wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 6.KTT

Total questions: 15

Worksheet time: 1hrs 15mins

Name
Class
Date
1.

Son yıllarda meydana gelen teknolojik gelişmeler ve endüstrileşme hava kirliliğinin artmasına neden olmuştur. Otomobil üretiminin artması ve bunlarda petrolün kullanımı, fabrika bacaları ve kimyasal nesne üreten imalathaneler hava kirliliğini artıran unsurlardır. Hava kirliliğinin büyük bölümü, yanma reaksiyonlarından kaynaklanmaktadır. Karbon ve hidrojen moleküllerini kapsayan petrol ürünleri yakıldığında karbondioksit ve su oluşur fakat bütün yanma gerçekleşmediğinde karbonmonoksit gibi insan sağlığı için çok tehlikeli gazlar ortaya çıkar.


Bu parça aşağıdaki düzyazı türlerinin hangisinden alınmıştır?

a)

Deneme

b)

Anı

c)

Röportaj

d)

Söyleşi

e)

Makale

2.

Hayatın en önemli gerçeği samimiliktir. Bu itibarla, hayat ile bağı olan edebiyat, mutlaka samimi bir edebiyattır denilebilir. Hayatı en gizli, en karışık yönleriyle anlatmayan, duygularımızı tıpkı hayatta olduğu gibi saf ve derin bir şekilde duyurmayan, elemlerimizi, felaketlerimizi, açık açık yansıtmayan bir edebiyat, hayat ile ilgisiz ve sahte bir edebiyattır. Öyle bir edebiyat, kelimeleri dizip onları işleyen hünerli kuyumcular çıkarabilir. Belki onlar çok süslü, çok göz alıcı şeyler yapabilirler. Fakat, ne yazık ki bütün bu sahte ürünler muntazam kış bahçelerinde yetişen iri yapraklı, parlak renkli çiçeklere benzer.


Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Edebiyatın bir görevi de hayatın şifrelerini çözmektir

b)

İnsan yaşamındaki güzellikleri anlattığı gibi acıları da anlatmalıdır edebiyat.

c)

Edebiyat, yaşamın içtenliğini okuruna duyurabilmelidir.

d)

Edebiyatta samimilik en önemli sorundur.

e)

Sadece sanatlı anlatıma yaslanan bir kişiye edebiyatçı denemez.

3.

- - - - yalnızca akıl ve mantığın süzgecinden geçen görüşler doğrultusunda antikiteye kadar uzanan bir dünya çizerdi. Krallar, feodaller ve din adamları ise seslendikleri tek kişilerdi. Kısaca bu akım günlük yaşamdan, toplumsal yapıdan, halktan, ulusal değerlerden, yerel renklerden iyice kopmuştu. İşte - - - - asıl devrimini bu noktada gösterir. Antik Dönem yerine kendi gününe ve toplumuna; krallar ve din adamları yerine halka; olmadık eski yabancı hikâyeler yerine de halkın içinde yaşadığı gerçekliğe yönelir. Doğa, özgürlük, din, lirik duyumlar gibi büyük temaların yanında vatan ve insanlık sevgisi de yer almaya başlar.


Bu parçada boşluk bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

a)

Realizm - romantizm

b)

Romantizm - sembolizm

c)

Klasisizm - romantizm

d)

Sembolizm - realizm

e)

Klasisizm - realizm

4.

YAĞMUR

Küçük, muttarid, muhteriz darbeler

Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz

Olur dembedem nevha-ger, nağme-saz

Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz

Küçük, muttarid, muhteriz darbeler.

Sokaklarda seylabeler ağlaşır

Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır

Bulutlar karardıkça zerrata bir

Ağır, muhtazır dalgalanmak gelir.


Tevfik Fikret’e ait bu şiirde parnasizm akımının aşağıdaki ilkelerinden hangisi görülmemektedir?

a)

Şiirde biçim güzelliği önemsenmiştir.

b)

Yunan ve Latin mitolojisinden esinlenilmiştir.

c)

Sözcükler musiki oluşturacak şekilde bir araya getirilmiştir.

d)

“Sanat için sanat” görüşüyle kaleme alınmıştır.

e)

Dış gerçeklik ayrıntılı bir şekilde betimlenmiştir.

