NEW
Font size
WorksheetsBİLGİ FELSEFESİ ZEKİ
Total questions: 19
Worksheet time: 38mins
Felsefe tarihi boyunca filozoflar, “Doğru bilgi nedir?” sorusuna
cevap arayışı içinde olmuşlardır. Doğru bilgi, kesinliği
hiçbir olasılık içermeyecek, hiçbir kuşku duyulmayacak şekilde
emin olarak bilinen bilgidir.
Bu parçaya göre, bilginin doğruluk ölçütü aşağıdakilerden
hangisidir?
Tutarlılık
Uygunluk
Apaçıklık
Yararlılık
Tümel uzlaşım
İnsan, kendinden bağımsız olarak var olan gerçekliğin bilgisini
elde edemez. Çünkü gerçekliğin bilgisini elde etmek
için insanın bilgi yeteneği ve kapasitesi yeterli değildir.
Bu parçada dile getirilen görüş hangi felsefi akıma yakındır?
Empirizm
Septisizm
Kritisizm
Pozitivizm
Rasyonalizm
Her an bir durumdan ötekine geçiyorum; ısınıyorum ya da
üşüyorum, neşeliyim ya da kederli; çalışıyorum ya da hiçbir
şey yapmıyorum. Duyumlar, duygular, istekler, tasarımlar,
varlığımın aralarında paylaşıldığı değişimler ve sıra sıra
boyandığı renkler; artık hiç durmadan değişiyorum. Buna
göre, bir objenin ilk gördüğün durumu, bir an sonra gördüğünden
az da olsa farklılık gösterir; çünkü bir anlık süre içinde
yaşlanmıştır. Ancak değişmeyen ve hareketsiz maddeyi
bilen, doğa bilimlerini oluşturan zeka; işte bu dinamik, canlı
ve değişken olan hayatı bilemez. Gerçekte var olan, sürekli
bir oluş ve atılım içinde olan hayat akışının bilgisi, aracısız,
içten bir duyuş elde eder.
Bu parçada sözü edilen yaklaşım, aşağıdakilerden hangisidir?
Analitik felsefe
Kritisizm
Rasyonalizm
Entüisyonizm
Fenomenolojizm
Deniz suyu temiz midir, kirli midir? Bu soruya kesin bir cevap
vermek olanaksızdır. Bir bakıma deniz suyu hem temizdir
hem kirlidir. Söz gelimi, birçok canlı için hayat kaynağı
olan deniz suyu, insanlar için mide bulandırıcıdır; fakat bazı
balıklar ancak deniz suyunda yaşayabilir. Değerler de
böyledir; benim için doğru ve iyi olan şey, bir başka toplumda
yaşayan kişi için yanlış ve kötü olabilir.
Bunları söyleyen kişinin görüşü, aşağıdaki yaklaşımlardan
hangisine uymaktadır?
Rölativizm
Kritisizm
Empirizm
Pozitivizm
Rasyonalizm
Coğrafya öğretmeni sınıfa “Obruk nedir?” diye bir soru yöneltir.
Söz hakkı alan Soner; “Vadi ve platoların yamaçlarında
sel sularının aşındırması ile oluşan özel yeryüzü şekillerine
obruk denir” der. Öğretmen, Soner’e “Hayır, yanlış” der.
Bunun üzerine söz hakkı alan Fatih, “Obruk, baca veya kuyu
şeklinde keskin köşeli, derin çukurluklara denir” diye cevap
verir. Öğretmen, Fatih’e “Aferin, doğru” der.
Burada, öğretmenin Soner’in verdiği cevaba “yanlış” Fatih’in
verdiği cevaba “doğru” derken aşağıdakilerden
hangisi ölçüt alınmıştır?
Tutarlılık
Yararlılık
Apaçıklık
Uygunluk
Tümel uzlaşım
Aslı, babasının yemek masasındaki sivri biberi iştahla yediğini
görünce, o da bir tane alıp yer, fakat acıdan ağzı yanar.
Bunun üzerine, “bu biber çok acıymış; zaten tüm sivri biberler
acı olur” diyerek ucundan ısırdığı biberi ağzından çıkarır.
Annesi, Aslı’nın bu yargısının yanlış olduğunu iddia eder
ve o da bir başka sivri biberi alır, ucundan koparıp tadına
bakar, ardından “bak bu acı değil, istersen kendin bak” der
ve bir parçasını kızı Aslı’ya uzatır. Aslı, sivri biberi yedikten
sonra, “evet doğru, bu acı değilmiş” der. Böylece Aslı ile
annesi tüm sivri biberlerin acı olmadığı konusunda anlaşırlar.
Bu parça, bilginin doğruluk ölçütlerinden hangisine örnek
oluşturur?
Apaçıklık
Uygunluk
Yararlılık
Tutarlılık
Tümel uzlaşım
Sokrates insanlarda doğuştan var olan bilgiyi açığa çıkartırken
karşılıklı konuşma yöntemini uygular. Bu yöntem iki
aşamadan oluşur: İroni (alaya alma) ve maiotik (doğurtma).
