NEW
Font size
Worksheets11.Sınıf Felsefe
Total questions: 10
Worksheet time: 10mins
Epikuros, “Hastalanınca doktora gideriz; çünkü doktorlar bedensel hastalıklar konusunda bizden fazla şey bilirler. Ruhsal sorunlar yaşadığımızda da aynı nedenden ötürü filozoflara yönelmeli ve onları doktorları yargılarken kullandığımız ölçütlere benzer ölçütlerle değerlendirmeliyiz. Hastalığı iyileştirmediği sürece tıp bilimi nasıl faydasızsa, ruhsal acılarımızı dindirmediği sürece felsefe de o denli gereksizdir.” der.
Epikuros’un bugün psikolojinin ilgi alanına giren ruhsal sorunların çözümünü felsefeden beklemesi, aşağıdakilerden hangisine bağlanabilir?
Döneminde, bazı bilgi alanlarının henüz ayrışmamış olmasına
Tıbbı, en gelişmiş ve insanlara en yararlı bilgi alanı olarak görmesine
Felsefenin sistemli bir bilgi alanı olmasına
Felsefenin evrensel bir bilgi alanı olmasına
Felsefenin eleştirel bir bilgi alanı olmasına
-Masal bu ya, yoksul bir köylü kızı padişahın oğluyla evlenir. Evlendikleri gün, eşi sarayın kırk odası olduğunu söyler. Odaların anahtarlarını ona vererek “Otuz dokuz odayı aç; ama kırkıncı odayı açma.” der. Yeni gelin hemen ertesi gün, izin verilen odaların kapılarını açıp bakar; kiminde para, kiminde mücevher, kiminde yiyecekler vardır. Yani, bildik şeyler… Dayanamaz kırkıncı odayı da açar. Filozoflar da bu gelin gibidir, tüm kapıları açmak isterler.
Parçadaki benzetmeye göre, filozofu kapıları açmaya iten aşağıdakilerden hangisi olamaz?
Merak etme
Bilinenle yetinmeme
Sınırları zorlama
Sorunları çözme
Yeni öğrenmelere istekli olma
-İmmanuel Kant “Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Önsöz” adlı yapıtında, metafiziği uğraşmaya değer bulan herkesi “Acaba metafizik gibi bir şey hiç olanaklı mıdır?” sorusunu sormasının zorunlu olduğuna ikna etmeyi amaçladığını söyler. “Eğer metafizik bir bilimse, nasıl oluyor da diğer bilimler gibi genel ve sürekli onay kazanmıyor? Yok, değilse, nasıl oluyor da bilim kisvesi altında, durmadan böbürlenerek insanın anlama yetisini oyalıyor? Ayrıca diğer bilimler ilerlediği halde o hep aynı yerde dönüp duruyor.” diye devam eder.
Parçaya göre, Kant’ın metafiziğe yaklaşımının aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?
Bilimle eş değer görme
Reddetme
Sorgusuz sualsiz benimseme
Eleştirel olma
Sistemli olmasını sağlama
Felsefe yapmanın koşullarından ilki, aklımızı kurcalayan her soruyu dile getirme cesareti göstermek; diğeri de herkesçe doğal kabul edilen şeyleri tekrar göz önüne getirmek ve onlara sorun muamelesi etmektir. Ve nihayetinde, felsefe yapabilmek için avare olmalıdır tin. Bir hedefin peşinde koşuyor ve istem tarafından yönlendiriliyor olmamalı yani hiçbir şey onun dikkatini dağıtmamalı, kendini öğrenmeye vermelidir.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi felsefe yapmanın koşulları arasında yer almaz?
Özgürce soru sorabilme
Olaylara herkesten farklı bakabilme
Sorularını cesaretle dile getirebilme
Yönlendirmelere açık olabilme
Saplantılardan uzak durabilme
Bizim varlık düzenimiz nesneleri kendine uydurur, her şeyi kendine göre değiştirir. Aslında dünyanın ne olduğunu bilemez oluruz, çünkü her şey bize duyularımızla bozulmuş, aslından ayrılmış olarak gelir. Pergel, gönye, cetvel bozuk oldu mu onlara göre yapılan bütün yapılar da ister istemez kusurlu, sakat olur. Duyularımız kesin olmadığı için onların ortaya koyduğu hiçbir şey de kesin değildir. Peki, ama bu ayrılıklar karşısında doğruluk hükmünü kim verecek?
