı bolsa elgin bodunka uzun

Kamug edgülük kıl kılınçın sözün


Yegitlik kaçar ol tiriglik uçar

Bu tüş teg ajundın özün terk keçer


Tiriglikni mün kıl asıg edgülük

Yarın bolga edgü yegü kedgülük

(Eğer halkı idare edecek bir duruma gelirsen işle ve sözle her vakit iyilik et. Gençlik kaçar ve hayat uçar. Bu rüya gibi dünyadan kendin çabuk göçersin. Hayatı sermaye yap, bunun faizi iyiliktir. Bu sana yarın için iyi yiyecek ve giyecek temin eder.)

Kutadgu Bilig’ten alınan bu parçadan hareketle eser için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

A) Nazım birimi beyittir.

b)

B) Aruz ölçüsüyle söylenmiştir.

c)

C) Kaside nazım biçimiyle yazılmıştır.

d)

D) Didaktik özellikler taşır.

e)

E) Siyasetname türündendir.

20.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde birden çok isim tamlamasına yer verilmiştir?

a)

A) Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak

b)

B) Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara

c)

C) Kırk odanın içinde güzel aslanlar güldü

d)

D) Gelin duvağından kopan bir rüzgâr

e)

E) Yağmurun hafifliğini toprağın ağırlığını