Sokrates, ilk aşamada karşısındakiyle konuşurken bir şeyler
bildiğini sanan kişiye aslında hiçbir şey bilmediğini alaylı
bir şekilde kanıtlar. İkinci aşamada ise, yine ustaca sorduğu
sorularla hiçbir şey bilmediğini düşünen kişinin, aklında
doğuştan var olan bilgilerini açığa çıkarır.
Bu düşüncelere sahip Sokrates, aşağıdakilerden hangisiyle
nitelendirilebilir?
Septik
Pozitivist
Empirist
Pragmatist
Rasyonalist
− Bilginin öğrenilmesinde zihin mi yoksa zihin dışı varlıklar
mı daha büyük rol oynar?
− Akıl ya da zihin kendiliğinden başka bir şeye dayanmadan
bilgi edinme olanağına sahip midir?
− Duyu ve algıların bilgi elde edebilme açısından gücü nedir?
Bu soruların bilgi felsefesinin hangi problemini sorgulamaktadır?
A) Bilginin değeri
B) Bilginin sınırları
C) Bilginin kaynağı
D) Doğru bilginin imkanı
E) Doğru bilginin ölçütü
Orta Çağ Avrupa bilim anlayışına göre, dünya sabittir, tepsi
gibi düzdür. Bu bilginin doğruluğundan o günün insanları
çok emindi ve herkes bunu böyle onaylıyordu. Peki çoğunluğun
bir şeye doğru demesi, onaylaması gerçekten
onu doğru yapar mı? Şu an hepimiz biliyoruz ki, dünya düz
de değil, sabit de değil. Ancak bu bizim bunu öyle kabul ettiğimiz
için değil, gerçekten öyle olduğu içindir.
Bu parçada aşağıdaki bilginin doğruluk ölçütlerinden
hangisi eleştirilmektedir?
Apaçıklık
Yararlılık
Tutarlılık
Uygunluk
Tümel uzlaşım
İnsan zihnini bilgi bakımından analiz ettiğimizde, zihninin
tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan
malzemeye indirgenebilir; bu malzeme ise algılardan başka
hiçbir şey değildir. Buna göre zihnimiz, yalnızca tecrübe
ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebilir.
Bu parçada sözü edilen bilgi görüşü, aşağıdakilerden
hangisidir?
Kritisizm
Rasyonalizm
Pozitivizm
Empirizm
Analitik felsefe
Parkta gezinirken esen rüzgarın sararan yaprakları savurduğunu
gördüğümüzde, “Savuruyor rüzgar yine sararan
yaprakları” deriz. Bu bilgiyi bize deney verir. Ancak burada
“rüzgar” ile “yaprakların savrulması” arasında bir nedensellik
ilişkisi kurduğumuzda, artık deneysel alandan çıkar düşünce
alanına geçeriz. Çünkü bu bağlantıyı deney bize söylemez.
Bu noktada deney biter ve düşünme başlar. Böylelikle
deney verilerini nedensellik bağıyla birbiriyle ilişkilendiririz.
Bu parça, aşağıdakilerden hangisine “örnek” oluşturur?
Kant’ın kritisizmine
Comte’un pozitivizmine
Hume’un empirizmine
Dewey’nin pragmatizmine
Descartes’ın rasyonalizmine
Birçok insan, hali hazırdaki güncel dünyanın tarihsel ve kültürel gerçeklerine aldırmadan, mevcut şartları hiç dikkate almadan, eylemini bir teorinin direktifine göre yönlendirir. Bu
tip insanlara göre, eylemlerin kaynağında bulunan teori, her
türlü olmuş, olacak ve olması muhtemel her sorunu çözer.
Öyle ki, teorinin sınırları dışında herhangi bir hakikat yoktur;
bütün hakikat bu teorinin sınırları içindedir, teori her türlü
hakikati içermektedir.
Parçada sözü edilen anlayış, aşağıdakilerden hangisidir?
Septisizm
Pragmatizm
Dogmatizm
Entüisyonizm
Rölativizm
Bir önerme ancak ve ancak kendisine dayanak olan varlığın
durumuna uygunsa doğrudur. Eğer önerme varlığın bir
özelliğini ifade ediyorsa doğru; eğer özellik konu olan varlıkta
bulunmuyorsa önerme yanlıştır. Örneğin, “Zeki, Cenk’ten daha uzun boyludur” yargısının doğruluğu, bu kişilerin
boylarına bakıp, mukayese ederek anlaşılır.
Bu parça “bilgi kuramı”nın hangi temel sorusuna yanıt niteliğindedir?
Doğru bilginin ölçütü nedir?
Doğru bilgi mümkün müdür?
Doğru bilginin kaynağı nedir?
Doğru ile gerçek aynı mıdır?
Doğru bilgi özneye mi nesneye mi bağlıdır?
Bilgi, bilen ile bilinen arasında kurulan bir ilişkinin ürünüdür.
