NEW
Font size
Worksheets12.Sınıf Felsefe 1. ve 2. Ünite Karma
Total questions: 23
Worksheet time: 23mins
Thales; evrenin ana maddesini, ilk nedenini aramış, doğadaki her şeyin temelinde suyun olduğunu iddia etmiştir. Thales’ten sonra Anaksimandros, arkhe olarak sonlu bir varlık olan suyun sonsuz sayıda varlığın oluşumunu açıklamada yetersiz olduğunu söyleyerek arkheyi sonsuz olan “apeiron” kavramı ile açıklamıştır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi “apeiron” un bir özelliği olamaz?
Nicelik olarak sınırsızdır.
Duyusal, somut bir varlıktır.
Sonsuzluk niteliği vardır.
Bütün varlıkların temelidir.
Nitelik olarak belirsizdir.
Platon’un “Devlet” adlı eserindeki görüşleri dikkate alındığında devleti yönetenlerin bilgili, akıllı ve adil olması gerekir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu düşüncenin gerçekleşmesinin koşuludur?
Topluluğun erke itaat etmesi
Yöneticilerin filozof olması
Yurttaşların eğitimden geçmesi
İnsanın toplumsal yaşama uyumu
İnsanların seçkin bir zümre tarafından yönetilmesi
Skolastik dönemde Aristo mantığı önem kazanmıştır. Bu dönemde inanç konuları herkes tarafından anlaşılır ve kavranılır kılınmaya çalışılırken şüphecilik kesinlikle reddedilmiştir. Kilise ve din âlimleri ön planda yer almıştır.
Bu parçaya dayanarak Skolastik felsefe için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Mantık, felsefenin kılavuzu olmuştur.
Mantık, Tanrı’nın yarattıklarını anlamak için kullanılmıştır.
Doğru davranışın belirleyicisi felsefe olmuştur.
Filozofların yerini din alimleri almıştır.
Mantık, toplumsal hayatın düzenleyicisi olmuştur.
Bazı şüpheci düşünürler, duyularımızın bizi aldatabileceğinden yola çıkar. Örneğin su dolu bardağın içindeki kaşığı kırık gibi algılarız. Duyularımız bizi ara sıra aldatıyorsa, her zaman aldatıyor olabilir. Bu durumda her şeyden şüphe edilebilir.
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Bilgilerimizin kaynağı akıldır.
Zeka ve iç güdü sezgiyi oluşturur.
Bilgilerimiz sadece duyu verileri ile elde edilmez.
Bilgi fenomenlerin içinde saklıdır.
Algılarımız bizi yanıltıyorsa doğru bilgiye ulaşılamaz.
Felsefe yapmak dağa tırmanmak gibidir. Sadece
doruğu ele geçirmek için dağa çıkanlar, dağdan bir şey
anlayamazlar. Gerçek dağcı olanca varlığıyla dağda
yaşadığı zamanı üstün tuttuğu içindir ki dağa tırmanır.
Doruk ancak dağda yaşanan zamanın bir parçası
olarak önemlidir. Dağ, doruk değildir.
Bu parçada savunulan görüş aşağıdakilerden
hangisidir? (2004-ÖSS)
Filozof, felsefe yapmanın her aşamasından haz
alır.
Felsefe yapmayı öğretir söylemeyi değil.
Filozofun amacı gerçeğin bilgisine ulaşmaktır.
Felsefede doruk noktası yoktur.
Sevgi olmadan felsefe olmaz.
Birkaç yıl önceydi, bir duvara doğru yürüyordum.
Baktım hırpani biri bana doğru geliyor. “Kim bu
kılıksız, tuhaf adam?” dedim kendi kendime. Sonra bir
de baktım, duvar meğer aynaymış; kendime
bakıyormuşum. O adam birden ince, zarif, üzerinden
anlayışlılık akan biri olup çıkıverdi.