Bu parçada, “bilgi kuramı” ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Bilginin doğruluk değerine
Duyu bilgisinin eleştirisine
Bilginin göreceli oluşuna
Bilginin kaynağına
Bilginin uygulanabilirliğine
Descartes, mutlak anlamda kesin olan başlangıç doğrusuna ulaşabilmek için, doğru olduğu açık ve seçik bir biçimde bilinmeyen hiçbir şeyi doğru kabul etmemek gerektiğini düşünür. Kuşku duymayacağı açık ve seçik bilgiden hareket etmek ister. Bu nedenle her şeyden kuşku duymaya, yanlış ya da kuşkulu olması muhtemel olduğunu düşündüğü her şeyi reddetmeye karar verir. Ancak yine de kuşku duyamayacağı tek şey olduğunu söyler. Bu da kuşku duyduğundan kuşku duymamasıdır.
Bu parçaya dayanarak Descartes’la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?
Açık seçik bilgiye ulaşabildiği
Kuşkuyu sonuna kadar götürdüğü
Akıl bilgisini diğerlerinden üstün gördüğü
Doğuştan fikirlerinin var olduğunu kabul ettiği
Süjeden bağımsız nesneler dünyasının varlığını kabul ettiği
Bilgiler yalnızca var olma mücadelesinde kullandığımız araçlar olduğundan, doğru olmaları için uymaları gereken nesnel gerçeklik diye bir şey yoktur.
Bu parça “bilgi kuramı”nın hangi temel sorusuna yanıt niteliğindedir?
Doğru bilginin ölçütü nedir?
Duyu bilgisine güvenilir mi?
Akıl her şeyi bilebilir mi?
Neyi bilebiliriz?
Bilgi doğuştan mıdır?
-Çiçek açmış bir erik ağacının önünde duruyoruz ve ağaç da karşımızda. Ağaç oradayken ve biz onun karşısında durduğumuzda, ağaç ve biz, karşılıklı bulunuyoruz. Birbirimize göre, karşılıklı konumumuz içinde varız. Demek ki bu karşılaşmada söz konusu olan şey kafamızın içinde uçuşan tasarımlar değil.
Bu parça aşağıdakilerden hangisinin varlıkla ilgili görüşlerine örnek oluşturur?
Rasyonalizm
Septisizm
Realizm
Nominalizm
Nihilizm
Zekânın ve bilgeliğin ölçütünün zenginlik olduğunu düşünen kişiler, Thales’le yoksul olduğu için alay ederler. O da bunun üzerine zeytinin az olduğu o yıl, elindeki bütün parayla, ihtiyaç olmadığı için ucuzlamış olan ve zeytinyağı üretiminde kullanılan tüm presleri satın alır. Sonraki hasat mevsimi geldiğinde ihtiyacı olanlara bu presleri kendi belirlediği fiyattan kiralayarak çok para kazanır.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Filozof, dünyayı anlamlandırmaya çalışan kişidir.
Felsefe, her şeye eleştirel bir gözle bakma alışkanlığı kazandırır.
Filozofların öncelikleri diğer insanlardan farklıdır.
Filozof, hayata dair her şeyi felsefi probleme dönüştürür.
Felsefi düşünce çözümleyici ve kurgusaldır.
Bentham tarafından formüle edilmiş olduğu şekilde faydacılık ilkesinin söylediği şudur: En fazla sayıda insana en büyük (maksimum) ölçüde mutluluk sağlayan bir eylem, doğru eylemdir. Bu parçaya göre, faydacılık aşağıdakilerden hangisini doğru bulur?
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Her şey karşılıklıdır.
Her ülke kendi çıkarlarından sorumludur.
Yurtta barış, dünyada barış.
Her koyun kendi bacağından asılır.