5.


Salvador Dali’nin 1931’de yaptığı “Belleğin Azmi” adlı tablosundan yola çıkılarak sanat ve sanatçı ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisine ulaşılamaz?

a)

Gerçek sanatçı, eserinin anlaşılıp anlaşılmayacağını düşünmez. 

b)

 Bütün sanatlarda insanı şaşırtan bir yan vardır. 

c)

 Sanat hem bir coşku hem bir yadsıma işidir.

d)

 Sanatçı sanatı doğanın içinden çıkarabilen kişidir. 

e)

Sanat bir tespit işidir, varlığın bir mercekle yansıtılmasıdır.

6.

Bu fotoğrafta oyun çağında işçi olarak çalışmak zorunda olan bir çocuğa yer verilmiştir. Cumhuriyet Dönemi’ne ait aşağıdaki öykü anlayışlarından hangisi bu fotoğrafta verilen temaya uygun eserler vermiştir?

a)

Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdürenler

b)

Bireyin İç Dünyasını Anlatanlar

c)

Modernistler

d)

Toplumcu Gerçekçiler

e)

Millî ve Dinî Duyarlılıkları Yansıtanlar

7.

Çocukları toplamak, dersleri yoluna koymak pek güç olmadı. Köylüler kendi dilleriyle konuşanları anlamakta gecikmiyorlar. Şimdilik hiçbir şeyden şikâyetçi değilim. Yalnız bir yol meselesi var ki bunu kendime iş edindim ve aylardır uğraşıyorum. İlk geldiğim gün kamyonda

canımı çıkaran o yol, meğer bütün vilayetin en büyük derdiymiş. Herkes mahsulünü, yolcusunu bunun üzerinden geçirmeye mecbur. Başka yol yok ve buna da yol demek için pek bol keseden atmak lazım. İşin garibi, vilayet merkezini altmış kilometre uzaktaki demir yoluna bağlayan yol da bu!..


Aşağıdakilerden hangisi parçada geçen altı çizili deyimlerden herhangi birinin açıklaması değildir?

a)

Çok yorulmak veya çok zorluk çekmek

b)

Bir işte güçlükle karşılaşmak

c)

İstenilen biçime getirmek, düzene koymak

d)

Bol bol, ölçüsüz bir biçimde

e)

Bir şeyi kendi uğraşı, sorunu durumuna getirmek

8.

Alnından birisi dürtmüş gibi durakladı. Başını kaldırıp ileriye doğru bakınca, önünde, birkaç adım ileride, alabildiğine uzanan ve ayın ışıkları altında hafif hafif şıpırdayan denizi gördü. Bu gece, harikulade güzel bir geceydi. Her zamankinin iki misli kadar büyük görünen ay, yerinden fırlamış, toprağa ve denize adamakıllı yaklaşmış gibiydi. Duvar harabelerinin ve çöp yığınlarının üzerinde fışkıran arsız nebatlar bir masal bahçesinin çiçekleri gibi nazlı nazlı sallanıyordu. Sahili ara sıra yalayan dalgaların ıslattığı yosunlu çakıllar, türlü renk oyunları yapan kıymetli taşlar gibiydi. Her şeyde yarı sarhoş, yarı baygın bir hâl vardı. Her şeyden, bu sessizliğe ve baygınlığa rağmen, oluk oluk hayat fışkırıyordu.

Bu parçanın üslup özellikleri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Betimleyici unsurlarla doğa belirginleştirilmiştir.

b)

Bazı varlıklara insana özgü nitelikler yüklenmiştir.

c)

Sözcük tekrarlarıyla anlatım güçlendirilmiştir.

d)

Tabiat devinim hâlinde verilmiştir.

e)

Ayrıntılar nesnel bir bakış açısıyla yansıtılmıştır.