Bu parçada anlatılan durum, aşağıdakilerden
hangisine bir örnektir? (2005-ÖSS)
Bilgilerimizin dış dünyayı ayna gibi yansıttığına
Algıların duruma bağlı değerlendirmeler
olduğuna
Aklın bilgilerimizin tek kaynağı olduğuna
Nesnel bilginin evrensel bilgi olduğuna
Var olmanın algılanmakla eşdeğer olduğuna
Felsefe yapmanın koşullarından ilki, aklımızı
kurcalayan her soruyu dile getirme cesareti
göstermek; diğeri de herkesçe doğal kabul edilen
şeyleri tekrar göz önüne getirmek ve onlara sorun
muamelesi etmektir. Ve nihayetinde, felsefe
yapabilmek için avare olmalıdır tin. Bir hedefin
peşinde koşuyor ve istem tarafından yönlendiriliyor
olmamalı yani hiçbir şey onun dikkatini dağıtmamalı,
kendini öğrenmeye vermelidir.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi felsefe
yapmanın koşulları arasında yer almaz?(2008-ÖSS)
Özgürce soru sorabilme
Olaylara herkesten farklı bakabilme
Sorularını cesaretle dile getirebilme
Yönlendirmelere açık olabilme
Saplantılardan uzak durabilme
Bilgiler yalnızca var olma mücadelesinde
kullandığımız araçlar olduğundan, doğru olmaları için
uymaları gereken nesnel gerçeklik diye bir şey yoktur
Bu parça “bilgi kuramı”nın hangi temel sorusuna
yanıt niteliğindedir?(2009-ÖSS)
Doğru bilginin ölçütü nedir?
Duyu bilgisine güvenilir mi?
Akıl her şeyi bilebilir mi?
Neyi bilebiliriz?
Bilgi doğuştan mıdır?
Sofistlerle birlikte felsefenin yönünün değiştiğini söyleyebiliriz. Sofist filozoflar, doğa filozoflarının araştırdığı arkhe problemini felsefenin konusu olmaktan çıkarmış ve ilk defa “Doğru bilgi mümkün müdür?”
sorusunu sormaya başlamışlardır. Bilgi insandan insana değişmektedir; çünkü her insan farklı duyumlarla bilgiler elde etmektedir.
Buna göre Sofistlerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
Sofistlerle birlikte bilgi, felsefenin konusu haline gelmiştir
Sofistlere göre değişmez, genel geçer bir bilgi yoktur.
Sofistler varlığın mutlak bilgisinin elde edilebileceği iddiasındadır.
Sofistler doğa felsefesi ile ilgilenmemişlerdir.
Sofistler epistemolojik problemlere yönelmiştir.
Din ve felsefe, tarihsel süreç içerisinde birbiriyle ilişki içinde olmuştur. Özellikle MS 2.- MS 15. yüzyılda İslamiyet ve Hristiyanlık, bazı felsefi görüşlerle karşı karşıya gelmiş olsa da başka bazı problemleri konusunda da felsefeden yararlanmıştır.
Bu parçada sözü edilen durumun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Dini düşüncelerin temellendirilmesinde felsefeye ihtiyaç duyulması
Din adamlarının aynı zamanda felsefeyle ilgilenmesi
Din ve felsefenin varlığa yaklaşımının aynı olması
Ortaçağ'da özellikle Avrupa'da tutuculuğun artması
Bazı filozofların dini baskıdan kurtulma çabası
İbn Rüşd'ün “Tehâfut Et-Tehafut El-Felâsife” adlı eserinde geçen inayet delîline göre ateş, hava, su ve toprak hatta doğa insan ihtiyaçları için yaratılmıştır. Her şey insanla uyum içindedir. Bu uygunluğu sağlayanın yaratıcı olduğunu belirtir. Tabiat insan varlığının ihtiyaçlarına göre yapılmıştır.
Buna göre inayet delili, felsefenin aşağıdaki hangi temel problemine yönelik bir açıklamadır?
Kötülük
İrade özgürlüğü
Evrenin sonlu olup olmadığı
Yaratıcının varlığı
Ölümden sonra hayatın olup olmadığı
“Herhangi bir şey bana nasıl görünüyorsa benim için öyledir, sana nasıl görünüyorsa senin için de öyle... Üşüyen biri için rüzgar soğuktur, üşümeyen içinse soğuk değildir.”
