NEW
Font size
WorksheetsServet-i Fünun
Total questions: 10
Worksheet time: 5mins
Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünun şiirinin genel özelliklerinden biri değildir?
Sanat için sanat anlayışı ile bireysel konular işlenmiştir.
Süslü ve ağır bir dil kullanılmıştır.
Şairler sembolizm ve parnasizmden etkilenmişlerdir
Göz için kafiye anlayışı benimsenmiştir.
“Romanın yapısına ilişkin teknik kurgu öğelerinden biri de, kompozisyondur. Kompozisyon, romanda geliştirilen durum ve eylemlerin düzenlenmesi, aralarında sağlıklı bir dengenin kurulması anlamına geliyor.”
Bu açıklamaya göre, aşağıdaki romancılarımızdan hangisi ötekilerden daha başarılı örnekler vermiştir?
Namık Kemal
Halit Ziya
Sami Paşazade Sezai
Ahmet Mithat
Bir dergi çevresinde toplanan, yeni bir duyarlığı, yeni bir şiir dilini yerleştirmeye çalışan bu şairlerin şiirleri, bir arayış döneminin bütün karışık etkilerini içermektedir. Romantik ve simgecidirler. Onların şiirlerinde, düşle gerçek çatışması, karamsarlık, kaçış temaları egemendir. Hem dönemin siyasal koşulları hem de benimsedikleri sanat anlayışı, onların içine kapalı, bireyci bir şiire yönelmelerine yol açmıştır.
Bu parçada tanıtılan şairler aşağıdakilerin hangisi içinde yer alır?
Tanzimatçılar
Fecr-i Aticiler
Edebiyat-ı Cedideciler
Yedi Meşaleciler
Türk edebiyatında (I)Parnasizmin ilk izleri (II)Tanzimat şairlerinde görülür. (III)Cenap Şahabettin bu akımı bizde (IV)ilk olarak tanıtmış ve temsil etmeye çalışmıştır. Nazım biçimlerinden biri olan sone de Türk edebiyatına bu akımı benimseyen sanatçılar aracılığıyla gelmiştir.
Yukarıdaki numaralandırılmış yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
II
I
III
IV
Aşağıdakilerden hangisi, toplum sorunlarını tartışmak, bunlarla ilgili düşüncelerini açıklamak için sanatı bir araç olarak kullanmıştır?
Recaizade Mahmut Ekrem
Abdülhak Hamit
Ahmet Haşim
Tevfik Fikret
Aşağıdaki şairlerden hangisi, hece ölçüsünü hiç kullanmamış, şiirlerini hep aruzla yazmıştır?
Ziya Paşa
Ahmet Muhip Dıranas
Ahmet Haşim
Faruk Nafiz Çamlıbel
Çürüyen, yozlaşan İstanbul ve bu İstanbul’un çürümüş, yozlaşmış insanları- Mithat Cemal Kuntay’ın romanlarından sürekli olarak bir küf kokusu gelir burnunuza. İstanbul’un birbirini izleyen üç dönemini yansıtmak isteyen yazar, gözlerini hep bu kokuşmuşluğa dikmiştir. Yalnız kişisel çıkarları peşinde koşanlar, dalkavuklar, jurnalciler- Bir pislik, bir kokuşmuşluk perdesine bürünmüş olarak anlatır İstanbul’u.
Aşağıdaki şairlerden hangisi İstanbul’u şiirinde bu parçada belirtilen yönleriyle yansıtmaya çalışmıştır?
Cenap Şehabettin
Tevfik Fikret
Mehmet Akif
Celal Sahir
Paul Valery :“Bir edebi eserin değeri, her kişiye göre ayrı bir yoruma meydan vermesindendir.” demiştir.
Aşağıdaki şairlerimizden hangisi Paul Valery ile aynı anlayıştadır?
Tevfik Fikret
Cenap Şehabettin
Yahya Kemal
Ahmet Haşim
Bir yazar şöyle diyor: “Nerde bir edebiyatın başladığını görsek, orada sokağın yazı masası ile birleştiğini görürüz. Malherbe sokağı dinledi, Dickens sokağı edebiyata soktu. Bir romanında geçen “sokağın anahtarı” sözü bu yazarın sanatını anlatmaya yeter. Puşkin’de de sokağın anahtarı vardır. Bize gelince, bu sihirli anahtar çoğu zaman yazarlarımızın eline hiçbir zaman geçmedi.”
Yazarın “sokağın anahtarı” sözü ile anlatmak istediği özellik aşağıdaki yazarlardan hangisinde vardır?
Hüseyin Rahmi
Recaizade M. Ekrem
Namık Kemal
Halit Ziya
Edebiyatta Realizmin öncüsü olmuştur. Romanlarında aydın kişileri ve çevrelerini, hikayelerinde ise halkın yaşayış ve adetlerini anlatmaya çalışmıştır. Eserlerinde, alışılmış olandan ayrı bir söz dizimi vardır. Batılı roman ve hikaye tekniğine uygun, ilk başarılı örnekler onundur. Romanlarında, ruh çözümlemelerine önem vermiştir.
Bu özelliklerin tümüne birden sahip olan yazar, aşağıdakilerden hangisidir?
Recaizade Mahmut Ekrem
Nabizade Nazım
Halit Ziya Uşaklıgil
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