Yani bilgi çift kutuplu bir bağlantıdır. Bu bağlantının bilen
tarafında bulunan ögeye özne (süje), bilinen tarafında bulunan
ögeye nesne (obje) adı verilir. Bilginin oluşumunda
özne, nesneye birtakım bilgi aktlarıyla yönelir. Söz gelimi,
algılama, anlama, açıklama, düşünme, inanma gibi. Özne,
bu algı aktlarıyla nesneye yöneldiğinde kimi zaman öznel
özellikler, kimi zaman da nesnel özellikler daha etkin rol oynar.
Buna göre, aşağıdaki bilgi türlerinden hangisinde nesnel
özellikler daha etkin rol oynar?
Felsefi bilgi
Dini bilgi
Sanat bilgisi
Bilimsel bilgi
Gündelik bilgi
Kesin ve genel geçer bir bilimin temelini oluşturmak suretiyle
felsefenin de kesin bir bilim olması için nesne ve varlıkların
özüne ulaşmak gerekir. Bunun için öncelikle bilinç,
nesnelerin özüne ait olmayan;
̶ Günlük yaşam, toplum, bilim, din yoluyla nesneler üzerinde
edindiğimiz tüm görüş ve kanılardan arındırılmalıdır.
̶ Varlık var mıdır, yok mudur gibi tartışma ve düşüncelerden
arındırılmalıdır.
̶ Bilincin nesnesi olmayan uzay ve zamanla ilgili belirlenimlerden
arındırılmalıdır.
Bu parçada sözü edilen yaklaşım, aşağıdakilerden hangisidir?
Analitik felsefe
Fenomenolojik yöntem
Metodik şüphe
Tümevarımcı yaklaşım
Pragmatik yaklaşım
Aşağıdakilerden hangisi bilginin doğruluk ölçütü olarak
yararlılığı esas almaktadır?
Bilginin değerini sonuçları belirler.
Ancak alanında uzman olan kişilerin onayladığı bilgiler
doğrudur.
Bir bilgi, nesnesini olduğu gibi betimliyorsa doğrudur.
Doğruluk değeri önermeler arası ilişkilerde ortaya çıkar.
Doğru, üzerinde hiçbir kuşku duyulmadan, sağduyu ile
apaçık bilinendir.
Aşağıdakilerden hangisi “Epistemoloji”nin ilgi alanındaki
sorulardan biri değildir?
Duyu bilgisine güvenilebilir mi?
Doğru ile gerçek aynı mıdır?
Kesin bilginin kaynağı nedir?
Varlığın kesin bilgisi olanaklı mıdır?
Varlığın ilk ögesi nedir?
Ateşe tutulan pamuğun yandığını gözlediğimizde, pamuğun
yanma nedeninin ateş olduğunu söyleriz. Bu gözlem
bize yanmanın ateşle birlikte olduğunu verir; fakat yanma
ile ateş arasında zorunlu bir neden-sonuç ilişkisinin olduğunu
göstermez. Bizim zorunlu diye gözlemlediğimiz ilişkinin
temeli aslında nesnelerin kendisinde değildir. Doğadaki
olayların sürekli aynı şekilde art arda sürüp gittiğini gözlememiz
sonucunda, bunların geçmişteki oluş tarzından sapma
göstermeden gelecekte de aynı şekilde olacağı, zihnimizde
iyice yer etmiştir. Biz, zihnimizde sonradan yer edinen
bu bilgiye dayanarak gelecekte de aynı şekilde olacağını
peşinen söyleriz. Ancak ateşe dokunan pamuğun yanması
ile yanmaması arasında mantıksal açısından bir fark
yoktur.
Gazali’nin bu görüşlerinin dayandığı temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
Nedensellik ilişkisinin temeli akla dayanır.
Doğada zorunlu bir nedensellik ilişkisi yoktur.
Nedenselliğin kaynağı insanın sezgileridir.
Doğada nedeni olmadan gerçekleşen hiçbir olay yoktur.
Doğada nedensellikten kaynaklanan bir düzen vardır.
Bir bebek ağladığında maması hemen geliyor ve karnını doyurabiliyor. Bu durum bebeğin yaşamı boyunca birçok kez
tekrar edilince bebek, ağlama ile mama arasında bir ilişki
kurar ve böylelikle bebekte, mamasının gelme nedeni olarak
ağlama davranışının olduğuna ilişkin güçlü bir bağ oluşur.
Peki, bu bağ nasıl oluştu? Burada iki olay arasında bir
öncelik sonralık ilişkisi vardır. Şöyle ki, bebek ağladıktan kısa
bir süre sonra mamasının geldiğine birçok kez tanık olmuştur.
Bu da bebeğin zihninde bir alışkanlığın oluşmasına
yol açar.
Bu parça aşağıdakilerden hangisine “örnek” oluşturur?
Hume’un, zihnimizdeki nedensellik yasası deneye dayanır,
görüşüne
Pyrrhon’nun, duyular ve akıl nesneleri olduğu gibi değil,
göründükleri gibi yansıtırlar, anlayışına
Platon’un, nesneler dünyası idealar dünyasının görünüşünden
ibarettir, düşüncesine
Kant’ın, deneysiz kavramlar boş kavramsız deneyler kördür,
açıklamasına
Hegel’in, gerçeğe, deneye hiç başvurmadan düşünceyle
ulaşılabilir, demesine