Aşağıdaki yargılardan hangisi Protagoras’ın düşüncelerini yansıtan bu parça ile uygunluk gösterir?
Doğru bilgi mümkündür.
Doğruluğun ölçütü insandır.
Tüm bilgiler doğuştan gelir.
Doğru bilgiye şüphe ile ulaşılır.
Deneyimler ile doğru bilgiye ulaşılabilir.
“Platon, içinde yaşadığımız dünyadaki varlıkların gerçek olamayacaklarını düşünmüştür. Bunun da en önemli nedeni, onun gözünde söz konusu tikellerin varlığa gelip bir süre sonra yok olmaları, yani sürekli bir değişme içinde olmalarıdır. Zaman ve mekân içinde var olan tikelleri veya bireysel varlıkları sadece fenomenler, gelip geçici görünüşler olarak değerlendiren Platon, gerçekten var olanın doğanın ötesindeki değişmez tümeller ya da özler olduğunu öne sürmüştür.”
Bu parçada sözü edilen, Platon’a göre gerçek varlık aşağıdakilerden hangisidir?
Fenomen
İdea
Atom
Ateş
Madde
Orta Çağ Avrupa’sında Antik kültürden kilisenin kendine uygun bulup aldığı düşünceler ayakta kalırken, kiliseye aykırı olanlar kesin olarak dışarıda bırakılmıştı.
Parçadan hareketle Orta Çağ felsefesi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Baştan aşağı dini karakterli bir felsefedir.
Aklı temele alan bir felsefedir.
Ana maddeyi araştıran bir felsefedir.
İlk neden en temel problematiğidir.
Bilimsel gelişmelerin yaşandığı bir dönemdir.
Orta Çağ’da ikinci dönem Hristiyan felsefesi, Batıda din adamlarını yetiştiren manastır ve katedral okullarında gelişmiş, dini karakterli bir etkinlik olarak ortaya çıkmıştır.
Bu okullarda gelişen felsefeye verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Skolastik
Patristik
Mitolojik
Antik
Hellenistik
Farabi “Erdemli Şehir” adlı eserinde “Her insan, yaşamak ve mükemmeliyete ulaşmak için yaratılışta birçok şeylere muhtaç olup bunların hepsini tek başına sağlayamaz. Her insan bunun için çok kimselerin bir araya gelmesine muhtaçtır. Fakat sakinlerinin -ancak saadete erişmek maksadıyla- yardımlaştıkları bir şehir, fazıl bir şehir olur. Fazıl şehirde bütün insanlar, derece ve mevkilerine göre ilk sebebin maksadını güdecek yolda yürümelidirler.” demiştir.
Bu parçaya göre devletin kurulma nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
İnsanların doğal ihtiyaçları
Tanrı’nın yasaları
İnsanlar arasında sözleşme yapılmış olması
Fiziksel yönden avantaj sağlaması
İnsanların doğuştan bencil olması
İnsan merak eden varlıktır. Kendini, insanı, doğayı,
evreni, toplumu… Felsefe, en temeldeki bu şeyleri akıl
yoluyla anlama arayışıdır. Bunları sorgulamak
amacıyla çeşitli sorular ortaya atar. Bir şey gerçekten
bilinebilir mi? Eğer bilinebilirse neler bilinebilir?
Bilinenlerin bilindiğinden nasıl emin olunabilir? Buna
benzer felsefi sorular felsefenin odağını oluşturur.
Bu parçaya dayanarak aşağıdakilerden hangisinin
felsefi soru niteliğinde olduğu söylenebilir?(2010-YGS)
Demokratik yasaların özellikleri nelerdir?
Yer çekimi kuvveti cisimleri nasıl etkiler?
Yer çekimi kuvveti cisimleri nasıl etkiler?
Niçin ahlaklı olmalıyım?
Atlar ayakta mı uyur?
Vadinin dibindeki kişi, orada kıvrılıp giden dereyi
zirvedeyken baktığı gibi görmez. Dağın tepesindeyken
de ne puslu derinlikleri ne de kendi bulunduğu yeri
derenin yanında olduğu zamandaki gibi görebilir.
Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisine örnek
oluşturur? (2010-YGS)
Bilgi kişiden kişiye değişir.