9.

Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin, Arkbaşı’nda Sarı Mehmet’i vurdu. Otuz evli köy birbirine girdi. Şaşırdılar. Herkes korku içinde jandarmaların gelmesini bekliyordu. Hâlbuki karakol buraya altı saat uzakta idi, köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün bile uğramazlardı. Bu, köylünün aklına en geç geldi; ondan sonra köyün ihtiyarları kahvede Hüseyin’in babası Mevlüt Ağa’nın etrafına toplandılar. Sarı Mehmet’in bir tek ihtiyar anasından gayrı kimsesi yoktu. Onu karşılarına aldılar, davacı olmaması için kendisine nasihat etmeye başladılar. İhtiyarlardan biri: “Dava edersen ne kazanacaksın? Kim gider de Mevlüt Ağa’nın oğlu adam vurdu diye şahitlik eder? Etse bile sen ayda bir iki defa kasabaya gidip her seferde dört beş gününü yakarsan tarlanı kim eker, işine kim bakar? Kasaba iki günlük yol, gidersin, şahitlerin gelmedi, haftaya uğra derler, mahkemen talik olur. Sen gününü şaşırıp gidemezsin, candarma seni alır götürür, gayrı kendin istesen bile yakanı sıyıramazsın, evin barkın yıkılır. İşte bir kazadır oldu. Cenabıhak böyle istemiş, Allah’ın emrine mahkeme ile mi karşı koyacaksın?”


Bu hikâyenin yazıldığı dönemle ilgili,

I. Toplumda kaderci bir anlayışın bulunduğu

II. Ağa-köylü çatışmasının yaşandığı I

II. Toplumun hukukun üstünlüğünü benimsediği

IV. Haberleşme imkânlarının kısıtlı olduğu


ifadelerinden hangilerine ulaşılamaz?

a)

Yalnız III.

b)

Yalnız IV.

c)

I ve II.

d)

II ve III.

e)

III ve IV.

10.

Salkım ağacının kütüğüne dayanmış Eczacı Remzi Efendi hiç gülmeyen yüzüyle yavaş sesle konuştu.


Bu cümlenin ögeleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

a)

Dolaylı tümleç - özne - zarf tümleci - yüklem

b)

Belirtili nesne - dolaylı tümleç - özne - yüklem

c)

Özne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem

d)

Zarf tümleci - özne - belirtili nesne - yüklem

e)

Dolaylı tümleç - belirtili nesne - zarf tümleci - yüklem

11.

Mandovi’nin met cezirle ortaya çıkan nehir yatağının parıltılı yüzeyinde çamur zıpzıpı denen canlılar oturuyor. Bir Hint karabatağı, bereketli geçmiş bir balık avının ardından kanatlarını açmış, güneş ışınlarını emercesine hareketsiz duruyor. Benekli kanatlı yeşil bir çulluk, uzun gagasıyla yakalayabileceği bir av arayışında, çamurda dikkatlice geziniyor. Sıcak hava akıntılarına yol alan avcı kuşları incelerken yarı saklanmış bir ishak kuşu yüksek bir daldan bana bakıyor. Ağaçta oturan bir Malabar gri öküzburnu, güneşten rengi solmuş şapkamın modası geçmişliği karşısında ötüşüyle alay ediyor.. Güneş, açık ve mavi gökyüzünde yükselirken ellerinde çantalar taşıyan çiftler görüyorum. Belki de Panjim’in ucundaki Miramar Plajı’nın yumuşak kumlarında bir gün geçirmeyi planlıyorlar. Hele akşamüzerinin romantik atmosferi muhteşem bir gün batımıyla tamamlanınca Goa kıyıları yeryüzünün en güzel yerlerinden birine dönüşüyor. Onların aksi istikametinde, Fontainhas Bölgesi’nin rengârenk cephelerine doğru devam ediyorum. Ev numaralarının ve sokak isimlerinin mavi-beyaz renkli çiniler üzerine işlendiği dikkatimden kaçmıyor.


Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a)

Bütün duyu organlarıyla algılanabilecek ayrıntılar vardır

b)

Betimleyici ögeler ağır basmaktadır.

c)

Doğa, devinim içinde verilmiştir.

d)

Kişileştirme yapılmıştır

e)

Sözcüklerin çağrışım gücünden yararlanılmıştır.

12.

Aşağıdaki cümlelerde bulunan altı çizili sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?

a)

Roman, kollektif bir çalışmanın ürünü olarak nitelendirilebilir.

b)

Kimi entelektüellerimizin düşüncelerinden ilham aldığım doğrudur.

c)

Bu çalışmada her alandan orijinal fikirlere açık olduğumuzu belirtelim.

d)

Espritüel anlayışa sahip insanlara hayran olmamak elde değil.

e)

Sanatçının başucundaki komodinin üzerinde şiir defteri duruyordu.

13.

Bostancı’nın adı, kimi kaynakların söylediği gibi, burada çok bostan olduğu için böyle değildir. Osmanlıda, İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan ana yol Bostancı’dan geçiyordu. Kentin bu doğu sınırında, bir Bostancı Derbendi yani karakolu kuruldu. Bu karakol, İstanbul’a giriş-çıkışları kontrol ediyor, kentte işi gücü olduğunu kanıtlamayan ya da kentte yaşayan bir kefil gösteremeyenleri buradan geçirmiyordu.


Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

a)

Bostancı adının kaynağının yanlış bilindiği

b)

Osmanlıda Bostancı’nın ana yol güzergâhında olduğu

c)

Bostancı’da İstanbul’a giriş-çıkışları kontrol amacıyla karakol kurulduğu

d)

Bostancı Derbendi’nin İstanbul’da işi olmayanları şehre almadığı

e)

Bostancı’nın Osmanlıda önemli bir yerleşim yeri olduğu

14.

“Noktalama işaretlerinden yoksun bir metin yazabilir misin?” diye sordum kendime. Belki sadece nokta kullanarak ya da sadece ünlem işaretiyle yahut da sadece ağır başlı bir virgülle, uzunca bir metnin sonunu getirebilir miyim, diye düşündüm. Bu yazıyı noktalama işaretlerinden kendimi sakınarak yazmaya giriştim ilk etapta. Elbette biliyordum böyle bir metinde bunu denemenin sonuç vermeyeceğini. Zira bunun yeri edebî metinler. Bunun kolay olmadığını bir kez daha anladım bu küçük girişimimle. Bunu deneyen büyük isimler var edebiyat tarihinde. Örneğin sadece virgül kullanarak upuzun cümleler kuran Kolombiyalı usta Gabriel Garcia Marquez ya da “Ulysses”in bir bölümünü noktasız, virgülsüz kaleme alan James Joyce… Beri yandan bazı sözcüklerden ve hatta harflerden tasarruf ederek yazanlar da mevcut.


Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

a)

Kimi yazarların, noktalama işaretlerini kullanmama eğiliminde olduğuna

b)

Noktalama işaretlerini az kullanarak edebî bir metnin yazılamayacağına

c)

Kimi yazarların, eserlerinde bazı kelime ve harfleri bilinçli olarak kullanmadıklarına

d)

Noktalama işaretlerini kullanmadan metin yazmanın zor olduğuna

e)

Bazı yazarların virgülü kullanmadan metin yazabileceğine

15.

Aşağıdakilerin hangisinde çelişen sözlerin bir arada kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

a)

Kar yoğun bir şekilde yağıyor, sanırım yarın okullar tatil olacak

b)

Belki aradığın mutluluk hiç ummadığın bir yerde, yanı başındadır

c)

Keskin bir ses geliyor kulağıma, herhâlde yol çalışması var.

d)

Otoyola zincirsiz araçları kesinlikle almayacaklar gibi geliyor bana.

e)

Bir ihtimal, beklediğiniz siparişler bugün tarafınıza ulaşır.