Evrensel bilgiden söz edilemez.
Bilgi bakış açılarına göre farklılaşır.
Doğru bilgi, konusuna uygun olan bilgidir.
Sezgilerimiz, kişisel bilgilerin doğu olmayacağını
gösterir.
İslam felsefesinde doğalcı görüşleriyle öne çıkan Râzî, insanın ruh ve beden olmak üzere iki bileşenden oluştuğunu belirtir. Ezelî ve ebedî olan ruhun amaçlarını gerçekleştiren bedenle düalist bir varlık anlayışı sergiler. Ruhun rasyonel, hayvansal ve bitkisel olmak üzere üç parçalı olduğu görüşünde olan Râzî; erdemi, ruhun rasyonel parçasının rasyonel olmayan parçaları denetim altında tutması olarak düşünür.
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Râzî'nin erdem görüşü açısından değerlendirildiğinde doğrudur?
İnsan, davranışlarını aklı sayesinde kontrol edebilir.
Ruhun amacı bedeni yönetmektir.
Akıl, maddeye olan bağımlılığından ruhu kurtarır.
Erdemli olmak için duygular açığa çıkartılmalıdır.
Ruhun paçaları arasındaki ahenk erdemin göstergesidir.
Hristiyan felsefesinde genel olarak ''varlık nedir?'' sorusuna ''Tanrı'nın kendisidir.'' cevabı verilmekteydi.Bu dönemde felsefe dine hizmet ettiği ve Tanrı'nın varlığını kabul ettirmek için çalıştığı sürece yararlı görülüyordu.
Buna göre Hristiyan düşüncesinde gerçeklik üzerine aşağıdakilerden hangisi söylenebilir ?
İnsan algısından bağımsız değil,insan algısına bağlı bir durumdur.
Peşinden koşulacak bir şey değil, hali hazırda verilmiş bir bilgidir.
Bİr tür var olma durumudur.
Bir doğruluk ölçütü olarak değerlendirilmiştir.
Soyut ya da somut olabilen bir yapıya sahiptir.
“Anlayabilmek için inanıyorum.” anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus’a göre hakikat bizzat Tanrı’nın kendisidir. Yani Tanrı insandadır. İnsanın kendisi de Tanrı’dadır. Felsefe ise bu durumu anlamaya çalışma etkinliğidir. İnsan ancak bunu anlayarak mutlu olur.
Buna parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
Hakikati arayan kişi Tanrı’yı aramalıdır.
Felsefe ile teolojiyi birbirinden ayırmak olanaksızdır.
Hakikate ilişkin bilgi mutluluk için gereksizdir.
Felsefeyi Tanrı'nın bilgisine ulaşmak için kullanmak gerekir.
Tanrı insan tarafından bilinmeye değecek tek hakikattir.
Gazâlî'ye göre akıl direkt ve aracısız olan bilgiyi veremez ancak aracısız, tam ve doğrudan bilgi, bir bilincin bilinci olarak kendisine sezgi yoluyla gelebilir. O, insanı bir bütün olarak ele almış, onu sadece bir duyu, deney veya akıl varlığı olarak görmemiştir.
Bu parçaya göre Gazâlî'nin bilgi görüşü aşağıdaki anlayışlarından hangisine uygun düşmektedir?
Rasyonalizm
Empirizm
Entüisyonizm
Pozitivizm
Kritisizm
İmam Gazali'nin anlayışına göre insanı ahirette mutluluğa ulaştırmak, nefsini istek ve arzulardan arındırmakla mümkün olur. İnsan böylece hakikate ulaşabilir. Gazali duyu ve akıl bilgisinin yanında kalbi sezgi ile elde edilen bilgiye değer verir. Hakikati bilmek kalbi sezgi ile mümkündür.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
İnsanın dünyada çalışmasına gerek yoktur.
Bilgi edinmek için aklın kullanılması yeterlidir.
İnsan dünyaya tamamen sırtını dönmelidir.
İnsanın tasavvuf ahlakına uygun yaşaması gerekir.
Dünya hayatının rutinlerinden uzak durulmalıdır.
